Dünyayı Kurtaran Adam


Türkiye'nin Ed Wood'u

O biraz Sergio Leone, fazlasıyla Ed Wood. Türkiye'nin ilk bilim kurgu filmi "Dünyayı Kurtaran Adam"ın yaratıcısı Çetin İnanç'la birlikteyiz. Ağzının kenarında değme kovboylara taş çıkartırcasına sürekli tuttuğu sigarası ile "Kahpe Bizans"tan girip uzayın derinliklerinden çıkıyoruz...

Söylentiye göre, dünyanın en kötü yönetmenleri sıralamasında ikinci geliyor Çetin İnanç. Birincisi Ed Wood. "Tanıyor musunuz" deyince "Tanımam mı o birinci, ben ikinci" deyip gülüyor. O sanat değil film yapmak istemiş ve yapmış. "Biz de zamanında idealisttik. Herkes Yılmaz Güney gibi olamaz. O gerçek sanatçıydı ve cesurdu" diyor Çetin İnanç. İlk filmi sansür kurulu tarafından yakılınca ideallerinden vazgeçip özellikle Anadolu'ya film yapmaya başlıyor. Ardından Batı'nın kovboyları, kara bıyıklı Türkler olarak Anadolu sinemalarına taşınıyor. Ve kült filmler devri başlıyor. Laf en bi kült film "Dünyayı Kurtaran Adam"dan açılınca, direkt Cüneyt Arkın'a oradan da "Kahpe Bizans"a gidiyoruz.
Çetin İnanç, tıpkı Cüneyt Arkın gibi biraz kırgın "Kahpe Bizans"a. Eleştirdiği, filme başlarken Türk filmleriyle dalga geçiyoruz denmiş olması. "Bugün kim Türk filmi yaparsa ben alkışlarım. Ama ben evladımla kimseye alay ettirmem. Evladım özürlü bile olsa... Niye alay ediyorsun kardeşim? Şimdi ben kahpe ufolar diye film yapıcam. Uzaylılar gelip beni eleştirecek mi? Hayır. Çünkü ufoların daha önce yaptıkları film yok. Ben onların yaptıkları filmlerle alay edersem onlarda ayağa kalkar, öyle di mi?"

Aslında sinirlendiği, biraz da filmlerin zamanına göre değerlendirilmemesi. "Biz o filmleri ne zorluklarla yaptık. Zamana göre düşünmek lazım. O zaman iki tane Anadol marka araba dolaşırdı ortalıkta ya, ne araba derdik biz. Şimdi Türk araba sanayi süper modeller yapıyor, ee, sinemada farklılık olmaz mı..." Birkaç hikaye dinlediğimizde, zorluklar tüm komiklikleriyle ortaya çıkıyorlar. Çetin İnanç az zamanda çok işler başarıyor. Hedef Anadolu. Filmlerin gösterim tarihleri, daha çekilmeden belirleniyor. "O günün modası ne? Mesela İtalyan westernleri var. Biz de tuttuk kovboy filmi yaptık. O zaman sinemada öyle sponsor mıponsor yok. Starlara ulaşamazsın. Mesela Türkan Şoray elli bin lira alıyordu film başına. Bunun için bir yol bulmak lazımdı" diyerek aslında tüm kült filmlerinin sırrını da açıklıyor.
"Bu dünya ikiye ayrılır, amigo! Boyunlarına ip geçirilmiş olanlar ve o ipi kesenler" diyordu Çirkin, meşhur film "İyi Kötü Çirkin"de. Film, Çetin İnanç'ın da favorilerinden: "Bize ışık tutan film, İyi Kötü Çirkin'dir. Bütün Türkiye'de yapılan o filmlerin esası budur. Ama biz para olmayınca üçte birini almışız" deyince hangisi olduğunu merak ediyoruz. Cevap Çeko. Yani üçünün sentezi. "Ne buldun çek filmleridir onlar. O filme başladığımda herkes yine güldü. 'Türkiye'de kovboy olur mu' dediler ama, film iş yaptıktan sonra herkes yaptı" diyor. "Siz zaten Türkiye'de hiç olmayacak olanı yaptınız" diyerek Dünyayı Kurtaran Adam'a geçiyoruz.

Ürgüp ay üssü
Tam 14 filmden alıntılarla yapılan Dünyayı Kurtaran Adam dünya harikası. Bunu başkaları da keşfetmiş olmalı ki, yurtdışında sinema okullarında gösteriliyormuş. Hatta ta Almanyalardan Çetin İnanç'ı görmeye gelenler var. "Almanya'dan bir genç beni aramış bulmuş. 'Her akşam üç kere seyrediyorum doyamıyorum' diyor. Nesine doyamıyorsun demiyorum, çünkü biliyorum. Dünyayı parçalamışız orda. Beş parçaya bölmüşüz. 300 sene sonra dünya bölünürse kendisinin hangi parçaya düşeceğini bile düşünse, o genç o filmden etkilenir" diyor Çetin bey ve dünyayı kurtarmaya devam ediyoruz:

"Uzay yolu diye bir dizi oynuyor ve çok seyrediliyor. Cüneyt beyle oturduk dedik, ya Uzay Yolu çok tutuldu oturalım Uzay Yolu gibi bir film yapalım. Teknoloji bu kadar ileri değil. 2300 yılının filmini yaptık. Şimdi diyorlar ki, filmi seyrediyoruz gülüyoruz. Yaa niye gülüyorsun kardeşim? Ee, sen 300 sene sonra yaratıkların nasıl olacağını biliyor musun? İnsanlar belki sinek gibi dolaşacak. Önemli olan hayal. Biz Ürgüp'e gittik. Bir uzay resimleyeceğiz. 300 yıl sonranın kara parçasını nerde çekeceğiz? Bütün turistler geliyor Ürgüp'e hayran kalıyor. Aya giden astronotların çekilmiş filmlerini izliyoruz. Ürgüp ay gibi öyle diğ mi? İşte Ürgüp'te çekmemizin sebebi bu. Eleştirmenler Ürgüp'e uzay filmini yakıştıramıyorlar. Sanki biz uzaylılar gelecekte Ürgüp'te yaşayacağın filmini yapmışız. Dekor yapmamıza imkan yok, gitmiş orda yapmışız. Zaten bir fırtına oldu bütün dekorları sel götürdü. Yenisi için çok para lazım. Seyirciye anlatmak için İtalyan filmi ve yıldız savaşlarından sahneler aldık. Cüneyt dedi, 'Yaa abi farkına varırlar', varsınlar abi. Benim ne yaptığımı anlayacaklar sonra. Oradan parçalar almamın sebebi, Türk seyircisine maliyet parasını kimse vermedi. Ben Amerikan filmlerinden alıp koyuyorum. İleride görün Türk sineması ne zorluklarla yapıldı, demek istiyorum."
Cüneyt de aynı, Rambo da!

Laf zorluklardan açılmışken başka zorluklara dalıyor ve birçok hileyi daha keşfediyoruz. Mesela biri kaleden atlayacak. Brandaya atlasa kumaş yırtılır diye düşünülüp tramplenden denize atlatıyor Çetin İnanç aktörleri. Kanlı sahnelere gelince, bacaktan geçen hortumdan pompalanan kan işi görüyor. İşte sırf bu yüzden eleştirileri anlamıyor Çetin İnaç: "Hep karaladılar. Cüneyt Arkın bir yumruk atıyor, yirmi kişi ölüyor. Eee, Stallone ordunun içine giriyor, bin kişiyi öldürüyor. Adamın anlattığı o değil. Adam, benim kahramanım kötünün karşısındadır, dağları devirir diyor. Dünyayı Kurtaran Adam'ı biz mahalle filmi de yapardık. Fantastik düşünmek başka. Sen eleştirmeden önce anla" diyor ve filmin özünü de bir güzel anlatıyor. "İnsan doğduğu günden kıyamete kadar yaşayacak. İnsanla beraber üç tane de din yaşayacak. Dünya da parçalansa yıldızlar da yer değiştirse bu üç din insanla beraber var olacak. İnsan hep ölümsüzlüğü arayacak. Acaba ne zaman bulacak?" Bu son soru kafamızda, düşüne düşüne çıkıyoruz onunla buluştuğumuz kahveden...



Kaynak
Berrin Karakaş Makalesi
http://www.milliyet.com.tr/ekler/gazete_pazar/000213/haber/wood.html