Muzip bakışları, şeytan tüyü ve tatlı diliyle kalbime girdiğinde adı Ferit'ti,
bense küçük bir çocuk. Zamanla büyüyüp gerçek adını öğrendiğimde, o da
soyunmuştu, sıyrılmıştı çoktan Feritliğinden. Tarık Akan olmuştu yeniden ve
bambaşka. Tarık Akan, Can Yayınları'ndan çıkan ilk kitabı Anne Kafamda Bit
Var'da, Ferit döneminin artık geride kaldığı bir zamandan, 1980'lerin
başlarından itibaren, hayatının çok önemli ama bir o kadar da az bilinen bir
dönemine ait anılarını aktarıyor.
1981 yılı başlarında Almanya'da yaptığı bir
konuşma yüzünden tutuklanmasından başlayarak, uzun yargılama süreci boyunca
siyasi şubede ve sorgulamalarda yaşadıklarını, soğuk ve bitli hücrelerde çektiği
sıkıntıları, bu sırada tanıştığı kişileri ve onların etkileyici hikâyelerini
öğreniyoruz.
Ayrıca Yılmaz Güney cezaevindeyken çok büyük zorluklarla çekilen,
adeta yoktan var edilen Yol filminin yapımının ilginç ve atlanmaması gereken
hikâyesi de Tarık Akan'ın anıları arasında yer alıyor. Bir sinema sanatçısının
ilk yazarlık deneyimi için son derece akıcı bir dille etkileyici bir anlatım
oluşturarak okuyucuyu anılarının içine çekmeyi beceriyor Tarık Akan. Sanatçının
gizli kalmış yönlerini de açığa çıkaran anılar, o dönemin siyasi tablosunu da
ayrıntılı bir biçimde gözler önüne seriyor.
Türkiye'nin yakın geçmişine ve o dönemde yaşananlara içten bir anlatımla, bir
sanatçının gözüyle ayna tutuyor. Bu kitabı okumanız için Akan hayranı olmanıza
ya da sinemaya özel bir ilginizin olmasına gerek yok. Zor koşullar altında bir
birey ve bir sanatçı olma ısrarıyla Tarık Akan, bir çeşit insanlık dersi de
veriyor sanki...