|
Togan GÖKBAKAR

Doğum Tarihi - İzmir , 29
Mayıs 1984
Web Sitesi - http://www.neverworks.net
Elektronik Posta Adresi - togan @ neverworks.net
Schools:
METU College
Istanbul Bilgi University - Film
Professional Experiences:
Akbank Commercial "Trik Trak" - Video Assist.
Akbank Commercial "Redlight" - Video Assist.
"ZIBIN" TV SHOW by Şahan Gökbakar - TV8 - Avid Editor, Compositor, Graphics&VisualFX
"Aman Aman-Burak Demir" Video Clip - Director Assistant, Second Cameraman
Sinefekt Post Production Co. - VisualFx Intern (Discreet Combustion, Discreet
Flint)
İstanbul Bilgi University Presentation Video - Director Assistant, Cameraman
YÖNETMEN FİLMOGRAFİSİ
Gen - 2005
13. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, En İyi Müzik
Ödülü. 2006
13. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, En İyi Görüntü
Yönetmeni Ödülü. 2006
13. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, En İyi Kurgu
Ödülü. 2006
13. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Mansiyon /Umut
Veren Genç Yönetmen Ödülü. 2006
YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
Buğra - 2005
Uyuyan Şahan - 2004
Süresi - 7'50''
Formatı - Fiction
Koş Baba Koş - 2004 / Togan GÖKBAKAR, İsmet KURTULUŞ
4. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, !F İstanbul Kısa Film Yarışması.
2005
Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Kısa Kurmaca Film
Res Fest 2004 (Turkey Selected)
26. İfsak Kısa Film ve Belgesel Yarışması. 2004
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sinema-TV bölümü "filimdeyim" etkinliğinde
gösterildi. 6-12 Kasım 2004
İnönü Üniversitesi Sinema Topluluğu Kısa Film ve Belgesel Gösterimleri. 7 Mart
2006
Kör Göze Parmak - 2003
Süresi - 5'30''
Formatı - Fiction
Sigara Yanığı -
2002
Süresi - 17'00''
Formatı - Fiction
Dejavu - 2001
Süresi - 3'05''
Formatı - Fiction
DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Aman Aman - 2005 .... Yönetmen Yardımcısı
Burak DEMİR'in "Aman Aman" isimli video klipi. Yönetmen -
İlker Canikligil
Kaynak
Resmi web sitesi
Türk Sineması Veri Tabanı
Genç yönetmen Togan Gökbakar konuştu...
Togan Gökbakar 21 yaşında ve elinde uzun metrajlı bir filmi var: 'Gen'. Fırsat
verilince genç yönetmenlerin de neler yapabileceğini gösteriyor. O, iddialı bir
alanda, korku türünde bir filmle karşımıza geliyor. Malum Türk halkının korku
filmlerine karşı bir açlığı var. O da bu açlığı doyurmak istiyor filmiyle. Bu
sezon ortaya çıkan diğer korku filmlerinin yarattığı hayal kırıklığının
farkında. Ama filmine güveniyor ve "Umarım izleyenler memnun kalır" diyor. Togan
Gökbakar'ın korku mekânı bir hastane. Filmde gözlerden ırak bir akıl
hastanesinde yaşananları anlatıyor.
Film içinize sindi mi?
Sindi.
Sinema okullarında 'Bir yönetmen ustalaşınca korku filmi çekmelidir' denir. Siz
ilk filminizde korku filmi çektiniz. Bir risk aldığınızın farkındaydınız değil
mi?
Tabii ki bir tedirginlik vardı. Çünkü ilk defa insanlara yaptığın bir şeyi
gösteriyorsun bir de korku filmi çekeceğim iddiasıyla ortaya çıkıyorsun. Bunu
aşmak için de korku filmi matematiklerini kullanıyorsun. Yine Bilgi
Üniversitesi'nde öğrendiğin bilgilere tekrar bakıyorsun. Bir şeyi nasıl
anlattığın önem kazanıyor işte burada. Bir risk var. Olup olmadığına izleyenler
karar verecek. Bazı korku filmleri var ki Türkiye'de insanlar izleyip
gülüyorlar. Bizim filmimizde de ciddi olan hiçbir yere kimse gülmüyor. Bu benim
için yeterli.
'Önyargıyı kırmalıyız'
Sizce bu film Türk izleyicisinin korku filmi açlığını doyuracak mı?
Türkiye'de daha önceki korku filmlerinin seyircide bir hayal kırıklığı yaratmış
olması söz konusu. Bizim o önyargıyı kırmamız gerekiyor. İnşallah insanlar filmi
izler ve 'Gerçekten biz de bir korku filmi çekebiliyormuşuz' derler.
Genç olmanın getirdiği bir baskı var mıydı üzerinizde?
Bu baskı açıkçası çekimlerin ilk günü kayboldu. Sizden 20 yaş daha büyük
insanlara oyun veriyorsun. Onların sizi ciddiye almasını sağlamak gerekiyor. Onu
da her oyuncuyla bir sahne çektikten sonra sağlayabiliyorsunuz. Çünkü böyle
kararsızlık, tedirginlik, kendine güvensizlik yapmadım. Onlardan ne istediğimi
çok net ve profesyonel bir şekilde söyledim. Onları yönlendirdim. Oyuncular da
çıkan sonucu görüp saygı duydular bana. Sonra amaç iyi bir sahne çekmeye
kilitlendi. Kimse yaşımı ve iktidarımı sorgulamadı.
Filmin finalde iki sürprizi var. Sonunda arka arkaya geliyor bu, bunun nedeni
nedir?
Filmin düğümü daha kademeli çözülseydi seyirci üzerindeki etkisi azalabilir diye
düşündüm. Şöyle ki birisine bir tokat attığınız zaman aradan 30 dakika geçerse
etkisi geçer. Ama bir tokat attıktan hemen sonra bir de yumruk atarsanız onu
yıkarsınız. Tamamen seyirciyi daha çok etkilemek için yapılmış bir şey.
Neden popüler olmayan oyuncularla çalışmayı tercih ettiniz?
Benim kıstasım popüler olup olmamaları değildi sadece gerçek oyuncu mu değil mi
ona baktım. Bizim ülkemizde gerçek oyuncular maalesef popüler değil. Eğer gerçek
oyuncular popüler olsaydı oyuncu oldukları için yine onlarla çalışırdım. Ama
oyuncuların popüler olmamasının şöyle iyi tarafı var. Hiç kimsenin ismi filmin
önüne geçmiyor.
Korku filmi trüklerinden yararlanıyorsunuz. O zaman tanıdık geliyor film. Bir
çıkmaz var. Siz ne düşünüyorsunuz?
50 tane korku filmini arka arka izleyip ortak noktalarını bulabiliriz. 'Gen'i de
buna dahil edebiliriz. Bu hem korku sineması hem western hem de romantik komedi
için geçerli. Film türlerinin ortak noktaları vardır. Ayrıca korku sineması
Amerika'yı yeniden keşfetmeme üzerine kuruludur. Eğer Amerika'yı yeniden
keşfetmeye çalışırsanız insanları korkutmayabilirsiniz. Çünkü korku türünün bir
dili, seyirci alışkanlığı var. Bu yapıyı kırıp yeni bir şeyle korkutmaya
çalışırsanız Türkiye gibi bir ülkede emin olun kimse korkmaz. Bunu ancak Türk
korku sineması oluşursa ileride o zaman yapabilirsiniz.
Yani eğer bizim sinemamızda da bu türe ait bir gelenek olsaydı bu gelenekten
faydalanabilirdiniz.
Evet.
Öyle bir şey olmadığı için dünya korku sinemasından beslenmek zorundayım. Bu
ortak dili kullanmakla taklit etmek arasında ince bir çizgi var. Siz bu durumu
nasıl yorumluyorsunuz?
Bu konuda şöyle bir ayrım yapabilir. Bir filme yaptığınız gönderme hikâyenin
ilerlemesine hizmet ediyorsa o hırsızlıktır. Bir örnek vereyim. Biz burada
otururken yanımıza Tyler Durden gelse selamlaşsak o 'Dövüş Kulübü'ne bir
göndermedir. Ama siz kalkıp yerinize Tyler Durden otursa ve onunla konuşmaya
başlasam, o filmde bir karaktere dönüşür bu da hırsızlıktır. Her filme de
ustalara selam gönderilir. 'Gen'de 'Şeytan' filminin görüntü yönetmenine bir
selam var. Bu postmodern sinemanın getirdiği bir şey.
Filmin sonu tartışmalara gebe. Hazır mısınız bu tartışmalara?
Hazırım.
Peki bundan sonra nasıl hikâyelerle seyirci karşısına çıkmayı düşünüyorsunuz?
Korku filmiyle devam etmeyeceğimi düşünüyorum. Daha karaktere dayalı hümanist
hikâyeler anlatmayı istiyorum.
İlanlardaki afiş değişecek
İzleyiciden gelen tepkiler üzerine 'Gen'in gazete ilanları değişecek. Filmin
yapımcısı Tiglon'un patronu Kemal Kaplanoğlu, sinemalardan filmin yabancı film
gibi algılandığı yönünde telefonlar aldığını belirterek "Afişi değiştirmek bu
aşamadan sonra lojistik olarak pek mümkün değil. Ama gazete ilanlarını
değiştireceğiz. İlanlarda Şahan Gökbakar ve Doğa Rutkay'ın yüzleri yer alacak"
dedi. Bu arada sinema yazarlarından genelde olumlu eleştiriler alan 'Gen', ilk
üç günde 39 bin 403 kişi tarafından izlenerek box office listesinin ikinci
sırasında yer aldı. Hafta sonu box office'nin ilk sırasında ise 45 bin
seyirciyle (toplamda 171 bin oldu) 'Temel İçgüdü 2' bulunuyor.
Yerli korkunun yükselişi
Türk sinemasının en çorak alanlarından olan korku türünde son yıllarda bir
kıpırdanma göze çarpıyor. Son dönem yerli korku kuşağının fitilini Yağmur ve
Durul Taylan biraderlerin yönettiği 'Okul' ateşlemişti. Doğu Yücel'in
senaryosundan çekilen 'Okul' izleyiciden de azımsanamayacak bir ilgi görmüş ve
600 bini aşkın sinemaseveri sinemalara çekmişti. Ardından galasındaki yangınla
gündeme oturan Orhan Oğuz filmi 'Büyü'yü izlemiştik. 'Büyü' eleştirmenleri pek
memnun edemese de gişede fena değildi. Filmi 400 bin kişi izlemişti. Sonra
komedi serisi 'Hamabam Sınıfı' dünyada ve Türkiye'de olan kıpırdanmayı kayıtsız
kalmayarak korku komedi 'Hababam Sınıfı Üçbuçuk' olarak karşımıza çıktı ve
yaklaşık 2.5 milyon seyirci topladı. Bu yılın korku defteri yaklaşık 500 bin
kişinin izlediği Hasan Karacadağ imzalı 'D @ bbe'yle açıldı, 'Gen'le devam ediyor.
Burada ilk seri katil filmimiz iddiasındaki gerilim 'Beyza'nın Kadınları'nı
unutmamak gerekiyor. Ama bitmedi. Kısa filmleriyle tanınan Tan Tolga Demirci
birkaç gün içerisinde bir korku filmi için 'motor' diyecek. Çağan Irmak da yaz
aylarında bir korku filmi için kamera arkasına geçecek. 'Keloğlan Kara Prens'e
Karşı'nın yönetmeni Tayfun Güneyer'in de yeni projesi bir korku filmi.
|