Tarihin Kıyısında Suriçi



Yapım Tarihi : 2005
Süresi :
Bölüm Sayısı : 8

Yönetmen - Zafer AKTURAN
Yapımcı - Zafer AKTURAN
Metin Yazarı - Seher YILMAZ, Zafer AKTURAN
Yapım ve Yönetmen Yardımcısı - Mustafa AKTURAN, Gürkan ANIL, Ahmet OSAN
Kameraman - Tahir ATEŞ, Uğur HOŞAFCI
Kurgu - Şule SELEN
Seslendirme Yönetmeni - Engin AYBAKAN
Seslendirme - Ahmet AKSOY
Fotograf - Zeki ÜSTEK


1. Bölüm - Körler Ülkesi'nin Çarşısı
2. Bölüm - Her Yol Sultanahmet'e Çıkar
3. Bölüm - Haliç'te Kardeş Türküler
4. Bölüm - Kalbim Haliç'te Kaldı
5. Bölüm - Eminönü : Gecem Dargın, Gündüzüm Yorgun
6. Bölüm - Süleymaniye'de Bekar Hayatlar
7. Bölüm - Delikanlı Yıllar
8. Bölüm - Suriçi, Canımın İçi


Eski İstanbul’un Kalbine Yolculuk

Binlerce yıllık yaşına inat, halen cezbediyor bizi İstanbul.

Kadıköy’den sonra İstanbul’un en eski yerleşim yeri ise Suriçi. Bugünkü Eminönü ve Fatih ilçelerini kapsayan Suriçi, yaklaşık 2 bin 700 yıllık tarih boyunca uygarlıkların bıraktıkları çok köklü izleri taşıyor. Farklı kültürlerden, dinlerden, medeniyetlerden süzülüp gelen anıtsal yapılar, mimari eserler, kültürel değerler “Tarihi Yarımada”yı bir bir süslüyor.

Bugün olduğu gibi eskiden de İstanbul sürekli büyüyen, genişleyen bir şehirdi. İstanbul ile birlikte kenti çevrelemek için yapılan yeni surlar da bir öncekini kapsayarak genişliyordu. Böylece yaklaşık 30 kilometreyle Avrupa’nın en uzun savunma yapılarından biri ortaya çıktı. Eski İstanbul’a (Nefs-i İstanbul), işte bu nedenle “Suriçi” deniliyor.

İstanbul, sadece bir isimle, bir unvanla, bir sıfatla anlatılacak veya tanımlanacak bir şehir olmadı asla. Bu nedenle insanlığın zengin birikimlerini taşıyan “Nefs-i İstanbul”, onlarca isimle anıldı. Örneğin milattan sonra 330 yılında, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti oldu. Büyük Roma İmparatoru I. Konstantinus döneminde İstanbul’un nüfusu dört misli büyüyerek 200 bine ulaştı. Roma’dan sonra Roma İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul, 40 gün süren eğlencelerle kutladı bu geçişi. Kentin adı ise “Yeni Roma” anlamına gelen “Nova Roma” olarak değiştirildi. İstanbul daha sonraki tarihi süreç içerisinde Konstantinopolis, Roma, Asitane, Dersaadet, El Faruk, İslambol, Darü’l Hilafe, Belde-i Tayyibe gibi yaklaşık 140 isim ve unvanla anıldı.

Dünya kenti İstanbul

Yeryüzünde hangi kent bu kadar ilgiye mahzar olmuştur bilinmez ama İstanbul’a has özellikler saymakla bitmez. 2 bin 700 yıllık tarihi boyunca “Tarihi Yarımada”, diğer deyişle “Suriçi”, ayrıca 3 büyük imparatorluğa (Doğu Roma, Bizans ve Osmanlı) başkentlik yapan tek dünya şehri oldu. Ancak günümüz insanı bu değerlerin hiç de farkında değil. Bırakalım Türkiye genelini, İstanbul’un bu bölgesinde yaşayıp da etrafını saran yüzlerce anıt ve mimari eserin ne ifade ettiğini kaç kişi biliyor?

Örneğin Sultanahmet’te bulunan “Milion Anıtı”nın yerini ve ne anlam ifade ettiğini kaç kişi biliyor? O “Milion Anıtı” ki, yaklaşık 1600 yıl boyunca Dünya’nın tam ortası, yani sıfır noktası sayıldı. Ta ki: İngilizler Greenwich’i uyarlayana dek. Bütün mesafe, saat, takvim ayarları buraya göre yapıldı. “Her yol Roma’ya çıkar!” sözü işte bu “Milion Taşı” nedeniyle söylendi.

Hıristiyanlık’ın ilk anıtının, Çemberlitaş’taki İmparator 1. Konstantin Anıtı olduğundan haberdar mısınız? Veya Ayasofya’nın Hıristiyanlık’ın ilk abidevi kilisesi olduğunu? Peki dünyaca ünlü “Kaşıkçı Elması”nın Eğrikapı çöplüklerinde bir fakir tarafından bulunup, 3-4 tahta kaşık karşılığı satıldığını biliyor muydunuz? Ya da surların kuşatılması sırasında Eyüp Sultan’ın bu bölgede öldüğünü? Hipodrom’u, At Meydanı’nı, Tekfur Sarayı’nı, Topkapı’yı…?

Farklıya bağrını açmak

Tarihi boyunca hep ilklerin ve hoşgörünün başkenti oldu İstanbul. Suriçi, Roma medeniyetini misafir ederken Pagan olabilmiş, Hz. İsa’dan sonra ise ilk özgür Hıristiyanları bağrında büyütebilmişti. Fetihten sonra kapılarını İslam’a açarken, din baskısından ötürü İspanya ve Portekiz’den kaçan Yahudileri bir ana sıcaklığıyla kucaklayabilmişti.

Çok farklı dinler ve kültürler bir arada, barış içinde yaşamanın ahengini ve güzelliğini Suriçi’nde öğrendi. Bu armonide, Müslümanlarca kutsal mabetlerin harcını gayr-ı Müslim tebaalar kardı, tüm hünerlerini sergileyerek. Paskalyalarda, Ramazanlarda komşu evler, inancın tevekkülünde birleştiler dinlerine bakmaksızın. Bugün Suriçi, diğer deyişiyle “Tarihi Yarımada”, yitip giden birlerce eserine rağmen ayakta kalma mücadelesi veren yüzlerce değeriyle halen bir “dünya mirası” olma özelliğini koruyor.

8 bölümlük “Tarihin Kıyısında Suriçi” adlı yapım, tarihi mirasımıza karşı duyarlılığın artması gerektiğini anlatıyor bize. Ankara Televizyonu Belgesel Programlar Müdürlüğü’nden Zafer Akturan’ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği belgeselde Uğur Hoşafçı, Tahir Ateş (kamera), Şule Selen (kurgu), Mustafa Akturan, Gürkan Anıl, Ahmet Osan (yapım-yön.yrd.), Ahmet Aksoy (seslendiren), Engin Aybakan (seslendirme yönetmeni), Zeki Üstek (fotoğraf), Seher Erol Yılmaz ve Zafer Akturan (metin yazarı) görev aldı.

Eylülde “Körler Ülkesi’nin Karşısı!”, “Her Yol Sultanahmet’e Çıkar!”, “Haliç’te Kardeş Türküler” adlı üç bölümü yayınlanan belgesel; “Kalbim Haliç’te Kaldı”, “Eminönü: Gecem Dargın, Gündüzüm Yorgun!”, “Süleymaniye’de Bekar Hayatlar!”, “Delikanlı Yıllar!”, “Suriçi, Canımın İçi!” başlıklı bölümleriyle her perşembe, saat 20.30’da TRT-2’de olacak.

Yayın Tarihi - 15 Eylül / 3 Kasım 2005 TRT 2 20:30


Kaynak - TRT Radyo - Televizyon Dergisi Sayı 197, Ekim 2005, Sayfa 18-19





Tarihin Kıyısında Suriçi

Yönetmen: Zafer Akturan
Yapımcı: Zafer Akturan

Yeni yayın döneminde TRT’den yepyeni bir belgesel daha...Tarihten güncele keyifli bir yolculuk yaşamak için “Tarihin Kıyısında Suriçi”....

2700 yıllık bir geçmişe sahip olan İstanbul Suriçi, diğer bir deyişle “Tarihi Yarımada”, Doğu Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına başkent oldu. Yaklaşık 1600 yıl boyunca dünyanın sıfır noktası Sultanahmet’te bulunan ‘Milion Taşı’ydı. Tüm mesafe, saat ve takvim hesaplamaları bu anıta göre yapılıyordu. İslam Dünyası, Grenwich’ten sonra da, 1924 yılına kadar bu anıtı ölçü aldı. Dünya Hıristiyanlığının ilk anıtı Çemberlitaş’taki ‘Augusteione Anıtı’ydı. Ve imparatorun annesi, Küdüs’ten, İsa’nın gerildiği çarmıhı getirterek bu anıtın altına koydurtmuştu. Ayasofya, Hıristiyanlığın abidevi nitelikteki ilk kilisesiydi ve üç ilahi dinin öneminde birleştiği ilk yerdi. Ülkemizin bu bölgesini dünyanın dört bir yanından her gün yüzlerce turist ziyaret ediyor. Üstelik her bir mimari anıtın ve tarihsel değerin bilgisine sahip olarak... Peki bu bölgenin ev sahibi olan bizler Suriçi’nde nasıl bir değere sahip olduğumuzu biliyor muyuz?

Üç İmparatorlukça oluşturulan temel yapı unsurları... Ayasofya, Çemberlitaş, Hipodrom Meydanı, At Meydanı, Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı, Bab- ı Ali…Yapım ve yönetimini Zafer Akturan’nın üstlendiği sekiz bölümden oluşan “Tarihin Kıyısında Suriçi” adlı belgesel program “Her Yol Sultanahmet’e Çıkar!” adlı ikinci bölümüyle ekranlara geliyor.

Yayın
22.09.2005 20:30 / TRT2
23.09.2005 07:30 / TRT2

Kaynak - TRT Web Sitesi<