Düzenleyen
Atatürk Üniversitesi İnsani Değerler Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi
Düzenleme Komitesi
Değerler Kısa Film Yarışması Düzenleme Komitesi Başkanı
Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu
Genel Koordinatör
Doç. Dr. Aslı YURDİGÜL
Organizasyon Komitesi
Prof. Dr. Naci İSPİR
Doç. Dr. Yusuf YURDİGÜL
Arş. Gör. Muhsine SEKMEN
Arş. Gör. İbrahim E. Zinderen
Mukaddes Gezmiş
Detaylı bilgi için;
Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi, Teknokent Binası 1. Kat 25240, Erzurum
Telefon: 0 (442) 231 54 84
Fax: 0 (442) 231 53 25
ataidem. atauni. edu. tr
degerler@atauni. edu. tr
http://degerlerkisafilm.atauni.edu.tr/
Değerler Kısa Film Yarışması'nda ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin katılımına açık olarak düzenlenen
yarışma, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi A Salonu'nda yapılan ödül töreniyle
sonuçlandı.
Yarışma koordinatörü Aslı Yurdagül, ödül töreninde yaptığı konuşmada, gündelik
hayat içinde, bakış açılarını belirleyen ve inancı yansıtan değerleri
sinematografik bir anlatımla iletmek için böylesi bir yarışma düzenlediklerini
belirtti. Yarışmaya ülke genelinden 200'e yakın başvuru geldiğini kaydeden
Yurdagül: "Bizim buradaki asıl amacımız, toplumsal değerlere ilişkin
karşılaşması güç konuları yaşamın ayrıntısına yönelik yaklaşımları sinemacıların
gözünden göstermek. Bu filmlerdeki temaların değerlerimize uygun olması ve bunu
amatör bir ruh ile çekilmiş olması bizim için önemliydi" şeklinde konuştu.
İnsani Değerler Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cengiz
Gündoğdu ise "Değerlerimizin temelde insan odaklı olduğunu ve insanın fıtratını,
mizaç özelliklerini, ruhunu, kalbini, vicdanını, nefsini bilip tanımadan onu
eğitmenin mümkün olmadığını belirterek şöyle konuştu: "İnsanın hakikati
düşüncesine ulaşmamış isek eğitimi, dini, ahlakı, değeri, erdemi, kültürü de
doğru biçimde ortaya koyamayız. Bu nedenle günümüzde psikolog, sosyolog ve
eğitim bilinciler, insanın biyolojik tarafı kadar sosyal ve psikolojik tarafının
da özenle ele alınıp geliştirilmesi üzerine durmaktadırlar. Aksi halde zihin ve
bedensel açıdan gelişmiş ama insani değerler açısından sorunlu bireylerin sayısı
toplumda çoğalacaktır" dedi.
Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Takkac ise Atatürk
Üniversitesi'nin değerler eğitimi ve insani değerlere önem veren bir kurum
olduğunu belirterek, insani değerlerin ilk olarak insan hakları isminde ortaya
çıktığını söyledi. Takkac: "Eski medeniyetlerde insani değerler hep ön planda
olmuştur. Büyük düşünürler, zamanın devlet yönetim sisteminin nasıl olması
gerektiği hususunda kafa yoran bilim adamları veya filozoflar 'ya filozoflar
kral olmalı ya da krallar filozof olmalı' demişlerdir. Bu şekliyle ülke
kralından vatandaşına, yöneticisine, esnafına, çiftçisine, kısacası herkesin
üzerine bir insani değerler serpintisi düşecek ve sistem kurulabilecek. Tabi
bunun birinci en iyi zamanı eskidendi. İkinci en iyi zamanı ise şimdi. O yüzden
biz, ikinci en iyi zamanı kaçırmadan var olan ve dünyaya örnek olacak insani
değerlerimizi, örnek göstermeliyiz" dedi.
Törende daha sonra dereceye giren kısa filmlerin sahiplerine ödülleri verildi.
Yarışmada, "Vefa" isimli kısa filmi ile Ege Üniversitesi öğrencisi Bayram Vardar
birincilik elde ederken, "En Küçük Sevgi" adlı kısa filmiyle Akdeniz
Üniversitesiöğrencisi Doğancan Aktaş ikinci, "İyi Bayramlar" isimli kısa
filmiyle Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Sefacan Aydoğdu da
üçüncü oldu.
palandokengazetesi.net
15.05.2016
Değerler Kısa Film Yarışması
DEĞERLERİMİZ KISA FİLMLERLE YENİDEN CANLANIYOR…
“Değerler Kısa Film Yarışması, Atatürk Üniversitesi İnsani Değerler Eğitimi
Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, başta İletişim Fakültesi öğrenci ve
akademisyenleri olmak üzere herkese açık bir şekilde Mayıs ayında
gerçekleştirilecektir. Bu yıl ilki düzenlenen film yarışmasının amacı;
değerlerin psikolojik,sosyolojik ve felsefi boyutları üzerine görsel düşünmeyi
sağlayarak, değerler eğitiminin sadece okul, aile vb. alanlarla sınırlı
kalmaksızın hayatın her alanındaki yansımasını sinematografik bir anlatıyla dile
getirerek; bizi biz yapan değerlerin tekrar gün yüzüne çıkmasına zemin
hazırlamaktır.
Bu yarışmayla; yetenekli sinemacıların amatör çalışmalarının desteklenmesi,
değerlere ilişkin rastlanması güç, değişik konuların görünür kılınması çekim ve
gösterim bağlamında bütçe sıkıntısı içinde bulunan filmlerin sergilenerek konuk,
izleyici ve eser sahipleri arasında etkileşimin sağlanması için ortak bir
platform oluşturulması hedeflenmektedir. 20 dakika süreyle sınırlandırılan
filmlere yarışma sonunda birinciye 7500 TL, ikinciye 5000 TL ve üçüncüye 2500 TL
ödül verilecektir. 18 Şubat 2016
Değerler Kısa Film Yarışması
Dünya üzerinde hemen her alanda meydana gelen çeşitli gelişme ve değişimler,
bireyi, toplumu, kurumları ve topyekun hayatı doğrudan etkilemektedir.
Bu bağlamda din, eğitim, aile, iş hayatı gibi bireylerin hem etkilediği hem de
etkilendiği çevre unsurları sürekli ve hızlı bir şekilde değişime uğramaktadır.
İnsanın içinde yaşadığı çevre ve ilişkide bulunduğu kurumsal yapılardaki sürekli
değişim, toplumun sahip çıktığı değerler üzerinde de doğrudan bir takım etkilere
sahiptir.
Değerler, yetişmekte olan nesillere aktarılırken aynı zamanda geliştirilmekte ve
değişime uğrayarak yeniden inşa edilmektedir.
Söz konusu bu değişim, gelişim ve yeniden inşa etme süreci herkes tarafından
içinde bulunulan çevre ve koşullar çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İşte tam da bu noktada, bireylerin kendi koşulları içerisinde, kendilerinin de
içinde bulundukları değerler sistemini nasıl gördükleri ve nerede
konumlandırdıkları büyük önem taşımaktadır.
Bu yıl ilk kez düzenlenmesi planlanan Değerler Kısa Film Yarışması da, amatör ve
profesyonel sinemaseverlerin gündelik hayat içerisindeki küçük ayrıntılardan
yola çıkarak, farklı bakış açılarıyla, değerlere ilişkin, olan ve olması
gerekenle ilgili yeni model ve çözüm önerileri sunmaları açısından özgün bir
yere sahiptir.
Yarışma Hakkında
Amaç
Değerlerin psikolojik, sosyolojik ve felsefi boyutları üzerine görsel düşünmeyi
sağlayarak, değerler eğitiminin sadece okul, aile vb. alanlarla sınırlı
kalmaksızın hayatın her alanındaki yansımasını sinematografik bir anlatıyla dile
getirmek; var olan bilgi birikimi ve tecrübelerin dikkate alınarak yeni model ve
çözüm önerilerinin geliştirilmesini sağlamaktır. Ayrıca, yetenekli sinemacıların
amatör çalışmalarını desteklemek ve dünyanın çeşitli yerlerinden sinema sanatına
ilgi duyan genç sinemacıları, değerlere ilişkin rastlanması güç, değişik
konuları ve yaşamın ayrıntısına dair yaklaşımları görünür kılarak kültürel bir
çaba olan sinemanın ürünlerine tanıklık ve öncülük etmektir. Uzun vadede ise,
çekim ve gösterim bağlamında bütçe sıkıntısı içinde bulunan filmlerin
sergilenmesi ve konuk, izleyici, eser sahipleri arasında etkileşimin sağlanması
için ortak bir platform oluşturulması hedeflenmektedir.
Konu
Aile, eğitim, din, iş vb. olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında bizi biz
yapan ulusal ve evrensel değerlerdir.
Başvuru Koşulları
Kısa Film Yarışması: Ulusal ve uluslararası İletişim Fakülteleri’ nin tüm
bölümleri ile Güzel Sanatlar Fakülteleri’ nin Sinema-TV Bölümleri, Meslek Yüksek
Okullarının Radyo Televizyon bölümlerinin öğrencileri ve sinemaya ilgi duyan
herkese açık olarak gerçekleştirilecektir.
Yarışmanın konusu; aile, eğitim, din, iş vb. olmak üzere toplumsal yaşamın her
alanında, bizi biz yapan ulusal değerlerimizdir.
Kimler katılabilir; TC vatandaşı ya da resmi olarak Türkiye’de ikamet eden, 18
yaşından büyük, amatör veya profesyonel herkes başvuru yapabilir.
Süre: Yarışmaya katılacak filmler en az 5, en fazla 20 dakika olmalıdır.
Başvuru koşulları; Eserler yarışmaya . AVI MOV .MKV (HD / SD ) uzantılı dosya
olarak gönderilmelidir. Eserler 2015 ya da 2016 yılına ait yapımlar olmalıdır.
Adaylar bireysel ya da ekip olarak başvuru yapabilir, birden fazla çalışmayla
yarışmaya katılabilirler.
Başvurular; yarışmanın web sitesi üzerinden edinilecek yarışma başvuru formunun
doldurulup imzalanması sonrasında, fimlerle birlikte iletişim adresine posta
yoluyla gönderilerek yapılacaktır. Başvuru belgesindeki tüm bilgilerin
doğruluğu, bu bilgilere ve esere ilişkin doğabilecek tüm hukuki sorunlar ve
sorumluluklar başvuru belgesindeki imza sahibine aittir.
Değerlendirme; Yarışmaya katılan filmler sinemacılar, sinemayla ilgili
akademisyenler, sinemayla ilgili kuruluşların üyeleri, televizyoncular ve proje
paydaşlarından oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilecektir.
Sonuçlar; 15.05.2016 tarihinde yarışma web sitesi üzerinden duyurulacaktır.
Jüri
Değerlendirme; Yarışmaya katılan filmler sinemacılar, sinemayla ilgili
akademisyenler, sinemayla ilgili kuruluşların üyeleri, televizyoncular ve proje
paydaşlarından oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilecektir.
Düzenleme Komitesi
Değerler Kısa Film Yarışması Düzenleme Komitesi Başkanı
Prof. Dr. Cengiz GÜNDOĞDU
Genel Koordinatör
Doç. Dr. Aslı YURDİGÜL
Organizasyon Komitesi
Prof. Dr. Naci İSPİR
Doç. Dr. Yusuf YURDİGÜL
Arş. Gör. Muhsine SEKMEN
Arş. Gör. İbrahim E. Zinderen
Mukaddes Gezmiş
Detaylı bilgi için;
Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi, Teknokent Binası 1. Kat 25240, Erzurum
Telefon: 0 (442) 231 54 84
Fax: 0 (442) 231 53 25
ataidem. atauni. edu. tr
degerler@atauni. edu. tr
http://degerlerkisafilm. atauni. edu. tr/
Değerler
Değer nedir?
Değer terimi bazen iyi, uygun, istenen ve değerli olarak kabul edilen objeler
veya konular, bazen de insanların beğendiği ve önem atfettiği inançları içine
alacak kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır (Bertalanffy, 1973; Fichter,
1996; Ünal, 1981). Bu nedenle değer ve değerlerin tanımlanmasında bilim dünyası
uzlaşabilmiş değildir. Zira farklı bilimsel disiplinlere, hatta aynı disiplin
içerisinde yer alan farklı kuramsal yaklaşımlara göre farklı bir değer tanımı
yapılabilmektedir (Bacanlı, 2002). Bilimlerin ve kuramların olguyu tanımlarken
hareket ettikleri atıf noktalarındaki çeşitlilik bilim adamlarını bir çırpıda
yüzlerce değer tanımı ve buradan hareketle değer tipi ile karşı karşıya
bırakmaktadır. Buna göre yapılan değer tanımlarından bazıları şunlardır:
Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük‟te “değer” sözcüğüne karşılık olarak
şu tanımlar bulunmaktadır.
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık,
kıymet.
Üstün nitelik, meziyet, kıymet.
Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında
beliren şey.
Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini
kapsayan maddi ve manevi öğelerin bütünüdür.
“Değer, istek, tercih ve arzuları yansıtan, bir şeyin arzu edilebilir veya
edilemez olduğu hakkındaki inançtır.” (Güngör, 1993: 19).
“Değer, insanların, hayatın anlamı ve günlük yaşamın biçimlendirilmesi konusunda
alternatif yollar arasından bir tercih yapmalarını sağlayan, yol gösterici
nitelikteki soyut-somut ilke, inanç veya varlıklardan her biridir.” (Kirman,
2004:57).
“Değer, bireyin nasıl davranması gerektiğine ilişkin içselleştirilmiş bir
inançtır.” (Meydan ve Bahçe, 2010).
“Değer, hayata bakış açımızı ve amaçlarımızı belirleyen, aldığımız kararları
etkileyen, inançlarımızı yansıtan ve prensiplerimizi oluşturan bir tercihtir.” (Aktepe&
Yel, 2009).
“Değer, belirli bir durumu bir diğerine tercih etme eğilimidir.” (Genç & Eryaman,
2007: 90).
“Değer, bir şeyin önem ölçüsünü gösteren ve onu anlamlı, istenir, faydalı veya
ilgi konusu haline getiren özellik ya da niteliktir.” (Cevizci, 2011:112).
“Değer, doğa ve toplum fenomenlerinde yatan iyi, kötü, güzel, çirkin, olumlu,
olumsuz anlamlarını gösteren toplumsal kabul görmüş değerlendirmelerdir.”(Frolov,
1997:98)
“Değer, bir toplumun varlığını sağlayan, büyük çoğunluklar tarafından
benimsenmiş, ortak davranış biçimlerini oluşturan, kaynağını eğitim, sosyal,
ekonomik, dinsel, ahlaki, psikolojik sistemlerden alan bir davranış tarzıdır.” (Taşdemir,
2009: 25)
“Değer, belirli bir toplumda neyin iyi, neyin kötü, doğru veya yanlış, arzu
edilebilir veya arzu edilemez olduğu konusundaki ortak görüşler, standartlardır”
(Budak, 2009: 188)
“Değer, nesne ve olayların bir toplum, bir sınıf ya da bir insan açısından
önemini belirleyen niteliğidir.” (Ozankaya, 1984: 31).
“Değer, bir toplum, bir sınıf ya da bir insan için önem taşıyan nesne ve
olay”lardır (Ozankaya, 1984: 31).
“Değer, arzu edilen, istenen ve ilgi duyulan şeydir.” (Topçuoğlu, 1996, s.
16’dan akt: Göz, 2014, s. 88-89).
“Değer, olgular ve nesnelerle ilgili ihtiyaç ve amaçlara göre verilen
yargılardır.”(Bolay, 2009).
“Değer, toplumun iyi-kötü, güzel-çirkin gibi tanımlamalarında ortaya çıkan
ideallerdir.” (Sayın, 1994:150).
“Değer, hepten ruhsal bir niteliktir, nesnenin kendisinde var olan, nesnel bir
özellik değildir. Bu, nesneye insan tarafından verilmiş öznel bir özelliktir.
Öznenin nesne ile olan ilişkileri sonucu nesneye tanınmış bir niteliktir.”
(Keskin, 2008: 4).
“Değer, iyi, yani güzel, doğru, sevgi, dürüstlük, sadakat gibi niteliklerin
yanında insana gurur veren tutum ve inançlardır.” (Raths, Harmin and Simon
1966:28).
“Değer, bir nesneye, varlığa ya da faaliyete, ruhsal, ahlâksal, toplumsal açıdan
ya da estetik yönden, tanınan önem ya da üstünlük derecesidir.” (Halstead,
Monica: 1996:4).
“Değerler, bir eyleme karar verirken ya da bir tercih de bulunurken
alternatiflerden birini seçmeye yarayan yol gösterici nitelikteki iç yapımıza
ait bir ilke veya inançlardır.” (Önal, 2006: 51-52).
“Değerler, bir toplum, bir inanç, bir ideoloji içinde veya insanlar arasında
kabul edilmiş, benimsenmiş ve yaşatılmakta olan toplumsal, insanî, ideolojik
veya ilahî kaynaklı her türlü duyuş, düşünüş, davranış, kural ya da
kıymetlerdir.” (Çelikkaya, 2006:168 Akt. Yılmaz, 2012:12)
“Değerler, toplumlar, inançlar, ideolojiler veya insanlar arasında kabul
edilmiş, benimsenmiş ve yaşatılmakta olan her türlü ideolojik veya ilahi
kaynaklı duyuş, düşünüş, davranış, kural ya da kıymetlerdir” (Dönmez & Yazıcı:
2008: 187).
“Değerler, davranış ve eylemleri yönlendiren, bireylerin farklı durumlardaki
tavır ve tutumlarını şekillendiren ilkeler ve standartlardır. (Aktay ve Ekşi,
2009; Bektaş ve Nalçacı, 2012; Gül, 2013; Özdaş, 2013; Okumuş, 2010).
“Değerler, bireylerin üstün tuttuğu davranış biçimleri ve dünya görüşlerine
ilişkin inançlarının meydana getirdiği bir organizasyon olarak tanımlanabilir.”
Rokeach’a (1973)
“Değerler, davranışlara genel olarak rehberlik eden ilkeler ve temel inançlar,
eylemlerin iyi ya da istenilen olarak yargılandığı standartlar” (Halstead &
Taylor, 2000:169).
Değerler, insanların olayları ve varlıkları değerlendirmede kullandıkları
ölçütlerdir. (Frolov,1997:98)
“Değerler, arzu edilen ve iyi olduğuna karar verilen eylemleri belirleyen
standartlar ve davranışların temel kılavuzlarıdır.” Halstead ve Taylor (2000).
“Değerler, ideal ve arzu edilen davranış biçimlerini ifade eden üst düzey
kavramlar veya bireylere “iyi” ve “kötü” davranışlar konusunda yol gösteren
genel ilkelerdir. (Frolov,1997:98)
“Değerler bireylerin ortaya koydukları davranışlarını rasyonel bir şekilde
içselleştirmelerini sağlayan olgulardır.” (Topçuoğlu, 1996, s. 16’dan akt: Göz,
2014, s. 88-89). Değerler bir inanış ve kabul örneğidirler. (Topçuoğlu, 1996, s.
16’dan akt: Göz, 2014, s. 88-89).
“Değerler, bireyin yaşantısını yönlendirdiği gibi onun iş yaşamı boyunca
karşılaştığı karar verme, problem çözme, iletişim, motivasyon sağlama, kişisel
gelişimini sürdürmeye öte yandan yine bireydeki bütünlüğü sağlayan ilkelerdir.”
(Özensel, 2007).
“Değerler, duyuşsal alan içerisinde yer alan, düşünce ve eylemlerimizi
etkileyen, onlara yön veren zihinsel olgulardır.” (Demircioğlu ve Tokdemir,
2008: 71).
Değerlerin Sınıflandırılması
Değerlerin tanımlanması meselesinde yaşanan güçlükler bunların nasıl
sınıflandırılacağı hususunda da kendisini göstermektedir. Çünkü gerek temel
değerlerin değerlerin neler olduğu sınıflandırılması gerekse konusunda çok
farklı görüşler ileri sürülmüştür (Akbaba & Altun, 2003; Fichter, 1996; Topçu,
2001; Ülken, 1960).
Değerler genel veya özel, sürekli veya geçici oluşlarına, zorlayıcılık
derecelerine ve işlevlerine göre sınıflandırılmaktadır. Ayrıca sosyolojik
anlamdatoplumsal vebireysel değer ayrımı yapıldığı gibi, ahlâkî açıdan etik olan
ve olmayandeğerlerden bahsedilmektedir. (Fichter, 1996).
Sosyal değişme ve modernleşme süreciyle beraber değerlerin, özellikle kaynağı ve
muhtevası dikkate alınarak bazen aşkın (kutsal) ve profan (dünyevî), bazen de
modern ve geleneksel biçiminde ikili bir sınıflamaya tâbi tutulduğu
görülmektedir (Aydın, 2003).
Daha farklı bir ölçütle değerler amaç (terminal values) ve araç değerler (instrumental
values) olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Eşitlik, aile güvenliği, kendine
saygı, sosyal itibar, mutlu bir hayat, özgürlük, güzellikler içinde bir dünya
gibi insanın varlığına anlam veren değerler amaç;nezaket,sorumluluk, kendini
kontrol edebilme ve cesaret gibi değerler ise amaç değerlere ulaşmaya imkân
hazırlayan araç (vasıta) değerlerdir (Rokeach, 1973).
Spranger (1928) dindar, politik, sosyal, estetik, ekonomik ve teorik olmak üzere
altı temel insan tipi olduğunu söylemekte, söz konusu bu tiplerin her birinin
kendisine has bir değer sistemiyle yönlendirildiğini ifade etmektedir (bkz.
Allport, 1949; 1961; Deconchy, 1970; Kayıklık, 2000).
Dindar insan; geleneksel ve dinî değerleri ön plânda tutmaktadır. Dünyaya bakışı
genelde dinî bir perspektiften olmaktadır. Çünkü bu tip insanların
davranışlarını yöneten temel değerler dinî değerlerdir. Kendileri için kutsal
olan her şeye değer verirler.
Politik insan; güç, kuvvet, şöhret ve diğer insanlar üzerinde nüfuz sahibi olmak
isteyen bir kişilik yapısına sahiptir. Bu tipteki insanlar sadece politikayla
yakından ilgilenen kişiler değildir. Onları asıl harekete geçiren kuvvetli
olmamotifidir.
Sosyal insanın en önemli özelliği başkalarını sevmesi, yardımda bulunması ve
bencil olmamasıdır. Bu tip insan için en önemli değer insan sevgisidir.
Kültürel, ahlâkî ve dinî tutumları kuvvetli olan sosyal insan genellikle teorik,
estetik ve ekonomik değerleri soğuk ve insana yabancı unsurlar olarak görme
eğilimindedir.
Estetik insan için en yüksek değer gözlem alanına giren hemen hemen her şeyin
belli bir form ve ahenk içerisinde olmasıdır. Bu tip insan fiziksel ve sosyal
çevresini zarafet, simetri ve uygunluk açısından algılama ve anlamlandırma
eğilimindedir. Onun temel özelliği, baktığı her şeyde güzeli ve güzelliği
aramasıdır.
Ekonomik (faydacı) insan kendisi için yararlı ve pratik olana daha çok önem
verme eğilimindedir. Dolayısıyla tutum ve davranışları kendisine neyin, ne
kazandıracağı üzerine kuruludur.
Bilimsel insan; bilgiye, muhakemeye ve eleştirel düşünceye büyük önem verir.
Temel ilgisi gerçeğin keşfedilmesine yöneliktir. Kendisini objelerin güzelliğine
ve faydalılığına ilişkin yargılardan arındıran bilimsel insan sadece gözlemeyi
ve muhakemede bulunmayı ister.
Güngör (1998) yukarıda bahsedilen altı temel değere yedinci olarak ahlakiliği
eklemektedir.
Değerlerin evrensel olduğu düşüncesinden hareket eden Schwartz (1992) 65’ten
fazla kültürde geçerli, dairesel şekilde sıralanan “güç”, “başarı”, hazcılık”,
“uyarılım”, “özyönelim”, “iyilikseverlik”, geleneksellik”, “uyma/itaat”,
“evrensellik” ve “güvenlik” olmak üzere 10 temel değer olduğuna işaret etmiştir
(Duriez, Fontaine & Lutyen, 2001).
Güç sosyal statü ve saygınlık elde edip, insanların ve kaynakların üzerinde
kontrol ve baskınlık kurmayı; başarı sosyal standartlara göre kişisel yeterlilik
göstermeyi; hazcılık zevk ve duyumsal doyum sağlamayı; uyarılım heyecan ve
yenilik arayışını; özyönelim seçim yaparken, araştırırken, yaratırken bağımsız
düşünmeyi ve hareket etmeyi; iyilikseverlik bireyin hayatındaki kişilerin
iyiliğini gözetmesini; geleneksellik geleneksel kültür ve dinin sunduğu
alışkanlık ve fikirlere saygı ve bağlılığı, uyma toplumun sosyal beklentilerine
ve kurallarına zarar verecek hareket ve eğilimleri kısıtlamayı; evrensellik
bütün insanların ve doğanın iyiliğini gözetmek için anlayışlı, toleranslı,
korumacı olmayı; güvenlikise toplum, ilişkiler ve bireyin kendisinin güvenli,
dengeli ve istikrarlı olmasını ifade eder. Birbiriyle uyum içinde olan değerler,
dairenin üstünde birbirine yakın sıralanmıştır.
Birbiriyle uyumsuz olan değerler ise merkezden zıt uçlarda yer alırlar. Söz
konusu bu 10 temel değer, dairesel sıralamada 4 ana kategoriyi oluşturur. Güç ve
başarı, ‘Kendini Geliştirme’; uyarılım ve özyönetim, ‘Yeniliğe Açıklık’;
evrensellik ve iyilikseverlik, ‘Kendini Aşma’; güvenlik, uyma ve geleneksellik
ise ‘Muhafazakârlık’ kategorisini oluşturur. Hazcılık hem “Kendini Geliştirme”
hem de “Yeniliğe Açıklık” kategorilerine girmektedir. “Kendini Geliştirme”,
kendini aşma boyutuyla çelişki içindedir, çünkü kendini geliştirme bireyin kendi
hedeflerini izlemesi üzerine odaklanır. “Kendini Aşma” ise toplumun bütününün
yararını gözetmekle ilgilidir. Bağımsız hareket etme, düşünme, hissetme ve yeni
deneyimlere açık olmakla ilgili olan “Yeniliğe Açıklık” boyutu ise kendini
denetleme, değişime dirençli olmakla ilgili olan “Muhafazakârlık” boyutuyla
çelişki halindedir (Roccas, 2005; Schwartz, 1992).
Yapıcı, Kutlu ve Bilican (2012) Schwartz’ın (1992) 10 temel değerini Türk
örnekleminde yeniden inceledikleri araştırmalarında dini değerleri ayırarak
yeniden 11’e çıkartmışlardır. Bunu da muhafazakarlık boyutunda
değerlendirmişlerdir.
Beş temel evrensel değer:
a- Sevgi
b- Hakikat
c- İç Huzur
d- Doğru Davranış
e- Şiddetten Kaçınma
a- Sevgi: Bir duyu olarak değil de kalbin bir genişlemesi olarak görülür. Sevgi
tüm evreni bir arada tutan en yüce değerdir. Sevgiyle yaşamak, herkese karşı
merhametli olmak demektir. Hepimiz açılabilir ve sevginin içimizden akarak
dışarıya, dünyaya neşrolmasını sağlayabiliriz. Burada. Çekicilik ve hoşlanmanın
çok ötesinde birşeyden bahsediyoruz: Saf, verici, bencil olmayan, koşulsuz
sevgiden, biri ile diğeri arasında akan bir güçten bahsediyoruz.
b-Hakikat: Değerinin edebi olduğu ve dünyanın değişip duran bakış açısının
ötesinde yer aldığı düşünülür. Hakikat zaman/mekan/yerdeki değişikliklerden
etkilenmez ve idrak gücümüzün rolü de hakikati bulmaktır. Doğru sözlü insan
sadece hakikati söyleyen insan olmakla kalmayıp, kalbinde ve eylemlerinde de
dürüst olan, örneğin düşündükleri, söyledikleri ve yaptıkları arasında uyum olan
kimsedir.
c- İç Huzur: Duyusal sistemimiz tedirgin edildiğinde, huzursuzluk ve kafa
karışıklığı ortaya çıkar. Duygusal seviyede, son derece aranan bir insani değer
olan iç huzurun değeri gündeme gelir. Bu bir aylaklılık hali olmayıp, duygusal
bir dengelilik, bir sakinlik halidir. Duygular sakinleştirildiği takdirde, iç
huzur meydana gelir ve eylemlerimiz de duygusal arzular tarafından karartılamaz.
d- Doğru Davranış: Doğru davranış eylem halindeki hakikattir. Herbert Spencer,
gerçekten de “Eylem, düşünce dairesinde kök salar,” demiştir. Her eylemin
arkasında, duyulardan birinin neden olduğu bir düşünce vardır. Ayrıca, içimizde
iki güç bulunur. Biri, arzulardır ve öteki de iradedir. Arzular bizi aşağıya
çeker, fakat irade de hayatta doğru seç imleri yapmaya kapasitemizi güçlendirir.
Çocukların iyi alışkanlıklar oluşturmaya ve kendilerini ayakta tutma
becerilerinin yanı sıra toplumsal ve ahlâki becerileri geliştirmeye ihtiyaçları
vardır. Çocuklar, grup etkinlikleri ve öyküler sayesinde, doğru davranış
kazanmayı, çare bulma yeteneğini, kendine güveni, iyi davranışı ve liderlik
niteliğini oluşturmada deneyim edinebilmektedirler.
e- Şiddetten Kaçınma: Hemcinslerimiz olan insanlarla aramızdaki ilişkiyi de
aşarak canlı ve cansız her şeyi kucaklayan evrensel bir şeydir. Çevremize karşı
bir yükümlülüğümüzün olduğu anlayışından kaynaklanır.
Bu değerlere ait alt değerler:
Sevgi değerinin alt değerleri;
Merhamet ve Bağlılık,
Dostluk,
Cömertlik,
İç Mutluluk.
Şefkat,
Hoşgörü,
Doğayı sevme.
Hakikat değerinin alt değerleri;
Evrensel sevgi,
Ulusal Bilinç,
Merak,
Ayırt etmek,
Kendini Analiz Etmek,
Tüm Hayata İlgi Duymak.
İç Huzur değerinin alt değerleri;
Kanaatkarlık,
Mutluluk,
Sabır,
Kendini Kontrol Altına Almak,
Kendisine ve Çevresine Saygı Duymak,
Sağlıklı Yaşam,
Yaşama Sevinci Sebatkarlık.
Doğru Davranış değerinin alt değerleri;
Dürüstlük,
Temizlik,
Cesaret,
Görev,
Ahlâk,
İyi Davranışlar,
Liderlik,
Zamanı İyi Kullanmak,
Birlik,
Minnettarlık.
Şiddetten Kaçınma değerinin alt değerleri;
Bağışlayıcılık,
Kardeşlik,
Vatandaşlık,
Başkalarına Hizmet Etmek,
İyimserlik.
(Kulaksızoğlu, A.; Dilmaç, B. (2000). “İnsani Değerler Eğitimi Programı”.
Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, sayı: 12. ss. 199-208).