Yeşilçam’ın düşük bütçeli sinemacılarından Yılmaz Atadeniz, farklı sulara
açılmak için ilham aradığı 1967’de bir akşam vapurla eve dönerken gazetede
ilginç bir foto-roman gözüne ilişti. Tepeden tırnağa iskelet kostümüne bürünmüş
bir anti-kahraman olan -İtalyan menşeli- Killing foto-romanı.
Kilink İstanbul'da, kökeni yüzyılın başlarındaki Fransız ucuz roman edebiyatının
mihenk taşlarından Fantoma serisine dayanıp çok sayıda İtalyan ürünü ile süren
“kostümlü/maskeli anti-kahraman” türü ile farklı bir geleneği temsil eden
Amerikan “kostümlü/maskeli süper-kahraman” türlerini kaynaştıran ilginç bir
karakter.
Kilink dünyayı ele geçirmeye çalışan bir anti-kahramandır. Acımasızdır. Foto-romanın
ruhuna sadık biçimde, Kilink’in muhtelif kadın karakterleri acımasızca ve uzun
uzadıya kırbaçlattığı ve bilumum başka işkencelere maruz bıraktığı sahnelerdeki
sado-erotizm dozu sayesinde Amerikan süper-kahraman ekolünden ziyade Avrupa
anti-kahraman ekolünün kalıplarına daha yakın bir karakter olarak dikkat çekiyor.
Kilink'in tüm vücudunu kaplayan, iskelet desenli bir taytı, yine iskelet desenli
eldivenleri ve belinde de kalın, koca tokalı bir kemeri vardır. Yüzünde siyah,
kafatası şekilli bir maske vardır. Karanlıkta vücut hatları görünmez ve tam bir
iskelet gibi ortaya çıkar.
Kaynak
Kaya Özkaracalar
sosyalayrintilar.org/article.asp?a=82