Kütahya'nın bir köyünde
yaşayan ve kooperatif işçisi olarak hayatını kazanan sinema adamı Ahmet Uluçay
İletişim Bilimleri Fakültesi'ne konuk oldu.
Ahmet Uluçay, Kütahya'nın Tepecik Köyü'nde yaşayan bir sinema insanı. 1960 yılında
köylerine gelen seyyar bir sinemacı sayesinde beyaz perde ile tanıştı. Bu sanata büyük
bir tutkuyla bağlanan Uluçay, köyde tavukçulukla uğraşan arkadaşı İsmail Mutlu ve
bir maden işletmesinde işçi olarak çalışan Şerif Akarsu ile "Tepecik Köyü Arkadaş
Sinema Grubunu" oluşturdu. Teknik olanakların yetersizliğine rağmen sinema yapmak
için uğraşan bu üç arkadaş, adlarını ilk olarak 1994 yılında duyurdular. Grup, 6. Ankara
Uluslararası Film Festivali'ne katılarak 'Optik Düşler' ve 'Koltuk Değneklerinden Kanat
Yapmak' isimli filmleriyle tanındı.
Ahmet Uluçay, 11 Aralık günü İletişim Bilimleri Fakültesi'nde bir söyleşiye katıldı. Uluçay'ın
İBF Dekan Yardımcısı ve Sinema Televizyon Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Ufuk
Küçükcan ile yaptığı söyleşiden alıntılar:
* Ne derlerse desinler ben AHMET'İM
* Büyüyemedim. Çocuklarla çalışıyorum. Filmlerimde onlara eğiliyorum.
* Bütün sanatçılar çocuktur. Çocuk kalmalıdır.
* Bir söz vardır, 'insan yedi yaşına kadar ne biriktirirse onu yaşarmış' diye. Ben de yedi
yaşıma kadar ne biriktirdimse onları yaşıyorum.
* Sinemasız yaşayamam. Bu anlamda iyi sinema yapmaya çalışıyorum.
* Evcilik oynar gibi film yapıyorum. Entelektüel olmaya çalışmıyorum. Sinema yaparken bildiklerimi de unutuyorum.
* Yaptığım işi çok seviyorum. Kendimi başkalarıyla kıyaslamıyorum.
* Dünyanın en güzel filmlerini ben çekiyorum. Buna inanıyorum ve dünyanın en güzel filmlerini yine ben çekeceğim.
* Hayata giremiyorum. Bir uyumsuzluğum var.
* Benim için sinema bir tapınak, sinema perdesi ise mihraptır.
Kaynak
Radikal Yaşam (4 Ocak 2003)
ahaber.anadolu.edu.tr