|
Tolgay ZİYAL

Doğum Tarihi - 1939,
İstanbul
1939 İstanbul doğumlu. İstanbul Edebiyat Fakültesi Klasik Diller Bölümü’nde
okumuş. Almanya’ya eğitimini devam ettirmek üzere gitmiş ve geri döndüğünde
sinema sektörüne bulaşmış, o gün bu gündür de aranılan adam olmuş. Halen de Türk
Sineması’nın iyi örneklerinde büyük payı var.
Sinema’ya olan ilgisi nasıl başlamış?
Şehzadebaşı’nda oturuyordum ve o yıllarda orada sürekli film oynardı ve ben de o
filmlerle büyüdüm. Mısır, İran ve Hindistan sineması İngiliz sömürgesi olmasının
tesiriyle geliştiler. Türkiye’de büyüyen gençlik onları görerek yetişti,
sinemalar İngilizler tarafından kuruldu yapıldı, biz bunları seyrederek
yetiştik. Sinema okulu falan da yok Türkiye’de o zaman. Biz de Amerikalılardan
öğrendik izleyerek.
Önce tiyatrocular sinema yapmaya başladı. Şehzadebaşı ve Beyoğlu Sinemaları’nda
yabancı filmler gösterilirdi ve onlara Ferdi Tayfur, Orhan Boran, (tabii başka
Ferdi Tayfur!) seslendirme yapardı. Orhan Boran iyiyi, Ferdi Tayfur da kötü
karakterleri seslendirirdi. Onlar sayesinde Amerikan filmlerini sevdik, hatta
yabancı yönetmen isimlerinden de haberdar olduk. O zamanlar bir günde 4-5 film
izliyorduk ve inanılmaz ilgi gösteriyorduk.
Ufak bir Almanya macerasından sonra geri dönüp askere gitmeye karar vermiştim ve
bana askerlik için altı ay sonraya gün verdiler. Ben de abim aracılığı ile
Burhan Bolan’ın yanına gittim. 17 –18 yaşlarında Gönül Yazar’ın ve Tanju
Gürsu’nun oynadığı bir filmde çalıştım. Hatta Şehzadebaşı Sineması’nda izlediğim
René Claire’in bir filminden esinlendiğim bir sahne vardı –çocuklar kızakla
yokuş aşağı kayıyorlar ve bir adam da bir cafe’nin içinde onları izliyor ve bir
yandan da radyoda soyguncuların nasıl yakalandığını dinliyor ve çocuklardan biri
diğerinin önünü kesiyor, ve radyoda aynı olay anlatılıyordu etkilenmiştim. Bu
sahneyi Burhan Bolan’a ve de foto direktörü Ali Uğur’a anlattım onun filmine
uyarlanabilir belki diye ve o da “aramızda bir dahi var” demişti.
Daha sonra, o setten sonra abim beni Orhan Aksoy’un yanına ikinci asistan olarak
gönderdi ve bu benim asıl deneyimim oldu. Orhan Aksoy geçmişinde sinemalarda
çalışan ve de Frank Capra, Anthony Veiler, Elia Kazan, Alfred Hitchcok, Charlie
Chaplin gibi Amerikan sinemasının köşe başı yönetmenlerinden birikimini
yapmıştı, filmler, yönetmenler hakkında her şeyi yalayıp yutmuştu. Sinema bir
şablonsa Orhan Aksoy bu şablonu en iyi dolduran kişiydi. Tekniği çok iyi
uyguluyordu ve ondan çok şey öğrendim.
Fantastik filmler?
Bir sinema filminin bobinleri 300 metre olduğundan 7 tanesi 2100 metre olup
asgari bir filmin uzunluğu 7 kısımdır (65dk). Mesela Universal International
şirketinin eski filmleri Fantastik Amerikan filmleri “31 kısım tekmili birden”
diye geçerdi.
Bizde de Captain America (Yüzbaşı Amerika), Flash Gordon (Bay Tekin), Phantom
(Kızıl Maske), Şozem (Dev Adam) gibi fantastik filmler 1952-1953’lerde İstanbul
Beyoğlu ve Şehzadebaşı Sinemaları’nda Türkçe dublajlı oynamıştı. Bu filmleri
Amerikalılar, Amerika dışındaki gençler görsün ve onların kültürlerini tanısın
diye yollarlardı, hiğbe ederlerdi. Şimdi de Rusya’ya bedava gönderiyorlar ve
kendi kültürlerini böylece çok kolay yayabiliyorlar. Amerikan Sineması’nın
dünyaya yayılmasının en önemli sebepleri bunlar işte.
Fantastik filmlerle olan bağlantısı?
Ben 1968 yılında 14 yaşında Şehzade Başı Turan Sineması’nda Kaptan Amerika’yı
sinema dolusu seyirciyle seyretmiştim ve 24 yaşında da aynı sinemada, aynı
kalabalık seyirci kitlesiyle kendi yönettiğim “Binbaşı Tayfun”u seyrettim. Yedi
günde çektiğim bu film ilk filmimdi ve çok iyi iş yaptı. O filmden kazandığım
parayla ikinci filmim için çalışmaya başladım. O da “Kızıl Maske”ydi (Phantom) .
“Kızıl Maske”nin o zamanlar gazetelerde sütun çizgi romanı hikayeleri vardı ve
ilgi çekiyordu. Ben de onu filme uyarladım. Benim filmlerimde mantıksızlığın
mantığı vardı. Kızıl Maske o dönemlerde çok popüler olmuştu ve yine çok popüler
olan Dedektif Nick vardı, onu da film yapacaktım ama o projeyi biraz pahalı
gördüm ve olmadı.
bantdergi.com
Aylin Güngör
Fotograf : Banu Demirci
YÖNETMEN FİLMOGRAFİSİ
Beş Asi Adam / The Five Rebellious Men - 1968
Binbaşı Tayfun / Major Tayfun - 1968
Kızıl Maske 2 - 1968
Evvel Allah Sonra Ben - 1969
Kalleşlere Af Yok - 1971
Benim Altı Sevgilim - 1977
Kördüğüm - 1977
Vahşi Sevgili - 1977
Kurtdereli Mehmet Pehlivan - 1988 ( TV Filmi )
Ölümünün 400. Yılında Mimar Sinan - 1988 ( TV Filmi )
Deli Balta - 1993 ( TV Filmi )
Kurtuluş - 2000 ( TV Filmi )
İnşaat - 2003
Huzura Giden Yol / Fudayl Bin İyad Hz.
Oynayanlar: Gürcan Sarısoy, Kazım Kartal, Atilla Ergün, Baki Tamer
Yönetmen: Tolgay Ziyal
Süre: 90'
Konu: “Huzura Giden Yol” 726 yılında Semerkant’ta doğan, 803 yılında Mekke-i
Mükerreme’de vefat eden; önceleri etrafını kasıp, kavuran bir eşkiya iken
hidayete ererek evliya olan Fudayl Bin İyad Hz.’nin ilginç hayat hikayesinin
anlatıldığı bir filmdir.
YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER
Ölümünün 400. Yılında Mimar Sinan - 1988
Süresi :
Bölüm Sayısı : 4
Formatı : Belgesel/Dram, Renkli
Yönetmen - Tolgay ZİYAL
Yapımcı - Mustafa KARAKAYA
Yapım - TRT
Senaryo Yazarı - D. Mehmet DOĞAN
Tarih Danışmanı - Selçuk Mülayim
Sanat Yönetmeni - Özkul Eren
Oyuncular
Haluk Kurtoğlu, Engin Çağlar, Mine Manavoğlu, Müge Akyamaç, Zekai Müftüoğlu,
Çetin Tekindor
Türk Büyükleri belgesel dizisi olarak TRT tarafından dışarıdan yönetmenlere
yaptırılan belgesel dizinin bir bölümü.
YAPIMCI FİLMOGRAFİSİ
Mümin ile Kafir - 1992
SENARİST FİLMOGRAFİSİ
Binbaşı Tayfun - 1968
Kızıl Maske 2 - 1968
Beş Asi Adam - 1968
Evvel Allah Sonra Ben - 1969
Bir Zamanlar Kardeştiler - 1983
DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Ben Bir Garip Keloğlanım - 1976 .... Yönetmen Yardımcısı
Minyeli Abdullah - 1989 .... Yönetmen Yardımcısı
Çiçekler Açmak İster - 1990 .... Yönetmen Yardımcısı (TV)
Kuruluş / Osmancık - 1987 .... Yönetmen Yardımcısı (TV)
Sürgün - 1992 .... Yönetmen Yardımcısı
İnşaat - 2003 .... Yönetmen Yardımcısı
Ah Güzel İstanbul .... Reji Asistanı
ÖDÜLLERİ
Mimar Sinan - 1988 / Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü
Kaynak
Türk Sineması Veri Tabanı
Internet Movie Database
hakikatkitabevi.com
|