Bu gün kullanılan modern ışık tekniklerinde sıkça adı geçen
Rembrandt tekniğini ışığı kontrol eden ve yapan meslek grupları haricinde
yönetmenlerin de bilmesi gerekir. Rembrandt ışığında oluşan o mükemmel görüntü
kolay uygulanabilir ışık yapımı sayesinde bugün bir çok ünlü filmde ve
ödüllü fotografta kullanılmaktadır.
Rembrandt 1606 - 1692 yılları arasında yaşayan Hollandalı ressamdır.
Genelde portre ve dahili mekanlar çalışmıştır. Yaşadığı dönemleri ve
tarihsel olayları resimlerinde tasvir etmiştir. Din ile ilgili bir çok olayı
resimlemiştir. Rembrandt'ın kullandığı teknik ve yorumu eserlerini paha biçilemez
duruma getirmiştir.
Rembrandt'ın
bu tablolarından çıkaracağımız sonuç ise tek ışık kaynağı kullanılarak
eserlerinin yapıldığı gerçeğidir. Hemen bütün eserlerinde düşük bir
renk ısısı kullanılmıştır. Bu çok normaldir. Çünkü Rembrandt'ın yaşadığı
dünyada gece ve gündüz karanlık yerlerin aydınlatılmasında kullanılan
ışık kaynağı düşük bir renk ısısı veriyordu. Bu nedenle insanlar kızıla
yakın bir turuncu renge alışmışlardı. Hatta sanatçıların düşük renk
ısılarında çalıştıkları da söylenebilir. Gerçeğe en yakın renk
tonlamaları Rembrandt tarafından çalışılmıştı.
Özellikle portre çalışmalarında tek ışık kaynağının kullanılması
insan yüzüne ayrı bir anlam kazandırıyordu. Yüzün bir yanının loş bırakılması
derinlik sağlıyor ve ifade kazandırıyor. Bu loşluk sanatçının tercihi doğrultusunda
açık veya daha karanlık tonlarda olabiliyor.
İnsan anotomisinden kaynaklanan kafa yapısının küreye yakın olması bir küreyi
nasıl üç boyutlu olarak ortaya çıkarırız? sorusunu sanatçıların sormasına
neden olur. Tablo, grafik, fotoğraf ve kamera çalışmalarında oluşturulan görüntünün
iki boyutlu olmasının dayanılmaz hafifliği her zaman sorgulanmıştır.
Derinlik ve üç boyut ise sadece ışık ile oluşturulabilir.
Rembrandt ışığı bu gün ışık öğretilen eğitim merkezlerinde ders
olarak okutulmaktadır. Benim bu konuda BBC'den aldığım bir kursta Rembrandt
ışığı konusu işlenmiş ve Rembrandt'ın bazı eserlerindeki insan portresi
baz alınıp bir model kullanılarak kamera ile çalışılıp, monitörden
kontrol edilerek bire bir yapmamız istenmişti.
Özellikle Rembrandt tekniği, arşiv değeri olan röportajlarda, belgesel çalışmalarındaki
portrelerde, stüdyo çalışmalarında spikerlere, sunuculara, fotograf çalışmalarında
ve sinema filmlerinde kullanıldığında çalışmayı ödüllü bir esere dönüştürecek
ve karakter kazandıracaktır.
Işık yönetmeni ve görüntü yönetmeni bu konuda ısrar etmeli ve özellikle
acemi yönetmenler ile konuşarak, gerekirse bir gösteri yaparak onları
cesaretlendirmelidirler. Düz gölgesiz bir aydınlatma ile Rembrandt ışığı
arasındaki fark anlaşılmalı ve uygulanmalıdır.