Saydam olmayan cisimlerin yüzeyi üzerine çarpan ışınların büyük kısmı aynı
açıda geri dönerler. Bu olaya yansıma denir. Bir cisim ne kadar pürüzsüz
ve parlak olursa üzerine düşen ışınları o kadar iyi yansıtır.
Yansıma kanunları
1. Gelme açısı, yansıma açısına eşittir.
2. Gelen ışın, normal ve yansıyan ışın aynı düzlem içinde bulunurlar.
Aynaya gelen ışına, gelen ışın denir.
Gelen ışının aynaya düştüğü noktadan aynaya çizilen dikmeye normal
denir.
Işın bu noktadan yansıyarak döner. Bu dönen ışına yansıyan ışın
denir.
Normal ile gelen ışının yaptığı açıya gelme açısı denir.
Normal ile yansıyan ışının yaptığı açıya yansıma açısı denir.
Işığın bazı metallerin üzerine çarptığında, metalden elektron çıkararak
metalde küçük bir elektrik akımına sebep olduğu 1880'lerden itibaren
biliniyordu. 1903 yılında Fransız Phillipp Lenard metal yüzeye çarpan
ışık miktarı artırıldığında dışarı fırlayan elektronların
enerjisinin aynı kaldığını fakat buna karşılık çıkan elektronların
sayısının arttığını deneyle gösterdi.
Bu bilimsel bulgulara dayanarak ışığın çeşitli maddelerden yansıması
sonrasındaki teknik verilerin alındığı bir deneyler serisi yapılarak hangi
maddelerin ne şekilde ışığı yansıttığı tespit edildi. Projektörlerin
aynaları, reflektörler bu özelliğe göre üretilmektedir.