|
Küçükpazar

Yapım Tarihi : 2007
Süresi :
Yönetmen - Zafer AKTURAN
Yapımcı - Zafer AKTURAN
Kameraman - Mazlum DEMİRBAĞ, Haldun ÖZKANLI, Aytekin KABADERE, Sabri SAVCI, Tahir ATEŞ, Uğur HOŞAFÇI
Müzik - Metin KAHRAMAN
Seslendirme - Devran VANGÖLÜ
İstanbul'a "Ekmek" kaygısıyla çalışmaya gelin göçmenlerin bir bölümü,
Eminönü'nün Süleymaniye, Küçükpazar ve Vefa semtlerindeki bekar odalarında
yaşamını sürdürmektedir. "Küçükpazar" ekmeklerini alın teriyle kazanan onurlu
namuslu ama sahipsiz insanların hikayesi...
Gala
16 Kasım 2007
17:30 Kokteyl
Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sultanahmet
Kaynak
Belgeselin Gala Davetiyesi

KÜÇÜKPAZAR BELGESELİ TANITIMINA YOĞUN İLGİ
Eminönü Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen ‘Küçükpazar-Bekar Odaları’
adlı belgesel filmle, bekar odalarındaki yaşamlar ekranlara geliyor. Türk ve
İslam Eserleri Müzesi'nde yapılan Küçükpazar Belgesel Filmi Tanıtım Kokteyli;
basının ve davetlilerin yoğun ilgisini çekti. Tanıtım kokteyline Eminönü
Belediye Başkanı Nevzat Er de katıldı. Bekar odalarından Belediye Başkanlığı’na
uzanan bir isim olan Başkan Nevzat Er, kendi hikayesini de anlattı.
Eminönü Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan ‘Küçükpazar-Bekar Odaları’ adlı
belgesel filmin tanıtım kokteyli, bugün saat 17:30’da Türk ve İslam Eserleri
Müzesi’nde gerçekleştiriliyor. Ayrıca; Altan Bal’ın üç yıl boyunca bekar
odalarında geçen fotoğraf çalışması, ünlü şair Yılmazodabaşı’nın şiirleri ve
Metin&Kemal Kahraman Müzik Grubu’nun vereceği konser kokteyle zenginlik katıyor.
Küçükpazar Belgesel Filmi Tanıtım Kokteyli’ne bekar odalarından belediye
başkanlığına uzanan bir isim olan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er de
katılıyor.
Aynı odada süren yaşamlar…
Küçükpazar belgesel filmi; ünlü İstanbul yazarı Reşat Ekrem Koçu’nun, “Her türlü
iş için İstanbul’a gelen, bekar, evli, yaşlı, genç her erkeğe bekar uşağı;
bunların aylık veya yıllık ücret ödeyerek barındıkları oda ve hanlara da bekar
odaları denirdi” şeklinde tanımladığı bekar odalarının bugününü ekranlara
getiriyor. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Zafer Akturan’ın gerçekleştirdiği
Küçükpazar belgeseli, Eminönü’nün Süleymaniye ve bölgesinde yaşamlarını sürdüren
“bekar odaları”ndaki yaşamı konu alıyor.
Yönetmen Zafer Akturan bekar odalarını, “Çoğunlukla akrabalık veya hemşehrilik
bağıyla kümelenilen odalarda, 12 yaşından 70-80 yaşına kadar göçmeni bir arada
görmek mümkün” diye anlatıyor. Dört kişiden 12 kişiye kadar değişen sayıda
bekarın yaşadığı bu yüzlerce oda, her türlü barınma ve sağlık standardından uzak
bir yapı gösteriyor.
Bekar Odaları’ndan Belediye Başkanlığı’na…
Eminönü Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan belgesel filme İstanbul’a ilk
geldiği yıllarda bekar odalarında kalan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er de
anılarıyla katıldı. Babasıyla birlikte İstanbul’a dokuz yaşında geldiğini
aktaran Başkan Er, “İstanbul’a geldiğimizde ilk olarak Küçükpazar’da bulunan bir
bekar odasına yerleştik. Akrabalarımın da yer aldığı bu bekar odasında babamla
birlikte neredeyse üniversite yıllarına kadar kaldım. İmkânsızlıklar içerisinde
hayata tutunma mücadelesi veren bu insanları anlamak ve sağlıklı bir şekilde
şehir yaşamına kazandırmak gerekmektedir” diyor.
Onurlu ve namuslu insanların hikâyesi
Küçükpazar belgeseli için haftalarca Süleymaniye ve bölgesinde çekimler
yaptıklarını, onlarca bekar odasına girip saatlerce konuştuklarını söyleyen
Zafer Akturan, “Bekar odaları, ucuz olmaları ve mobilize bir yaşama imkân
sunmaları yönüyle tercih ediliyor. İstanbul gibi dev bir metropolün en tarihi
bölgesinde yüz yıllardır süren bu model, çok özgün yaşamlara kaynaklık ediyor.
Küçükpazar belgeseli, ekmeklerini alın teriyle kazanan onurlu, namuslu ama
yalnız insanların hikâyesidir” şeklinde konuşuyor.
Müziğini Metin Kahraman’ın yaptığı belgeselin tanıtım kokteyline, Küçükpazar’da
yaşayan ve belgeselde yer alan bekar odaları sakinleri de katılıyor.
Bekar Odaları Fotoğraf Sergisi
Belgesel filmin gösteriminin de yapılacağı kokteylde ünlü fotoğraf sanatçısı
Altan Bal’ın ‘Bekar Odaları’ adlı belgesel fotoğraf çalışması da sergileniyor.
Metin ve Kemal Kahraman Müzik Grubu’nun belgeselde yer alan müziklerini de
seslendirecekleri kokteylin sürpriz konuğuysa ünlü şair Yılmaz Odabaşı. Toplumun
kıyısında kalmış kesimlere duyarlılığıyla bilinen Odabaşı, geceye okuyacağı
şiirleriyle katılıyor.
“İstanbul'un taşı toprağı altındır cümlesiyle başlayan ve çok azı mutlu sonla
biten, sıfatı insan olan öykülerden bir tanesidir bekar odaları” sözleriyle
çalışmasını tanımlayan Altan Bal, “30 yıl önce bekar odalarında kısa bir süre
kalan babam, bekar odalarının öykülerini bana çok küçük yaştan beri anlatırdı.
Çocukluk yaşlarımda bir masal gibi gelen bekar odalarındaki günlük yaşamı, tek
amaçları İstanbul'a tutunmak olan bu insanların hikâyesini bir görsellikle
anlatmaya çalıştım” diyor.
Nedir bekar odaları?
Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi’nde araştırmacı Necdet Sakaoğlu,
“İstanbul’daki bekâr odaları, ‘salt geceleri, herkesin kendi şiltesinde
yatmasına olanak veren barınaklardı. (Bunların) her bir bölümünde veya odasında
birden çok insan yatıp kalkıyordu. Buralarda yıkanma, ısınma olanağı yoktu…
İstanbul’da bekarların çoklukla çalıştıkları çarşı semtlerinde, özellikle de
Hocapaşa’da, Uzunçarşı’da hemen hemen her işyerinin üst katı birer bekar
odasıydı. Ayrıca buralarda Büyük Vefa Hanı, Hoca Paşa Hanı, Silahtar Hanı vb.
büyük bekâr hanları vardı” şeklinde bilgi veriyor.
Özellikle de Eminönü’nde ağırlık kazanan ve Osmanlı’dan günümüze kadar varlığını
sürdüren bekar odalarıyla ilgili daha yakın zamanda yapılan bir araştırmadaysa
benzer bulgulara rastlanıyor.
Eminönü Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte yürüttüğü
Süleymaniye Projesi çerçevesinde bölgede sosyal doku araştırması gerçekleştiren
sosyolog Dr. Alev Erkilet, “Bekar uşaklığı, Kanuni zamanından bu yana kırdan
kente göçen kişilerin düşük kiralarla barınmalarına ve aileleri için para
biriktirmelerine olanak sağlayan; onları sıkı bir nizam çerçevesinde toplumsal
denetime tabi tutan bir müessese olagelmiştir. Geçmişte de bugün de bekar
odaları kentte tutunma ve ailelerini geçindirme çabası içinde olan insanlar
açısından umudun hâlâ ve tüm yaşama zorluklarına rağmen var olduğu yerlerdir”
değerlendirmesinde bulunuyor.
En büyük hayalleri…
Yine Süleymaniye Bölgesi Nitel Araştırma Raporu’nda yer alan değerlendirmedeyse,
“Gözlem ve mülakat yapılan bekar odalarında yaşayanlar, mevsimsel işlerden
dolayı bekâr hayatı yaşayan orta yaş civarı erkek nüfustan oluşmaktadır;
çoğunluğu akraba olan (baba-oğul, amca-yeğen, kardeşler) kişiler aynı odayı
paylaşmaktadır; evli olanlar sırayla iki-üç ayda bir ailelerini ziyarete gidip
bir hafta kalıp geri dönmektedirler; bunların çoğu genç hatta çocuk denecek
yaşta İstanbul’a gelmişlerdir ve eğitim düzeyleri düşüktür; 35 metrekarelik bir
odada beş-yedi kişi kalmaktadırlar; odalarda tuvalet ve banyo yoktur; kâğıtçılık
yahut seyyar sayıcılık gibi geçici, güvencesiz işlerde çalışmaktadırlar;
gelirleri en fazla 300–400 milyon lira civarındadır ve bekar odalarında
kalmadıkları takdirde ailelerine para gönderme olanağı bulamayacaklardır. En
büyük hayalleri temiz ve düzenli bir işte çalışmak olan bu insanların yukarıda
betimlenen ağır koşullarda yaşamaya razı olmalarının tek nedeni, ailelerini
ancak bu koşullar altında geçindirebiliyor olmalarıdır” tespiti yapılıyor.
Suç üreten merkezler değil
Son yıllarda suç mahalleri gibi algılanmak ve suçlanmak durumuyla kalsa da
araştırmacılar bekar odalarının asayiş sorunlarının kaynağı olmadığı
kanaatindeler.
Fotoğrafta Sosyolojik Göz: İstanbul’da Bekar Odaları adlı çalışmasında Gamze
Toksoy, bekar odalarında yaptığı araştırmanın bulgularını özetlerken; kalabalık
odalarda kalanların kendi içlerinde yerleşik bir düzen oluşturduklarını;
bireylerin sorumluluk alanlarının net olarak tarif edildiğini; karşılıklı
birbirlerini korumak, desteklemek üzere kimi önlemler alarak ortak bir hayatın
kurallarını oluşturduklarını; odalarda gündelik yaşamı düzenleyen ve kararları
alan bir lider bulunduğunu; odada yaşayanların adeta ebeveynler ve çocuklar
arasında hiyerarşik ilişkilerin tanımlandığı bir aile yapısı içindeki bireylere
benzediğini; liderin hem hiyerarşik ilişkinin en üstündeki baba rolünde hem de
günlük ihtiyaçlara yönelik ev işlerini yapan bir anne rolünde olduğunu
belirtiyor.
Kaynak
eminonu.bel.tr, 2007-11-14

Bekar odaları belgesel oldu...
Yönetmenliğini ve yapımcılığını Zafer Akturan’ın gerçekleştirdiği “Küçükpazar”
belgeseli, Eminönü’nün Süleymaniye ve bölgesinde yaşamlarını sürdüren “bekar
odaları”ndaki yaşamı konu alıyor.
Ünlü İstanbul yazarı Reşat Ekrem Koçu’nun, “her türlü iş için İstanbul’a gelen,
bekâr, evli, yaşlı, genç her erkeğe bekâr uşağı, bunların aylık veya yıllık
ücret ödeyerek barındıkları oda ve hanlara da bekâr odaları denirdi” şeklinde
tanımladığı “bekar odaları”nın bugünü bir belgesel film ile ekranlara geliyor.
Yönetmenliğini ve yapımcılığını Zafer Akturan’ın gerçekleştirdiği “Küçükpazar”
belgeseli, Eminönü’nün Süleymaniye ve bölgesinde yaşamlarını sürdüren “bekar
odaları”ndaki yaşamı konu alıyor.
AYNI ODADA SÜREN YAŞAMLAR…
Yönetmen Zafer Akturan’ın çoğunlukla "akrabalık" veya "hemşerilik" bağıyla
kümelenilen odalarda, 12 yaşından 70-80 yaşına kadar göçmeni bir arada görmek
mümkün.” diye anlattığı bekar odalarının her birinde, 4 kişiden 12 kişiye kadar
değişen sayıda bekarın yaşadığı bu yüzlerce oda, her türlü barınma ve sağlık
standardından uzak bir yapı içerisinde.
BEKAR ODALARINDAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA
Eminönü Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan belgesel filme İstanbul’a ilk
geldiği yıllarda bekar odalarında kalan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er de
anılarıyla katıldı. Babasıyla birlikte İstanbul’a 9 yaşında geldiğini aktaran
Başkan Er, “İstanbul’da ilk olarak Küçükpazar’da bulunan bir bekar odasına
yerleştik. Akrabalarımın da yer aldığı bu bekar odasında babamla birlikte
neredeyse üniversite yıllarına kadar kaldım. İmkansızlıklar içerisinde hayata
tutunma mücadelesi veren bu insanları anlamak ve sağlıklı bir şekilde şehir
yaşamına kazandırmak gerekmektedir” diyor.
ONURLU VE NAMUSLU İNSANLARIN HİKAYESİ
Küçükpazar belgeseli için haftalarca Süleymaniye ve bölgesinde çekimler
yaptıklarını, onlarca bekar odasına girip saatlerce konuştuklarını aktaran Zafer
Akturan, “Bekar odaları, ucuz olmaları ve mobilize bir yaşama imkan sunmaları
yönüyle tercih ediliyor. İstanbul gibi dev bir metropolün en tarihi bölgesinde
yüz yıllardır süren bu model, çok özgün yaşamlara kaynaklık ediyor. Küçükpazar
belgeseli, ekmeklerini alın teriyle kazanan onurlu, namuslu ama yalnız
insanların hikayesidir” şeklinde konuşuyor.
TANITIM KOKTEYLİNİN BEKAR KONUKLARI
Müziğini Metin Kahraman’ın yaptığı belgeselin tanıtım kokteyli ise 16 Kasım Cuma
günü saat 17.30’da Sultanahmet Meydanı’nda bulunan Türk ve İslam Eserleri
Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Küçükpazar’da yaşayan ve belgeselde yer alan
bekar odaları sakinlerinin de katılacağı tanıtım kokteyline Eminönü Belediye
Başkanı Nevzat Er de katılıyor. Belgesel filmin gösteriminin de yapılacağı
kokteylde ünlü fotoğraf sanatçısı Atlan Bal’ın “BEKAR ODALARI” adlı belgesel
fotoğraf çalışması da sergilenecek. Metin ve Kemal Kahraman Müzik Grubu’nun
belgeselde yer alan müziklerini de seslendirecekleri kokteylin sürpriz konuğu
ise ünlü şair Yılmaz Odabaşı olacak. Toplumun kıyısında kalmış kesimlere
duyarlılığıyla bilinen Odabaşı, okuyacağı şiirleriyle geceye renk katacak.
BEKAR ODALARI FOTOĞRAF SERGİSİ
Fotoğraf sanatçısı Altan Bal, 2002 yılında başladığı ve üç yıl süren “Bekar
Odaları” adlı belgesel fotoğraf çalışmasını bu kez Türk ve İslam Eserleri
Müzesi’nde sergiliyor. Bugüne kadar “Kağıtçılar”, “Caferiler” gibi belgesel
fotoğraf çalışmalarıyla da büyük beğeni toplayan ve pek çok fotoğraf ödülünün
sahibi Altan Bal, 1977 yılında İstanbul’da doğdu. Birincilikle girdiği M.Ü Güzel
Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nden dereceyle mezun oldu. 2005 yılında Ali
Akay’ın Kuretor olduğu Gelecek Demokrasi sergisine fotoğraflarıyla katıldı. 2006
yılında 1.Uluslararası İstanbul Fotoğraf Bienali’nde “O Ana Adanmış” adlı
sergiyi açtı. 2007 yılında Uluslararası Ulis Fotoğraf Festivali’nde “Kağıt
Toplayıcıları” sergisini açtı. Fotoğrafları Toplumbilim, İstanbul, XX1 gibi
dergilerde yayınlandı. FotoRoportaj.org’un kurucu üyesi ve fotoğraf editörüdür.
Kamyoncular konulu sergi ve kitabı yayına hazırlanmaktadır. 2000 yılında
Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Fotoğraf ödülünü kazandı, 2005 yılında Kodak
Profesyonel Kategori Büyük Ödülünü katıldı, Halen çeşitli kurumlar da, fotoğraf
dersleri vermektedir,
“İstanbul'un taşı toprağı altındır cümlesiyle başlayan ve çok azı mutlu sonla
biten, sıfatı insan olan öykülerden bir tanesidir Bekar Odaları.” sözleriyle
çalışmasını tanımlayan Altan Bal, “30 yıl önce bekar odalarında kısa bir süre
kalan babam, bekar odalarının öykülerini bana çok küçük yaştan beri anlatırdı.
Çocukluk yaşlarımda bir masal gibi gelen bekar odalarındaki günlük yaşamı, tek
amaçları İstanbul'a tutunmak olan bu insanların hikayesini bir görsellikle
anlatmaya çalıştım” diyor.
NEDİR BEKAR ODALARI?..
Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi’nde araştırmacı Necdet Sakaoğlu,
“İstanbul’daki bekâr odaları, ‘salt geceleri, herkesin kendi şiltesinde
yatmasına olanak veren barınaklardı. (Bunların) her bir bölümünde veya odasında
birden çok insan yatıp kalkıyordu. Buralarda yıkanma, ısınma olanağı yoktu…
İstanbul’da bekârların çoklukla çalıştıkları çarşı semtlerinde, özellikle de
Hocapaşa’da, Uzunçarşı’da hemen hemen her işyerinin üst katı birer bekâr
odasıydı. Ayrıca buralarda Büyük Vefa Hanı, Hoca Paşa Hanı, Silahtar Hanı vb.
büyük bekâr hanları vardı.” şeklinde bilgi veriyor.
Özellikle de Eminönü’nde ağırlık kazanan ve Osmanlı’dan günümüze kadar varlığını
sürdüren bekar odalarıyla ilgili daha yakın zamanda yapılan bir araştırmada ise
benzer bulgulara rastlanıyor. Eminönü Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nin birlikte yürüttüğü Süleymaniye Projesi çerçevesinde bölgede
sosyal doku araştırması gerçekleştiren sosyolog Dr. Alev Erkilet, “Bekâr
uşaklığı, Kanuni zamanından bu yana kırdan kente göçen kişilerin düşük kiralarla
barınmalarına ve aileleri için para biriktirmelerine olanak sağlayan; onları
sıkı bir nizam çerçevesinde toplumsal denetime tabi tutan bir müessese
olagelmiştir. Geçmişte de bugün de bekâr odaları kentte tutunma ve ailelerini
geçindirme çabası içinde olan insanlar açısından “umudun” hala ve tüm yaşama
zorluklarına rağmen var olduğu yerlerdir.” değerlendirmesinde bulunuyor.
EN BÜYÜK HAYALLERİ…
Yine Süleymaniye Bölgesi Nitel Araştırma Raporu’nda yer alan değerlendirmede
ise, “gözlem ve mülakat yapılan bekâr odalarında yaşayanlar “mevsimsel işlerden
dolayı bekâr hayatı yaşayan orta yaş civarı erkek nüfustan oluşmaktadır”;
çoğunluğu akraba olan (baba-oğul, amca-yeğen, kardeşler) kişiler aynı odayı
paylaşmaktadır; evli olanlar sırayla 2–3 ayda bir ailelerini ziyarete gidip bir
hafta kalıp geri dönmektedirler; bunların çoğu genç hatta çocuk denecek yaşta
İstanbul’a gelmişlerdir ve eğitim düzeyleri düşüktür; 35 metrekarelik bir odada
5–7 kişi kalmaktadırlar; odalarda tuvalet ve banyo yoktur; kâğıtçılık yahut
seyyar sayıcılık gibi geçici, güvencesiz işlerde çalışmaktadırlar; gelirleri en
fazla 300–400 milyon lira civarındadır ve bekâr odalarında kalmadıkları takdirde
ailelerine para gönderme olanağı bulamayacaklardır. En büyük hayalleri temiz ve
düzenli bir işte çalışmak olan bu insanların yukarıda betimlenen ağır koşullarda
yaşamaya razı olmalarının tek nedeni, ailelerini ancak bu koşullar altında
geçindirebiliyor olmalarıdır.” tespiti yapılıyor.
SUÇ ÜRETEN MERKEZLER DEĞİL
Son yıllarda suç mahalleri gibi algılanmak ve suçlanmak durumuyla kalsa da
araştırmacılar bekar odalarının asayiş sorunlarının kaynağı olmadığı
kanaatindeler. Fotoğrafta Sosyolojik Göz: İstanbul’da Bekar Odaları adlı
çalışmasında Gamze Toksoy, bekâr odalarında yaptığı araştırmanın bulgularını
özetlerken; “kalabalık odalarda kalanların kendi içlerinde yerleşik bir düzen
oluşturduklarını’; ‘bireylerin sorumluluk alanlarının net olarak tarif
edildiğini’; ‘karşılıklı birbirlerini korumak, desteklemek üzere kimi önlemler
alarak ortak bir hayatın kurallarını oluşturduklarını’; ’odalarda gündelik
yaşamı düzenleyen ve kararları alan bir lider bulunduğunu’; ‘odada yaşayanların
adeta ebeveynler ve çocuklar arasında hiyerarşik ilişkilerin tanımlandığı bir
aile yapısı içindeki bireylere benzediğini’; ‘liderin hem hiyerarşik ilişkinin
en üstündeki baba rolünde hem de günlük ihtiyaçlara yönelik ev işlerini yapan
bir anne rolünde” olduğunu belirtmektedir.
Kaynak
Haber 7, 13 Kasım 2007

Aynı odada süren yaşamlar...
Süleymaniye ve bölgesinde yaşamlarını sürdüren “bekar odaları”ndaki yaşamı konu
alıyor.
YÖNETMEN ZAFER AKTURAN"IN HAFTALAR SÜREN ÇALIŞMASI SONUCU GERÇEKLEŞTİRDİĞİ
“KÜÇÜKPAZAR – BEKAR ODALARI” BELGESELİNİN TANITIM KOKTEYLİ 16 KASIM CUMA GÜNÜ
TÜRK VE İSLAM ESERLERİ MÜZESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR BELGESELDE HİKAYELERİ
ANLATILAN BEKAR ODALARI SAKİNLERİ KENDİ FİLMLERİNİ İZLİYOR…
Program: KÜÇÜKPAZAR Belgesel Filmi Tanıtım Kokteyli
Küçükpazar Belgesel Filmi Gösterimi
Bekar Odaları Belgesel Fotoğraf Sergisi Açılışı
Metin&Kemal Kahraman Müzik Grubu Konseri
Tarih: 16 Kasım Cuma
Saat: 17.30
Yer: Türk ve İslam Eserleri Müzesi - SULTANAHMET
Ünlü İstanbul yazarı Reşat Ekrem Koçu"nun, “her türlü iş için İstanbul"a gelen,
bekâr, evli, yaşlı, genç her erkeğe bekâr uşağı, bunların aylık veya yıllık
ücret ödeyerek barındıkları oda ve hanlara da bekâr odaları denirdi” şeklinde
tanımladığı “bekar odaları”nın bugünü bir belgesel film ile ekranlara geliyor.
Yönetmenliğini ve yapımcılığını Zafer Akturan"ın gerçekleştirdiği “Küçükpazar”
belgeseli, Eminönü"nün Süleymaniye ve bölgesinde yaşamlarını sürdüren “bekar
odaları”ndaki yaşamı konu alıyor.
AYNI ODADA SÜREN YAŞAMLAR…
Yönetmen Zafer Akturan"ın çoğunlukla "akrabalık" veya "hemşerilik" bağıyla
kümelenilen odalarda, 12 yaşından 70-80 yaşına kadar göçmeni bir arada görmek
mümkün.” diye anlattığı bekar odalarının her birinde, 4 kişiden 12 kişiye kadar
değişen sayıda bekarın yaşadığı bu yüzlerce oda, her türlü barınma ve sağlık
standardından uzak bir yapı içerisinde.
BEKAR ODALARINDAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI"NA
Eminönü Belediyesi"nin katkılarıyla hazırlanan belgesel filme İstanbul"a ilk
geldiği yıllarda bekar odalarında kalan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er de
anılarıyla katıldı. Babasıyla birlikte İstanbul"a 9 yaşında geldiğini aktaran
Başkan Er, “İstanbul"da ilk olarak Küçükpazar"da bulunan bir bekar odasına
yerleştik. Akrabalarımın da yer aldığı bu bekar odasında babamla birlikte
neredeyse üniversite yıllarına kadar kaldım. İmkansızlıklar içerisinde hayata
tutunma mücadelesi veren bu insanları anlamak ve sağlıklı bir şekilde şehir
yaşamına kazandırmak gerekmektedir” diyor.
ONURLU VE NAMUSLU İNSANLARIN HİKAYESİ
Küçükpazar belgeseli için haftalarca Süleymaniye ve bölgesinde çekimler
yaptıklarını, onlarca bekar odasına girip saatlerce konuştuklarını aktaran Zafer
Akturan, “Bekar odaları, ucuz olmaları ve mobilize bir yaşama imkan sunmaları
yönüyle tercih ediliyor. İstanbul gibi dev bir metropolün en tarihi bölgesinde
yüz yıllardır süren bu model, çok özgün yaşamlara kaynaklık ediyor. Küçükpazar
belgeseli, ekmeklerini alın teriyle kazanan onurlu, namuslu ama yalnız
insanların hikayesidir” şeklinde konuşuyor.
TANITIM KOKTEYLİNİN BEKAR KONUKLARI
Müziğini Metin Kahraman"ın yaptığı belgeselin tanıtım kokteyli ise 16 Kasım Cuma
günü saat 17.30"da Sultanahmet Meydanı"nda bulunan Türk ve İslam Eserleri
Müzesi"nde gerçekleştirilecek. Küçükpazar"da yaşayan ve belgeselde yer alan
bekar odaları sakinlerinin de katılacağı tanıtım kokteyline Eminönü Belediye
Başkanı Nevzat Er de katılıyor. Belgesel filmin gösteriminin de yapılacağı
kokteylde ünlü fotoğraf sanatçısı Atlan Bal"ın “BEKAR ODALARI” adlı belgesel
fotoğraf çalışması da sergilenecek. Metin ve Kemal Kahraman Müzik Grubu"nun
belgeselde yer alan müziklerini de seslendirecekleri kokteylin sürpriz konuğu
ise ünlü şair Yılmaz Odabaşı olacak. Toplumun kıyısında kalmış kesimlere
duyarlılığıyla bilinen Odabaşı, okuyacağı şiirleriyle geceye renk katacak.
BEKAR ODALARI FOTOĞRAF SERGİSİ
Fotoğraf sanatçısı Altan Bal, 2002 yılında başladığı ve üç yıl süren “Bekar
Odaları” adlı belgesel fotoğraf çalışmasını bu kez Türk ve İslam Eserleri
Müzesi"nde sergiliyor. Bugüne kadar “Kağıtçılar”, “Caferiler” gibi belgesel
fotoğraf çalışmalarıyla da büyük beğeni toplayan ve pek çok fotoğraf ödülünün
sahibi Altan Bal, 1977 yılında İstanbul"da doğdu. Birincilikle girdiği M.Ü Güzel
Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü"nden dereceyle mezun oldu. 2005 yılında Ali
Akay"ın Kuretor olduğu Gelecek Demokrasi sergisine fotoğraflarıyla katıldı. 2006
yılında 1.Uluslararası İstanbul Fotoğraf Bienali"nde “O Ana Adanmış” adlı
sergiyi açtı. 2007 yılında Uluslararası Ulis Fotoğraf Festivali"nde “Kağıt
Toplayıcıları” sergisini açtı. Fotoğrafları Toplumbilim, İstanbul, XX1 gibi
dergilerde yayınlandı. FotoRoportaj.org"un kurucu üyesi ve fotoğraf editörüdür.
Kamyoncular konulu sergi ve kitabı yayına hazırlanmaktadır. 2000 yılında
Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Fotoğraf ödülünü kazandı, 2005 yılında Kodak
Profesyonel Kategori Büyük Ödülünü katıldı, Halen çeşitli kurumlar da, fotoğraf
dersleri vermektedir,
“İstanbul'un taşı toprağı altındır cümlesiyle başlayan ve çok azı mutlu sonla
biten, sıfatı insan olan öykülerden bir tanesidir Bekar Odaları.” sözleriyle
çalışmasını tanımlayan Altan Bal, “30 yıl önce bekar odalarında kısa bir süre
kalan babam, bekar odalarının öykülerini bana çok küçük yaştan beri anlatırdı.
Çocukluk yaşlarımda bir masal gibi gelen bekar odalarındaki günlük yaşamı, tek
amaçları İstanbul'a tutunmak olan bu insanların hikayesini bir görsellikle
anlatmaya çalıştım” diyor.
NEDİR BEKAR ODALARI?..
Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi"nde araştırmacı Necdet Sakaoğlu,
“İstanbul"daki bekâr odaları, "salt geceleri, herkesin kendi şiltesinde
yatmasına olanak veren barınaklardı. (Bunların) her bir bölümünde veya odasında
birden çok insan yatıp kalkıyordu. Buralarda yıkanma, ısınma olanağı yoktu…
İstanbul"da bekârların çoklukla çalıştıkları çarşı semtlerinde, özellikle de
Hocapaşa"da, Uzunçarşı"da hemen hemen her işyerinin üst katı birer bekâr
odasıydı. Ayrıca buralarda Büyük Vefa Hanı, Hoca Paşa Hanı, Silahtar Hanı vb.
büyük bekâr hanları vardı.” şeklinde bilgi veriyor.
Özellikle de Eminönü"nde ağırlık kazanan ve Osmanlı"dan günümüze kadar varlığını
sürdüren bekar odalarıyla ilgili daha yakın zamanda yapılan bir araştırmada ise
benzer bulgulara rastlanıyor. Eminönü Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir
Belediyesi"nin birlikte yürüttüğü Süleymaniye Projesi çerçevesinde bölgede
sosyal doku araştırması gerçekleştiren sosyolog Dr. Alev Erkilet, “Bekâr
uşaklığı, Kanuni zamanından bu yana kırdan kente göçen kişilerin düşük kiralarla
barınmalarına ve aileleri için para biriktirmelerine olanak sağlayan; onları
sıkı bir nizam çerçevesinde toplumsal denetime tabi tutan bir müessese
olagelmiştir. Geçmişte de bugün de bekâr odaları kentte tutunma ve ailelerini
geçindirme çabası içinde olan insanlar açısından “umudun” hala ve tüm yaşama
zorluklarına rağmen var olduğu yerlerdir.” değerlendirmesinde bulunuyor.
EN BÜYÜK HAYALLERİ…
Yine Süleymaniye Bölgesi Nitel Araştırma Raporu"nda yer alan değerlendirmede
ise, “gözlem ve mülakat yapılan bekâr odalarında yaşayanlar “mevsimsel işlerden
dolayı bekâr hayatı yaşayan orta yaş civarı erkek nüfustan oluşmaktadır”;
çoğunluğu akraba olan (baba-oğul, amca-yeğen, kardeşler) kişiler aynı odayı
paylaşmaktadır; evli olanlar sırayla 2–3 ayda bir ailelerini ziyarete gidip bir
hafta kalıp geri dönmektedirler; bunların çoğu genç hatta çocuk denecek yaşta
İstanbul"a gelmişlerdir ve eğitim düzeyleri düşüktür; 35 metrekarelik bir odada
5–7 kişi kalmaktadırlar; odalarda tuvalet ve banyo yoktur; kâğıtçılık yahut
seyyar sayıcılık gibi geçici, güvencesiz işlerde çalışmaktadırlar; gelirleri en
fazla 300–400 milyon lira civarındadır ve bekâr odalarında kalmadıkları takdirde
ailelerine para gönderme olanağı bulamayacaklardır. En büyük hayalleri temiz ve
düzenli bir işte çalışmak olan bu insanların yukarıda betimlenen ağır koşullarda
yaşamaya razı olmalarının tek nedeni, ailelerini ancak bu koşullar altında
geçindirebiliyor olmalarıdır.” tespiti yapılıyor.
SUÇ ÜRETEN MERKEZLER DEĞİL
Son yıllarda suç mahalleri gibi algılanmak ve suçlanmak durumuyla kalsa da
araştırmacılar bekar odalarının asayiş sorunlarının kaynağı olmadığı
kanaatindeler. Fotoğrafta Sosyolojik Göz: İstanbul"da Bekar Odaları adlı
çalışmasında Gamze Toksoy, bekâr odalarında yaptığı araştırmanın bulgularını
özetlerken; “kalabalık odalarda kalanların kendi içlerinde yerleşik bir düzen
oluşturduklarını"; "bireylerin sorumluluk alanlarının net olarak tarif
edildiğini"; "karşılıklı birbirlerini korumak, desteklemek üzere kimi önlemler
alarak ortak bir hayatın kurallarını oluşturduklarını"; "odalarda gündelik
yaşamı düzenleyen ve kararları alan bir lider bulunduğunu"; "odada yaşayanların
adeta ebeveynler ve çocuklar arasında hiyerarşik ilişkilerin tanımlandığı bir
aile yapısı içindeki bireylere benzediğini"; "liderin hem hiyerarşik ilişkinin
en üstündeki baba rolünde hem de günlük ihtiyaçlara yönelik ev işlerini yapan
bir anne rolünde” olduğunu belirtmektedir.
Kaynak
PHA, 14 Kasım 2007

TRT 2'DE YENİ BELGESEL KÜÇÜKPAZAR
TRT 2'de yayınlanacak yeni belgesel "Küçükpazar" 19 Kasım Pazartesi günü
izleyiciyle buluşacak. Saat 21.00'da ekranlara gelecek olan belgesel, "Hayatını
alın terleriyle kazanan namuslu, onurlu ama sahipsiz insanların hikayesi"ni
anlatıyor...
İstanbul'a "ekmek" kaygısıyla gelen göçmenlerin bir kısmı Eminönü ilçesinin
Süleymaniye, Küçükpazar ve Vefa semtlerindeki "bekar odaları"nda yaşamını
sürdürür. Çoğunlukla "Hemşehrilik" veya "akrabalık" bağıyla kümelenen bu
insanlar, iş buldukça dönemsel çalışmakta, iş sona erdiğinde, yeni bir iş
bulmazlarsa 1-2 aylığına memleketlerinin yolunu tutarlar.. Sonra yeniden
İstanbul'un ve "bekar odaları"nın yolunu tutarlar. Çoğu Eminönü dahilindeki izbe
hanların salaş atölyelerinde veya lokanta gibi işyerlerinde veya inşaatlarda
çalışır.. Baskıcı, overlopçu, işportacı, demircidir.. Sigortasız, kayıtsız. Bu
insanların en özgür oldukları ve kendileriyle baş başa kaldıkları gün, "Pazar"günüdür..
Çamaşırlarını yıkadıkları, temizlik yaptıkları, hasbıhal ettikleri,
Sultanahmet'te bedava hava soludukları "küçük bir Pazar..!"
Yapım ve Yönetmenliğini Zafer Akturan'ın üstlendiği belgeselin özgün müzikleri
Metin Kahraman'a ait. "Küçükpazar" belgeselinin basına tanıtım kokteyli de 16
Kasım Cuma günü İstanbul Sultanahmet'te İslam Eserleri Müzesi'nde yapılacak.
Kaynak
ANKARA, 13.11.2007 - 18:01
MAK AJANS

Bekar odaları belgesel oldu
Eminönü Belediyesi'nin katkılarıyla gerçekleştirilen, yönetmenliğini ve
yapımcılığını Zafer Akturan'ın yaptığı 'Küçükpazar-Bekar Odaları' adlı
belgeselin tanıtımı Türk-İslam Eserleri Müzesi'nde gerçekleştirildi. Kokteyle
bekar odalarından belediye başkanlığına uzanan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat
Er de katıldı. Küçükpazar bekar odalarının kahramanlarının yaşamının konu
edildiği filmin tanıtımına TRT Genel Müdür Yardımcısı Muhsin Mete de hazır
bulundu. Müziğini Metin Kahraman'ın yaptığı belgeselin tanıtım kokteyline, Altan
Bal fotoğraflarıyla, şair Yılmaz Odabaşı şiirleri, Metin-Kemal Kahraman müzik
grubu da şarkılarıyla destek verdi.
Filmin yönetmeni Zafer Akturan, bekar odalarındaki yaşamların çok zor olduğunu
hatırlatırken Nevzat Er de şunları anlattı:
"İstanbul'a geldiğimizde Küçükpazar'da bulunan bir bekar odasına yerleştik.
Akrabalarımın da yer aldığı bu bekar odasında babamla birlikte neredeyse
üniversite yıllarına kadar kaldım. İmkânsızlıklar içinde hayata tutunma
mücadelesi veren bu insanları anlamak ve sağlıklı bir şekilde şehir yaşamına
kazandırmak gerekmektedir" dedi.
Kaynak
Yenişafak, 18.11.2007
|