Denizde herhangi bir araç üzerinden kamera kullanırken, kameramanda
deniz tutması meydana gelebilir.
Bu iki şekilde tepkiye yol açar. Denge yitimi, baş dönmesi veya mide bulantısı,
kusma.
Asıl problem insan vücudunun hareket etmediği halde, göz, orta kulak, eklemler
ve omurgada bulunan basınç reseptörleri, kaslardaki algılama reseptörleri ve
merkezi sinir sistemine, birbirine zıt mesajlar geldiğinde ortaya çıkmaktadır.
Baş dönmesi (Dizzines, vertigo) ve taşıt tutması denge sistemi ile ilgilidir. Uzay araştırmacıları
bu duyguya uzaysal oriantasyon demektedirler. Denge sistemi iç kulaktadır ve beyine vücudun
uzay içinde nerede olduğunu, pozisyonunun yönü, hangi yönde hareket ettiği ve dönüyor mu
yoksa sakin durumda mı olduğunu bildirir.
Örnek olarak fırtınalı bir günde uçağa bindiğinizi düşünün ve uçağınız hava akımlarından dolayı sallanmaktadır.
Fakat gözleriniz bu hareketi algılamamaktadır. Çünkü bütün gördüğünüz uçağın içidir.
Bunun sonucunda beyniniz birbiriyle uyuşmayan mesajlar almaktadır. Sizi bundan
dolayı uçak tutabilir. Veya bir arabanın arka koltuğunda oturmuş kitap
okuduğunuzu düşünün. İç kulağınız ve deri reseptörleriniz yolculuğun hareketini
algılayacaktır. Ancak gözleriniz sadece kitabı görecektir. Bu nedenle sizi taşıt
tutabilir.
Kameramanın özellikle uzun sürecek deniz çekimlerinden önce kendisinde bu tip
bir deniz tutması olup olmadığını test etmesi gerekir.