|
Ayastefanos Anıtının Yıkılışı

Çekim Tarihi - 14 Kasım 1914
Kameraman - Fuat UZUNKAY
150m. Siyah-Beyaz
Türkiye'de çekilen ilk film olarak tarihe geçmiştir.
1910 yıllarından itibaren bir film göstericisi ( makinist ) olarak çalışan
Fuat UZKINAY tarafından çekilmiştir.
1876-1877 yıllarındaki Osmanlı - Rus savaşında, Osmanlı devleti yenilmiş
ve bu galibiyetin anısını yaşatmak amacıyla Ruslar, Osmanlı topraklarında
vardıkları en uç nokta olan Ayastefanos'a ( Yeşilköy ) diktikleri anıtın
yıkılması olayını görüntüleyen 150 metrelik bir filmdir.
Fuat UZKINAY'ın 14 Kasım 1914 yılında çektiği "Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı" filmiyle ilgili ilk ve tek belge ilk kez Nurullah
TİLGEN tarafından Yıldız Dergisi'nin 18 Temmuz tarihine rastlayan 30. sayısında "Türk Sineması Tarihi, Dünden Bugüne 1914-1953" adlı çalışmasında yayınlanmıştır. Daha sonra değerli araştırmacı-yazar Nijad ÖZÖN, bu belgeyi biraz genişleterek Türk Sineması Tarihi (1962) kitabıyla Fuat
UZKINAY (1970) adlı çalışmasında kullanmıştır. Ama Özön, her iki kitabında da kaynak olarak Nurullah
TİLGEN'in çalışmasını gösterilmiştir. Bu konu üzerine daha sonraki yıllarda yapılan tür çalışmalar, hep sözünü ettiğimiz bu iki çalışmadan alıntılar şeklinde sürdürülerek günümüze değin getirilmiştir.
Nurullah TİLGEN'in Yıldız Dergisi'ndeki çalışmasıyla, Nijad ÖZÖN'ün sözünü ettiğimiz iki kitabında ilk Türk filminin çekilişi ile ilgili bilgiler şöyle
verilmektedir.
( 1914'te Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'ne resmen savaş ilanı, imparatorluğun alın yazısı kadar,
UZKINAY'ın ve sinemamızın alın yazısını da belirledi. Savaşçı propaganda içinde en önemli yeri Ayastefanos'taki
( Yeşilköy ) bir anıtın yıkılma isteği tutuyordu. Bu yapının Osmanlı İmparatorluğu
için çok acı bir anısı vardı. Rumi 1293 yılına rastladığı için halkın
93 Harbi diye adlandırdığı 1876-77 Osmanlı-Rus Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması üzerine Ruslar İstanbul üzerine yürürlerken vardıkları en ileri nokta olan Ayastefanos'ta bir zafer anıtı dikmek istemişlerdi. Savaşa resmen katılışımızdan üç gün sonra 14 Kasım'da anıtın yıkılma işlemine girildi.
Anıtın yıkılacağı aylarca önce bilindiği için hazırlık yapılmış, hatta yıkılışının filme alınması için müttefik Avusturya-Macaristan başkenti Viyana'da yeni kurulan Sacha-Messter Gesellschaft adlı yapımeviyle anlaşmaya varılmıştı. Ancak savaşın patlak vermesiyle ulusal duygular öylesine körüklenmişti ki, bu olayın ne olursa olsun bir Türk eliyle aktarılması isteniyordu. Bunun üzerine bir araştırma yapıldı, daha önce sinema işlerinde çalışmış şimdi de
yedek subay bulunan Fuat UZKINAY'ın bu iş için biçilmiş kaftan olduğuna karar verildi. Ne var ki
UZKINAY göstericiyi çok kullanmış olduğu halde alıcıyı hiç kullanmamıştı. Bunun üzerine Sacha-Messter'in adamları
UZKINAY'a birkaç saat içinde alıcının nasıl kullanılacağını gösterdiler.
UZKINAY, alıcıyı anıtın birkaç metre ötesine yerleştirdi. Böylelikle 14 Kasım 1914 Cumartesi günü "Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı" adlı 150 metrelik belge film ortaya çıktı.
)
İlk kez Nurullah TİLGEN tarafından açıklanan daha sonra da Sayın ÖZÖN tarafından alıntı yapılarak genişletilen ilk Türk filmine ilişkin bu belge, doğruluk derecesini kuşkuya sokacak birçok bilgi içermektedir. Titiz bir araştırmacı olduğundan kuşku duymadığımız Sayın ÖZÖN
de bunu fark etmiş olacak ki, bu film üzerine bir kez daha araştırma yapma zahmetine katlanmıştır. Bu araştırması sonucunda elde ettiği bilgi ise her açıdan çok ilginçtir. ÖZÖN, sözünü ettiğimiz kitabında bu araştırmasının sonucunu dipnotu olarak şöyle açıklamaktadır:
"Bu film (yani ilk Türk filmi olan "Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı" bugüne kadar bulunamamıştır. K.K. Foto-Film Merkezi'ndeki katalogda bu ad altında kayıtlı filmin bununla hiçbir ilgisi yoktur. Dikkati çeken bir noktada
UZKINAY'ın 1953'te Foto Film Merkezi'nden henüz emekliye ayrıldığı sırada Sayın
TİLGEN ile yaptığı konuşmada bu filmin merkezde bulunduğundan hiç söz açmamasıdır. Öbür filmlerin resimlerini
Merkezin arşivindeki kopyalarından sağlayabilmesine rağmen UZKINAY bu filmle ilgili hiçbir fotoğraf vermemiştir."
Sungu ÇAPAN
14 Kasım 1991’de 77. yılını dolduracak olan sinemamızın başlangıç tarihi öteden beri 14 Kasım
1914 tarihinde Fuat UZKINAY'ın çektiği belirtilen, 150 metrelik "Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı" adlı belge filme
dayandırılmıştır. Oysa bu filmi hiç gören, seyreden olmamış yine bilindiği kadarıyla. Kamera
kullanmayı, bu tarihsel olaydan kısa bir süre önce öğrenen, sinema tutkunu Fuat
UZKINAY'ın büyük olasılıkla "filme çektiği ama ne yazık ki olumlu sonuç alamadığı ve sonradan bazı araştırmacılarca o tarihte çekilen ilk Türk filmi olarak kayda geçirildiği
Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışını sinemamızın başlangıcı saymak ne kadar doğru olur doğrusu tartışılır! Bu konunun vaktiyle üstüne gidilmiş ve 14 Kasım 1984'te "Gelişim Sinema" dergisinde Burçak
EVREN'in inceleme yazısıyla bazı gerçekler ortaya konmuştu. UZKINAY'ın halen hayatta olduklarını umduğum iki kızının dahi hiç seyretmediklerini belirttikleri o yazı bu konuda kaynak sayılabilir. Özetle kişisel kanım, "bu filmin çekilmek istendiği ama ne
yazık ki bunun başarılamamış olduğu" yolundadır, ortadaki somut gerçeklere göre.
UZKINAY'ın sinema sevgisine tutkusuna ve sinemamıza yapmış olduğu hizmetlere
hiçbir diyeceğim yok. Ayrıca bunca yıldır sinemamızın başlangıç tarihinin bu
filmle başlatılmış olması alışkanlığına da pek karşı değilim, ne var ki somut
olarak ortada bu filmin çekilmiş olduğunu kanıtlayan, belgeleyen bir durum da
yok!
Burçak EVREN
Yılların sinema yazarı ve tarihçisi Burçak Evren, Anktrakt Yayınları'ndan yeni
çıkardığı "Türk Sinemasının Doğum Günü" adlı 57 sayfalık kısa çalışmasında, bir
rivayete göre asker Fuat Özkınay (1988 - 1956) tarafından 14 Kasım 1914
tarihinde çekildiği ve ilk Türk filmi olduğu iddia edilen "Ayastefanos'taki Rus
Abidesinin Yıkılışı" adlı kısa belgeseli konu ediniyor.
"Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı filmle ilgili olarak, bu filmin
adından başka hiçbir belgenin ya da filmi izleyen herhangi bir tanığın olmaması,
bu filmin çekilip çekilmediğine ilişkin bazı kuşkuları da beraberinde getirmiş.
Çeşitli sinema yazarları ve tarihçileri, konu hakkında yaptığı çalışmalarda ve
kaleme aldığı makalelerde kuşkularını dile getirmişler; hatta bazıları bu filmin
hiçbir zaman çekilmediğini iddia etmişler. Fakat ne var ki, tüm bu kuşkulu
yaklaşımlara karşın, bu film Türkiye'de sinemanın başlangıç noktası olarak kabul
edilmiş.
Burçak Evren kitabında, "Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı film
hakkındaki kuşku ve olasılıkları dört şıkta topluyor. Bir; bu film çekilmiş, ama
daha sonra K.K. Foto Film Merkezi'nde kaybolmuştur. İki; ilk kez film çeken Fuat
Özkınay, heyecandan ya da acemiliğinden dolayı alıcıyı iyi kullanamamış ve filmi
çekememiştir. Üç; bu film çekilmiş ve K.K. Foto Film Merkezi'ne gönderilmiştir.
Bundan sonra ya çalınmış ya da bu bölümdeki çeşitli düzenlemeler sonucu, bir
başka filmin içine karışmıştır. Bu olasılığa göre ileride herhangi bir kutunun
içinden çıkacaktır. Dört; bu film çekilmiş ve merkeze gönderilmiştir. Daha sonra
herhangi bir yerde gösterilmesi için bir yerlere gönderilmiştir. Sonra da
gönderildiği yerden geri istenmeyip, orada unutulmuştur.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde bu abidenin yıkılışını hazırlayan tarihi ve
siyasi gelişmeleri ele alan Burçak Evren, bu çalışmasında Türk sinemasının doğum
tarihini değiştirmekten değil, aksine daha gerilere giderek sinema tarihimizi
bilimsel araştırmalar ışığında zenginleştirmek düşüncesinden hareket ediyor.
Evren, böyle bir film olsa da olmasa da, ileriki bir tarihte bulunsa da
bulunmasa da, 14 Kasım 1914 tarihinin, Türk sinemasının doğum günü olarak
kutlanmasından yana... Sembolik olsa bile...

İlk Türk filmini gören var
Varlığı tartışılan 'Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı' adlı filmi
izleyen ve akıbetini bilen biri bulundu: Gafuri Akçakın
Türk sinemasının başlangıcı kabul edilmesine rağmen, aslında hiç çekilmediği de
iddia edilen Fuat Uzkınay'ın 'Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı' filmini
izleyen biri nihayet ortaya çıktı. 1914 tarihinde çekilen 'Ayastefanos'taki Rus
Abidesinin Yıkılışı', Merkez Ordu Sinema Dairesi'nde çalışan Gafuri Akçakın
tarafından izlenmiş. Aylık sinema dergisi Antrakt'ın son sayısında Burçak
Evren'in kaleme aldığı 'Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı Filmini Gören
Bir Tanık' başlıklı yazıda, Fuat Uzkınay'la birlikte çalışan Gafuri Akçakın'ın
filmi izlediği, Nijat Özön'ün Fuat Uzkınay'la ilgili yayımlanan kitabına filmle
ilgili notlar düştüğü belirtiliyor.
Burçak Evren, yazısında Akçakın'ın kitabı satır satır okuduğunu yanlış bilgileri
düzelttiğini, eksik bilgileri de eklediğini yazıyor. Akçakın, kitaba filmle
ilgili olarak şu notu düşmüş: 'Yeşilköy'de ilk çekilen Rus Abidesi filmi, film
çekme merkezine girdiğim 1930'da, 150 metre civarında idi. Birkaç defa
kumandanlara gösterdim.
Akçakın, Uzkınay'la birlikte çalışmış Akçakın filmin nasıl kaybolduğuna dair de
bir tahminde bulunuyor. Akçakın kitaba 'Bu film 1941'de Ankara'ya nakil
edilirken ambalaj yapılırken üst üste sarılmasından ötürü diğer arşivdeki
filmlere karışmıştır...' yazıyor. Evren yazısında bu belgenin Akçakın'ın kızı
tarafından iletildiğini belirtiyor. 1905 yılında Akçakoca'da doğan Akçakın, Fuat
Uzkınay'la birlikte Merkez Ordu Sinema Dairesi çalışmış. Daha sonra Foto Film
Merkezi adını alan kurumda 1970 yılına kadar hizmet verip, oradan emekli olmuş.
Bu tarihi belge Fuat Uzkınay'ın 'Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı'
filmini çektiğini ve nakil sırasında kaybolduğunu ortaya koyuyor. Böylece filmin
çekilmediği yönündeki savlar da boşa çıkmış oluyor.
Kaynak
Radikal Kültür Sanat, 2004-02-23
|