|
Evet-Ja

Yapım Tarihi :
Süresi : 00:40:00
Formatı : Türkçe, Almanca
Yönetmen -
Gökhan YORGANCIGİL
Evet-Ja
Almanya'daki Türk-Alman Evliliklerine Kısa Bir Bakış
Belgeselin konu başlıkları:
Almanlar ve Türkler
Türk alman evlilikleri (giriş)
Türk-Alman evliliklerine aile-çevre tepkisi
Almanya'da Türk imajı
Almanya’da Türk işçiler. Kısa tarihçe. 1960 Almanya'sı. İşgücü göçü.
İki farklı kültür. Paralel yaşamlar. Paralel dünyaların oluşumu.
Almanya’da 2. ve 3.nesil Türkler.
Eğitim-entegrasyon sorunu. Uyum problemleri
Alman devletinin eksik ve geç kaldığı konular.
İki kültür arasındaki temel farklar evliliğe nasıl yansıyor?
Din farklılığı nasıl etkiliyor?
Dil, çift dillilik. Dil sorunu nasıl etkiliyor?
Alman-Türk çiftler ve çocukları...
Özet ve Sonuç.
Belgeselin çekimleri 15 gün boyunca Almanya'nın Frankfurt, Darmstadt, Mannheim,
Heidelberg ve Berlin şehirlerinde gerçekleştirildi. Daha sonra Türkiye'de
İstanbul'da iki gün çekim yapıldı. Yukarıdaki konu başlıklarıyla ilgili olarak
hem Türk hem Alman, çiftlerle, sosyologlarla, evlilik danışmanlığı hizmeti veren
sivil toplum kuruluşu yetkilileriyle ve hukukçularla röportaj yapıldı.
Dökümantasyon çalışmalarımız sonucu elde ettiğimiz bilgileri röportajlarla
birleştirerek metin yazımını gerçekleştirdik.
Belgesel dijital olarak High Definiton (HD; 1920x1080çözünürlük) formatında
çekildi. Talebe göre bu formattan transformasyon yapılarak sunuma hazır hale
getirilecek.

Evet-Ja
"A look inside the German-Turkish marriages in Germany"
Main Topics of the Documentary
1. Germans and Turks
2. German-Turkish marriages (Intro)
3. Family and society response to German-Turkish marriages
4. The Turkish image in Germany
5. Turkish workers in Germany. A short history. Germany in the 60's. Workforce
emigration.
6. Two different cultures. Parallel lives. The formation of parallel worlds.
7. 2nd and 3rd generation Turks in Germany.
8. Education, integration and adaptation problems)
9. Where the German and Turkish governments late or failed to act
10. How the main cultural differences affect the marriages.
11. How the religious differences affect the marriages.
12. How the language differences affect the marriages.
13. German-Turkish couples and their children...
14. Summary and Conclusions.
The shooting of the documentary took place on location in Frankfurt, Darmstadt,
Mannheim, Heidelberg and Berlin of Germany. Later into the production two days
of shooting took place in Istanbul, Turkey. Interviews were conducted with both
German and Turkish couples, sociologists, marriage counsellers and lawyers. We
then proceeded with scriptwriting combining the information we gathered through
our documentation work with the interviews we conducted.
The documentary is shot digitally in High Definition (HD; 1920x1080 resolution).
Upon request the tapes will be converted to other standarts and made ready for
airing.
Duration: 40 Minutes
Language: Turkish/German with accompanying subtitles
evet-ja.blogspot.com

Aslında 'Mahkûm' Gökhan Yorgacıgil'in interneti ilk kullandığı film değil.
Yönetmen daha önce çektiği, Türklerle Almanların evliliklerini anlatan 'Evet-Ja'
belgeselinde de sanal alemden farklı bir şekilde yararlanmıştı. Belgeselin
konusunu insanlara internet üzerinden danışarak seçmişti. Ama 'Mahkûm'un
evveliyatı 1991'e kadar gidiyor.
"Her şey 1991'de başladı. Psikiyatrisi Doç. Dr. Haluk Savaş bana bu öyküyü
anlatmıştı. Acemi bir hipnozcu yüzünden yaşanan bu olayın çok heyecan verici bir
sinema filminin başladığı an olabileceği fikri o gün bugündür kafamda dönüp
duruyordu" diyor Yorgancıgil. 2003'ün sonbaharında kurulan öykü tartışma grubu
iki yıllık çalışmayla ilk çatıyı kuruyor.
 
Türk-Alman evlilikleri belgesel oldu
Alman kadınlar ile Türk erkekler arasında yapılan evlilikler 'Evet-Ja' isimli
bir belgesele konu oldu. Yönetmen Gökhan Yorgancıgil; "Bu evliliklerdeki uyum ve
sorunlar Türkiye-AB ilişkilerine de ışık tutacak" dedi.
Yönetmen Gökhan Yorgancıgil, Almanya'da yaşayan ve nüfusu yaklaşık 4 milyonu
bulan Türkler'in Almanlar'la yaptığı evlilikleri konu alan 'Evet-Ja' isimli bir
belgesel yaptı. Böyle bir belgeselin ilk kez çekildiğini belirten yönetmen
Yorgancıgil, evliliklerde tespit ettikleri uyum ve sorunların Türkiye-AB
ilişkilerine de ışık tutacağını vurguluyor. Belgeseli yayınlamak için Alman
kanalı ZDF ile görüşülüyor. Genellikle Türk erkek ve Alman kadın evliliğinden
oluşan ailelerle yapılan röportajların yer aldığı belgeselde; sosyolog ve
iletişim uzmanlarının görüşlerine de yer veriliyor. Almanya'da Türk imajı,
evlilikleri etkileyen faktörler ve çocuklar; belgesel içinde işlenen diğer konu
başlıkları. Edinilen bilgiye göre, 'Evet-Ja' adı verilen belgeselin çekimleri
ise 15 gün boyunca sürdü ve Almanya'nın Frankfurt, Darmstad, Mannheim,
Heidelberg ve Berlin şehirlerinde gerçekleştirildi.
AB İLİŞKİLERİNİN AYNASI
Yönetmen Yorgancıgil, Almanya'daki Türkler'in yaşantısının çok boyutlu bir
problem olduğunu dile getirerek, 40 dakikalık belgesel içinde sadece evlilikleri
incelediklerini söyledi: "Evlilikler, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin
bir minyatürü. Sorun ve çözümler hep aynı. Ama bugüne kadar evlilikler konusunda
akademik çalışma yapılmamış. Bizim insanlarımızın evliliklerinin hâlâ yürüdüğünü
gördük. Yürümeyen evliliklerinin sebebinin de kültürlerarası farklılıktan veya
entegrasyon probleminden değil. İki insanın evliliklerinde karşılaşabileceği
sorunlardan ortaya çıktığını fark ettik."
SÖZ ALMAN KADININ
Almanya'da devlet destekli sivil toplum kuruluşlarından Türk-Alman evliliklerine
danışmanlık verenlerden de görüş aldıklarını belirten Yorgancıgil, "Evliliklerin
çoğunda kadın Alman, erkek Türk. Evde söz kadında. Çocuklar anneleriyle Almanca,
babaları ile Türkçe konuştuklarını söylüyor. Ailece oturduklarında ise Almanca
konuşuluyor" diyor.
Yıldız ATEŞ
arsiv.sabah.com.tr, 2005/10/18

Evlenmek kolay anlaşmak zor...
AB Türkiye ilişkilerini büyük ölçekli bir evliliğe benzetmek mümkün. Bu süreci
anlamak adına yapılan ‘Evet-Ja’ belgeseli, Türk Alman evliliklerini mercek
altına alıyor. Görünen o ki iki taraf da gerçek sorunları her zaman görmezden
geliyor.
Almanya’da yaşayan Türkler ile ilgili belgesel yapacak olsanız nasıl bir konu
seçerdiniz? Eğitim, iş hayatı, ekonomik sorunlar? Gökhan Yorgancıgil, ‘Evet-Ja:
Türk Alman evliliklerine kısa bir bakış’ adlı belgeselini çekmeden önce bu
soruyu, internet vasıtasıyla, Almanya’da yaşayan Türklere sormuş. Beklediğinden
çok daha fazla cevapla karşılaşan yönetmen, yoğun istek üzerine kendini
Alman-Türk evlilikleriyle ilgili çekim yaparken bulmuş.
Belgesel, aile kurmak amacıyla bir araya gelen kültürleri mercek altına alarak;
yaşanan sorunları, etkileşimleri, dönüşümleri ortaya koyuyor. Mikro düzeydeki bu
manzaradan yola çıkarak, Avrupa Topluluğu ile Türkiye izdivacının ne kadar
mümkün olduğunu ve nasıl bir sonuç doğuracağını da görmeye çalışıyor.
Aslında belgeselin konusu kadar karar verme aşaması da ilginç. İstanbul’daki
tarihî yarımada ile ilgili belgesel çekmek üzere yola çıkan Gökhan Yorgancıgil
ve arkadaşları, ihtiyaç duydukları bir kamerayı almak üzere Almanya’ya gider.
Bir tanıdıklarının; “Neden burayla ilgili de çalışma yapmıyorsunuz.” önerisi
üzerine Almanya’da yaşayan Türklerin üye olduğu bir e-posta adresine “Nasıl bir
konu seçerdiniz?” sorusunu yöneltirler. En fazla üç-beş kişi dikkate alır
niyetiyle gönderilen maile yüzlerce yanıt gelir.
Tavsiye edilen konular arasında en vurgulu olanı ‘Türk-Alman evlilikleri’dir.
Böylece çalışmanın istikameti belirlenir. “Evlilik deyip geçmemek gerek, bu
birlikteliklerin Türkiye ile AB ilişkilerine kadar uzanan yönü var.” diyor
filmin yönetmeni Gökhan Yorgancıgil. Nihayetinde bireylerinki ile toplulukların
evlilikleri paralellik arz ediyor. Bu nedenle birçok akademisyen ve yazar,
Türkiye ile AB’nin ilişkisini evliliğe benzetiyor. Zira uzun bir birliktelik
için yola çıkılıyor ve her iki tarafın da fedakârlık göstermesi gerekiyor.
Almanya’da Türklerin varlığı bilinenin aksine 1960’lı yıllardan öncesine
dayanır. Almanya arşivleri, 20’nci yüzyılın ilk yıllarında binlerce Osmanlı
gencinin meslek eğitimi için Münih ve Berlin’e gittiğini gösteriyor. Aynı
tarihlerde Mercedes ve AEG gibi sanayi şirketleri ile Osmanlı arasında iş gücü
antlaşması yapılır. Bu ilişkiler sonucunda 1907 yılında Almanya’da 12 bin Türk
genci vardır. 1960’larda ise iki ülke arasında yapılan antlaşma sonucunda
Türkiye’den çok sayıda işçi Almanya’ya gurbete gider.
İlk kuşak Almanlarla evlenmiyor
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından toparlanmaya çalışan ülke, 500 bin işçi açığını
telafi amacıyla Türkiye dışında İtalya, İspanya, Yugoslavya, Portekiz gibi
ülkelerden ‘misafir işçi’ alır. İlk gittiklerinde coşkuyla karşılanan bu
insanlar sadece sistemin gediklerini telafi için çağrılmışlardır fakat zamanla o
toprakların bir parçasına dönüşürler. Beklemedikleri bir sonuçla karşılaşan
Almanların yaklaşımını Max Frich’in sözlerinde görmek mümkün: “İşçi gücü
çağırdık, insanlar geldi.”
Belgesel, bu süreçten yola çıkarak günümüze kadar geliyor. Birinci, ikinci ve
üçüncü kuşak göçmenlerin karşılaştırmasını iki farklı milletin evlilik
ilişkileri üzerinden yapıyor. Belgesel danışmanı Prof. Dr. Edibe Sözen, köyden
Almanya’ya göçen ilk kuşağın kendisini savaş sonrası kaotik bir ülkede bulduğuna
değiniyor. Karşılaştıkları manzarada çiçek çocuklar, hippi kültür, uyuşturucu ve
çarpık ilişkiler hâkim. Dolayısıyla içine kapanan bu kesim, gettolar
oluşturuyor. Dili öğrenmeye dahi direnç göstererek, ‘öteki’ olarak gördükleriyle
evliliklere hoş bakmıyor. Aynı tavır Almanlar için de geçerli. Prof. Sözen,
ikinci ve üçüncü kuşağın çift kimlikli, çift dilli olduklarına değiniyor. İkinci
kuşak ilk dönemlerde dil sorunu yaşadığı için spastik, zihinsel özürlü
çocuklarla bir tutularak eğitim görüyor.
Fakat paylaşımların artması sonucu Almanlarla evlenme fikri bu nesilde ortaya
çıkıyor. Hayat tarzlarını belirlerken genelde iki yoldan birini seçtiler diyor
Yorgancıgil: “Bazıları kendini Alman gibi hissetti, diğerleri ise dinî ya da
marjinal milliyetçi akımlara takıldı.” Üçüncü kuşağın ise yeraltı, uyuşturucu
ile teması artıyor. Yorgancıgil, Almanya’daki bu karmaşayı iki ülkenin ihmaline
bağlıyor.

Fakat evlilikler entegrasyonu bir nevi hızlandırıyor. Birlikteliklerde Türk
erkek, Alman kadın oranı daha fazla. Evdeki hayat tarzı ise daha çok kadın
tarafından şekilleniyor. Yorgancıgil, konuk oldukları evlerde ev hanımı Türk
olduğu zaman çay ve börekler ikram edildiği halde; Alman bir eşin evinde havyar
ve şampanya sunulduğunu anlatıyor. Bu sonuç çocukların hayat tarzında da
belirleyici oluyor. Belgeselde, akademisyenler ve evli çiftlerin haricinde
çocuklardan da görüşler alınmış. Annesi Alman olan Yeşim Gülsular, kendini Alman
gibi hissettiğini söylüyor ve Katolik olduğunu vurguluyor.
Edibe Sözen, bu görünüşe rağmen Avrupa’da Türk imajının, Osmanlı ile aynı
olduğuna dikkat çekiyor. 1960’lardan sonra Almanya’daki Türkler değişime karşı
ne kadar direnç gösterdiyse Türkiye de o kadar Batılılaşma çabasına giriyor.
Gurbetçilerin sadece televizyondan takip ettikleri Türkiye’deki hızlı değişimi
anlamakta zorlandıklarını söylüyor Sözen.
Belgesel çekimlerinde ekip, beklemedikleri birçok mevzuyla karşılaşmış.
Yorgancıgil, Almanya’da Türk-Alman evliliklerine danışmanlık yapan Ulrika
Zabel’in görüşünü örnek veriyor. Zabel, evliliklerde kültür ya da din
uyumsuzluğunun söz konusu olmadığını vurguluyor. “Bizim bilimsel verilerimiz bu
sonuçları gösteriyor. Asıl sorun, evlilikten sonra en küçük bir problemin dahi
kültür sorunu olarak algılanması.” Bunun nedeni eşlerden birinin kültürün
arkasına sığınması.
Bu detay üzerinden Avrupa Topluluğu ile Türkiye arasındaki ilişkilere bakılacak
olursa benzer sonuçları görmek mümkün. Her iki tarafda ekonomik çıkarlardan yola
çıksa da en küçük bir sorun dil, din gibi kültürel öğelerle ilişkilendiriliyor.
Velhasıl gerçek sorunlar göz ardı ediliyor.
BASİT VE FAYDALI OLMASI ÖNEMLİ
Gökhan Yorgancıgil, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden
mezun. Fakat arkadaşlarıyla oluşturdukları bir ekiple sinema ile ilgili
çalışmalar yapıyor.
Geçimlerini sağlayabilmek adına tanıtım çekimleri yapan grubun ileriye dönük
televizyon projesi üretmeye de niyeti var. Amaçları, sinema ve belgesel adına
kaliteli eserler ortaya koyabilmek. Şimdilik yaptıkları işin bilimsel alt
yapısını kavramaya ve basit, faydalı olanı üretmeye gayret ediyorlar.
aksiyon.com.tr



Evlenmek Kolay Anlaşmak Zor
4 bin 900 Alman gelin
Yabancıyla evlenen Alman kadınlarının birinci tercihi, Türk erkekler. Federal
İstatistik Dairesi'nin açıklamasında, 2004'te 4 bin 900 Alman kadınının Türk
erkekleriyle evlendiği, ikinci sırada 1800'le İtalyanların, üçüncü sırada ise
1500'le Sırbistan-Karadağlıların geldiği belirtildi. Alman erkeklerinin tercih
ettiği yabancı kadınlar sıralamasında ise Polonyalılar birinci sırada yer
alıyor. Alman erkeklerinin 2004'te 4 bin 900 Polonyalı kadınla evlilik
yaptıkları, ikinci sırada 2 bin 300'le Taylandlı kadınların geldiği açıklandı.
Türk kadınlarıyla evlenen Alman erkeklerin sayısı ise geçen yıl 1800 oldu.
Ülkede geçen yıl 32 bin 800 Alman erkeği ve 23 bin 500 Alman kadını yabancıyla
evlendi. Geçen yılki toplam evlilik sayısı ise 396 bin...
AA - BERLİN, Wednesday, November 23, 2005
|