Dünyayı Kurtaran Adam 2


Yapım Tarihi :
Süresi :

Yönetmen -






Dünyayı Kurtaran Adam 2

Yapım Tarihi : ( Film Çekilmedi )
Yönetmen - Çetin İNANÇ, Metin DEMİRHAN ( Olması Düşünülüyordu )


Dünyayı Kurtaran Adam 2 Geliyor !

Sinema tarihinin en kötü 10 filminden biri saylan Cüneyt Arkın'ın başrolde olduğu ‘‘Dünyayı Kurtaran Adam’’ın ikincisi çekiliyor. Bilinmeyen bir gezegende, mukavvadan kostüm giymiş canavarlara karşı, ‘‘Yıldız Savaşları’’ filminden alınan görüntüler eşliğinde mücadele eden iki Türk astronotun maceralarını konu alan ‘‘Dünyayı Kurtaran Adam’’ın ikincisini sinema yazarı Metin Demirhan ile ilk filmin yaratıcısı Çetin İnanç birlikte yönetecekler.

İlk yapımda olduğu gibi yine Cüneyt Arkın ve Aytekin Akkaya'nın başrolleri paylaşacakları filmde ‘‘Kötü Kraliçe’’yi oynaması için Banu Alkan'a teklif götürüldü. Ünlü pop yıldızı Demir Demirkan'ın da rol alacağı filmle ilgili olarak Metin

Metin Demirhan;
‘‘Dünyayy Kurtaran Adam projesine başladık. Öykü yazıldı, senaryo çalışmaları devam ediyor. Dijital efekt ve maketler üzerinde çalışıyoruz. Çok eğlenceli bir film olacak. Belediyenin uğramadığı varoş gezegenler yer alacak. Tamamen çölden oluşan Harran Gezegeni bile var. Cüneyt Arkın bu kez aynı anda dört yerine sekiz ok atacak, özel ışın saçan Osmanlı palaları kullanılacak. Önümüzdeki yıl temmuz ve ağustos aylarında çekeceğimiz film, 2004 yılında vizyona girecek. Sponsorlarımız var.’’

Cüneyt Arkın;
İlk film için ‘‘Dünyayı kurtardık, ama patronu batırdık’’ itirafında buldu. ‘‘Yıldız Savaşları'nı ti'ye almıştık. Matrak bir şeyler yaptık ama sonuç şaşırtıcı oldu. Bugün halen Fransız ve İngiliz televizyonları filmle ilgili belgeseller çekiyor. Benimle röportaj yaptılar. Açıkçası onlar da filmden bir şey anlamamış. Nasıl böyle bir film çektiğimizi şaşkınlıkla bana soruyorlar. Yeni filmle ilgili yaşım sorun yaratmayacak. Çünkü her sabah spor yapan bir adamım. Bu filmde de rahatlıkla oynarım.’’





Cüneyt Arkın (Dünyayı Kurtaran Adam)

Kurtarmayın, istemez!

Yıl 1982. Yönetmen Çetin İnanç. Oynayanlar: Cüneyt Arkın, Aytekin Akkaya. Senaryo: Cüneyt Arkın. Adı: Dünyayı Kurtaran Adam...

Türk sinema tarihinin en kült filminin künyesi böyle. Tahta uzay gemileri ve Star Wars’tan araklanan görüntülerle yapılmış, dünyanın en kötü 10 filmi arasında olduğu iddia edilen bu efsane filmin ikincisi çekilecekmiş. 2999 yılında dünyayı işgal eden uzaylılarla, Türk’lerin amansız savaşını anlatacak filmde Mehmet Ali Erbil, Çağla Şıkel, Şafak Sezer, Halit Akçatepe, Doğa Rutkay, Cengiz Küçükayvaz, Yeliz Yeşilmen rol alacakmış. İsmi "Dünyayı Yeniden Kurtaran Adam" olacak olan filmin sloganı da "son yılların en komik filmi".

Ortada traji-komik bir durum olduğu kesin. Şimdi seyreden herkesin saçma, ama bir o kadar da komik bulduğu filmin orijinali, asla "komik" olması için çekilmemişti. Son derece ciddi bir uğraşla, büyük bir hayal gücüyle ve imkânsızlıklara rağmen böyle bir film ortaya çıktı. Ed Wood filmlerini aratmayacak kadar kült olarak sevildi ve kalplerdeki yerini aldı.

2000’de Kanal 6’da "Hızar" programını yaparken benzer bir projeye karşı da bir kampanya açmıştık. "Hababam Sınıfı 2000" çekilecekti. Mehmet Ali Erbil, Okan Bayülgen, Cem Yılmaz, Beyaz’ın oynayacağı söyleniyordu. İnanılmaz sayıda "çekilmesin" diyen, destek mesajı, fax vs. gelmişti. O film hiç çekilmedi, muhtemelen de çekilemeyecek.
Şimdi yeni bir kampanya zamanı. "Yaratıcı olun. Komiklik yapalım derken komik olmayın. Zamanında Cüneyt Awbi kurtarmıştı. Bırakın, dünyanın yeniden kurtarılmasına gerek yok.

Filmimize dokundurtmayız!" diyorsanız, bize ulaşın. serindurus@milliyet.com.tr, fax: 505 69 19.




Komik üstü kült film geri dönüyor...

Türk Sineması, Yeşilçam klasikleriyle kendi hâlinde yaşayıp gidiyordu. Ta ki Yavuz Turgul “Eşkıya”yı yapana kadar. 1996 yılında çevrilen bu film, hem eleştirmenleri hem de izleyicileri şaşırtmıştı gerçekten. Türk sinemasından böyle bir yapım beklenmiyordu çünkü. Hâlbuki anlatılanlar çok da farklı değildi. Töreler, bir aşk hikâyesi, dostluk uğruna işlenen cinayetler; Yeşilçam filmlerinde en fazla kullanılan simgeler, Eşkıya’da da vardı. Ama onu farklı kılan bir şey olmalıydı mutlaka.

İmkânları zorlamayan, özentiye kaçmayan, dekor ve teknoloji olarak da doğallığı kullanan bir filmdi Eşkıya. Özellikle nostalji tutkunlarının rağbet ettiği Yeşilçam filmleri, ağlatmak isterken güldürüyor, korkutmak isterken mide bulandırıyor, heyecanlandırmak isterken hayretler içinde bırakıyordu. Tek ulvî mahâreti, güldürmek olan birçok yapıma imza atıldı yıllarca. Eşkıya’da her şey yerli yerindeydi. Onu farklı kılan buydu işte.

Yeşilçam, şu andaki Türk sinemasının alt yapısını oluşturdu. Birçok oyuncu, yönetmen ve senarist yetiştirdi. Kadir Savun, Erol Taş, Ayhan Işık, Ekrem Bora, Eşref Kolçak, Hüseyin Peyda gibi usta sinema aktörleri bu çatı altında yetiştiler. Şimdi onları, tabiî ki yaptıkları doğrularla, örnek alan insanlar mutlaka vardır. Son iki-üç yıl içinde Türk sinemasının ürünleri olarak, beyazperdede yer alan yapımlara bakınca bunu söylemek biraz zor olsa da. Çünkü kullanılan teknolojinin çok çok ilerde olmasına ve maddî sıkıntıların o döneme göre asgarî düzeyde kalmasına rağmen, şimdi ortaya çıkan ürünlerin pek azı kaliteyi yakalayabiliyor.

Ve yeni bir “akıl küpü” proje daha var gündem de... Sinema tarihinin “en kötü” on filminden biri olarak anılan ve başrolünde Cüneyt Arkın’ın bulunduğu “Dünyayı Kurtaran Adam”ın devam filmi yapılıyor. Filmin kadrosu da tam anlamıyla facia. Neredeyse bütün oyuncular, magazin aleminden devşirilmiş.

Tam yirmi bir yıl önce çekilen ve çağın teknolojisini yakalamak için her türlü gayretin, aletin ve edevatın sarf edildiği, astronotların, “ahbap-çavuş” ortalıkta gezelendiği bir film “Dünyayı Kurtaran Adam”.

1982 yılında yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı ve Aytekin Akkaya’nın da, Arkın’la beraber rol aldığı film, ayak yorgan hesabı yapmadan, Yıldız Savaşları’yla (Star Wars) bilek yarışına girişmişti, vakti zamanında.

O zamanlar nerde devâsa stüdyolar... Mekân olarak Kapadokya seçilmiş, Peri bacaları Mars’ın tuhaf çıkıntıları, Kapadokyalılar da Marslı olmuş ve böylece roket kullanmaya gerek kalmadan, fezaya yapılan ilk kitlesel ilticayı gerçekleştirmiştik. Bu ilk filmde hâfızalarda derin çukurlar bırakacak o kadar çok sahne var ki... Bunlardan biri de, Mars’a inen süper kahramanları, atlı süvarilerin kovaladığı sahne. Eee, filmin başrolünde Cüneyt abi var. Senaryoda da Malkoçoğlu’nu hatırlatacak bir enstantane kullanılmazsa olmaz.

Arzu Film tarafından yapımcılığı üstlenilen yeni “Dünyayı Kurtaran Adam” da Star Wars’la yarışıyor. Onlar 2500 dediyse biz 2999 yılında geçirtiyoruz filmi. Hadi bakalım el mi yaman bey mi? George Lucas da (Star Wars’ın yönetmeni) kim oluyor?

Türkiye’ye sinema ilk olarak, Yıldız Sarayı’ndan giriş yapmıştı. Saray’da yapılan açık hava gösterileriyle başlayan “Türk sineması” serüveni, başlangıcından “Dünyayı Kurtaran Adam”ın yapıldığı tarihe kadar, bu film kadar gülünç bir yapıma sahne olmamıştır. Dünya çapında ansiklopedilere kadar giren bu “komiküstü kült” filmle ilgili olarak Phil Hall adında bir film eleştirmeni şunları söylüyor: “Türk film sanayinin, Hollywood klasiklerini uyarlayıp, neredeyse civardaki bir kebapçıda yenen öğle yemeği bedeli kadar bir bütçeyle tekrar filme almak gibi garip bir geleneği var. Bir ‘Metro Goldwyn Mayer’ klasiğinin İstanbul gökkuşağının altından geçirilip, son derece sürrealist bir hâle sokulduğu Türk usulü “Oz Cadısı” filmini, Uzay Yolu, Tarzan, Süpermen ve hatta E.T’ nin Türkiye’de yapılmış uyarlamaları olduğunu hatırlanacaktır. Gene de bu bilgiler, Türk usulü bir Star Wars denemesi olan(!) ve adamın ağzını hayretten açık bırakacak bir delilik örneği ‘Dünyayı Kurtaran Adam’ filminin yanında hiç kalır.”

İlla ki taklit deniliyorsa, bakın “Lorel - Hardie” var, “Charlie Chaplin” var. Onlar da klasik. Her türlü teknolojinin kullanıldığı, senaryoları hazırlanırken “NASA” uzmanlarıyla çalışılan ve dünyada hasılat rekoru kıran filmleri “güldürü” hâline getirmenin ne gibi bir kazancı var?



Kaynak
2023.gen.tr/ocak03/gozucu.htm




Dünyayı Kurtaran Adam 2 geliyor...

Sinema okullarında dünyanın en kötü filmi klasmanında gösterilen ve ününü hala koruyan Dünyayı Kurtaran Adam yeniden çekiliyor.

Cüneyt Arkın’ın yıllar önce çevirdiği ve son günlerde çok konuşulan sinema filmi Dünyayı Kurtaran Adam yeniden beyaz perdeye aktarılıyor. Dünyayı Yeniden Kurtaran Adam adı ile çekileck olan filmde başrolü Mehmet Ali Erbil oynayacak. Sarışın güzeller Yeliz Yeşilmen ve Ceyda Düvenci de ünlü şovmene eşlik edecek.

Mehmet Ali Erbil flmde uzay gemisi kaptanı Yüzbaşı Bahri’yi canlandıracak. Yeliz Yeşilmen “Teğmen Ahu”, Ceyda Düvenci ise “Üsteğmen Rezzan” rolünde oynayacak.

Gelecek ay çekimine başlanacak olan film, uzayda kaybolan bir türk Uzay gemisinin başından geçenleri anlatacak.
Cüneyt Arkın’ın rol aldığı Dünyayı Kurtaran Adam, zamane görsel efektleri ile dikkat çekmişti.



Kaynak
huznukomik.net




Dünyayı Yeniden Kurtaran Adam!

Türk sinemasından “müjdeli” bir haber var: Sinema tarihinin “en kötü on filminden biri” olarak kabul edilen “Dünyayı Kurtaran Adam”ın ikincisi çekiliyor!

1982’de Çetin İnanç’ın yönetmenliğini yaptığı o unutulmaz “mizah ötesi” filmde, Cüneyt Arkın’la Aytekin Akkaya iki astronotu canlandırıyorlar; astronotlardan hiçbir eksikleri olmadığını göstermek için de sırtlarında ikişer su bidonuyla “gizemli gezegen” Kapadokya’da “bilim kurgu” takılıyorlardı.

(Dünyayı Kurtaran Adam filminden büyük bir şans eseri sağ kurtulanları, sadece bir yıl sonra bir başka Çetin’in, yani Çetin Alp’in Eurovision vesilesiyle “Operaaaa!” diyerek telef ettiğini -fırsattan istifade- iki lafın arasına sıkıştırıverelim!)

Sinema ansiklopedilerinde mümtaz bir yer edinen “Dünyayı Kurtaran Adam” için, film eleştirmeni Phil Hall, “Türk sinemasının Star Wars benzeri Hollywood klasiklerini uyarlayıp, neredeyse civardaki kebapçıda yenen öğle yemeğinin bedeli kadar bir bütçe ile taklit etmek gibi garip bir geleneği var” diyerek şaşkınlığını dile getirmişti.

Hall, bizimkilerin orijinal Star Wars’ın özel efektlerini araklayıp, filmin inanılmaz bir yerinde kullanmış olmaları karşısında kafayı yeme tehlikesi ile karşılaşmış; bu arada “Filmi, Leslie Nielsen’in Çıplak Silah serisindeki mantıktan yola çıkarak seyretmelisiniz.” gibilerinden rehabilite edici tavsiyeler almış olmalı ki, finalde normale dönerek “Deli olduklarından en ufak bir kuşku duymadığım film yapımcılarının hayal gücünün nereye varabileceğini anlamak için bile görülmesi gerekir, bu filmin!” demişti...

Efendim, tabii “Dünyayı Kurtaran Adam”daki “astronot”ların sırtlarında su bidonu taşımalarının, -o yıllarda su kesintilerinin ayyuka çıktığı düşünülürse- asla garip karşılanmaması gerektiğini takdir edersiniz! Uzay gemilerinin “tahta” olmasının altını da fazla kurcalamak kimseye yarar getirmez; bu durumu, pekala yönetmenin “ahşap” merakıyla açıklamak mümkün!

Gelelim, ikinci filme: İkincisinin ismi haliyle “Dünyayı Yeniden Kurtaran Adam!”

Başrolde bu kez, yirmi yıldır sağanak yağmur gibi gelen eleştirilerden fazlasıyla yara alan Cüneyt Arkın’ın yerine, bu muhabbete çok uygun bir isim var: Mehmet Ali Erbil!

Erbil, Kahpe Bizans marifetiyle Malkoçoğlu’nu ti’ye aldığı için Cüneyt Baba kendisine zaten bozuk. Demek ki, yeni filmle birlikte bizleri bir de “dünyayı kurtaran adam kavgası” bekliyor.

Kara mizah açısından “krem dö la krem!” gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söylemeye gerek yok sanırım: Absürd bir filmi, daha ileri düzeyde absürdlüklerle ti’ye almak her babayiğidin harcı değil, öyle...

İşin Cüneyt Arkın cephesi için ise siz sevgili okuyucularıma ve elbette ilgili meslektaşlarıma bazı hayati tavsiyelerim olacak: Bir şekilde kendisiyle karşılaşırsanız ve konuyu da “Abi ne diyorsun, seninkinin yenisi çekiliyormuş?” hesabı, Dünyayı Kurtaran Adam’a getirirseniz, yanınızda mutlaka miğfer, kalkan, çekme halatı, zincir vb. aletler bulundurmanızda büyük fayda var.

Uzun yıllar önce, -gerçek hayatta- Malkoçoğlu Cüneyt’in fiili saldırısına muhatap olan “Kıbrıs Gazisi” foto muhabiri Ergin Konuksever, antika merakı sayesinde (kalkanlar, gürzler falan!) zar zor hayatta kalmayı başarabilmişti, unutmayın...

Cüneyt Baba, bir röportajında “Dünyayı Kurtaran Adam filmim, tam bir Nasrettin Hoca hikayesidir” diyordu...

“Türk sinemasında bir bilim kurgu: Göle maya çalmak” gibi bir şey, yani!

Arkın, her fırsatta sözü “Kahpe Bizans”a getirmeyi de ihmal etmiyor. Erbil’in filmini geride bırakmış artık, “kültür emperyalizmi”nden dem vuruyor: “Baba Bush’un Özal’a yazdığı mektup ortada: On sinemanızdan dokuzunda benim filmlerim, birinde sizin filmleriniz oynayacak!”

Cüneyt Baba’ya Star Wars araklamalarını ya da Yumurcak çağındaki İlker İnanoğlu ile “törkiş western-spagetti”leri falan hatırlatacak değilim, kendisi zaten bir şekilde itiraf ediyor...

Malkoçoğlu’nun “en kötü on film arasında” bile olsa, sırtında bu bidonu “kültür emperyalizmi”nin kalbine girmiş olması bile “tersinden” büyük başarı, muazzam bir teselli!

Bakın aynı “tersinden okuma” muhabbetini yapabileceğimiz çok önemli bir gelişme var, bizim ve dünyanın gündeminde: Oğul Bush da, babasından on iki yıl sonra “Dünyayı Yeniden Kurtaran Adam” filmini yeniden çekmek üzere gün sayıyor!

Bölgeye misafirliğe değil, “altı yedi yıllığına yatılı kalmak” üzere gelmeyi planlayan Dabılyu’nun, Irak harekatı için öne sürdüğü gerekçelerdeki bazı damardan absürdlükler, ancak Cüneyt Baba’nın Dünyayı Kurtaran Adam filminde rastlayabileceğimiz türden numaralarla dolu!





Kaynak
TAMER KORKMAZ, Zaman