Sazın tellerine tezenesiyle her vurduğunda farklı uzay âlemlerine uçan halk
ozanı Necdet'le, onun psychedelic rock müzisyeni oğlu Metin yıllardır küstür.
Bir gün, bu ikiliyi barıştırmak için sırtındaki kopuzuyla asırlararası yürüyen
Şaman Ana aniden çıkagelir.
Whenever his plectrum strums the strings of his saz, folk bard Necdet is
drifting into strange and wondrous cosmic realms. For years, he has been
estranged from his son Metin, a psychedelic rock musician. One day, Shaman Ana —
walking across centuries — suddenly appears, determined to reconcile them.
2. Kısa ve Ötesi Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Birincilik Ödülü. 2026
Trabzon Film Festivali, Kısa Kurmaca Film Yarışması, Mansiyon Ödülü. 2025
5. İstanbul Nartugan Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması, Üçüncülük
Ödülü. 2025
13. SETEM İpekyolu Film Ödülleri, Ulusal Kısa Film Yarışması, En İyi Kurgu
Ödülü. 2025 (Umut Sakallıoğlu)
4. Luma Kısa Film Festivali, Kurmaca Senaryo Yarışması, Finalist. 2024
26. İzmir Kısa Film Festivali, Ulusal Kurmaca Film Yarışması Finalist. 2025
10. Genç Öncüler Kısa'dan Hisse Kısa Film Yarışması, Gösterim Seçkisi. 2025
8. Siirt Kısa Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Finalist. 2025
2. Kerkük Türk Dünyası Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Finalist. 2026
46. İFSAK Kısa Film Festivali, Kısa Film ve Belgesel Yarışması, Kurmaca Dalı,
Finalist. 2026
2. İstanbul Spor Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2026
30. Nürnberg Türkiye/Almanya Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Finalist. 2026
Kaynak
Antakya Film Festivali
‘Galaksinin Tezenesi’ adlı kısa filmin Yönetmeni Semih Ellialtı: ‘Türkiye’de
özgün bir fantastik sinema mümkün’
Yönetmen Semih Ellialtı’nın Galaksinin Tezenesi adlı kısa filmi, Anadolu’nun
ozanlık kültürünü psychedelic rock, şaman ritüelleri ve fantastik sinemayla
buluşturuyor.
Anadolu’nun ozanlık kültürü, psychedelic rock, şaman ritüelleri ve fantastik
sinema... Yönetmen Semih Ellialtı, son olarak 1. Çatalca Film Festivali
finalistleri arasında yer alan ‘Galaksinin Tezenesi’ adlı kısa filminde
birbirinden uzak gibi görünen bu unsurları aynı hikayede buluşturuyor. 2025
yapımı, 17 dakika 36 saniyelik film; Halk Ozanı Necdet ile psychedelic rock
Müzisyeni oğlu Metin arasındaki kuşak çatışmasını, onları barıştırmak için
ortaya çıkan Şaman Ana karakteri üzerinden anlatıyor.
Filmin çıkış noktasında ise Türkiye’ye özgü kültürel kodlardan beslenen bir
fantastik sinema arayışı bulunuyor. Ellialtı, filmin yaratım sürecini anlatırken
‘Sinemamızda yerelden evrensele uzanan fantastik bir anlatı mümkün mü?’
sorusundan yola çıktıklarını ifade ediyor. ‘Galaksinin Tezenesi’ festival
yolculuğunda da başarılar elde etti. Film; İFSAK Kısa Film ve Belgesel
Yarışması’nda finalist olurken, Trabzon Film Festivali’nde mansiyon aldı. 2026
yılında Kısa ve Ötesi Film Festivali’nde birincilik, NarFest’te En İyi Kısa Film
ve En İyi Müzik Ödülleri gibi farklı ödüllerle buluştu.
Film, Türkiye dışındaki uluslararası etkinliklerde de yer aldı. Nürnberg’de
düzenlenen Filmfestival Türkei/Deutschland kapsamında Almanya prömiyerini
gerçekleştiren yapım, 79. Cannes Film Festivali’nin Marché du Film programında
ise Sinema Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Turkish Cinema 2026’
kataloğunda yer aldı.
‘Hikaye farklı coğrafyalarda karşılık buldu’
Ellialtı, filmle ilgili bir ödül töreninde yaptığı değerlendirmede, ‘Hikayenin
farklı coğrafyalarda ve seyirciler nezdinde karşılık bulduğunu görmek büyük bir
mutluluk veriyor’ demişti. Peki Galaksinin Tezenesi ismi nereden geliyor?
Geleneksel ve çağdaş müzik filmin dünyasında nasıl bir araya geliyor? Şaman Ana
karakterinin hikayedeki rolü ne? Türkiye’de fantastik sinema nasıl kurulabilir?
Semih Ellialtı, filmin ortaya çıkışından müzikal yapısına ve festival
yolculuğundan Türkiye’de fantastik sinemanın geleceğine kadar birçok konuyu
gazetemize anlattı.
‘Galaksinin Tezenesi’ nasıl ortaya çıktı? Filmin ilk kıvılcımı neydi?
‘Galaksinin Tezenesi’ ismi Neşet Ertaş’la özdeşleşmiş ‘Bozkırın Tezenesi’
lakabından geliyor. Özellikle seyircinin henüz filmi izlemeden bile ozanlar ve
müzik kültürüyle ilgili fantastik bir film izleyeceği duygusunu önden
sezebilmesi için bu ismi tercih ettim. Elbette modern ve geleneksel iki kuşağın
çatışmasını anlatacak olan filmimde ‘galaksi’ kelimesi modern, ‘tezene’ kelimesi
daha geleneksel tınladığı için bu karşıtlığı hissettirmesi bakımından da bu
ismin mantıklı ve ilginç olacağını düşündüm.
‘Geleneksel ve çağdaş unsurları bir araya getirdik’
Geleneksel müzikle çağdaş sinema dilini bir araya getirirken özellikle
kaçındığınız ya da korumaya çalıştığınız şeyler oldu mu?
Aslında film geleneksel ve çağdaş müzikal unsurları bir araya getiriyor.
Dolayısıyla bu ikililiği yan yana çağdaş sinemada kullanmak zor olmadı. Filmin
müzikal dilini inşa ederken de karakterlerin kimliklerine göre müzikal
kodlamalar yaptık. Örneğin Halk Ozanı Necdet’i tanıdığımız sahnede türküden
gelen bir ses, Rock Müzisyeni Metin’i tanıdığımız sahnede psychedelic Türkçe
rock parçası ve Şaman Ana’yı tanıdığımız sahnede ise şaman davulu ve gırtlak
müziğinin duyulması gibi unsurlara dikkat ettik. Karakterlerin karşıtlıklarından
doğan uzlaşmayı verebilmek adına, müziklerin iç içe geçtiği sahneler kullanmaya
da özen gösterdik.
Filmde müzik başrolde diyebiliriz, ses dünyasını oluştururken hangi
sanatçılardan, müzikal çalışmalardan veya türlerden beslendiniz?
Filmde farklı müzik türlerini duymak mümkün. Rap, rock, halk müziği ve
geleneksel Şaman ritüel melodileri filmin içinde yer alıyor. Salih Korkut
Peker’in bize bu anlamda özgün müzikleriyle çok katkısı oldu. Metin Akdülger’in
vokali olduğu, Burak Yeşildurak ve Mehmet Can Erdek’in yer aldığı psychedelic
rock sounda sahip Journers grubunun ‘Döngüm’ şarkısı filmimizin ana
müziklerinden biri. Sosa, Vlim ve Esat’ın Başkent Punk parçası da filmin
girişinde Metin’in kuşatılmışlığını hissettiren rap şarkısı olarak filme dahil
oluyor.
Şaman Ana karakteri neden gerekliydi? Necdet ile Metin’in arasındaki ilişkiyi
yalnızca baba-oğul üzerinden anlatmak yerine neden bu üçüncü karakteri hikayeye
dahil ettiniz?
Türkiye’de fantastik sinema nasıl inşa edilebilir sorusuyla yola çıkan bir film
yaptığınızda, mitolojimizin ve kültürel arka planımızın bilge büyücü bir
karakter yaratırken Şaman Ana gibi bir karakteri bize kullanma fırsatı verdiğini
gördük. Bu durum; dünyada fantastik edebiyat ve sinema içinde gördüğümüz ak
sakallı ve uzun saçlı klasik erkek büyücü figürü yerine, Anadolu ve Orta Asya
kültürüyle birleşen anaerkil bir dokuya götürüyor bizi. Ayrıca şamanların dini
ritüelleri ve müziklerinin iç içe geçtiği bir gerçeklik. Bu tür bir anlayışla
inancını yaşatma geleneği aşıklık kültürünü de etkiliyor. Dolayısıyla müzik
yoluyla barıştırma gücüne sahip fantastik bir karakter olarak, sırtındaki
kopuzuyla asırlar arası yürüyüp gelen kadın bir şamanın işleri yoluna sokması,
birçok sorunun cevabına dönüştü. En başta da Türkiye’de fantastik sinemayı inşa
ederken kadın karakterlerin anlatıdaki önemine.
‘Uzun metrajlı film için tecrübe edindim’
Sizin sinema üzerine akademik çalışmalarınızda da fantastik sinemaya ilginiz
olduğu görülüyor. ‘Galaksinin Tezenesi’nde fantastik unsurlarla kültürel
hafızayı buluşturmak sizin için nasıl bir deneyimdi?
Benim için oldukça öğretici ve yaptığım işe duyduğum güveni tazeleyici bir
deneyimdi. Türkiye’de özgün, yerelden evrensele uzanabilecek ve bağımsız
sinemamızın dilini renklendirebilecek bir sinema anlayışının mümkün olduğuna
daha fazla ikna oldum. Özellikle 35’in üzerinde festivalde, seyircinin filmi
büyük bir sevgi ve ilgiyle karşıladığını görme şansına eriştim. Bu da
ilerlediğim yolda daha emin adımlar atmamı sağlıyor haliyle. Ayrıca
hamasileşmeden ve estetik kaygı güderek, ötekileştirmeden ve dışlamadan yerel
kodlardan beslenilerek İngiltere’den, Fransa’ya, Peru’dan, Güney Kore’ye,
Norveç’ten, Filipinler’e fantastik sinemamızı ulaştırmanın mümkün olduğunu
gördüm. Artık ilk uzun metrajım için gerekli tecrübeyi edindiğimi düşünüyorum.
Son olarak bu yıl doktor öğretim üyesi olarak çalıştığım üniversitede fantastik
sinema adlı dersi vererek, bildiklerimi ve deneyimlerimi yeni kuşaklara
aktaracağım için çok heyecanlıyım.
evrensel.net
04.09.2026
Merve Tur
mervetuur@gmail.com