Çöplükte çekim
yaparken kameranın korunması için çok titiz davranmak gerekiyor. Kameranın en
büyük düşmanı martılar. Binlerce martı olabiliyor ve sürekli uçuyorlar. Kuşlar
kafanıza, üstünüze başınıza ve kamera üzerine pislettiğinde işin ciddiyetini
anlıyorsunuz. Kuşlar yarı sıvı yiyecekleri aldıklarında ağızlarından ve
ayaklarından aşağıya düşürüyorlar.
İş makineleri çöpleri ezerken ve sıkıştırırken plastik kutular ve naylon
torbalar patlıyor. Bu sırada patlama sesleri ürkütücü olabiliyor ve sıçramalar
oluyor.
Bu durumda kameranın korunması için en iyi yöntem geniş bir şemsiyenin altında
durmak. Şemsiye hem kameranın hem de kameramanın rahat hareket etmesine olanak
veriyor. Kameranın üzerine bir strafor köpük tutulması da işe yarayabilir.
Kamera ve kameramanın büyük bir torba içine girmesi de işe yarayabilir. Ancak
ses alınıyorsa torba sesi efekti etkiler.
Kameranın üzerini ince naylon streç film ile sarmak fikri bana söylendiğinde işe
yarayacağını düşünmüştüm. Ancak bunu doğru bulmuyorum. Çünkü kameranın iç
ısısının dışarı atılması lazım, ısı kameraya zarar verilebilir. Üstelik streç
filmin üzerine de pislik bulaşırsa kamera kullanmak zor olur.
Çekimlerden sonra kamera kokabiliyor. Bu kokuyu da engellemek için alkolsüz
ıslak mendiller yardımıyla kamerayı temizlemek gerekiyor.