Işık şiddetinin değerini bulmada kullanılan
mum için çıkarılan formülü bir kez daha gözden geçirerek şiddeti hakkındaki bilgiyi hatırlarsak,
normal bir mumun 1m mesafedeki bir noktaya etki ettiği ışığa bir lümen, 1m mesafedeki 1m²
yüzeye etkisi ise 1 lüks değerindedir. Yani bir mumun bulunduğu ortamda çekim yapmamız
gerekirse, kameraya uzaklığı çok yakın olduğu durumlar haricinde diyaframa etkisi yok denecek
kadar azdır. Işık ısısı yaklaşık 2300ºK civarında olduğundan sıcak bir renk içerir.
Sadece elinde bir mum olan bir kişiyi çekeceğimizi düşünürsek, mum yüzde titrek bir aydınlatma
etkisi yaratır. Fakat bu ışığın çekim için az olduğunu düşünerek mutlaka bir projektör ile takviye
ederek ışık şiddeti arttırılma ihtiyacı duyulacaktır. Türklerin pratik zekası ile daha önce uygulanan
bir yöntem var. Mumun içine bir fener lambası monte edip, oyuncunun yüzüne doğru yönelterek bir
çekim gerçekleştirilmişti.
Yağlıboya Eserlerde Mum Işığı Kullanımı
Mum ışığı aynı zamanda elektriğin olmadığı dönemlerde en önemli ışık kaynağıydı.
Bu nedenle dönem filmlerinde mecburen kullanılmaktadır. Mum ışığının etkilerini
o dönemlerin tablolarından da izlemek mümkündür.
Mum ışığı tablolarda çok doğal bir ışık kaynağı olarak kullanıldığı görülüyor.
Yaşamın parçası ve bu hissediliyor. O kadar doğal ki muma aldıran yok, insanlar
direk konuya bakıyorlar.
Petrus Van Schendel daha çok portreler veya tek kişi yerine insanların toplu
olarak bulunduğu pazar yerleri gibi konuları mum ışığı ile çalışmış. Havanın
kararması sırasında pencerelerden yanan mum veya gaz lambası ışığı, sokaktaki
mum ışığı ile çok anlamlı. Mumların şamdanlarda olması ışık için önceden bir
hazırlık yapıldığını gösteriyor. Pazar yerinde mumun birkaç tezgahta yanması bir
derinlik ve perspektif kazandırıyor.