Tonguç SEZEN



Tonguç İbrahim SEZEN
Doğum Tarihi - 1979, İstanbul

Tonguç İbrahim SEZEN; 1979 yılında İstanbul’da doğdu. Orta öğrenimini İstanbul (Erkek) Lisesi’nde tamamladıktan sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden 2002 yılında mezun oldu. Lisans eğitimi boyunca kısa film ve reklam alanında çalışmaları oldu. Bu çalışmaları ile bazı ödüller kazandı; ulusal ve uluslararası konferans ve atölye çalışmalarına katıldı.

2003 yılında İ.Ü. İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimine başladı. 2001 yılından bu yana filmlerini D&T Partnership bünyesinde çekmektedir. İ.Ü. ve İstanbul Lisesi ortaklığı ile gerçekleştirilen sinema atölyesi çalışmalarında görev almaktadır. Halen İ.Ü. İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde araştırma görevlisidir.

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER
Istanbul: An Introduction to The City And Its People - 2001 / Tonguç SEZEN, Diğdem IŞIKOĞLU

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
Empati - 2000
3. Pam Film Festivali, Uluslararası Çevre Filmleri Bölümünde Gösterildi. 2005
4. Bodrum Çevre Filmleri Festivali Halikarnas Balıkçısı Kısa Film Maratonu Senaryo Ödülü.
2. Foça Çevre Filmleri Festivali Kurmaca Dalı Birincilik Ödülü.

The Hat - 2001 / Tonguç SEZEN, Diğdem IŞIKOĞLU

Evrimin Peşinde - 2002
1. Yıldız Kısa Film Şenliği Kurmaca Dalı İkincilik Ödülü. 2003

The Point of View - 2002 / Tonguç SEZEN, Diğdem IŞIKOĞLU

Anlatın Dinliyorum - 2006
4. Pam Kısa Film Festivali, Kısa Film Dalı, Yarışma Filmi. 2006

Kapı - 2006
4. Pam Kısa Film Festivali, Kısa Film Dalı, Yarışma Filmi. 2006



Kaynak
Tonguç SEZEN
Mart 2004



Beraber çalışan Tonguç ve Diğdem'in ilk filmi Empati, Bodrum Çevre Filmleri Festivali'nde en iyi senaryo ödülünü kazandı. Yeni tamamladıkları "Evrimin Peşinde" ise , İzmir 9 Eylül ve İstanbul Üniversitesi Kısa Film Festivali'nde gösterildi. İkili, bu projede Mazlum Kiper ve Ümit Çırak gibi profesyonel oyuncularla çalıştı. Filmin konusu ise şöyle işleniyor; "Varolmayan bir bilim olan biyososyolojinin dünyaca tanınmış uzmanlarından Mehmet Açıkgöz, insanoğlunun teknoloji ile birlikte değişen dünyada nasıl değiştiğini anlatıyor. Başlıca üç ana türü bizlere gösteriyor; cep telefonlarına, arabalarına ve televizyonlarına gereğinden fazla bağlanan insanlar. Bir sonraki aşamada da acaba başka bir tür var mı sorusunu soruyor ve yeni bir türün keşfedilmesine tanık oluyoruz."

Tonguç, kısa film çekmeyi bir puzzle'ın parçalarını birleştirmeye benzetiyor: "Kısa film çekerken düşlerimin gözlerimin önünde oluştuğunu görüyorum. Adım adım tüm parçaları hazırlayıp bir araya getiriyorsunuz ve günün sonunda elinizdeki kasette emeğiniz yatıyor, harika bir duygu."

Diğdem Işıkoğlu ise kısa film çekmeyi evde plütonyum üretmeye benzetiyor: "Eldeki malzemelerle film yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bu yüzden de çoğu film bir apartmandan, iki oda bir mutfaktan çıkamıyor. Her ne kadar insanın kendi iç bunalımlarını yansıtmak istediği bir çağda üniversiteye başlıyor olsak da, ille de bununla ilgili bir film yapmak zorunda değiliz."

Kaynak - http://www.aksam.com.tr