Depo ile Documentarist İstanbul Belgesel Günleri’nin işbirliğiyle 2010 yılında
başlayan SaturDox Belgesel Buluşmaları 10. yılına giriyor! 10 yılda 100’ü aşkın
belgesel, pek çok konuk ve söyleşi ile SaturDox, İstanbul’un kültürel hayatının
bir parçası ve Depo’nun kalıcı etkinliklerinden biri haline geldi.
Documentarist’in yan etkinliği olan ve Aralık 2018’de yine 10. yılını kutlaması
beklenen Hangi İnsan Hakları Film Festivali, maddi destek bulamadığı için
gerçekleşemedi. Bu yılın SaturDox programı, festivalin yapılamaması nedeniyle
seyirciye ulaşamayan bazı filmleri de kapsayacak şekilde “insan hakları” teması
etrafında şekillendi. Türkiye’nin içinden geçtiği olağandışı süreç ve giderek
artan insan hakları ihlallerinin böyle bir temayı zorunlu olarak dayattığını
eklemeye gerek yok.
2 Mart’tan başlayarak 11 Mayıs’a kadar sürecek programda, pek çok ülkede hukuk
ve adalet mücadelesi veren insanların öyküleri perdeye yansıyacak. 10.
SaturDox’un 8 Mart’ın hemen öncesine denk gelen ilk etkinliği Filistinli
kadınlara ve onların mücadele tarihine ayrılırken, son etkinlikte Türkiye’den
kısa belgeseller ile her şeye rağmen bu filmleri kendi yağıyla kavrularak
üretmeye devam eden yönetmenler ağırlanacak.
İçinde yaşadığımız dünyayı belgesellerle anlamaya ve tartışmaya bir kez daha
davetlisiniz!
Gösterimler, program boyunca 19:00’da başlayacaktır.
PROGRAM
2 Mart Cumartesi
Naila ve Başkaldırı
Yönetmen: Julia Bacha
Filistin, ABD, 2017, 75’
1987’de ulus çapında bir ayaklanma patlak verdiğinde, Gazze’de yaşayan bir
kadın, sevgi, aile ve özgürlük arasında bir seçim yapmaya zorlanır. Hepsini
birden cesaretle kucaklamaya karar verir ve Filistin’in kendi kaderini tayin
etme hakkının tanınması için tüm dünyayı zorlayan bir hareketin içinde, gizli
bir kadın örgütlenmesine dahil olur. “Naila ve Başkaldırı” Filistin tarihinde
gerçekleşmiş en canlı ve barışçıl eylem olan 1980’lerin sonlarındaki Birinci
İntifada’nın ilmekleri arasından süzülüp ilerleyen Naila Ayesh’in çarpıcı
yolculuğunu tarihe kaydediyor.
Uzun Mevsim
Yönetmen: Leonard Retel Helmrich
Hollanda, 2017, 115’
9 milyon Suriyeli, savaştan kaçmak için ülkesini terketmek zorunda kaldı.
Birçoğu kendilerini Bekaa vadisinde, Lübnan sınırının hemen üzerinde konuşlanan
Madjal Anjar gibi kamplarda buldu. Kampın bazı sakinleri mısır yetiştirmek için
toprak kiralama yoluna giderken, bazıları da aşağılayıcı şartlar altında yerel
çiftçilerin tarlalarında ırgatlık yapıyor. Geri kalan zamanlarını da Rakka’dan
erzak ve haber getiren otobüsü bekleyerek geçiriyor. Bu koşullar altında hayal
kırıklıkları çatışmalara dönüşüyor, travma altındaki çocuklar agresifleşiyor ve
kadınların özgürlük alanları oldukça kısıtlanıyor. Ödüllü yönetmen Leonard Retel
Helmrich, cinema verite’yi andıran kendine has tek çekim tarzını kamptaki
hayatın derinliklerine inmekte kullanıyor.
30 Mart Cumartesi
Kurşundan da Güçlü
Yönetmen: Maryam Ebrahimi
İsveç, Katar, Fransa, 2017, 75’
Saeid, 1980-88 arasında süren İran-Irak Savaşı’nı İran Devrimi’ne bağlılığını
gösterecek şekilde fotoğraf makinesiyle cephe cephe dolaşarak belgelemiş bir
fotoğrafçı. Asıl hayali şehit olmakmış ve fotoğraflarının birçoğu şehit olmak
üzere orduya gençleri çekmek ve savaş propagandası için kullanılmış. Bugün ise
kendini binlerce çocuğun mezara gönderilmesinden sorumlu biri olarak görüyor.
“Kurşundan da Güçlü” savaş propagandası, manipülasyon ve kontrol üzerine bir
film.
Apartheid rejiminin en baskıcı döneminde Güney Afrikalı aktivist, yazar ve
avukat Albie Sachs sürgüne zorlanmış, yine de ölüm tehditleri almaya devam etmiş
ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödemişti. Şiddete şiddetle karşılık vermek
yerine, intikamını umuda sarılarak aldı: Ülkenin yeni, kucaklayıcı anayasasının
taslağını yazarak. Sachs’ın portresi, apartheid sonrası Güney Afrikası’nda
hakikat ve uzlaşma arayışının sağlam bir örneği olarak, bir ülkenin çalkantılı
tarihini tek bir kişinin öyküsü üzerinden yansıtıyor.
27 Nisan Cumartesi
Diğerlerinin Sessizliği
Yönetmen: Robert Bahar, Almudena Carracedo
İspanya, 2018, 96’
İspanya’daki 40 yıllık Franco diktatörlüğünün kurbanlarının günümüze kadar devam
eden adalet arayışının ve kararlı mücadelesinin öyküsü… Çekimleri altı yıldan
fazla süren film, Arjantin Davası olarak bilinen büyük hukuk savaşını
başlatarak, demokrasiye geçtikten 40 yıl sonra bile hâlâ bölünmüş olan bir
ülkede devletin unutturmaya çalıştığı insanlık suçlarını deşifre eden kurbanları
ve geride kalanları bu süreç boyunca izliyor. Yetkili yapımcılığını Pedro
Almodovar’ın üstlendiği belgesel, Berlinale’de Panorama Seyirci Ödülü ve Barış
Ödülü, Sheffield’te Büyük Jüri Ödülü başta olmak üzere bir çok ödül kazandı.
11 Mayıs Cumartesi
TÜRKİYE’DEN KISA BELGESELLER
Hekim
Yönetmen: Yavuz Üçer
Türkiye, 2018, 10’
Türkmen olan Beşir ve ailesi, Suriye’deki iç savaşta köylerinin bombalanması
sonucu Türkiye’ye kaçmak zorunda kalır. Savaştan önceki hayali doktor olup
insanlara yardım etmek olan Beşir, savaştan sonra “Hayalin ne?” sorusuna cevap
dahi verememektedir.
Bir Dağın Başı
Yönetmen: Ferda Yılmazoğlu, Pınar Pamuk
Türkiye, 2014, 16'
Film, 1990 sonrasında kaybedilen mezarsız binlerce insana ait hikâyelerden
ikisine yoğunlaşırken, kayda aldığı coğrafyayı yalnızca kayıpların değil,
hatırlamanın ve mücadelenin mekânı olarak da konumlandırıyor.
Bıraktığın Yerden
Yönetmen: Volkan Güney Eker
Türkiye, 2017, 18’
1995’te henüz 12 yaşındayken babası kaybedilen Besna Tosun, babasının izini
bulmak umuduyla Cumartesi Anneleri ile tanışır ve onlarla 20 yılı aşacak bir
adalet ve özgürlük mücadelesine katılır.
Yıkıntılar Arasında
Yönetmen: Özcan Alper
Türkiye, 2018, 12’
Genç şair Lal (32) bitmeyen günlerini küçük hücresinde düşünceleriyle baş başa
geçirmektedir. Bir anda hücresinin içinde gerçek mi kendi hayal ürünü mü olduğu
anlaşılmayan bir serçenin belirmesiyle rüya ve gerçeklik arasında asılı kalan
bir yolculuğa çıkar. Çocukluğunu geçirdiği şehrin sokaklarına dönen şair, zamanı
durmuş, anılarını yıkılmış ve insanlarını dağılmış bulacaktır.
Yuvarlak masa söyleşisi: Yönetmenlerin katılımıyla, günümüz Türkiye’sinden
bağımsız belgesel üretimi.
SaturDox Belgesel Buluşmaları 10. yılında
28 Şubat 2019
Depo ile Documentarist İstanbul Belgesel Günleri’nin işbirliğiyle 2010 yılında
başlayan SaturDox Belgesel Buluşmaları, 10’uncu yılında.
Documentarist’in yan etkinliği olan ve Aralık 2018’de yine 10. yılını kutlaması
beklenen Hangi İnsan Hakları Film Festivali, maddi destek bulamadığı için
gerçekleşemedi. Bu nedenle, bu yılın SaturDox programı, festivalin yapılamaması
nedeniyle seyirciye ulaşamayan bazı filmleri de kapsayacak şekilde ve “insan
hakları” teması etrafında hazırlandı.
2 Mart-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan etkinlikle, dünyanın dört
bir yanında hukuk ve adalet mücadelesi veren insanların hikâyelerine ışık
tutulacak. Program, uzun metraj belgeseller, “Türkiye’den Kısa Belgeseller” ve
iki söyleşiden oluşuyor.
İstanbul’da Depo’daki etkinliklere katılım ücretsiz olacak. Etkinlik programı
ise şöyle:
‘Naila ve Başkaldırı’
2017 yılında Filistin-ABD ortak yapımı olarak çekilen “Naila ve Başkaldırı” adı
belgeselin yönetmenliğini Julia Bacha üstleniyor. 2 Mart Cumartesi günü
gösterilecek olan belgesel, Filistinli kadınlara ve onların mücadele tarihine
ışık tutuyor. Konusu şöyle:
“1987’de ulus çapında bir ayaklanma patlak verdiğinde, Gazze’de yaşayan bir
kadın, sevgi, aile ve özgürlük arasında bir seçim yapmaya zorlanır. Hepsini
birden cesaretle kucaklamaya karar verir ve Filistin’in kendi kaderini tayin
etme hakkının tanınması için tüm dünyayı zorlayan bir hareketin içinde, gizli
bir kadın örgütlenmesine dahil olur. “Naila ve Başkaldırı” Filistin tarihinde
gerçekleşmiş en canlı ve barışçıl eylem olan 1980’lerin sonlarındaki Birinci
İntifada’nın ilmekleri arasından süzülüp ilerleyen Naila Ayesh’in çarpıcı
yolculuğunu tarihe kaydediyor.”
Gösterimin ardından Gazze’den Filistinli gazeteci Lamis el-Soradi ile Kudüs’ten
Filistinli aktivist Sheerin al-Araj’ın katılımıyla “Filistin’in Özgürlük
Mücadelesinde Kadınlar” başlıklı bir söyleşi düzenlenecek.
‘Uzun Mevsim’
2017 yılında Leonard Retel Helmrich’in yönetmenliğinde çekilen Hollanda yapımı
belgesel, savaştan kaçmak için ülkesini terk etmek zorunda kalan 9 milyon
Suriyeli’nin yaşadıklarına odaklanıyor. 16 Mart Cumartesi günü gösterilecek olan
belgeselin konusu şöyle:
“9 milyon Suriyeli, savaştan kaçmak için ülkesini terketmek zorunda kaldı.
Birçoğu kendilerini Bekaa vadisinde, Lübnan sınırının hemen üzerinde konuşlanan
Madjal Anjar gibi kamplarda buldu. Kampın bazı sakinleri mısır yetiştirmek için
toprak kiralama yoluna giderken, bazıları da aşağılayıcı şartlar altında yerel
çiftçilerin tarlalarında ırgatlık yapıyor. Geri kalan zamanlarını da Rakka’dan
erzak ve haber getiren otobüsü bekleyerek geçiriyor. Bu koşullar altında hayal
kırıklıkları çatışmalara dönüşüyor, travma altındaki çocuklar agresifleşiyor ve
kadınların özgürlük alanları oldukça kısıtlanıyor. Ödüllü yönetmen Leonard Retel
Helmrich, cinema verite’yi andıran kendine has tek çekim tarzını kamptaki
hayatın derinliklerine inmekte kullanıyor.”
‘Mermiden de Güçlü’
2017 yılında İsveç, Katar ve Fransa ortak yapımı olarak çekilen “Mermiden de
Güçlü” adlı belgeselin yönetmenliğini Maryam Ebrahimi üstleniyor. 30 Mart
Cumartesi günü gösterilecek olan belgesel, İran-Irak Savaşı’nın ortasında kalan
fotoğrafçı Saeid üzerinden şekilleniyor. Konusu şöyle:
“Saeid, 1980-88 arasında süren İran-Irak Savaşı’nı İran Devrimi’ne bağlılığını
gösterecek şekilde fotoğraf makinesiyle cephe cephe dolaşarak belgelemiş bir
fotoğrafçı. Asıl hayali şehit olmakmış ve fotoğraflarının birçoğu şehit olmak
üzere orduya gençleri çekmek ve savaş propagandası için kullanılmış. Bugün ise
kendini binlerce çocuğun mezara gönderilmesinden sorumlu biri olarak görüyor.
“Kurşundan da Güçlü” savaş propagandası, manipülasyon ve kontrol üzerine bir
film.”
‘Yumuşak İntikam’
Abby Ginzberg’ün yönetmenliğinde 2014 yılında çekilen “Yumuşak İntikam” adlı
belgesel, ABD yapımı. Sürgüne yollanan Güney Afrikalı bir aktivist, yazar ve
avukat olan Albie Sachs üzerinden ülke tarihine ışık tutan belgesel 13 Nisan
Cumartesi günü gösterilecek. Konusu şöyle:
“Apartheid rejiminin en baskıcı döneminde Güney Afrikalı aktivist, yazar ve
avukat Albie Sachs sürgüne zorlanmış, yine de ölüm tehditleri almaya devam etmiş
ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödemişti. Şiddete şiddetle karşılık vermek
yerine, intikamını umuda sarılarak aldı: Ülkenin yeni, kucaklayıcı anayasasının
taslağını yazarak. Sachs’ın portresi, apartheid sonrası Güney Afrika'sında
hakikat ve uzlaşma arayışının sağlam bir örneği olarak, bir ülkenin çalkantılı
tarihini tek bir kişinin öyküsü üzerinden yansıtıyor.”
‘Başkalarının Sessizliği’
2018 yılında Robert Bahar ve Almudena Carracedo yönetmenliğinde çekilen ABD
yapımı “Başkalarının Sessizliği” adlı belgesel, Franco diktatörlüğü
kurbanlarının halen devam eden adalet arayışına odaklanıyor. 27 Nisan Cumartesi
günü gösterilecek olan belgeselin konusu şöyle:
“Apartheid rejiminin en baskıcı döneminde Güney Afrikalı aktivist, yazar ve
avukat Albie Sachs sürgüne zorlanmış, yine de ölüm tehditleri almaya devam etmiş
ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödemişti. Şiddete şiddetle karşılık vermek
yerine, intikamını umuda sarılarak aldı: Ülkenin yeni, kucaklayıcı anayasasının
taslağını yazarak. Sachs’ın portresi, apartheid sonrası Güney Afrika'sında
hakikat ve uzlaşma arayışının sağlam bir örneği olarak, bir ülkenin çalkantılı
tarihini tek bir kişinin öyküsü üzerinden yansıtıyor.”
‘Türkiye’den Kısa Belgeseller’
11 Mayıs Cumartesi günü “Türkiye’den Kısa Belgeseller” kapsamında dört yapım
gösterilecek. Gösterimin ardından yönetmenlerin katılımıyla Günümüz
Türkiye’sinde bağımsız belgesel üretiminin konuşulacağı bir yuvarlak masa
söyleşisi düzenlenecek.
Gösterilecek belgeseller ise şöyle: Yavuz Üçer yönetmenliğinde çekilen ve
Suriye’deki iç savaştan kaçmak zorunda kalan bir ailenin hikâyesine odaklanan
“Hekim”; Ferda Yılmazoğlu ile Pınar Pamuk’un yönetmenliğinde çekilen ve binlerce
mezarsız insanın hikâyesinin anlatıldığı “Bir Dağın Başı”; Volkan Güney Eker’in
yönetmenliğinde çekilen ve Cumartesi Anneleri’yle tanışan Besna Tosun’a
odaklanan “Bıraktığın Yerden”; Özcan Alper’in yönetmenliğinde çekilen ve genç
bir şairin hayal ile gerçeği sorguladığı “Yıkıntılar Arasında”.