Mazhar Şevket İPŞİROĞLU



Mazhar Şevket İPŞİR
Ord. Prof. Dr. Mazhar Şevket İPŞİROĞLU

Doğum Tarihi : 1908, İstanbul
Ölüm Tarihi : Mart 1985, İstanbul

Mazhar Şevket İpşiroğlu 1908’de İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta gösterdiği resim yeteneği nedeniyle, liseyi bitirinceye kadar Namık İsmail’in atölyesine devam etti. Almanya’ya giderek bir yıl Düsseldorf Akademisi Resim Bölümü’nde öğrenim gördükten sonra, 1929’da oradan ayrılarak Bonn, Hamburg ve Berlin üniversitelerinde felsefe ve sanat tarihi okudu. 1933’te Tübingen Üniversitesi’nde Hegels Aesthetik in Ihrem historischen Zusammenhang "Tarihsel Bağlamı İçinde Hegel’in Estetiği" adlı teziyle felsefe doktoru oldu.

1934’te Türkiye’ye dönerek İÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyeliğine atanan İpşiroğlu, bir önceki yıl gerçekleştirilmiş olan üniversite reformunun yaşama geçirilmesinde yoğun emek verdi. 1939’da Martin Heidegger ve Max Scheler’de İnsan konulu teziyle doçent, 1943’te profesör unvanını aldı.

1930’ların sonuna doğru çalışmalarında daha çok sanat tarihine yer veren İpşiroğlu, fakültede Sanat Tarihi Bölümü’nün kurulması üzerine buraya geçti ve 1949’da bölüm başkanı oldu. 1956’da sanat tarihçisi Sabahattin Eyuboğlu’yla birlikte İstanbul Üniversitesi Film Merkezi’ni kurdu ve Anadolu uygarlıklarını geniş çevrelere tanıtmak ve benimsetmek amacıyla birçok film çekilmesini sağladı. Bu nedenle Türk Belgesel Sinemasına öncülük eden ustalardandır.

Araştırmalarının yanı sıra yönetim görevleri de üstlenen İpşiroğlu, 1948-49 ve 1958-59’da iki kez dekanlık yaptı. 1960’ta ordinaryüs profesörlüğe yükseldi. 1961’de İslam sanatı dersleri vermek üzere Tübingen Üniversitesi’ne gitti, 1965’te İstanbul Üniversitesindeki görevine döndü ve 1977’de emekliye ayrıldı.

1985’te İstanbul’da öldü.

Mazhar Şevket'in kızı tarihçi ve filozof Zehra İpşiroğlu ve eşi de birlikte sanat tarihi araştırmaları yaptıkları tarihçi Hatice Nazan İpşiroğlu'dur. Türkiye’de sanat tarihinin bir bilim dalı olarak yerleşmesinde çok önemli katkıları olan, Batı Hıristiyan sanatı ve İslam sanatı üzerine çok sayıda bilimsel yazısı yayımlanan İpşiroğlu’nun birçok kitabı yayınlanmıştır.

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER
Aktamar - 1963

III. Ahmet Surnamesi

Kapalı Çarşı - / Mazhar Şevket İPŞİROĞLU, Nazan İPŞİROĞLU

Karanlıkta Renkler - 1967
Yapımcı - İstanbul Üniversitesi

Hitit Güneşi - 1956
8. Ankara Uluslararası Film Festivali. 1996

Anadolu'daki Roma Mozaikleri
Mosaïques Romaines en Anatolie - Cannes Film Festivali. 1960

YAYINLANMIŞ KİTAPLARI
Rönesans Sanatı, 1942
Mazhar Şevket İpşir
215 Sayfa
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları: 170

Oluşum Süreci İçinde Sanatın Tarihi, 1977
History of Art in the Formation Process
M. Ş. İbşiroğlu, Nazan İpşiroğlu

Sanatta Devrim, 1979
Revolution in Art
M. Ş. İbşiroğlu, Nazan İpşiroğlu

Düşünmeye Çağrı
Invitation to Thinking
M. Ş. İbşiroğlu, Nazan İpşiroğlu

Kök Atatürkçülük
Original Kemalism
M. Ş. İbşiroğlu, Nazan İpşiroğlu

Avrupa Sanatında Gerçek Duygusu, 1954
M. Ş. İbşiroğlu, Sabahattin Eyuboğlu

Topkapı Sarayı’ndaki Başyapıtlar, 1980
Meisterwerke aus dem Topkapı

Avrupa Sanatı ve Problemleri, 1946
Das Bild im Islam, 1971
İslam’da Resim Yasağı ve Sonuçları, 1973
Wind der Steppe, 1984
Bozkır Rüzgârı: Siyah Kalem, 1985

Bozkır Rüzgarı : Siyah Kalem
Kategori: Sanat
Yazar: Mazhar Şevket İpşiroğlu
Sayfa: 108
Ölçü: 16.5 x 24 cm
ISBN 978-08-0841-X
YKY’de
1. Baskı: 2004

İslâmda Resim Yasağı ve Sonuçları
Kategori: Sanat
Yazar: Mazhar Şevket İpşiroğlu
Sayfa: 186
Ölçü: 16.5 x 24 cm
ISBN 975-08-0955-6
YKY’de
1. Baskı: 2005

Ahtamar Kilisesi / Işıkla Canlanan Duvarlar, 2003
Die Kirche von Achtamar - Bauplastik im Leben des Lichtes
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık
Mazhar Şevket İPŞİROĞLU Sanat Dizisi

Van Gölü'ndeki küçük bir adada, çok uzaktan bile görülebilen bir konumda yükselen Ahtamar Kilisesi, dış cephesini şeritler halinde saran kabartmalarıyla, Doğu-Hıristiyan mimari sanatının eşsiz bir örneğidir. Çoğu yassı olan bu kabartmalar, puslu havalarda ya da gölgede duvarın içinde belirsizleşirken, gün ışığında canlanır; böylece kilise güneşle birlikte adeta "hayat bulur".

Bugüne dek Ahtamar üzerine yapılan araştırmalarda, kilisenin mimarisi ve süslemeleri birbirinden ayrı ele alınmıştı...


Kaynak
Yapı Kredi Yayınları