Kilink İstanbul'da




Yapım Tarihi - 1967
Süresi - 01:11:00
Formatı - Uzun Kurmaca, Siyah Beyaz, Türkçe, 35mm Film

Yönetmen - Yılmaz Atadeniz
Yapımcı - Yılmaz Atadeniz
Senarist - Çetin İnanç
Müzik - Necip Sarıcıoğlu
Görüntü yönetmeni - Rafet Şiriner
Stüdyo - Atadeniz Film
Dublaj Stüdyosu - Lale Film

Oyuncular
İrfan Atasoy .... Uçan Adam
Pervin Par
Suzan Avcı .... Kilink'in Sevgilisi
Mine Soley .... Profesörün Sekreteri
Muzaffer Tema .... Profesörün Meslektaşı
Yıldırım Gencer
Feridun Çölgeçen
Hüseyin Peyda
Hüseyin Zan
Melda
Mete Mert
Enver Dönmez



Filmi çekeceğiz, tabii elbisesini de yapmamız lazım. Muammer isminde bir setçimiz vardı. Aslında sanat yönetmeni demek daha doğru olur, çünkü eli bu işlere çok yatkındı. Hemen lasteks bir mayo aldık, siyah... Onu insan vücuduna eşofman gibi tam yapışacak biçimde diktirdim. İskelet çizgileri onun üstüne fosforlu bir boya ile çizilmeye başlandı. Kafa kısmını yaptılar ve içine girecek insanı düşünmeye başladım. Tabii içinde herhangi bir kimse olmaması gerekiyordu. Çünkü maskeli olup bütün hareketleri çok mükemmel biçimde yapmasını sağlayacak bir aktörün oynaması düşüncesinde çok hedefliydim. Bunun içine Yıldırım Genceri koymayı düşündüm. Yıldırım’a giydirdik, fakat maskenin ağzı, herhalde Yıldırım’ın çene kısmı çok geniş olduğundan gülüyor gibi görünüyordu. Muammer’e kafa kısmını resmet, fakat ağız kıısımını Yıldırım’a geçirdikten sonra çiz, dedim. Böylece o maskeyi elde edebildik. Bu çalışmalar sonunda elimizde dört tane Killing elbisesi oldu. İlerde bunları sinema galalarında veya film sinemada oynarken oradaki görevlilere giydirip filmin reklamını yapmak için kullandık. Bir de düblörleri kullanırken işe yaradı. Killing her hangi bir sütunun arkasından geçerken, o sütunun arkasında ikinci bir giyimli Killing koyuyordum. Böylece aynı plan içinde bir çok hareketleri ona yaptırma fırsatını tanıyorduk. Yani aynı planda iki ayrı Killing’i sürpriz bir şekilde çekme şansını yakalıyorduk. Bunlar o dönemde önemli şeylerdi.

Yılmaz Atadeniz




Kilink bir tabutun içerisinde mumyalanmış olarak yıllardır uyumaktadır. Kilink'in tüm vücudunu kaplayan, iskelet desenli bir taytı, yine iskelet desenli eldivenleri ve belinde de kalın, koca tokalı bir kemeri vardır. Dünyayı ele geçirmeye çalışan bir çete tarafından tabut ele geçirilir ve Kilink'e şırıngayla verilen bir ilaç neticesinde hayata döndürülür.




Kilink, Prof. Hulusi'nin çalışmaları sırasında bulduğu gizli formülün peşine düşer. Kilink ilk olarak, formülü sakladığını düşündüğü profesörün evine gider, burada profesörün oğlu, kızı ve başka bir profesör arkadaşının da kızı vardır, boğaz manzaralı bir evde, açık havada pinpon oynamaktadırlar, Kilink, evin hizmetçisini öldürüp, onun kılığına girerek profesörün laboratuarına iner, ona kimliğini açıklar ve Prof. Hulusi'yi öldürür. Kasayı kilidine ateş etmek vasıtasıyla açarak içindekileri alır ve olay yerinden uzaklaşmadan önce yere adını yazarak imzasını atar.

Kilink açtığı kasadan bilumum evrak ve kağıtla kaplanmış altın külçeleri almıştır, ancak ne yazık ki formül tam değildir. Bu durumda gelecekle ilgili planlarını iptal eder. Paris'e gitmeye hazırlanan Kilink yolculuğunu erteleyerek formülün geri kalan kısmını buluncaya kadar İstanbul'da kalmaya karar verir.




Polis devreye girer. Katilin gerçekten Kilink olabileceği ile beraber başkalarının da olabileceğini düşünür, yani birisi yaptığı işi Kilink yapmış gibi göstermek istiyor olabilir, olayı buna göre ele alırlar.




Profesörün oğlu mezar başında tek başına ağlamaktadır. O sırada birkaç metre ötesinde bir patlama olur ve dumanların içerisinden ak sakallı bir dede çıkar. Ancak nedense yüzü epey bir deforme olmuştur. Sakallı dede çocuğun "iyi birine benzediğini" söyler ve kendisine insan üstü güçler verecek bir kelime bahşeder. O kelime de şazem olmaktadır, ancak bu kelimeyi kimsenin yanında sarf etmemelidir. Aksi takdirde bu gücünü kaybedecektir.




Profesörün oğlu sihirli kelimeyi söyler. Bir patlama olur ve dumanların arasından "Uçan Adam" belirir. Uçan Adam "Superman"'in kostümüne benzer bir kostüm giymekte ve Batman'in maskesini takmaktadır. Uçabilmektedir ve kurşun işlememektedir.



Klink'in amacı kendisini dünyanın hakimi yapacak ve dünyanın sonunu getirecek, ultraviole ışınlar saçan silahı ele geçirmektir. Bu amacı haber alan "Uçan Adam" kendisini durdurabilecek tek güçtür. Aralarında amansız bir mücadele başlar. En sonunda Kilink Türk Polisine yakalanır.







Kaynak
Türk Sineması, Alim Şerif Onaran
Internet Movie Database
http://xoomer.virgilio.it/amasoni2002/shl/internationals/kilink_istanbul'da_(1967).htm