|
Suat YALAZ

Doğum Tarihi - 1932, Kırşehir, Çiçekdağ
Suat YALAZ, 1932 yılında Çiçekdağ'da doğdu. Memur çocuğu olduğundan, çocukluk ve ilk
gençlik yılları Denizli, Adana, Kayseri illerinde geçti. ilk karikatürleri Kayseri'de,
günlük Erciyes Postası'nda yayınlanıp iki buçuk liraları aldığı zaman henüz 16 yaşında
bir ortaokul öğrencisiydi. Yüksek tahsilini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi
Resim Bölümü'nü bitirerek tamamladı. Öğrencilik yıllarında günlük gazete ve haftalık
mizah dergilerinde yeni akımın genç karikatüristlerinden biri olarak dikkat çekti.
Yıl 1954. Dönemin önemli gazetesi Vatan'ın genç çizerler için buluşma noktası olan odanın
kapısına genç bir delikanlı gelir. Odada Bedri Koraman, Altan Erbulak ve Çetin Özkırım gibi
usta çizerler oturur. Delikanlının elinde 'İkizler Çiftliği' adını verdiği bir çizgi roman
çalışması vardır. Üstatlar çizimlere bakar. Kareler kopyaya benzemektedir. Çünkü çok net
çizgiler, bembeyaz kağıdın üzerinde durmaktadır. Güzel ama nereden kopya ettin diye sorarlar.
Genç kendinden emin; ‘‘kopya değil, ben çizdim’’ der. İyi ama kurşun kalem izi bile yok, der
Erbulak. Yanıt ustaları şaşkınlığa düşürür: ‘‘Ne kurşun kalemi’’. Genç Suat Yalaz'dır. Dönemin
usta kalemlerini şaşırtan çizgilere ulaşmasında hiçbir yönlendirme ve eğitim yoktur, çünkü
Suat Yalaz'da doğal bir yetenek vardır. Yıllar sonra Erbulak, o gün, Onu denemek için bir
at çizmesini istediklerini Yalaz'ın atı çizmeye ön ayaktan başladığını sık sık arkadaş
toplantılarında anlatmıştır.
Aslında bu olay Yalaz'ı ilk defa başına gelmiyordur. Adana'da henüz 14 yaşındayken
bir büyüğü resim yeteneğini görüp onu yerel bir gazete olan 'Türk Sesi'ne götürür.
Çalışmalarını gören yetkili bir çizimlere bir de Yalaz'a bakar ve ‘‘Nereden kopyaladın'
diye sorar. Yalaz yanıt vermeden karikatürlerini aldığı gibi gazeten çıkar.
Babasının tayini Kayseri'ye çıkar. İki yıl sonra karikatürleri Erciyes Postası'nda
yayınlanmaya başlar.
Çeşitli gazetelerin köşelerinde Suat YALAZ imzalı çizgi roman kahramanları
görülmeye başlandı. Bunlardan biri de Karaoğlan'dı. Karaoğlan 1960 yılında
yayına başladı. Ancak Yalaz'ın 'Karaoğlan'ın öncülü olan 'Kaan' adlı kahramanı
1959'da doğdu. 1959 yılında Akşam gazetesi Aptullah Ziya Kozanoğlu yazdığı yeni
öykü ‘‘Kızıl Tuğ’’ için bir çizer aranır ve Yalaz bulunur. Kızıl Tuğ birkaç
ay sürer ve Yalaz'ın yeri sağlamlaşır. Kızıl Tuğ'un sonunda Kaan'ın doğumu
müjdelenir. Ancak Yalaz ile Kozanoğlu Kaan konusunda çok anlaşamaz. Yalaz,
Kozanoğlu ustanın metinlerini değiştirmeye başlar. Tartışma uzar, en sonunda
Kozanoğlu sinopsis vermeye başlar, Yalaz'ı serbest bırakır. Kaan beş serüven
devam eder. Kozanoğlunun 1960'da Akşam'dan ayrılmasıyla sona erer. Ancak Kaan,
Yalaz sinopsis üzerinden çalışmaya başladığı dönemden sonra 'Karaoğlanlaşmaya'
başlamıştır.
1960'ta AKŞAM Gazetesinde yazıp çizmeye başladığı KARAOĞLAN çizgi romanının büyük
ilgi görmesi ona, hem basında yayıncılık (KARAOĞLAN, SALINCAK, KORKU Dergileri) hem
de en büyük tutkusu olan sinema alanında yapımcılık ve yönetmenlik kapılarını açtı.
Karaoğlan 1965 yılında filme alındı ve yönettiği Karaoğlan filmiyle Suat YALAZ da
sinemaya adım attı. Gerçekten de Suat Yalaz'ın unutulmaz kahramanı Karaoğlan Türk
çizgi romanının sinemada atağa geçişinin miladını oluşturur.
Yalaz çizgileri ve öyküleriyle, bu miladın gerçek kahramanıdır. Karaoğlan 60'ların
ilk yarısında çizgi roman kitapları piyasasını kasıp kavuran Esse Gesse'nin Teksas
(Il Grande Blek) ve Tommiks (Capitan Miki) çizgi romanlarıyla yarışacak düzeyde ilgi
gördü. Karaoğlan piyasadaki İtalya egemenliğini bir anlamda sarsıp, yerli üretim çizgi
romanların müstakil dergilerle başarılı olabileceğini göstermişti.
Suat Yalaz'ın resme doğal yeteneği bir yana, onun asıl merakı çocukluğundan beri sinemadır.
Yalaz çizgi romandan kazandığı parayı sinemaya yatırmaya karar verir ve sinema macerası
başlar. İlk film ‘‘Altay'dan Gelen Yiğit' 1965 yılında tamamlanır. Yalaz dönemin tüm
jönlerinin peşinde olduğu Karaoğlan rolünü tanımamış bir isme Kartal Tibet'e verir.
Kendi firması adına 8 film yaptıktan ve Yeşilçam'da 10 yıldan fazla süren bir tarihi
macera filmleri dönemini başlattıktan sonra Kartal TİBET ile yolları ayrılır.
Yalaz'ın Kartal Tibet ile yollarını ayırıp sinemayı bırakması genelde yanlış bilinir. Tibet'in
Yalaz'ın ona önerip reddettiği film yedinci Karaoğlan filmi değil, ‘‘Yüzbaşı Kartal’’ adlı
Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı bir casusluk filmidir. Tibet bu filme hayır der,
ama Yalaz yapımcılar ve dağıtımcılar ile anlaşma yapmış, parasını bu filme yatırmıştır.
Tasını tarağını toplar ve 1970'de Fransa'ya gider.
Paris'te KARAOĞLAN çizgi romanlarını 7 yıl süreyle Fransızca olarak yayınlatır. Ve, Paris'i
“mekan tutar”. Türkiye'yle bağlantısını hiç kesmez. Hem Avrupa'nın ünlü yayınevleriyle, hem
de ülkemizin en büyük gazeteleriyle çalışmalarını sürdürür...
Yarım yüzyıldan sonra “YOKUŞ”a emek veren Suat YALAZ 2001 yılında Basın’la ilgili çalışmalarına
son verdi. 2002 yılı Yılın Karikatürcüsü Ödülünü aldı. Artık ektiklerini biçmek, bütün eserlerini
toparlamak ve yeniden düzenli olarak yayınlamak istiyor. Kendi yayınevinde Karaoğlan sonrası günlük
gazetelere yaptığı Son Osmanlı, İslam Tarihi gibi çalışmaları daha yeni yayımlamaya hazırlanıyor.
Çok sevdiği sinemayla ilgili olarak da KARAOĞLAN ve YANDIM ALİ’ye TV için dizi film senaryoları
yazıyor. Bunun yanında KARAOĞLAN’a bir yabancı firma ortaklığında sinema filmi yapılması için
girişimleri var. YALAZ, kendisi gibi Akademi'li olan bir hanımla evli, Olcayto ve Kaan adlı
iki oğul babasıdır.
Kaynak
Türk Karikatür Vakfı Web Sitesi / http://www.nd-karikaturvakfi.org.tr
Hürriyet / 13 Kasım 1999, Cumartesi
İnternet Movie Database
|