Değerler Kısa Film Yarışması

12 - 13 Mayıs 2016

Düzenleyen
Atatürk Üniversitesi İnsani Değerler Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi

Düzenleme Komitesi

Değerler Kısa Film Yarışması Düzenleme Komitesi Başkanı
Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu

Genel Koordinatör
Doç. Dr. Aslı YURDİGÜL

Organizasyon Komitesi
Prof. Dr. Naci İSPİR
Doç. Dr. Yusuf YURDİGÜL
Arş. Gör. Muhsine SEKMEN
Arş. Gör. İbrahim E. Zinderen
Mukaddes Gezmiş

Detaylı bilgi için;

Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi, Teknokent Binası 1. Kat 25240, Erzurum
Telefon: 0 (442) 231 54 84
Fax: 0 (442) 231 53 25
ataidem. atauni. edu. tr
degerler@atauni. edu. tr
http://degerlerkisafilm.atauni.edu.tr/






Değerler Kısa Film Yarışması'nda ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin katılımına açık olarak düzenlenen yarışma, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi A Salonu'nda yapılan ödül töreniyle sonuçlandı.

Yarışma koordinatörü Aslı Yurdagül, ödül töreninde yaptığı konuşmada, gündelik hayat içinde, bakış açılarını belirleyen ve inancı yansıtan değerleri sinematografik bir anlatımla iletmek için böylesi bir yarışma düzenlediklerini belirtti. Yarışmaya ülke genelinden 200'e yakın başvuru geldiğini kaydeden Yurdagül: "Bizim buradaki asıl amacımız, toplumsal değerlere ilişkin karşılaşması güç konuları yaşamın ayrıntısına yönelik yaklaşımları sinemacıların gözünden göstermek. Bu filmlerdeki temaların değerlerimize uygun olması ve bunu amatör bir ruh ile çekilmiş olması bizim için önemliydi" şeklinde konuştu.

İnsani Değerler Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu ise "Değerlerimizin temelde insan odaklı olduğunu ve insanın fıtratını, mizaç özelliklerini, ruhunu, kalbini, vicdanını, nefsini bilip tanımadan onu eğitmenin mümkün olmadığını belirterek şöyle konuştu: "İnsanın hakikati düşüncesine ulaşmamış isek eğitimi, dini, ahlakı, değeri, erdemi, kültürü de doğru biçimde ortaya koyamayız. Bu nedenle günümüzde psikolog, sosyolog ve eğitim bilinciler, insanın biyolojik tarafı kadar sosyal ve psikolojik tarafının da özenle ele alınıp geliştirilmesi üzerine durmaktadırlar. Aksi halde zihin ve bedensel açıdan gelişmiş ama insani değerler açısından sorunlu bireylerin sayısı toplumda çoğalacaktır" dedi.

Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Takkac ise Atatürk Üniversitesi'nin değerler eğitimi ve insani değerlere önem veren bir kurum olduğunu belirterek, insani değerlerin ilk olarak insan hakları isminde ortaya çıktığını söyledi. Takkac: "Eski medeniyetlerde insani değerler hep ön planda olmuştur. Büyük düşünürler, zamanın devlet yönetim sisteminin nasıl olması gerektiği hususunda kafa yoran bilim adamları veya filozoflar 'ya filozoflar kral olmalı ya da krallar filozof olmalı' demişlerdir. Bu şekliyle ülke kralından vatandaşına, yöneticisine, esnafına, çiftçisine, kısacası herkesin üzerine bir insani değerler serpintisi düşecek ve sistem kurulabilecek. Tabi bunun birinci en iyi zamanı eskidendi. İkinci en iyi zamanı ise şimdi. O yüzden biz, ikinci en iyi zamanı kaçırmadan var olan ve dünyaya örnek olacak insani değerlerimizi, örnek göstermeliyiz" dedi.

Törende daha sonra dereceye giren kısa filmlerin sahiplerine ödülleri verildi. Yarışmada, "Vefa" isimli kısa filmi ile Ege Üniversitesi öğrencisi Bayram Vardar birincilik elde ederken, "En Küçük Sevgi" adlı kısa filmiyle Akdeniz Üniversitesiöğrencisi Doğancan Aktaş ikinci, "İyi Bayramlar" isimli kısa filmiyle Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Sefacan Aydoğdu da üçüncü oldu.

palandokengazetesi.net
15.05.2016




Değerler Kısa Film Yarışması
DEĞERLERİMİZ KISA FİLMLERLE YENİDEN CANLANIYOR…

“Değerler Kısa Film Yarışması, Atatürk Üniversitesi İnsani Değerler Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, başta İletişim Fakültesi öğrenci ve akademisyenleri olmak üzere herkese açık bir şekilde Mayıs ayında gerçekleştirilecektir. Bu yıl ilki düzenlenen film yarışmasının amacı; değerlerin psikolojik,sosyolojik ve felsefi boyutları üzerine görsel düşünmeyi sağlayarak, değerler eğitiminin sadece okul, aile vb. alanlarla sınırlı kalmaksızın hayatın her alanındaki yansımasını sinematografik bir anlatıyla dile getirerek; bizi biz yapan değerlerin tekrar gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlamaktır.

Bu yarışmayla; yetenekli sinemacıların amatör çalışmalarının desteklenmesi, değerlere ilişkin rastlanması güç, değişik konuların görünür kılınması çekim ve gösterim bağlamında bütçe sıkıntısı içinde bulunan filmlerin sergilenerek konuk, izleyici ve eser sahipleri arasında etkileşimin sağlanması için ortak bir platform oluşturulması hedeflenmektedir. 20 dakika süreyle sınırlandırılan filmlere yarışma sonunda birinciye 7500 TL, ikinciye 5000 TL ve üçüncüye 2500 TL ödül verilecektir. 18 Şubat 2016










Değerler Kısa Film Yarışması

Dünya üzerinde hemen her alanda meydana gelen çeşitli gelişme ve değişimler, bireyi, toplumu, kurumları ve topyekun hayatı doğrudan etkilemektedir.

Bu bağlamda din, eğitim, aile, iş hayatı gibi bireylerin hem etkilediği hem de etkilendiği çevre unsurları sürekli ve hızlı bir şekilde değişime uğramaktadır.

İnsanın içinde yaşadığı çevre ve ilişkide bulunduğu kurumsal yapılardaki sürekli değişim, toplumun sahip çıktığı değerler üzerinde de doğrudan bir takım etkilere sahiptir.

Değerler, yetişmekte olan nesillere aktarılırken aynı zamanda geliştirilmekte ve değişime uğrayarak yeniden inşa edilmektedir.

Söz konusu bu değişim, gelişim ve yeniden inşa etme süreci herkes tarafından içinde bulunulan çevre ve koşullar çerçevesinde değerlendirilmektedir.

İşte tam da bu noktada, bireylerin kendi koşulları içerisinde, kendilerinin de içinde bulundukları değerler sistemini nasıl gördükleri ve nerede konumlandırdıkları büyük önem taşımaktadır.

Bu yıl ilk kez düzenlenmesi planlanan Değerler Kısa Film Yarışması da, amatör ve profesyonel sinemaseverlerin gündelik hayat içerisindeki küçük ayrıntılardan yola çıkarak, farklı bakış açılarıyla, değerlere ilişkin, olan ve olması gerekenle ilgili yeni model ve çözüm önerileri sunmaları açısından özgün bir yere sahiptir.

Yarışma Hakkında

Amaç

Değerlerin psikolojik, sosyolojik ve felsefi boyutları üzerine görsel düşünmeyi sağlayarak, değerler eğitiminin sadece okul, aile vb. alanlarla sınırlı kalmaksızın hayatın her alanındaki yansımasını sinematografik bir anlatıyla dile getirmek; var olan bilgi birikimi ve tecrübelerin dikkate alınarak yeni model ve çözüm önerilerinin geliştirilmesini sağlamaktır. Ayrıca, yetenekli sinemacıların amatör çalışmalarını desteklemek ve dünyanın çeşitli yerlerinden sinema sanatına ilgi duyan genç sinemacıları, değerlere ilişkin rastlanması güç, değişik konuları ve yaşamın ayrıntısına dair yaklaşımları görünür kılarak kültürel bir çaba olan sinemanın ürünlerine tanıklık ve öncülük etmektir. Uzun vadede ise, çekim ve gösterim bağlamında bütçe sıkıntısı içinde bulunan filmlerin sergilenmesi ve konuk, izleyici, eser sahipleri arasında etkileşimin sağlanması için ortak bir platform oluşturulması hedeflenmektedir.

Konu

Aile, eğitim, din, iş vb. olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında bizi biz yapan ulusal ve evrensel değerlerdir.


Başvuru Koşulları

Kısa Film Yarışması: Ulusal ve uluslararası İletişim Fakülteleri’ nin tüm bölümleri ile Güzel Sanatlar Fakülteleri’ nin Sinema-TV Bölümleri, Meslek Yüksek Okullarının Radyo Televizyon bölümlerinin öğrencileri ve sinemaya ilgi duyan herkese açık olarak gerçekleştirilecektir.

Yarışmanın konusu; aile, eğitim, din, iş vb. olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında, bizi biz yapan ulusal değerlerimizdir.

Kimler katılabilir; TC vatandaşı ya da resmi olarak Türkiye’de ikamet eden, 18 yaşından büyük, amatör veya profesyonel herkes başvuru yapabilir.

Süre: Yarışmaya katılacak filmler en az 5, en fazla 20 dakika olmalıdır.

Başvuru koşulları; Eserler yarışmaya . AVI MOV .MKV (HD / SD ) uzantılı dosya olarak gönderilmelidir. Eserler 2015 ya da 2016 yılına ait yapımlar olmalıdır. Adaylar bireysel ya da ekip olarak başvuru yapabilir, birden fazla çalışmayla yarışmaya katılabilirler.

Başvurular; yarışmanın web sitesi üzerinden edinilecek yarışma başvuru formunun doldurulup imzalanması sonrasında, fimlerle birlikte iletişim adresine posta yoluyla gönderilerek yapılacaktır. Başvuru belgesindeki tüm bilgilerin doğruluğu, bu bilgilere ve esere ilişkin doğabilecek tüm hukuki sorunlar ve sorumluluklar başvuru belgesindeki imza sahibine aittir.

Değerlendirme; Yarışmaya katılan filmler sinemacılar, sinemayla ilgili akademisyenler, sinemayla ilgili kuruluşların üyeleri, televizyoncular ve proje paydaşlarından oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilecektir.

Sonuçlar; 15.05.2016 tarihinde yarışma web sitesi üzerinden duyurulacaktır.

Jüri

Değerlendirme; Yarışmaya katılan filmler sinemacılar, sinemayla ilgili akademisyenler, sinemayla ilgili kuruluşların üyeleri, televizyoncular ve proje paydaşlarından oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilecektir.



Düzenleme Komitesi

Değerler Kısa Film Yarışması Düzenleme Komitesi Başkanı
Prof. Dr. Cengiz GÜNDOĞDU

Genel Koordinatör
Doç. Dr. Aslı YURDİGÜL

Organizasyon Komitesi
Prof. Dr. Naci İSPİR
Doç. Dr. Yusuf YURDİGÜL
Arş. Gör. Muhsine SEKMEN
Arş. Gör. İbrahim E. Zinderen
Mukaddes Gezmiş

Detaylı bilgi için;

Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi, Teknokent Binası 1. Kat 25240, Erzurum
Telefon: 0 (442) 231 54 84
Fax: 0 (442) 231 53 25
ataidem. atauni. edu. tr
degerler@atauni. edu. tr
http://degerlerkisafilm. atauni. edu. tr/








Değerler

Değer nedir?

Değer terimi bazen iyi, uygun, istenen ve değerli olarak kabul edilen objeler veya konular, bazen de insanların beğendiği ve önem atfettiği inançları içine alacak kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır (Bertalanffy, 1973; Fichter, 1996; Ünal, 1981). Bu nedenle değer ve değerlerin tanımlanmasında bilim dünyası uzlaşabilmiş değildir. Zira farklı bilimsel disiplinlere, hatta aynı disiplin içerisinde yer alan farklı kuramsal yaklaşımlara göre farklı bir değer tanımı yapılabilmektedir (Bacanlı, 2002). Bilimlerin ve kuramların olguyu tanımlarken hareket ettikleri atıf noktalarındaki çeşitlilik bilim adamlarını bir çırpıda yüzlerce değer tanımı ve buradan hareketle değer tipi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Buna göre yapılan değer tanımlarından bazıları şunlardır:

Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük‟te “değer” sözcüğüne karşılık olarak şu tanımlar bulunmaktadır.

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.
Üstün nitelik, meziyet, kıymet.
Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi öğelerin bütünüdür.
“Değer, istek, tercih ve arzuları yansıtan, bir şeyin arzu edilebilir veya edilemez olduğu hakkındaki inançtır.” (Güngör, 1993: 19).

“Değer, insanların, hayatın anlamı ve günlük yaşamın biçimlendirilmesi konusunda alternatif yollar arasından bir tercih yapmalarını sağlayan, yol gösterici nitelikteki soyut-somut ilke, inanç veya varlıklardan her biridir.” (Kirman, 2004:57).

“Değer, bireyin nasıl davranması gerektiğine ilişkin içselleştirilmiş bir inançtır.” (Meydan ve Bahçe, 2010).

“Değer, hayata bakış açımızı ve amaçlarımızı belirleyen, aldığımız kararları etkileyen, inançlarımızı yansıtan ve prensiplerimizi oluşturan bir tercihtir.” (Aktepe& Yel, 2009).

“Değer, belirli bir durumu bir diğerine tercih etme eğilimidir.” (Genç & Eryaman, 2007: 90).

“Değer, bir şeyin önem ölçüsünü gösteren ve onu anlamlı, istenir, faydalı veya ilgi konusu haline getiren özellik ya da niteliktir.” (Cevizci, 2011:112).

“Değer, doğa ve toplum fenomenlerinde yatan iyi, kötü, güzel, çirkin, olumlu, olumsuz anlamlarını gösteren toplumsal kabul görmüş değerlendirmelerdir.”(Frolov, 1997:98)

“Değer, bir toplumun varlığını sağlayan, büyük çoğunluklar tarafından benimsenmiş, ortak davranış biçimlerini oluşturan, kaynağını eğitim, sosyal, ekonomik, dinsel, ahlaki, psikolojik sistemlerden alan bir davranış tarzıdır.” (Taşdemir, 2009: 25)

“Değer, belirli bir toplumda neyin iyi, neyin kötü, doğru veya yanlış, arzu edilebilir veya arzu edilemez olduğu konusundaki ortak görüşler, standartlardır” (Budak, 2009: 188)

“Değer, nesne ve olayların bir toplum, bir sınıf ya da bir insan açısından önemini belirleyen niteliğidir.” (Ozankaya, 1984: 31).

“Değer, bir toplum, bir sınıf ya da bir insan için önem taşıyan nesne ve olay”lardır (Ozankaya, 1984: 31).

“Değer, arzu edilen, istenen ve ilgi duyulan şeydir.” (Topçuoğlu, 1996, s. 16’dan akt: Göz, 2014, s. 88-89).

“Değer, olgular ve nesnelerle ilgili ihtiyaç ve amaçlara göre verilen yargılardır.”(Bolay, 2009).

“Değer, toplumun iyi-kötü, güzel-çirkin gibi tanımlamalarında ortaya çıkan ideallerdir.” (Sayın, 1994:150).

“Değer, hepten ruhsal bir niteliktir, nesnenin kendisinde var olan, nesnel bir özellik değildir. Bu, nesneye insan tarafından verilmiş öznel bir özelliktir. Öznenin nesne ile olan ilişkileri sonucu nesneye tanınmış bir niteliktir.” (Keskin, 2008: 4).

“Değer, iyi, yani güzel, doğru, sevgi, dürüstlük, sadakat gibi niteliklerin yanında insana gurur veren tutum ve inançlardır.” (Raths, Harmin and Simon 1966:28).

“Değer, bir nesneye, varlığa ya da faaliyete, ruhsal, ahlâksal, toplumsal açıdan ya da estetik yönden, tanınan önem ya da üstünlük derecesidir.” (Halstead, Monica: 1996:4).

“Değerler, bir eyleme karar verirken ya da bir tercih de bulunurken alternatiflerden birini seçmeye yarayan yol gösterici nitelikteki iç yapımıza ait bir ilke veya inançlardır.” (Önal, 2006: 51-52).

“Değerler, bir toplum, bir inanç, bir ideoloji içinde veya insanlar arasında kabul edilmiş, benimsenmiş ve yaşatılmakta olan toplumsal, insanî, ideolojik veya ilahî kaynaklı her türlü duyuş, düşünüş, davranış, kural ya da kıymetlerdir.” (Çelikkaya, 2006:168 Akt. Yılmaz, 2012:12)

“Değerler, toplumlar, inançlar, ideolojiler veya insanlar arasında kabul edilmiş, benimsenmiş ve yaşatılmakta olan her türlü ideolojik veya ilahi kaynaklı duyuş, düşünüş, davranış, kural ya da kıymetlerdir” (Dönmez & Yazıcı: 2008: 187).

“Değerler, davranış ve eylemleri yönlendiren, bireylerin farklı durumlardaki tavır ve tutumlarını şekillendiren ilkeler ve standartlardır. (Aktay ve Ekşi, 2009; Bektaş ve Nalçacı, 2012; Gül, 2013; Özdaş, 2013; Okumuş, 2010).

“Değerler, bireylerin üstün tuttuğu davranış biçimleri ve dünya görüşlerine ilişkin inançlarının meydana getirdiği bir organizasyon olarak tanımlanabilir.” Rokeach’a (1973)

“Değerler, davranışlara genel olarak rehberlik eden ilkeler ve temel inançlar, eylemlerin iyi ya da istenilen olarak yargılandığı standartlar” (Halstead & Taylor, 2000:169).

Değerler, insanların olayları ve varlıkları değerlendirmede kullandıkları ölçütlerdir. (Frolov,1997:98)

“Değerler, arzu edilen ve iyi olduğuna karar verilen eylemleri belirleyen standartlar ve davranışların temel kılavuzlarıdır.” Halstead ve Taylor (2000).

“Değerler, ideal ve arzu edilen davranış biçimlerini ifade eden üst düzey kavramlar veya bireylere “iyi” ve “kötü” davranışlar konusunda yol gösteren genel ilkelerdir. (Frolov,1997:98)

“Değerler bireylerin ortaya koydukları davranışlarını rasyonel bir şekilde içselleştirmelerini sağlayan olgulardır.” (Topçuoğlu, 1996, s. 16’dan akt: Göz, 2014, s. 88-89). Değerler bir inanış ve kabul örneğidirler. (Topçuoğlu, 1996, s. 16’dan akt: Göz, 2014, s. 88-89).

“Değerler, bireyin yaşantısını yönlendirdiği gibi onun iş yaşamı boyunca karşılaştığı karar verme, problem çözme, iletişim, motivasyon sağlama, kişisel gelişimini sürdürmeye öte yandan yine bireydeki bütünlüğü sağlayan ilkelerdir.” (Özensel, 2007).

“Değerler, duyuşsal alan içerisinde yer alan, düşünce ve eylemlerimizi etkileyen, onlara yön veren zihinsel olgulardır.” (Demircioğlu ve Tokdemir, 2008: 71).

Değerlerin Sınıflandırılması

Değerlerin tanımlanması meselesinde yaşanan güçlükler bunların nasıl sınıflandırılacağı hususunda da kendisini göstermektedir. Çünkü gerek temel değerlerin değerlerin neler olduğu sınıflandırılması gerekse konusunda çok farklı görüşler ileri sürülmüştür (Akbaba & Altun, 2003; Fichter, 1996; Topçu, 2001; Ülken, 1960).

Değerler genel veya özel, sürekli veya geçici oluşlarına, zorlayıcılık derecelerine ve işlevlerine göre sınıflandırılmaktadır. Ayrıca sosyolojik anlamdatoplumsal vebireysel değer ayrımı yapıldığı gibi, ahlâkî açıdan etik olan ve olmayandeğerlerden bahsedilmektedir. (Fichter, 1996).

Sosyal değişme ve modernleşme süreciyle beraber değerlerin, özellikle kaynağı ve muhtevası dikkate alınarak bazen aşkın (kutsal) ve profan (dünyevî), bazen de modern ve geleneksel biçiminde ikili bir sınıflamaya tâbi tutulduğu görülmektedir (Aydın, 2003).

Daha farklı bir ölçütle değerler amaç (terminal values) ve araç değerler (instrumental values) olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Eşitlik, aile güvenliği, kendine saygı, sosyal itibar, mutlu bir hayat, özgürlük, güzellikler içinde bir dünya gibi insanın varlığına anlam veren değerler amaç;nezaket,sorumluluk, kendini kontrol edebilme ve cesaret gibi değerler ise amaç değerlere ulaşmaya imkân hazırlayan araç (vasıta) değerlerdir (Rokeach, 1973).

Spranger (1928) dindar, politik, sosyal, estetik, ekonomik ve teorik olmak üzere altı temel insan tipi olduğunu söylemekte, söz konusu bu tiplerin her birinin kendisine has bir değer sistemiyle yönlendirildiğini ifade etmektedir (bkz. Allport, 1949; 1961; Deconchy, 1970; Kayıklık, 2000).

Dindar insan; geleneksel ve dinî değerleri ön plânda tutmaktadır. Dünyaya bakışı genelde dinî bir perspektiften olmaktadır. Çünkü bu tip insanların davranışlarını yöneten temel değerler dinî değerlerdir. Kendileri için kutsal olan her şeye değer verirler.

Politik insan; güç, kuvvet, şöhret ve diğer insanlar üzerinde nüfuz sahibi olmak isteyen bir kişilik yapısına sahiptir. Bu tipteki insanlar sadece politikayla yakından ilgilenen kişiler değildir. Onları asıl harekete geçiren kuvvetli olmamotifidir.

Sosyal insanın en önemli özelliği başkalarını sevmesi, yardımda bulunması ve bencil olmamasıdır. Bu tip insan için en önemli değer insan sevgisidir. Kültürel, ahlâkî ve dinî tutumları kuvvetli olan sosyal insan genellikle teorik, estetik ve ekonomik değerleri soğuk ve insana yabancı unsurlar olarak görme eğilimindedir.

Estetik insan için en yüksek değer gözlem alanına giren hemen hemen her şeyin belli bir form ve ahenk içerisinde olmasıdır. Bu tip insan fiziksel ve sosyal çevresini zarafet, simetri ve uygunluk açısından algılama ve anlamlandırma eğilimindedir. Onun temel özelliği, baktığı her şeyde güzeli ve güzelliği aramasıdır.

Ekonomik (faydacı) insan kendisi için yararlı ve pratik olana daha çok önem verme eğilimindedir. Dolayısıyla tutum ve davranışları kendisine neyin, ne kazandıracağı üzerine kuruludur.

Bilimsel insan; bilgiye, muhakemeye ve eleştirel düşünceye büyük önem verir. Temel ilgisi gerçeğin keşfedilmesine yöneliktir. Kendisini objelerin güzelliğine ve faydalılığına ilişkin yargılardan arındıran bilimsel insan sadece gözlemeyi ve muhakemede bulunmayı ister.

Güngör (1998) yukarıda bahsedilen altı temel değere yedinci olarak ahlakiliği eklemektedir.

Değerlerin evrensel olduğu düşüncesinden hareket eden Schwartz (1992) 65’ten fazla kültürde geçerli, dairesel şekilde sıralanan “güç”, “başarı”, hazcılık”, “uyarılım”, “özyönelim”, “iyilikseverlik”, geleneksellik”, “uyma/itaat”, “evrensellik” ve “güvenlik” olmak üzere 10 temel değer olduğuna işaret etmiştir (Duriez, Fontaine & Lutyen, 2001).

Güç sosyal statü ve saygınlık elde edip, insanların ve kaynakların üzerinde kontrol ve baskınlık kurmayı; başarı sosyal standartlara göre kişisel yeterlilik göstermeyi; hazcılık zevk ve duyumsal doyum sağlamayı; uyarılım heyecan ve yenilik arayışını; özyönelim seçim yaparken, araştırırken, yaratırken bağımsız düşünmeyi ve hareket etmeyi; iyilikseverlik bireyin hayatındaki kişilerin iyiliğini gözetmesini; geleneksellik geleneksel kültür ve dinin sunduğu alışkanlık ve fikirlere saygı ve bağlılığı, uyma toplumun sosyal beklentilerine ve kurallarına zarar verecek hareket ve eğilimleri kısıtlamayı; evrensellik bütün insanların ve doğanın iyiliğini gözetmek için anlayışlı, toleranslı, korumacı olmayı; güvenlikise toplum, ilişkiler ve bireyin kendisinin güvenli, dengeli ve istikrarlı olmasını ifade eder. Birbiriyle uyum içinde olan değerler, dairenin üstünde birbirine yakın sıralanmıştır.

Birbiriyle uyumsuz olan değerler ise merkezden zıt uçlarda yer alırlar. Söz konusu bu 10 temel değer, dairesel sıralamada 4 ana kategoriyi oluşturur. Güç ve başarı, ‘Kendini Geliştirme’; uyarılım ve özyönetim, ‘Yeniliğe Açıklık’; evrensellik ve iyilikseverlik, ‘Kendini Aşma’; güvenlik, uyma ve geleneksellik ise ‘Muhafazakârlık’ kategorisini oluşturur. Hazcılık hem “Kendini Geliştirme” hem de “Yeniliğe Açıklık” kategorilerine girmektedir. “Kendini Geliştirme”, kendini aşma boyutuyla çelişki içindedir, çünkü kendini geliştirme bireyin kendi hedeflerini izlemesi üzerine odaklanır. “Kendini Aşma” ise toplumun bütününün yararını gözetmekle ilgilidir. Bağımsız hareket etme, düşünme, hissetme ve yeni deneyimlere açık olmakla ilgili olan “Yeniliğe Açıklık” boyutu ise kendini denetleme, değişime dirençli olmakla ilgili olan “Muhafazakârlık” boyutuyla çelişki halindedir (Roccas, 2005; Schwartz, 1992).

Yapıcı, Kutlu ve Bilican (2012) Schwartz’ın (1992) 10 temel değerini Türk örnekleminde yeniden inceledikleri araştırmalarında dini değerleri ayırarak yeniden 11’e çıkartmışlardır. Bunu da muhafazakarlık boyutunda değerlendirmişlerdir.

Beş temel evrensel değer:

a- Sevgi

b- Hakikat

c- İç Huzur

d- Doğru Davranış

e- Şiddetten Kaçınma

a- Sevgi: Bir duyu olarak değil de kalbin bir genişlemesi olarak görülür. Sevgi tüm evreni bir arada tutan en yüce değerdir. Sevgiyle yaşamak, herkese karşı merhametli olmak demektir. Hepimiz açılabilir ve sevginin içimizden akarak dışarıya, dünyaya neşrolmasını sağlayabiliriz. Burada. Çekicilik ve hoşlanmanın çok ötesinde birşeyden bahsediyoruz: Saf, verici, bencil olmayan, koşulsuz sevgiden, biri ile diğeri arasında akan bir güçten bahsediyoruz.

b-Hakikat: Değerinin edebi olduğu ve dünyanın değişip duran bakış açısının ötesinde yer aldığı düşünülür. Hakikat zaman/mekan/yerdeki değişikliklerden etkilenmez ve idrak gücümüzün rolü de hakikati bulmaktır. Doğru sözlü insan sadece hakikati söyleyen insan olmakla kalmayıp, kalbinde ve eylemlerinde de dürüst olan, örneğin düşündükleri, söyledikleri ve yaptıkları arasında uyum olan kimsedir.

c- İç Huzur: Duyusal sistemimiz tedirgin edildiğinde, huzursuzluk ve kafa karışıklığı ortaya çıkar. Duygusal seviyede, son derece aranan bir insani değer olan iç huzurun değeri gündeme gelir. Bu bir aylaklılık hali olmayıp, duygusal bir dengelilik, bir sakinlik halidir. Duygular sakinleştirildiği takdirde, iç huzur meydana gelir ve eylemlerimiz de duygusal arzular tarafından karartılamaz.

d- Doğru Davranış: Doğru davranış eylem halindeki hakikattir. Herbert Spencer, gerçekten de “Eylem, düşünce dairesinde kök salar,” demiştir. Her eylemin arkasında, duyulardan birinin neden olduğu bir düşünce vardır. Ayrıca, içimizde iki güç bulunur. Biri, arzulardır ve öteki de iradedir. Arzular bizi aşağıya çeker, fakat irade de hayatta doğru seç imleri yapmaya kapasitemizi güçlendirir. Çocukların iyi alışkanlıklar oluşturmaya ve kendilerini ayakta tutma becerilerinin yanı sıra toplumsal ve ahlâki becerileri geliştirmeye ihtiyaçları vardır. Çocuklar, grup etkinlikleri ve öyküler sayesinde, doğru davranış kazanmayı, çare bulma yeteneğini, kendine güveni, iyi davranışı ve liderlik niteliğini oluşturmada deneyim edinebilmektedirler.

e- Şiddetten Kaçınma: Hemcinslerimiz olan insanlarla aramızdaki ilişkiyi de aşarak canlı ve cansız her şeyi kucaklayan evrensel bir şeydir. Çevremize karşı bir yükümlülüğümüzün olduğu anlayışından kaynaklanır.

Bu değerlere ait alt değerler:

Sevgi değerinin alt değerleri;

Merhamet ve Bağlılık,
Dostluk,
Cömertlik,
İç Mutluluk.
Şefkat,
Hoşgörü,
Doğayı sevme.
Hakikat değerinin alt değerleri;

Evrensel sevgi,
Ulusal Bilinç,
Merak,
Ayırt etmek,
Kendini Analiz Etmek,
Tüm Hayata İlgi Duymak.
İç Huzur değerinin alt değerleri;

Kanaatkarlık,
Mutluluk,
Sabır,
Kendini Kontrol Altına Almak,
Kendisine ve Çevresine Saygı Duymak,
Sağlıklı Yaşam,
Yaşama Sevinci Sebatkarlık.
Doğru Davranış değerinin alt değerleri;

Dürüstlük,
Temizlik,
Cesaret,
Görev,
Ahlâk,
İyi Davranışlar,
Liderlik,
Zamanı İyi Kullanmak,
Birlik,
Minnettarlık.
Şiddetten Kaçınma değerinin alt değerleri;

Bağışlayıcılık,
Kardeşlik,
Vatandaşlık,
Başkalarına Hizmet Etmek,
İyimserlik.
(Kulaksızoğlu, A.; Dilmaç, B. (2000). “İnsani Değerler Eğitimi Programı”. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, sayı: 12. ss. 199-208).