|
Osmanoğlunun Sürgünü
Öncesi... Ve Sonrası...

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasının ardından saltanat ve hilafet kurumlarının
sona ermesiyle birlikte, yurt dışına gönderilen Osmanlı Hanedanını konu alan bir
belgesel dizi.
Proje, Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasını takip eden Türkiye Cumhuriyetinin
kuruluşuyla ortaya çıkan yeni değerler ve kurumlar sisteminin oluşum sürecinde,
ülkelerini terk etmek zorunda kalan Osmanlı Hanedanının sürgün hayatını;
sultanların ve veliahtların dünyada varoluş çabalarını ele alıyor.
Avrupa Yayın Birliği ( EBU ) üyelerinden Alman ZDF, Fransız-Alman ARTE,
Avusturya kanalı ORF, Hollanda'nın AVRO, Galler'den S4C, ve Fransız FTV5
kanalının ortak yapımcı olarak destekledikleri bir proje...



Kaynak
Kerime ŞENYÜCEL
TRT Radyo Televizyon Dergisi, Sayı 182, Temmuz 2004, Sayfa 6 - 7
OSMANOĞLU'NUN SÜRGÜNÜ BELGESELİ BASIN BÜLTENİ - 8. BÖLÜM
OSMANOĞLU'NUN SÜRGÜNÜ
Osmanlı Tarihi, dünya tarihçileri açısından önemli bir konu. Peki, bizim
Osmanlı'ya, kendi tarihimize bakışımız nasıldır? Osmanlı'ya farklı açılardan
bakmasını en iyi bilen biz olmalıyız. Çünkü Osmanlı Dönemi, tarihimizin ve
kültür birikimimizin 700 yıla yakın bir dönemini oluşturuyor. Osmanlı'nın çok da
incelenmeyen, araştırılmayan, nesnel bir eleştirel gözle bakılmayan bölümü, son
dönemidir.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Kerime Senyücel'in yönetmenliğinde, bu geri
planda kalmış, kamuoyunun gündeminde çok yer almamış konuyu bir belgesel proje
ile ele almayı amaçladı ve yapımını bir EBU (Avrupa Yayın Birliği) ortak yapımı
olarak gerçekleştirdi.
"Osmanoğlu'nun Sürgünü" isimli belgesel proje 30 dakikalık dokuz bölüm olarak
hazırlandı. Proje, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi, Cumhuriyet'in kuruluşu
ve Halifeliğin kaldırılması ile sürgüne giden Osmanlı Hanedanı'nın göç öyküsünü
konu alıyor.
Kameraman Haluk Ertuğrul, özgün müzik Derya Köroğlu, danışman Prof. Dr
Ekmeleddin İhsanoğlu, yönetmen yardımcısı Elif Kabacaoğlu...
8. Bölüm
BEN SÜRGÜNÜN MEYVESİYİM
Osmanoğlu'nun Sürgünü belgeseli 8. bölümüyle ekranda.
"Sürgün olmanın en büyük dezavantajı insanın köklerini kaybetmesi, hiçbir yeri
benimseyemiyorsunuz." bu söz bir Osmanlı şehzadesine ait.
Türklük ve Avrupalılık ya da Türklük ve Ortadoğululuk arasında kalmış olan
Hanedan üyeleri, Türkçeyi konuşamasalar ve Türkiye'de hiç yaşamamış olsalar dahi
sorulduğunda 'Türk' olduklarını söylüyorlar.
Kimisi çocuklarını eğitim almaları için Türkiye'ye göndermeyi düşünüyor, kimisi
de Türkiye ile arasında kültürel bir bağ kurmaya çabalıyor, sürekli Türkiye'ye
gelip gidiyor.
Sürgün sırasında, yurt dışında doğmuş büyümüş ve şimdi Türkiye'yle bir bağ
kurabilmiş Hanedan üyelerinin köklerini bulma çabasını bu bölümde
izleyebilirsiniz.
Yayın Tarihi : 4 Aralık 2006
Saat: 22.30
TRT 2
|