Yapım Tarihi - 2017
Süre - 00:04:26
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Tufan Taştan
Senaryo - Barış Bıçakçı
Özgün Müzik - Mert Çetinkaya
Yapımcı - Zeynep Ünal
Oyuncular - Serkan Keskin, Funda Eryiğit, Serdar Orçin
Görüntü Yönetmeni - Hendrık Johannes
Sanat Yönetmen - Yusuf İnan Güneş
Ses - Mehmed Adlı
Işık Tasarım - Sarp Aydoğdu
Kitaplardan geliyorlar. ''Nuriye, Semih, Veli…''
They ?ourished from books. ''Nuriye, Semih, Veli…''
8th BBB Short Film Festival, Brussels, Official Selection. 2017
4. Seattle Turkish Film Festival, STFF Shorts 2017, The Winner Film. 2017
1. AFSAD Kısa Film Yarışması, Kurmaca Dalı, Finalist. 2017
7. Avrupa Birliği İnsan Hakları Kısa Film Yarışması, Finalist. 2017
Pakistan International Film Festival, Official Selection. 2017
17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, Türkiye’den Kısalar, Buz Kesmiş Dünyalar, Atan Kalpler Bölümü, Gösterim
Seçkisi. 2018
29. Ankara Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması, Yarışma
Filmi. 2018
4. Marmaris Kısa Film Festivali, Kurmaca Dalı, Finalist. 2018
Kaynak
Marmaris Kısa Film Festivali
Nuriye Gülmen & Semih Özakça’ya İthafen Kısa Film - Söz Uçar
Söz Uçar - Barış Bıçakçı’nın Hikayesinden Nuriye Gülmen & Semih Özakça İçin Kısa Film!
Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur isimli kitabından, Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Veli Saçılık’ın direnişine ithafen bir
kısa film hazırlandı ve bugün Youtube üzerinden yayınlandı. Kısa filmde Serkan Keskin, Funda Eryiğit ve Özgür Çevik gibi
önemli isimler rol aldı.
Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur isimli kitabı benim için çok özeldir ve tabii ki Rıfat da. Kitapta Rıfat, 50 yaşlarında
bir kitapçıdır. Hikaye, kitapçı dükkanında ve Rıfat’ın kafasında geçenleri anlatır. Yer yer hayal gücünün sınırlarını
zorlayan bu kitap nasıl beyazperdeye uyarlanır bilinmez ama kitabın en özel bölümü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça‘nın
direnişine ithafen kısa film olarak çekilmiş. KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen
Semih Özakça, açlık grevine başlamış, 22 Mayıs’ta ise gözaltına alınarak, ertesi gün haksız yere tutuklanmışlardı.
http://dunyalilar.org
15/06/2017
Gülmen, Özakça ve Saçılık için kısa film - Söz uçar
Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Veli Saçılık için Tufan Taştan yönetmenliğinde kısa film çekildi.
Ankara Yüksel Caddesi’ne işlerine geri dönebilmek için aylarca direnen ve ardından tutuklanan açlık grevindeki Nuriye
Gülmen, Semih Özakça ve Yüksel’de direnişe devam eden Veli Saçılık için “Söz Uçar” isimli bir kısa film çekildi.
Kısa fİlmin senaryosunu Barış Bıçakçı yazarken yönetmenliğini Tufan Taştan yaptı. “İşlerini Geri istiyorlar”, “Yalnız
değiller” ve “Yaşasınlar” yazılarıyla ihraçlarına karşı çıkan ve destek veren filmde, Serkan Keskin, Funda Eryiğit,
Özgür Çevik, Rıza Akın, Serdar Orçin ve Ahmet Rıfat Şungar rol aldı.
evrensel.net
14 Haziran 2017
KHK mağdurları için kısa film - ‘Söz Uçar’
Kanun Hükmünde Kararname ile işlerinden atılan ve Ankara Yüksek Caddesi'nde "İşimizi geri istiyoruz" talebinde
bulunarak, eylem yapan Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Veli Saçılık için 'Söz Uçar' başlıklı bir kısa film çekildi.
Fimin senaryosu Barış Bıçakçı tarafından yazılırken, yönetmenliğini Tufan Taştan yaptı. Filmde Ahmet Rıfat Şungar, Funda
Eryiğit, Özgür Çevik, Rıza Akın, Serdar Orçin ve Serkan Keskin rol aldı. Film, Yüksel’de işini kaybeden mağdurlar için
eylem yapanların bir kitapçıya sığınmasıyla başlıyor…
14 Haziran 2017
sozcu.com.tr
Tufan Taştan - Kalıcı olanlar onlar
Tufan Taştan, ‘Bugün, sadece tanıklığın değil gerçeğe karşı sorumluluğun ifadesidir’ diyor.
Açlık grevindeki tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça ile Yüksel Caddesi’nde direnişe devam eden
sosyolog Veli Saçılık için bir kısa film yapıldı. “Söz Uçar” adlı kısa film Barış Bıçakçı’nın İletişim Yayınları’ndan
çıkan “Seyrek Yağmur” kitabında yer alan “Rıfat Diye Biri” öyküsünden yönetmen Tufan Taştan tarafından uyarlandı. Sosyal
medyadaki “#işlerinigeriistiyorlar”, “#yalnızdeğiller” ve “#yaşasınlar” etiketlerinin de paylaşıldığı kısa filmde Serkan
Keskin, Funda Eryiğit, Özgür Çevik, Rıza Akın, Serdar Orçin ve Ahmet Rıfat Şungar rol alıyor. Polisten kaçan
eylemcilerin dükkânına sığındıkları sahaf tarafından kitapların arasında saklanılmasını anlatan film, Serkan Keskin’in
oynadığı sahaf karakterinin polislere hitaben söylediği “Direnişçileri bulmak istiyorsanız bütün bu kitapları okumanız
gerekecek” sözüyle noktalanıyor.
'Sanki hep bir aradaydık’
Yönetmen Tufan Taştan filmin fikrinin nasıl doğduğu ve ekibin nasıl kurulduğunu şu sözlerle anlatıyor - “Barış Bıçakçı
ile Yüksel Caddesi’ndeki direniş alanında olduğumuz bir gün, bir anda ortaya çıktı. Nuriye, Semih, Veli, Acun, Esra...
Bireysel olarak gösterdikleri direnişe, kendi hünerimizle destek vermek, elimizden gelen ne ise biz de onu yapmak
istedik. Ardından Zeynep Ünal ile birlikte tüm ekibi tamamladık ve bir gün içerisinde filmi çektik. Herkes bizimle aynı
duyguyu ve heyecanı hissettiğinden olsa gerek toplanmamız hiç zor olmadı, sanki hep bir aradaydık.” Taştan,
direnişçilerin hayatlarıyla kitapları özdeşleştiren hikâyeden söz ederken, “kitaplardan gelenler, kitapları yazanlar ve
kitap olanlar arasında çok açık bir diyalektik olduğunu” ifade ediyor ve ekliyor - “Tarih boyunca devam eden bir
diyalektik, hayatın sanatla buluştuğu an bu. Sözün uçması, bu anlamda bize o diyalektiği ve süreci çağrıştırıyor ya da
kalıcı olanın onlar olduğunu söylüyor.”
‘Nuriye ve Semih yaşamalı’
Sanatın ve sanatçının içinden geçtiğimiz bu politik dönem ve çok açık olan gerçeklik karşısında aldığı konumu üzerine
fikrini sorduğumuz Taştan’ın bu konudaki yorumu ise şöyle oluyor - “Bugün içinden geçtiğimiz günlerde bir şekilde hızlı
hareket etmek için zamanı öncelememiz gerekiyor. Her gün biraz daha azalmamak için, yarına geç kalmamamız gerektiğini
düşünüyorum. Çünkü dün, sadece belleğin değil, düş kurma emeğinin de ifadesidir. Bugün, sadece tanıklığın değil gerçeğe
karşı sorumluluğun ifadesidir. Nuriye ve Semih yaşamalı, çok net ve kısa bir cümlede ortaklaşmalıyız. Bu söz bizim
omuzlarımızda.”