Melodram Sineması
Sinemanın en yaygın, gelişmemiş izleyicinin de en çok tuttuğu tür olan melodram,
bir bakıma ağlatı ile dramın, bozulmuş, karikatürleştirilmiş biçimidir. Melodram
da ağlatı gibi, insanlığı öteden beri ilgilendiren büyük sorunları, insanı
altüst eden derin duyguları ele almak savındadır. Ama bunun yaparken son derece
yalın, çizemsel bir yol izler. Melodram her şeyi kalıplar içinde ele alır:
İnsanlar kalıplaşmıştır, olaylar kalıplaşmıştır, durumlar, duygular
kalıplaşmıştır. Dünya iyiler ve kötüler olarak kesinlikle ikiye ayrılmıştır.
İyiler ile kötülerin arasındaki savaşımın sonu daha başlangıçtan bilinir.
İyilerin başlarına gelmedik yıkım kalmaz; fakat yine çok kez, beklenmedik bir
kurtarıcı, beklenmedik bir anda ortaya çıkıp her şeyi tatlıya bağlar. İster
acıklı ister sevinçli olsun, bütün durumlar birbirini çizemsel bir yoldan,
almaşık olarak izler. Her adımda beklenmedik bir rastlantı kahramanın, daha
doğrusu sinemacının işini kolaylaştırır. Bu bakımdan melodram artık bir tür adı
olmaktan çok, kötüleyici bir nitem (sıfat) olarak kullanılmaktadır: İzleyiciyi
en kolay yoldan etkilemek amacıyla en ucuz çarelere başvuran; olağanüstü
durumlar, olağanüstü rastlantılar, çapraşık olaylar düzenleyen; yahu, kaba
çizgilerle özyapı çizmeye kalkışan; kişilerini kukla gibi kullanan; töre (ahlak)
dersleri veren yapıtların nitemi.
|
|