Üniversitede Porno Çekmek


Öğrenciler, Bilgi Üniversitesi'nde "porno film" çekmiş!

Türkiye'deki bir özel üniversitede bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak okulun stüdyosunda bir porno film çekti.

Üniversitede porno çekmek olur mu demeyin olmuş bile. Hem de Türkiye'de. Sıra dışı olayı Radikal yazarı Cüneyt Özdemir, dünkü köşesinde duyurdu. İnanılmaz haberin dün Tempo dergisinde yer aldığını belirten Özdemir, filmin ilginç hikayesini yazdı:

"İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak bir porno film çekmek istemiş. Hocaları şaşkınlıkla “Olur mu öyle şey” diye gevelese de öğrenci, “Hani nerede demokrasi, ifade özgürlüğü, burası nasıl üniversite” gibi afili sözlerle hocaları kafaya almayı başarmış. (Gözünü sevdiğimin özel üniversitesi!) Sıra gelmiş oyuncu bulmaya, bir kız arkadaşına rica etmiş, o da kırmamış kabul etmiş! (Ne arkadaşlar var görüyorsunuz.)

Hocalar hala itiraz ediyor, erkek oyuncu bulunamıyor, kız arkadaş bunalımda derken ekip üniversitenin stüdyosunda aslanlar gibi porno filmi çekmişler. Üstelik öyle yönetmen ve iki oyuncu değil, bayağı 6 kişilik set ekibi ile beraber. Jürinin izlemesi ise tabii ayrı bir problem olmuş. Sonucu merak ediyorsanız, Türkiye'ye demokrasi, üniversiteye özgürlük gelmiş midir bilemem ama her ergen erkeğin rüyası olan porno film yönetmenliğinden öğrenci arkadaşımız D almış. Doğru tahmin ettiniz, kalmış. Demokrasi adına iyi, öğrenci adına kötü bir haber."

Bundan yıllar yıllar önce yolum Atina’ya düştü. Havaalanından o yıllarda (tıpkı bizim son yıllarda olduğu gibi) dolandırıcılığı ile ünlü taksilerden birine bindim. Şoför, Türk olduğumu öğrenince şöyle dikiz aynasından bir bakış fırlattı ve “Sizin ülkenizde porno kanal var mı?” diye sordu. O yıllarda biz hâlâ Yasemin Evcim ile gece jimnastiğini erotik film gibi seyrettiğimiz bir çağda olduğumuz için mahcup bir şekilde “Yok” dedim. “O zaman sizin ülkenizde demokrasi de yok” dedi. Dannnn… Sohbet başladığı gibi bitti. Sinsi bir sessizlik çöktü taksiye.
Bakmayın o an taksiciye güldüğüme, bunca yıl geçti hâlâ işin içinden çıkabilmiş değilim. Tıpkı Zekeriya Beyaz’ın otel odasında ‘yanlışlıkla’ seyrettiği porno film gibi ‘porno’ kelimesine denk gelsem (ki çok olmuyor) o alegori de bir gülümseme olarak dudağımın kenarına gelip oturuveriyor.

Çetrefilli bir mesele Porno bizim kuşak için oldukça çetrefilli bir meseleydi. Özellikle 70’li yıllarda doğanlar porno ile Almancı vatandaşlarımızın getirdiği illegal video kasetlerle tanışmışlardı. Bugün Almanca konuşan çirkin insanların bile bir kuşağın zihninde oluşturduğu erotik çağrışımın müsebbibi bu altyapıdır işte.

Porno, bir toplumun cinsellik denildiğinde en uzağa atılan taşıdır. Bir özgürlük barometresi, tahammül derecesi, muhafazakârlık terazisidir. Lafı şuraya getireceğim, bugün çıkan Tempo dergisinde müthiş bir haber var. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak bir porno film çekmek istemiş. Hocaları şaşkınlıkla “Olur mu öyle şey” diye gevelese de öğrenci, “Hani nerede demokrasi, ifade özgürlüğü, burası nasıl üniversite” gibi afili sözlerle hocaları kafaya almayı başarmış. (Gözünü sevdiğimin özel üniversitesi!) Sıra gelmiş oyuncu bulmaya, bir kız arkadaşına rica etmiş, o da kırmamış kabul etmiş! (Ne arkadaşlar var görüyorsunuz.) Hocalar hâlâ itiraz ediyor, erkek oyuncu bulunamıyor, kız arkadaş bunalımda derken ekip üniversitenin stüdyosunda aslanlar gibi porno filmi çekmişler. Üstelik öyle yönetmen ve iki oyuncu değil, bayağı 6 kişilik set ekibi ile beraber. Jürinin izlemesi ise tabii ayrı bir problem olmuş. Sonucu merak ediyorsanız, Türkiye’ye demokrasi, üniversiteye özgürlük gelmiş midir bilemem ama her ergen erkeğin rüyası olan porno film yönetmenliğinden öğrenci arkadaşımız D almış. Doğru tahmin ettiniz, kalmış. Demokrasi adına iyi, öğrenci adına kötü bir haber.

Şanlı tarihimize kıymayın efendiler
Önümüzdeki hafta vizyona girecek bir dizi ve film için kıyamet erken koptu. Said-i Nursi’nin hayatının anlatıldığı ‘Hür Adam’ filmi daha vizyona girmeden hakkında soruşturma açıldı bile. Bu ne hız! Bari seyretseydiniz, en azından vizyona girmesini bekleseydiniz. Film icabı Said-i Nursi’nin Atatürk ve kendisini yargılayan mahkeme karşısında ayak ayak üstüne atması savcılarımızı rahatsız etmiş. Şanlı tarihimize gölge düşmüş mü inceliyorlar.
Ben savcılara daha önce Quantin Tarantino’nun böl ödüllü filmi ‘Inglourious Basterds’ı seyretmelerini öneririm. Adam Hitleri film icabı göz göre göre vuruyordu. Bugüne kadar aklı başında bir kişi bile “Yahu Hitler böyle mi öldü?” diye sormadı.

Sözde Ermeni soykırımımızdan sonra (Yeni Şafak’ın deyimi ile) sözde Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatının da anlatıldığı bir dizi filmimiz oldu. Vay sen misin Kanunu’yi anlatmaya kalkan, manşetler ayağa kalkmış durumda. Diziyi yapanlar için bir tarihçi çok ağır konuşmuş: “Kâr amacı güdüyorlar” bak sen şu yapımcılara, göz göre göre tarihimizden kâr etmek istiyorlar! Bir diğeri bayrağı daha ileri taşımış, “Gay sahnesi bile var” demiş. Hay bin padişah! Bitmedi, haberi hazırlayan arkadaş dizi filme çakmak için ilginç argümanlar üretiyor. Ünlü oyunculardan oluşan kadroyu tek tek saydıktan sonra “Eleştirmenler reyting adına popüler oyuncuların dizi için toplatıldığını ve aynı kaygıyla, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak senaryonun çok tartışılacak hale getirildiğine vurgu yapıyor” diyor. Ha şunu bileydin. Yahu eğer filmin yapımcısı Timur Savcı ve yazarı Meral Okay tam da bu dediğini başarıyorlarsa ben tam tersi kutlamak istiyorum onları. Şanlı tarihimizin ‘filmi’ tam da böyle yapılmalı işte. Ama Yeni Şafak ‘belgeselini’ yapmayı düşünüyorsa aynı şeyi söyleyemem bakın. Onlara tavsiyem işe saray içi oyunculuklardan oluşan bir senaryo yazmak yerine şöyle bir sahneyle başlamaları. Kanuni Sultan Süleyman sefere çıkacak, Osmanlı ordusu hazırlanmış Kanuni’nin atıyla önünden geçişini seyrediyor. On binlerce at, binlerce deve, yüzlerce fil, yüzbinlerce asker ve fonda yeniden inşa edilmiş eski İstanbul seti. Filmi geçtim bir tek bu sahneyi çekecek prodüksiyon parasını bulun... Şanlı tarihi kirletenlere(!) ilk ben kızacağım.

Yok böyle bir ülke
Dün gece yılbaşı ekranı aslında bu ülkenin bir özetiydi. Elinde kumandayla bir zaplıyorsun karşında dansöz Asena, zaplıyorsun Cüppeli Ahmet Hoca, zaplıyorsun Victoria Secret’s iç çamaşırı defilesinin tamamı, zaplıyorsun Kürtçe halay, zaplıyorsun Türkçe halay, zaplıyorsun Ferhat Göçer yine düette, zaplıyorsun dansöz kılığında bir adam aile dizisinde göbek atıyor... Yoruyor yormasına ama kabul edin eğlenceli bir ülke burası. Öldüren eğlence!

Üniversitede porno çekmek
Cüneyt ÖZDEMİR
01/01/2011
radikal.com.tr









Üniversite öğrencisi Bilgi'de porno film çekti

24 yaşındaki üniversite öğrencisi bitirme tezi olarak üniversitede porno film çekti..

Üniversite bitirme projesi: Porno film Tempo dergisinden Işıl Cinmen, üniversite bitirme projesi olarak porno film çeken Deniz ve filmde oynayan Elif ile konuştu.

24 yaşındaki Deniz, bitirme projesi olarak porno film çekmeye karar verdi ve bunu başardı. Bilgi Üniversitesi, ilk Ermeni Konferansı'nın yapıldığı, Kürt sorunuyla ilgili ilk sempozyumun düzenlendiği, türbanlı öğrencilere, gördüğü baskıya rağmen okul olmuş bir üniversite... Özgürlüğü, her kesime çatı olarak alan hocaların "Sizin vaatlerinizi test etmek istiyorum" diye yola çıkan bir öğrencinin önüne bariyer koyabilir mi?

Neden porno çekmek istedin?
Deniz: Bir yaşlının hazin hikayesi, kedinin sevimli patileri, eski çağda kadın, yeni çağda zaman gibi konuların beni motive etmediğini fark ettim. Öyle bir şey yapayım ki; senelerdir kafama sokulan akademik özgürlüğün sınırlarını göreyim istedim. Çünkü üniversite demek kullanılmayan müthiş bir özgürlük demek.

Elif, ailen biliyor mu?
Elif: Annemin ve babamın böyle bir şeyden haberi yok.

Ama şimdi olacak, nasıl bir tepki bekliyorsun?
Elif: Hayatımda ilk defa onlardan habersiz bir şey yapıyorum. Bu aileyi, biraz aşan bir durum. Akademik çalışma evet, ama yine de kabul edilmesi zor. Babamın, annemden daha yumuşak bir tepki vereceğini düşünüyorum. Yine de şunu söyleyemezdim değil mi? "Merhaba baba ben bugün porno çektim. Haberin olsun"

Erkek oyuncu konusunu nasıl hallettiniz?
Deniz: Bu tarz şeylerde -özellikle Türkiye gibi bir ülkede- bunun kadın için problem olması beklenir. Şaşıracaksınız belki ama en zorlandığımız kısım erkek oyuncu bulmak oldu.

Tepkilerden çekinmiyor musunuz?
Elif: Çekinmiyoruz ve merak ediyoruz. Muhafazalaşmayı yücelten bir toplumun orta yerinde, böyle bir konu tartışılabilecek mi? Deniz: İnsanlar bunu seviyeyi kaybetmeden ve okula zarar vermeden tartışmayı başarabilecek mi? Orada başlıyor asıl sınav.

kaynak
ensonhaber.com
02.01.2011




Bilgi Üniversitesi karıştıran video kaseti

Bilgi Üniversitesi'ni karıştıran Pornx Project filmi Bilgi Üniversitesi'nin Görsel Tasarım bölümünde çekildi. Bölümün başında deneyimli bir isim aynı zamanda bölümün kurucusu Prof. Dr. İhsan Derman. İhsan Derman Bilkent Üniversitesi'nden kuruluş aşamasında Bilgi Üniversitesine geçmiş ve bu bölümü kurmuştu. Pornx tez Derman ve 2 akademisyenin üniversiteden atılmasına neden oldu. Cüneyt Özdemir, Radikal'deki köşesini bugün bu konuya ayırdı..

ÖZGÜRLÜK MÜ SKANDAL MI
Üniversitede, görsel tasarımı dersinde bitirme tezi olarak pornx çekilmesi ortaya çıktıktan sonra bir dizi skandallar zinciri yaşanmaya başlandı. Biz, hafta sonunu bir grup akademisyenle beraber, böylesine bir teşebbüsün üniversitede düşünce özgürlüğü mü yoksa skandal mı olduğunu tartışarak geçirdik. Ne yazık ki içinden çıkamadık. Oysa Bilgi Üniversitesi yönetimi dün öğle saatlerinde işin içinden çıkmış hatta çıkmakla kalmayıp olay tezin jüri üyesi 3 kişiyi resmi olarak attığını medyaya duyurmuştu.

VELİLER TEPKİ GÖSTERDİ
Dün görüştüğüm Bilgi Üniversitesi'nin üst düzey bir yetkilisi, olayın şokunu üzerinden atamamıştı. İsminin yazılmasını istemiyordu ama bu olayın ne kadar büyüyeceğini hesaplamış, korkuyordu. Binlerce velinin tepki gösterdiğini, bu olayın en çok finaller döneminde öğrencileri olumsuz etkileyeceğini ve büyütmememiz gerektiğini söylüyordu.

ÖĞRETİM GÖREVLİLERİNE SUÇ DUYURUSU
Bu işin YÖK ile başlarına büyük iş açacağından korkuyordu. Üstelik pornx çekiminin kamusal alanda gerçekleştiği için suç teşkil ettiğini, bu yüzden öğretim üyesi ve görevlilerini işten atmakla kalmayıp suç duyurusunda da bulunacaklarını anlatıyordu. Anlayacağınız Bilgi Üniversitesi panikte. Olayın kamuoyunda duyulmasından son derece rahatsız. Görünen o ki işi birkaç hocanın üzerine yıkıp sıyrılmaya çalışıyor. Ancak bu sefer bir başka cephenin tepkisini çekiyor.

turkiye.haber.pro






Üniversitede Porno Skandalı

Türkiye'de bir üniversitede, öğrenci bitirme tezi olarak okulun stüdyosunda porno film çekti... İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak bir porno film çekmek istemiş. Hocaları şaşkınlıkla “Olur mu öyle şey” diye gevelese de öğrenci, “Hani nerede demokrasi, ifade özgürlüğü, burası nasıl üniversite” gibi afilli sözlerle hocaları kafaya almayı başarmış. (Gözünü sevdiğimin özel üniversitesi!) Sıra gelmiş oyuncu bulmaya, bir kız arkadaşına rica etmiş, o da kırmamış kabul etmiş! Hocalar hâlâ itiraz ediyor, erkek oyuncu bulunamıyor, kız arkadaş bunalımda derken ekip üniversitenin stüdyosunda aslanlar gibi porno filmi çekmiş. Üstelik öyle yönetmen ve iki oyuncu değil, set ekibi ile beraber 6 kişi. Jürinin izlemesi ise tabii ayrı bir problem olmuş. Sonucu merak ediyorsanız, Türkiye’ye demokrasi, üniversiteye özgürlük gelmiş midir bilemem ama her ergen erkeğin rüyası olan porno film yönetmenliğinden öğrenci arkadaşımız D almış. Doğru tahmin ettiniz, kalmış. Demokrasi adına iyi, öğrenci adına kötü bir haber."

Yazar : ALpeR ÖzeL
seslidunya.com






Bitirme tezi olarak porno çekti!
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde porno film depremi

'Rektörlüğün tavrı utanç verici'
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tam anlamıyla bir ‘porno film’ depremi yaşanıyor. Üniversitenin Fotoğraf ve Video Bölümü öğrencilerinden 24 yaşındaki Deniz Ö., bitirme ödevi olarak kendine porno film projesi seçip bu filmi Bilgi Üniversitesi Santral Kampusu’nun stüdyolarında çekince kıyamet koptu. The Porn Project adlı bitirme ödevine öğretim üyeleri en düşük not ‘D’yi uygun görürken rektörlükten şu açıklama yapıldı:

SORUŞTURMA VAR
“(...) Olayda sorumluluğu tespit edilen bir öğretim üyesi ile iki öğretim görevlisinin üniversitemiz ile ilişikleri kesilmiştir.
Konuya dair kurum içi idari soruşturma sürmekte olup yasal mercilere başvuruda bulunulmuştur’’ denildi.
Bilgi Üniversitesi’nde bitirme ödevi olarak porno film çekildiği Tempo Dergisi’nin son sayısıyla ortaya çıktı. Deniz, dergiye bitirme ödevi olarak neden porno film çektiğini şu sözlerle anlattı:

‘NEDEN ÇEKTİM?’
“Öyle bir şey yapayım ki senelerdir kafamıza sokulan akademik özgürlüğün sınırlarını göreyim istedim. Çünkü üniversite demek, kullanılamayan müthiş bir özgürlük alanı demek. Burada kimseye zarar vermiyorsan her şey akademik koruma içindedir. Sınırların nereye dayanacağını merak ettim; hem beni, hem ekibi, hem hocaları, hem üniversiteyi, hem de özgürlüğün limitlerini zorlayacak olanın da porno olduğuna karar verdim.’’

Deniz Ö., projesini danışman hocalarına kabul ettirirken zorlandığının da altını çiziyor:

“Hocalarım her sunum yaptığımda, ‘Yeterli değil. Bir tasarım öğrencisi olarak porno çekmek istiyorsan daha iyi bir temele ihtiyacın var’ diyorlardı. En sonunda biri, ‘Liseden bugüne kadar olan tüm cinsel hayatını yaz’ dedi.’’

"AHLAK POLİSİ DEĞİLİM"
Porno filmli bitirme tezine zayıf not veren Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nden Prof. İhsan Derman dipnot.tv’ye yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Ben ahlak polisi değilim. Öğrenciye ana konuyu belirlediğinde telkinlerde bulundum. Zor bir konu olduğunu, zorlanabileceğini belirttim. Fakat yaparım dedikten sonra her öğrencime davrandığım gibi davrandım. Sonuçta biz projelerin, videoların içeriğine karışmıyoruz. Bu videoları teknik olarak değerlendiriyoruz. Verdiğim not da teknik yeterlilik ile ilgili. Porno projesi olması benim değerlendirmemi değiştirmedi. Bilkent Üniversitesi’nden gelip bu bölümü kuran kişi benim. Şimdi okuldan bana, şahsıma hiçbir açıklama yapılmadı. Genel bilgi e-mail’ine konuyla ilgili 3 öğretim görevlisinin işten atıldığına dair bir e-mail atıldı. Bu e-mail’e göre benimle birlikte jüride bulunan Ali Pekşen ve Ahmet Atıf Akın’ın üniversite ile ilişkisi kesildi.’’

‘Kafalardaki sınırı ihlal için oynadım’
Bilgi Üniversitesi’nde bitirme ödevi olarak hazırlanan porno filmde, okulun eski bir öğrencisi olan 23 yaşındaki E.Ş.U. oynamayı kabul etti. Bilgi Üniversitesi’nden mezun olmadan ayrılan E.Ş.U., filmde oynamayı neden kabul ettiğini ise şu sözlerle anlattı: “Bu yaptığım benim genel kişilik yapıma aykırı değil. Küçüklüğümden beri farklıydım. Toplum içinde marjinal kalıyor olabilirim ama bu farklılıktan hiç rahatsızlık duymadım. Bu filmi hepimizin kafasındaki bir sınırı ihlal etmek için yaptım. Ailemin böyle bir şeyden haberi yoktu. Akademik bir çalışma da olsa ‘Merhaba baba, ben bugün porno çektim, haberin olsun’ diyemezdim. Kendime bunun açıklamasını yapabiliyorsam benim için yeterlidir.’’

‘AÇIKLAMA YAPMAYACAĞIZ’
Porno filmde oynayan E.Ş.U. HABERTÜRK’e, “Gelişmeleri takip ediyoruz ancak ne Deniz ne de ben konu hakkında herhangi bir açıklama yapmayacağız” dedi.

Bilgi Üniversitesi öğrencileri de internet ortamında, porno film çekilmesiyle başlayan gelişmeleri an be an aktardı. İşte öğrencilerin yazdıkları...

02 Ocak 2011 Pazar günü saat 18.30 sularında santralistanbul kampusundaki Görsel İletişim Tasarımı, Fotoğraf ve Video ile Film ve Televizyon bölümlerinin bulunduğu, E1 binasındaki öğrenciler ve öğretim görevlileri, güvenlik eşliğinde hiçbir açıklama yapılmadan binadan çıkarılıp bina ablukaya alınmıştır.

Bu bölümlere ait bilgisayarlara erişim engellendi. Ardından da bütün odaların kilitleri tek tek değiştirildi.

Bölüm başkanının odasının kilidi değiştirildi!

E1-101 burslu öğrenci laboratuarındaki bilgisayarların hard diskleri söküldü.
Dekanlıktan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Görülen lüzum üzerine (Pazartesi, 3.1.2011) E-1 binasındaki ofisler kapalı tutulacaktır. Sınav gibi zorunlu haller dışında ofisi E-1 binasında olan personel pazartesi günü işe gelmek mecburiyetinde değildir. PSE (Project Server Evolution) sistemi kısa süre kapanacaktır. (Dekanlık)

Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde okuyan bir öğrenci, “Demokrasiden söz ediyorsak bu filmin çekilmiş olmasına da tepki gösterilmemeliydi” dedi.

Bir başka öğrenci ise “Film biteli birkaç hafta oldu. Yönetim, medyada haber olana kadar ses çıkarmadı. Bunu anlamak mümkün değil” dedi.


haberturk.com
3 Ocak 2011
Bülent GÜNAL