Yapım Tarihi - 2019
Süre - 00:19:39
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Gülsün Odabaş
Yapımcı - Gülsün Odabaş
Ortak Yapımcı - Papağan Prodüksüyon / Gamze Platin
Görüntü Yönetmeni - İlker Berke
Yönetmen Yardımcısı - Ali Ayyıldız
Sesler - Bercuhi Berberyan, Elene Alkanlı
Focus Puller - Özkan Baydar
Kamera Asistanı - Emre Bolat
Işık Şefi - Arda Erkmen
Işık Asistanı - Ataberk Gürsoy
Best Boy - Atakan Gürsoy
Saç ve Makyaj - Hilal Selim
Set Amiri - Kemal Albal
Ses Kayıt - Onur Ahmet Albayrak
Dit - Murat Bozkuş
Kostüm - Aynur Duran Kopuz
Reji Koordinasyon - Ayşe Naz Baykal
Oyuncu Koçu - Muzaffer Aksoy
Uygulayıcı Yapımcı - Önder Önsal
Yapım Koordinasyon - Alihan Aksungur
Kurgu - Ayhan Ergürsel
Ses Tasarım ve Müzik - Alican Okan
Film Müziği - TI EIN AFTO POU TO LENE AGAPI
Sözler - GIANIS IOANIS FERMANOGI OU
Müzik - TAKIS PANAGIOTIS MORAKIS
Helenic Copyright Organization
Renk Düzenleme - Bilge Sözer
Afiş Tasarım - Deniz Gerish, Cansu Yazıcıoğlu
Danışman - Dilek Çolak
Oyuncular
Mustafa Alabora
Suavi Eren
Şennur Noyanlar
Mustafa Elbenim
Mehmet Tekin
Selami Kılıç
Gülsün Odabaş
Son Eylül filmi, 6-7 Eylül Olayları’ndan dolayı İstanbul’dan göç etmek zorunda
kalan Sarkis’in altmış yıl sonra tekrar doğup büyüdüğü İstanbul Beyoğlu’na
dönüşünü anlatır. Sarkis gittiği günden beri bir gün tekrar İstanbul’a dönmenin
özlemiyle yaşamıştır ve altmış yıl sonra geri döndüğünde ise ne Sarkis ne de
İstanbul altmış yıl önceki gibidir. Bu film, Sarkis şahsında, göçün bir gencin
iç dünyasında yarattığı etkiyi anlatır.
Filmin Konusu ne?
Son Eylül filmi, 6-7 Eylül olaylarından dolayı İstanbul’dan göç etmek zorunda
kalan 15 yaşındaki Sarkis’in 75 yaşında tekrar doğduğu İstanbul Beyoğlu’na
dönmesini anlatır. Sarkis, yıllarca doğduğu evi, arkadaşlarını, ilk aşkını
unutamamıştır. Son kez gelip vedalaşmak ister. Geldiğinde şehir, yaşadığı
sokaklar, insanlar kısacası her şey değişmiştir. Doğduğu ev harabeye dönmüştür,
yakın arkadaşı (Minas) yaşlanmıştır, ilk aşkı (Rita) hasta ölmek üzeredir.
Ritayı görmek isteyen Sarkis, onu yaşlı ve hasta görmek istemez, kararsız kalır
ve son anda görmekten vazgeçer. Ertesi gün tam karar verip tekrar görmeye
gittiğinde ise apartmandan Rita’nın tabutunun çıktığını görür. Sarkis için ölen
sadece Rita değildir aslında İstanbul’a olan umudu, belleği, çocukluğunda
yaşadıkları, gençliği, 15 yıllık anılarıdır.
Yönetmenin görüşü ne?
Beyoğlu sokaklarında dolaştığım zaman evlerin ve sokakların, ibadet yerlerinin,
okulların mimarisi geçmişten izler taşıyor. Ben bu yapıları sadece ahşaptan ya
da betondan ibaret görmüyorum. Bende yarattıkları his bu değil. Benim algı
dünyam bütün bu bahsettiğim şeyleri bir yaşanmışlık olarak yorumluyor. Bir
başına bırakılmış bu yapılar birçok hayatın, özlemin, sevginin, üzüntünün ve
göçün şahidi gibi. Çalışmada özellikle geçmiş ile gelecek arasında “Ev”
metaforunu kullanmam da bu duygularımla ilişkilidir. Terkedilmiş bir ev asla
sadece bir ev değildir; birçok şeyin bileşkesidir. Sarkis’in yıllar sonra
İstanbul’a geldiğinde yaptığı ilk şeyin evini araması ve yine ev üzerinden ilk
aşkı, arkadaşları ve çocukluğuna ulaşma çabası gibi… Bu kısa filme ilham olan
şey de tam olarak budur.
Peki bu projenin özelliği ne?
Film, resmi tarih ile kolektif bellek arasındaki açıklığın bireyler üzerindeki
kişisel izdüşümüne odaklanmaktadır. Formel tarih yazımı, nesnellik ve
nedensellik üzerine kendini inşa ederken; kişisel olanı, duygulanımı,
yaşanmışlığı ve belleği dışta bırakarak sayfalarını kapatır. Oysa kişisel olan,
bellekte taşınır ve benliğin bir parçası olarak yaşanmaya devam eder. Asla
kapanmayacak bir sayfa olarak yaşam boyunca açık kalır. Tarihin tozlu
sayfalarından farkı, sürekli tazeliğini korur. Göç olgusunun yaşandığı her
coğrafya; ortalıkta savrulan, canlı, sürekli taze kalan ve genellikle kanatan
hikâyelerin saklı olduğu sayfalarla doludur. “Son Eylül” filmi de tarih ile
bellek arasındaki bu çatlaktan sızarak bitmemiş bir hikâyenin hem mekânsal hem
sosyal hem de duygusal boyutunu blok bir bellekle önümüze atar. İstanbul’u
toplumsal siyasal bir hadiseden dolayı terk etmek zorunda kalan bir bireyin,
sadece çocukluk aşkını araması için geri dönmesini değil bir bütün olarak
benliğine yön veren mekana dönmesidir. Her sokak, her ev veya her insan onu
geçmişine götüren bir bellek mekanı olarak işlev görür. Ana karakter Sarkis,
geçmişinden kurtulmak istememecesine son sahnede yapması gerekeni yapmayıp ölüm
imgesini yanında taşımadan geri döner. Bu noktada filmin farkı, belleğin ölüm
imgesi ile nihayetlenmesine izin vermeyip canlı bir şekilde sürmesine izin
verir. Kişisel olanı, politik olanla iç içe geçiren film, kaba bir duygusallık
ve ajitasyona yer vermeden insanın naif taraflarına odaklanır.
SON EYLÜL
KISA FİLM ve SÖYLEŞİ
Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
35. Genç Günler “Kısa Film ve Söyleşi” Şehir Tiyatroları 2018-2019
15 Mayıs Çarşamba, 20:45
7. SETEM Akademi BAK Ödülleri, Ulusal Kurmaca Dalı, (Mustafa Alabora) En İyi
Erkek Oyuncu Ödülü. 2019
5. Marmaris Kısa Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması, Netsel Marina Jüri
Özel Ödülü. 2019
22. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Kısa: Olmazsa Olmaz
Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2019
6. Uşak Kanatlı Denizatı Kısa Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması,
Gösterim Seçkisi. 2019
20. İzmir Kısa Film Festivali, Ulusal Panorama Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2019
Roterdam Kırmızı Lale (Rode Tulp) Film Festival, Gösterim Seçkisi. 2019
11. London Kurdish Film Festival, War On Screen, Official Selection. 2020
8. Yılmaz Güney Film Festivali, Kısa Film Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2020
2. Directed By Women Turkey, Ulusal Kısa Film Yarışması, Finalist.
2020
15. İşçi Filmleri Festivali, Online Gösterim Seçkisi. 2020