|
Kayıp Otobüs

Yapım Tarihi : 2007
Süresi : 00:30:00
Formatı : Belgesel
Yönetmen - Fevzi TANPINAR
Senaryo - Raşit PERTEV
Müzik - Ahmet OKAN
Yapım
Pertev Brothers Production
Yönetmen
Fevzi Tanpınar
Senaryo
Raşit PERTEV
Editör
Yasemin TANPINAR
Görüntü Yönetmeni
Faruk TEBER
Müzik
Ahmet OKAN
Kamera-Stadycam
Oktay
Işık-Ses
Barbaros
Montaj-müzik std eklenecek
Ulaştırma
Secder KAFA
Oyuncular:
Otobüs Yolcuları
Secder KAFA
Bilal DERİCİOĞLU
Ali BAŞKAL
Mustafa IŞIKLAR
Elşad ŞERİFLİ
Şerif YALÇIN
Mehmet TUMBO
Ziya KIRMIZI
Yusuf AKÇAOĞLU
Efruz İZZİGİL
Altunç ORKUN
Mustafa ERDÖNMEZ
Umut AKYÜREK
Abdurrahman GÜNENÇ
Aziz KANLI
Rum Askerler
Polat GÜÇLÜELLER
Erol BİRİNCİ
Mahmut AKILLIOĞLU
Hilmi ERDEM
Gürsel GÖKTAŞ
Anne- Oğul
Nurten GÜNENÇ
Sinan PERTEV
Çocuk Oyuncular
Aslı AKKAN
Emine AKÇAOĞLU
Mustafa GÜNENÇ
Sıla GÜNENÇ
Hasan KIZIL
Falcı Kadın
Binnaz Haluk GARAN
Teşekkürler
İSKELE BELEDİYESİ
KTHY
MERİT CRYSTAL COVE
CITROEN
İSKELE HALKI
“Mayıs 1964’te Larnaka’dan ayrıldılar ve bir daha dönmediler. Ayrılışlarının
43’üncü yılında, Kıbrıs Türkü’nün saklı tarihi.”
Mayıs 1964’te Larnaka’dan ayrılan ve bir daha dönmeyen “Kayıp Otobüs”,
ayrılışının 43’üncü yıldönümünde iki toplum arasındaki gerilimin tırmandığı
yılları, tanıkların anlatımıyla bir belgeselle günümüze taşıyor.
Kıbrıs’ın son elli yılına mal olan dramlardan sadece biri olan bu olay, tüm
kayıpların ve kayıp ailelerinin yaşadıklarına ve Kıbrıs Türkünün saklı tarihine
ışık tutuyor.
Yönetmenliğini Fevzi Tanpınar’ın yaptığı “Kayıp Otobüs’ drama belgeselinin
süresi 55 dakika.Kullanılan teknik olanaklar bakımından da KKTC’de bir ilki
temsil ediyor. 44 kişilik yayın, yapım ve oyuncu kadrosuyla çekildi.Senaryosunu
Raşit Pertev’in yazdığı belgeselin müziklerini ise Ahmet Okan’a besteledi.
Fevzi Tanpınar Türkiye medyasında gazetecilik, televizyonculuk ve üst düzey
yöneticilik yaptı. KKTC’ye 2002 yılında dönerek dış basın temsilciliklerinin
yanı sıra iletişim fakültelerinde öğretim görevlisi olarak da çalışan Fevzi
Tanpınar, halen KKTC Yükseköğretim Kurulu YÖDAK’da Basın Direktörü.
“Kayıp Otobüs” drama belgeseli bir “Pertev Brothers” yapımıdır.
"KAYIP OTOBÜS" ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ'NDEYDİ
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Kütüphane Kulübü, senaryosunu Cumhurbaşkanlığı
Müsteşarı Raşit Pertev’in, yönetmenliğini ise gazeteci Fevzi Tanpınar’ın yaptığı
Kayıp Otobüs belgeselini Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’ne taşıdı.
31 Mayıs 2007 Perşembe günü saat 14.30’da Çevik Uraz Konferans Salonu’nda
izleyiciler ile buluşan filmin gösterimi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı
Raşit Pertev filmin hazırlanma süreci hakkında izleyenlere kısa bilgiler verdi.
Konuşmasında Kıbrıs’ın travmatik dönemlerden geçtiğini belirten Pertev, filmin
kayıp şahıslar niyetiyle hazırlanmadığını, filmin 11 kişinin kemikleri
bulunduğunda konu ile ilgili yazdığı şiirin senaryoya dönüşmesi, oluşan şarkı
için klip yapma niyetinin de belgesel filme dönüşmesiyle ortaya çıktığını
söyledi.
Filmin gösteriminin ardından Yönetmen Fevzi Tanpınar, izleyicilerin film ve
filmin hazırlanma süreci ile ilgili sorularını cevaplandırdı.
"Kayıp Otobüs" belgeselinin yurtdışında gösteriminin başlayacağının müjdesini de
veren Tanpınar, ara bölgede Michael Möller’in daveti üzerine 14 büyükelçiye
gösterim yapıldığını ve tepkilerin ortak olduğunu ifade etti.
Filmin yurtdışında yapılacak ilk gösteriminin Brüksel’de AB Parlamentosu’nda
yapılacağını söyleyen Tanpınar, filmde yer alan kayıp aileleri hakkında da
bilgiler aktardı.
Konuşmasında belgesel film yapımına devam edeceklerini de ifade eden Tanpınar, o
yıllara ait görüntü arşivi konusunda sıkıntı yaşadıklarından yakınarak, tarihe
ışık tutmak, aydınlatmak ve gerçekleri ortaya çıkarmak gerektiğini söyledi.
Ahmet Okan'ın müziklerini, Oktay Başbuğ’un ise görüntü yönetmenliğini yaptığı
'Kayıp Otobüs' belgeselinde 13 Mayıs 1964’te Larnaka’dan hareket eden otobüste
bulunan 11 kişinin kaybolmasının hikayesi anlatılıyor.
ciu.edu.tr

KAYIP OTOBÜS
Katılım gerçekten çoktu. 1000 kişilik gösteri salonu koltukları yetmedi,
merdivenler bile doldu. Salona sığamayan kalabalık ikinci gösterimi bekledi.
Belgesel süresince salonda Savaş travması yaşamış olanlar hıçkırıklara boğuldu.
Bizim de gözlerimiz doldu arasıra. Kayıp otobüsle birlikte kaybolan 11 Türk'ün
yakınları hislerini anlatmış belgeselde. Eski fotoğraflar ve canlandırmalarla
akıcı ve insanı sıkmayan bir belgesel olmuş.
Katılımcıların arasında İngilizlerin de olması dikkat çekti.
Kayıp Otobüs Drama Belgeseli"
"Kayıp Otobüs Drama Belgeseli"nden türeyen tartışmalar...
Geçen hafta bu köşede “Kayıp Otobüs Drama Belgeseli” yorumlandı; bir çok olumlu
tepki yanında biraz da olumsuz tepki geldi...
Olumlu tepki verenler makaledeki yorum, tespit ve yaklaşımlara katıldıklarını
belirtti. Az sayıdaki olumsuz tepkilerin en kayda değeni ise değerli bir
gazetecinin yazdıklarıydı; ona cevap vermek değil ama bazı açılımlar yapmak
ihtiyacı var...
Geçen hafta bu köşeden yayınlanan makalenin odaklandığı ana nokta “Kayıp Otobüs”
belgeselinin kayıp ailelerinin psikolojisi üzerinde olumsuz etki yapacağı ve
belgeselin bu yönde yanlış zaman ve zeminde ve biçimde (resepsiyonlu gala gecesi
ile) sunulduğu idi; makaleyi yorumlayan değerli gazeteci ise yazısında bu
hassasiyet üzerinde hiç durmadı ve konuya ideolojik yaklaşmayı tercih etti.
Kendisine göre, Kıbrıslı Türklerin siyasal eşitliği hak eşitliği anlamına
geliyor, bu da Kıbrıslı Türklere ayrı devlet kurma hakkını veriyor ve self-determinasyon
kavramının içeriği de bununla denk düşüyor. Şovenizmin de bir halkın eşitlik
haklarının inkarı olduğunu, bu bağlamda Rumların Kıbrıslı Türklere şovenizm
uyguladığını, Rum milliyetçiliğinin de şoven milliyetçilik olduğunu, Kıbrıslı
Türklerin milliyetçiliğinin ise şovenizme karşı eşit haklar için yapılan hak
arama milliyetçiliği olduğunu söylüyor. Ve gene kendisine göre, soğuk savaş
yıllarında sol, milliyetçiliğin her türlüsünü lanetleme hastalığı kaptı;
hastalığın temeli de Lenin’in ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı
öğretisini bilmemektir...
Okuyucuyu boğmamak için derin teorik değerlendirmelere girilmeyecek; ancak sol
teorideki kavramlar üzerine farklı yorum ve yaklaşımlar olduğu da belli...
Herkesin bilgisine saygı duymak gerek, bir başkası ile bu gibi konularda
farklılık varsa hor görmek ve farklılığı bilgisizlik gibi sunmak doğru değil
herhalde... Kaldı ki kimin neyi ne kadar bildiğini tahmin etmek de her zaman
mümkün olmayabilir... Lenin’in öğretilerinin üzerinden de bir asır geçti, bu bir
asır içinde dünya siyasi coğrafyası bir kaç defa değişti, üretim ilişkileri ise
kol gücünden bilgi gücüne yerleşti...
Sol’un soğuk savaş yıllarında edindiği en önemli hastalık, ideolojide ve teoride
yorum farklılıkları nedeniyle birçok kliklere bölünmesi, parçalanması ve birinin
diğerini sol olmamakla, hatta sola ve işçi sınıfına ihanetle suçlaması, Marx ve
Lenin’in fikirlerini ve öğretisini en doğru kendisinin bildiğini iddia etme
hastalığıdır. Ve soğuk savaş döneminin en çarpıcı özelliği, Sol’un emperyalizme
karşı verdiği mücadeleden daha keskinini kendi içinde vermesidir. Bunun ilginç
örneklerinden biri de, kendi içinde teorik didişmeyle telef olan ve
protozoalaşan Türkiye Sol hareketidir. Değerli gazetecinin yazısının başlığında
ve içeriğinde “Sözde sol” sıfatı kullanması da bu alışkanlığın sonucu mu belli
değil, ama ilginçtir ki “Sözde” kelimesi Kıbrıs’ta başka bir moda ve siyasi
espridir de...
Lenin’in self-determinasyon öğretisi ve “milli meselelerin çözümünde ulusların
kendi kaderini tayin hakkı zorunlu bir haktır” ilkesi üzerine çok ve çeşitli
yorumlar yapıldı, halen de yapılıyor. Stalin’in de bu konuda, hem de daha 1913
yıllarında, önemli yorumları oldu ve “emekci yığınların çıkarlarıyla bağdaşan
çözüm hangisidir? Özerklik mi, federasyon mu, yoksa ayrılma mı? Bunlar belli bir
ulusu çevreleyen somut tarihi şartlara bağlı çözümler bekleyen meselelerdir.
Ayrıca her şey gibi şartlar da değişir, ve belirli bir anda doğru olan bir
çözüm, başka bir anda kesin olarak olumsuz nitelik taşıyabilir. Mesele, o anda
yalnız teori olarak değil, yalnız akademik olarak değil, pratikte, hayatın
içinde konulan bir meseledir. Meseleyi diyalektik olara koymak, ve özellikle
bunu ulusal meselelerin çözümünü ararken yapmak, işte bu yüzden zorunludur.”
dedi. Ekim 1917 devriminden sonra ve özellikle milli sorunların çözümünde bu
kavram çok yorumlandı, ayrılma yerine özerkliğe ağırlık verildiği de biliniyor.
Milliyetçilik ve şovenizm üzerinde de değerli gazetecinin yorumlarıyla bu
satırların yazarı arasında bazı farklılıklar var, ama bu da bir tarafın mutlak
doğru ve haklı diğer tarafın da mutlak yanlış ve suçlu olduğu anlamına gelmiyor.
Rumların saldırgan milliyetçiliği etnik nedenler, çıkarlar ve değerler üzerine
kurgulanmıştır. Kıbrıslı Türklerin siyasal eşitlik talebinin temelinde de etnik
kimlik, değerler, nedenler ve çıkarlar vardır. Ama bunlar adanın bölünmesine
değil barış içinde federal bir yapıda beraber ve birlikte birleşik bir Kıbrıs’ı
kurmaya hizmet etmelidir.
Değerli gazeteci, “Kayıp Otobüs” belgeseline bu köşeden yapılan eleştirinin
nedenini belgeselin senaristi olan Cumhurbaşkanı müsteşarı Sn. Raşit Pertev’le
bu satırların yazarı arasında dış ilişkiler ve Dış İşleri Bakanlığı görevi
bağlamında rekabet olduğu dedikodusuna dayandırıyor ve bunların sırf dedikodu
olmasını umduğunu belirtiyor. Evet, bunlar dedikodudan ibarettir, gerçekle bir
ilişkisi yoktur; apaçık uydurma ve yalandır...
“Kayıp Otobüs” belgeseli ile ilgili makalede kavramlar, fikirler, olgular
üzerinde duruldu; kişilerle ve kişiliklerle ilgili yorum yapılmadı... Bu
satırların yazarı, Parti çalışmalarında ve siyasette kendi kapasitesiyle ve
kapasitesi nedeniyle ve kendi özel ve iş hayatından özveride bulunarak Parti’nin
verdiği görevleri, parti disiplini gereği ve en iyi şekilde yerine getirmeye
çalıştı, Parti’den hiç bir şey istemedi, almadı, geçmişte yapılan bakanlık
önerilerine de istekli olmadı; CTP’nin son kurultayında hiçbir göreve aday
olmadı, şu anda Parti’nin sade bir üyesidir, delege bile değildir, bir
neferdir... Dolayısıyla, hiç bir göreve aday olmayarak hiçbir politik kariyer ve
makam peşinde olmadığını ispatladı; hala daha buna inanmayanlar ve dedikodu
üretenler herhalde, bu satırların yazarı ölse “gece mezarından çıkıp şöyle şöyle
yapıp şu şu politik makamı almaya çalışıyor” diyecek!.. Dedikoduları üretenlerin
taşıdığı komplo fobisi üzerinde durulmaya değer, ama ayrı bir yazıda...
Ayrıca, son hükümetin kurulması aşamasında kimin ve kimlerin bakan olmak için
Parti yönetimine yönelik ısrarlı ve bunaltıcı girişimler yaptığını ama Parti
yönetiminin bunlardan etkilenmeden karar verdiğini, değerli gazeteci, çok yakın
dostu olduğu Başbakan Sn. F. S. Soyer’le yaptığı tatlı ve derin sohbetlerde
mutlaka öğrenmiştir.
“Kayıp Otobüs Drama Belgeseli” üzerine bu köşeden yazılan makaledeki fikirsel ve
kavramsal yorumlara karşılık yapılan eleştirilerin sadece dedikodudan ibaret
olması üzücü bir durumdur. Ama, sevindirici tarafı da yok değil, demek ki
makaledeki yorumlar o kadar tutarlı ve gerçekçidir ki karşı eleştiri için başka
malzeme bulunamadı ve dedikodular kullanıldı.
Sonuç ?... Kayıp Otobüs Drama Belgeseli, kayıp şahıs ailelerinin psikolojik
durumlarını ve hassasiyetlerini dikkate almadan, onların travmalarına psikolojik
terapi yapan psikologlara danışılmadan, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin tespit -
kazı - iade çalışmalarının politikadan uzak yapıldığı bir ortamda, Kıbrıs
sorununa çözüm çalışmalarının sürdürüldüğü ve liderlerin temsilcilerinin
görüştüğü ve toplumların yakınlaşması ve yaralarını sarması sürecinin en büyük
ihtiyaç olduğu bir iklimde yapılmıştır; yanlış olmuştur!..
Kutlay Erk
yeniduzengazetesi.com
"Kayıp Otobüs" Drama Belgeseliyle Günümüze Taşındı
KKTC'de "Kayıp Otobüs" adlı drama belgeselin galası, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ)
Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'nde dün gece yapıldı.
Kıbrıslı Türklere ait olan ve 13 Mayıs 1964'te Larnaka'dan ayrılıp bir daha geri
dönmeyen otobüs bir belgesele konu oldu. KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit
Pertev'in senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini Dış Basın Birliği Başkan
Yardımcısı gazeteci Fevzi Tanpınar'ın yaptığı "Kayıp Otobüs" belgeseli, otobüsün
kayboluşunun 43'üncü yıldönümünde tüm kayıpların ve ailelerinin yaşadıklarına,
Kıbrıs Türkü'nün saklı tarihine ışık tutuyor. İki toplum arasında yaşananları
tanıkların anlatımıyla günümüze taşıyan belgeselin dün gece gösterimi öncesinde
bir resepsiyon verildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da katıldığı gecede; Türkiye'nin Lefkoşa
Büyükelçisi Türkekul Kurttekin, devlet ve hükümet yetkilileri, bazı bakanlar,
milletvekilleri, kayıp yakınları ile çok sayıda davetli hazır bulundu. Galaya,
beklenilenin üzerinde katılım olması nedeniyle birçok kişi oturacak yer
bulamazken, bazı davetlilerin protokole ayrılmış koltuklara oturması nedeniyle
Cumhurbaşkanı Talat ile Büyükelçi Kurttekin bir süre dışarıda beklemek durumunda
kaldı. Ancak sorun kısa sürede
giderilerek Talat ile Kurttekin salonda yerlerini aldı. Birçok kişinin 800
kişilik salona sığmaması nedeniyle ilk gösterimin ardından dışarıda kalan
konuklar için ikinci bir gösterim yapıldı.
Belgeselin gösteriminden önce Tanpınar ve Pertev birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından şehitler ve kayıplar anısına saygı duruşunda bulunuldu,
ardından süresi 55 dakika olan belgesel gösterildi.
Belgeselin yönetmeni Fevzi Tanpınar, bir belgeselin, yönetmen için anladığı,
analiz ettiği, emin olduğu ve başkalarına aktarılacak kadar değerli bulduğu bir
gerçeklik olayını ifade ettiğini belirterek, "Kayıp Otobüs" belgeselinde
kendilerinin bilimsel ve evrensel bakış açısı ilkesinden sapmadan belgeseli
ortaya koyduklarını söyledi.
Belgeseli olmayan ülkeyi fotoğraf albümü olmayan bir aileye benzeten Tanpınar,
"Bu nedenle belgeseller, ülkeye; tarihe ışık tutması, şimdiki ve gelecek
nesillere, dünyaya sayfalarını çevirebilecekleri bir albüm katmalı" diye
konuştu.
Belgeselin senaryo yazarı Raşit Pertev de konuşmasında, "Kayıp Otobüs" belgesel
fikrinin ortaya çıkışını anlatarak, kendi çocukluğunun bu otobüsü bekleyenleri
görerek geçtiğini söyledi. Belgeselle amaçlananın; çekilen acıların, insanların
anılarının, bir sonraki dönemlere taşınabilmesi olduğunu ifade eden Pertev,
"Biliyoruz ki acılar paylaşıldıkça azalır. Dört duvar arasında kalan acı ancak
büyür. İstedik ki hepimizin içinde kalan, bir sır olarak sakladığımız acılarımız
birbirimizle paylaşılsın" dedi.
"Kayıp Otobüs" hikayesinin; Kıbrıs Türklerinin hikayesine benzediğini belirten
Pertev, şöyle konuştu: "Kayıp Otobüs'ün yolculuğu, Kıbrıs Türkünün tarihte
yaptığı yolculuğa benzer, Kayıp Otobüs'ün yolcuları belirli bir noktaya kadar
geldiler ve sonra meşaleyi bize uzattılar. Kayıp Otobüs'ün başladığı yolculuğa,
Kıbrıs Türk halkı selamete ulaşana kadar devam edeceğiz. Çekilen bütün acıların,
verilen kayıpların ve onların ruhunun anısına, o yolda azim ve sebatla devam
edeceğiz ve bir gün selamete ulaşacağız."
İhlas Haber Ajansı
11.05.2007
KIBRIS’TAKİ KAYIP OTOBÜS
Kıbrıs Türk insanının yakın geçmişte yaşadığı dramı anlatan bir belgesel
çekildi. “Kayıp Otobüs” belgeseli. 13 Mayıs 1964 tarihinde Larnaka’dan ayrılan
ve bir daha kendilerinden haber alınamayan bir otobüs dolusu Kıbrıs Türk’ün
hikâyesi.
Otobüsün kayboluşunun 43. yıldönümünde kayıpların anısına kaybolanların ve
ailelerin yaşadıkları beyaz perdeye belgesel olarak aktarıldı. KKTC
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev tarafından kaleme alınan ve yönetmen
Fevzi Tanpınar’ın gözünden filmi çekilen belgeselde, Kıbrıs Türk insanının yakın
geçmişte yaşanan, ancak dünya kamuoyunda dile getirilmeyen bugüne ışık tutacak
olan dramı anlatılıyor.
Yönetmen Tanpınar, tarihe katkı sağlayan belgesellerin bilimsel ve evrensel
bakış açısı getirdiğini belirterek, bu ilkeden sapmadan bir eser yarattıklarını
ifade etti. Tanpınar ayrıca, bu belgesel çalışması ile tarihe ışık tutacak,
şimdiki ve gelecek nesillere ve dünyaya sayfalarını çevirecekleri eksiksiz bir
albüm bırakacaklarını vurguladı. Senarist Pertev ise, herkesin içinde bir sır
olarak sakladığı yaşanmışlıkların başkalarıyla paylaşılması düşüncesiyle hareket
ettiklerini vurgulayarak, “Kayıp otobüsün hikâyesi Kıbrıs Türkü’nün hikâyesine
benzer” dedi.
Tabii ki bu sese kulak verip dinlemek gerekir. Yoksa Rum yönetimi dahil birtakım
çevrelerin, bu belgeseli topyekun reddederek, bildik uzlaşmazlık sloganlarını
tekrar dile getirmeleri Kıbrıs’ı çözümden uzaklaştırmaktan başka bir işe
yaramaz. Artık Kıbrıs Türk kamuoyunun da sesine kulak vermek gerekir.
KAYNAK
DİPLOMATİK GÖZLEM
17 May 2007
“Mayıs 1964’te Larnaka’dan ayrıldılar ve bir daha dönmediler. Ayrılışlarının
43’üncü yılında, Kıbrıs Türkü’nün saklı tarihi.”
Mayıs 1964’te Larnaka’dan ayrılan ve bir daha dönmeyen “Kayıp Otobüs”,
ayrılışının 43’üncü yıldönümünde iki toplum arasındaki gerilimin tırmandığı
yılları, tanıkların anlatımıyla bir belgeselle günümüze taşıyor.
Kıbrıs’ın son elli yılına mal olan dramlardan sadece biri olan bu olay, tüm
kayıpların ve kayıp ailelerinin yaşadıklarına ve Kıbrıs Türkünün saklı tarihine
ışık tutuyor.
Senaryosunu Raşit Pertev’in kaleme aldığı, yönetmenliğini Fevzi Tanpınar’ın
yaptığı “Kayıp Otobüs’ drama belgeselinin süresi 55 dakika.Kullanılan teknik
olanaklar bakımından da KKTC’de bir ilki temsil ediyor. 44 kişilik yayın, yapım
ve oyuncu kadrosuyla çekildi. Belgeselin özel olarak hazırlanan müziği ise Ahmet
Okan’a ait.
‘Çocukluğumdan beri beni etkileyen Kayıp otobüs, şiirlerimde en az üç kez yer
aldı. Ve en sonunda geçen yılın sonbaharında bulundukları gün bir şiir olarak,
bir ağıt şarkı olarak... Bu şiir de belgeselin çıkış noktası ve temeli oldu’
diyen şair yazar Raşit Pertev, bilindiği gibi şu anda KKTC Cumhurbaşkanlığı
Müsteşarlığı görevinde bulunuyor.
Raşit Pertev’in kardeşi olan Fevzi Tanpınar ise yıllarca Türkiye medyasında
gazetecilik, televizyonculuk ve üst düzey yöneticilik yaptı. KKTC’ye 2002
yılında dönerek dış basın temsilciliklerinin yanısıra iletişim fakültelerinde
öğretim görevlisi olarak da çalışan Fevzi Tanpınar, halen KKTC Yükseköğretim
Kurulu YÖDAK’da Basın Direktörü.
“Kayıp Otobüs” drama belgeseli bir “Pertev Brothers” yapımıdır.

Script by Rasit Pertev of the Missing Bus drama documentary
Illegal BAYRAK television (08.05.07) broadcast the following:
The bus carrying Turkish Cypriots which went missing on the 13th of May 1964
after taking off from Larnaca, has become the subject of a new documentary film.
The Missing Bus drama documentary, which is written by the Presidential
Undersecretary Rasit Pertev, was produced on the basis of eyewitness accounts of
the bitter events of the past.
The missing bus event is only one of several dramatic events of the past that
cost the lives of many people in the last 50 years.
The premiere of the Missing Bus documentary will be held at the Ataturk Culture
and Congress Centre of the Near East University on Thursday, marking the 43rd
anniversary of the event.
The 55 minute documentary sheds light to the bitter experiences of the missing
persons and their families, as well as to the history of the Turkish Cypriot
People.
The scenario of the film was written by the Presidential Undersecretary Rasit
Pertev and the documentary was directed by Fevzi Tanpinar.
The Presidential Undersecretary Rasit Pertev said that the film is the first of
its kind in the Turkish Republic of Northern Cyprus in terms of techniques used.
He added that the documentary was produced by a 44 member team and that the
music of the film is composed by Ahmet Okan.
Meanwhile the Presidential Undersecretary Rasit Pertev paid a visit to the
Director of Bayrak Radio and Television Huseyin Gursan, inviting him to the
documentarys gala.
For his part, Mr. Gursan said that the documentary will shed light on the past
events and expressed the BRTs readiness to assist in the screening and promotion
of the documentary.
Source
hri.org
"Kayıp Otobüs" ABD yolcusu HABER Yazı boyutu Yönetmenliğini gazeteci Fevzi
Tanpınar'ın yaptığı, 1964'te Larnaka'dan işlerine gitmek üzere ayrılan ve 43 yıl
sonra bir Rum köyündeki kuyuda cesetleri bulunan 11 Kıbrıs Türkünün hikayesini
anlatan "Kayıp Otobüs" belgeseli, 2 Aralık'ta Boston Film Festivali'nde
yarışacak.
Tanpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 Mayıs 1964'te, şu anda Güney
Kıbrıs Rum Kesimi'nde kalan Larnaka'dan sabah saatlerinde işlerine gitmek üzere
ayrılan 11 Kıbrıslı Türk yolcudan bir daha haber alınamadığını, tam 43 yıl sonra
Larnaka'ya yakın bir Rum köyündeki kuyunun içinde cesetlerinin bulunduğunu
anımsattı.
Bu olaydan son derece etkilendiklerini ve bunu bir belgesele yansıtmayı
hedeflediklerini ifade eden Tanpınar, şunları kaydetti:
"Belgesel, 1963-1974 arasında Kıbrıslı Türklerin yaşadığı dramı bir şekilde
ortaya koyuyor, o döneme ilişkin önemli bir ışık tutmaya çalışıyor. Tamamen
bilimsel ve evrensel bir yaklaşımla dile getirilen belgesel, aynı zamanda kayıp
ailesi olmanın ne kadar acı olduğunu, babasızlığın, eşsizliğin, üstelik o
dönemde yaşanan sıkıntıların üzerine bir de bunların yaşanmasının ne kadar ağır
bir dram olduğunu ortaya koyuyor."
"Kayıp Otobüs" belgeselinin KKTC'de büyük bir destek gördüğünü, yüzlerce kişi
tarafından izlendiğini dile getiren Tanpınar, belgeselin, AB Parlamentosu'nda
gösterildiğini, Altın Portakal Film Festivali'nde de yarıştığını
bildirdi.
Yönetmen Fevzi Tanpınar, "Kayıp Otobüs"ün, Boston Film Festivali'ne kabul
edildiğini belirterek, belgeselin, 2 Aralıkta ödül almak için yarışacak 10
finalistten biri olduğunu söyledi.
Uluslararası bir festivalde yarışmanın, hem yönetmen olarak, hem de Kıbrıs
Türklerinin sesini, yaşadıklarını dünyaya doğru dille anlatmak açısından çok
keyifli olduğuna işaret eden Tanpınar, "Bir şekilde Kıbrıs Türklerinin 1974
öncesi saklı tarihinin bugüne kadar çok doğru yöntemlerle anlatılamamasını da
telafi etmeye çalıştık" diye konuştu.
Tanpınar, belgeselin festivalde "KKTC filmi" olarak yarışacağını vurgulayarak,
bunun da ayrı bir keyif verdiğini kaydetti.
Bilimsel ve evrensel yöntem
Fevzi Tanpınar, "Kayıp Otobüs"ün Kıbrıs ile ilgili yaptığı ilk belgesel olma
özelliği taşıdığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeni çalışmalarımız da var. Bu bizim için iyi bir yöntem. Uluslararası alanda
hem sesimizi duyuruyoruz, hem de buralarda çalışmak çok keyifli. Seneye de yeni
filmlerle bu platformlarda yer alacağız. Yöntem her zaman evrensel ve bilimsel
olmalı. Her türlü teknolojik imkanı kullanarak duyarlı eserler ortaya çıkarmalı
ve buradaki varlığımızı, ülkemizi, aynı zamanda bütün çekilenleri, o tarihi
süreci anlatabilme yollarını bir şekilde kullanabilmeliyiz."
Belgesele konu olan otobüsün gerçekten kaybolduğunu ve 11 yolcunun cesetlerine
43 yıl sonra ulaşılmasına rağmen otobüsün hala bulunamadığını vurgulayan
Tanpınar, 11 yolcunun failleri tahmin edilmekle birlikte bulunamadığını söyledi.
Kayıpların anısına atfedildi
Yönetmen Fevzi Tanpınar, söz konusu 11 kişinin Kıbrıs'ta 1963-1974 yılları
arasında kaybolan 503 Türk'ten sadece bir kısmı olduğunu ifade ederek, şu
görüşleri dile getirdi:
"O dönemde sadece 11 yolcu kaybolmadı. Biz bu hikayeyi, 503 kayıp Kıbrıs
Türkünün anısına ve aynı zamanda dünyadaki tüm kayıpların anısına atfettik.
Hayatta en acı verici şey, yakınımızı ölümle kaybetmektir. Aslında en acısı
ölünün ortada olmadığı bir kaybı yaşamaktır. Hiç haber alamıyor, ne olduğunu
bilmiyorsunuz, bir mezar özlemi bile duyuyorsunuz. Bu gerçekten çok acı. Hiçbir
zaman bulunamadığı için kaybınız için bir seremoni de yapamıyorsunuz. Silinmeyen
bir acıyı yıllarca içinize atıyorsunuz ve yaşıyorsunuz. Bu gerçekten ölümden çok
beter bir durum. Belgeseli dünyadaki tüm kayıpların ailelerine atfettim."
Senaryosunu eski KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev'in kaleme aldığı
belgeselin müziklerini Ahmet Okan yaptı.
cnnturk.com
"Kayıp Otobüs"ü TRT pazarlayacak HABER Yazı boyutu Yönetmenliğini gazeteci Fevzi
Tanpınar'ın yaptığı, 1964'te Larnaka'dan işlerine gitmek üzere ayrılan ve 43 yıl
sonra bir Rum köyündeki kuyuda cesetleri bulunan 11 Kıbrıs Türkü'nün hikayesini
anlatan "Kayıp Otobüs" belgesel filminin TV yayın haklarını Türkiye Radyo ve
Televizyon Kurumu (TRT) aldı.
Hem ulusal, hem de uluslararası TV yayın haklarını satın alan TRT, belgeselin
ilk gösterimini, KKTC'nin 25. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, yarın saat 16.45'te
TRT-1'de yapacak.
Konuyla ilgili açıklama yapan Tanpınar, Kayıp Otobüs'ün tüm TRT kanallarında
yayımlanabileceğini belirterek, "Kayıp Otobüs belgesel filmi aynı zamanda yurt
dışında da bu yöntemle görücüye çıkmış olacak. Yurt dışı TV yayın hakkını da
elinde bulunduran TRT, sanıyorum Kayıp Otobüs filmini en kısa zamanda tüm
kıtalara kolaylıkla yaygın olarak ulaştırabilecek" dedi.
Tanpınar, filmin öncelikle kendi halkı huzurunda takdir toplamasının ve ardından
uluslararası festivallerde başarı sağlamasının önemine dikkat çekerek, "Kayıp
Otobüs" belgesel filminin bu sınavlardan başarıyla çıktığını kaydetti.
Yönetmen Tanpınar, "Film açısından gelinebilecek en iyi nokta ise uluslararası
yayıncı bir kuruluş tarafından satın alınması ve hem ekranlarında yayımlanması,
hem de uluslararası pazara sunulmasıdır. Bu aşamayı da TRT aracılığıyla
başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum" dedi.
Tanpınar, bu motivasyonun gelecek yıl çekeceği yeni belgesel filmleri için de
önemli katkı sağladığını belirtti.
cnnturk.com
'Kayıp Otobüs' yarın TRT ekranında
''Kayıp Otobüs'' belgesel filminin TV yayın haklarını satın alan TRT, filmin ilk
olarak yarın ekranlara getirecek...
Yönetmenliğini gazeteci Fevzi Tanpınar'ın yaptığı, 1964'te Larnaka'dan işlerine
gitmek üzere ayrılan ve 43 yıl sonra bir Rum köyündeki kuyuda cesetleri bulunan
11 Kıbrıs Türkü'nün hikayesini anlatan ''Kayıp Otobüs'' belgesel filminin TV
yayın haklarını Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) aldı.
Hem ulusal, hem de uluslararası TV yayın haklarını satın alan TRT, belgeselin
ilk gösterimini, KKTC'nin 25. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, yarın saat 16.45'te
TRT-1'de yapacak.
Konuyla ilgili açıklama yapan Tanpınar, Kayıp Otobüs'ün tüm TRT kanallarında
yayımlanabileceğini belirterek, ''Kayıp Otobüs belgesel filmi aynı zamanda yurt
dışında da bu yöntemle görücüye çıkmış olacak. Yurt dışı TV yayın hakkını da
elinde bulunduran TRT, sanıyorum Kayıp Otobüs filmini en kısa zamanda tüm
kıtalara kolaylıkla yaygın olarak ulaştırabilecek'' dedi.
Tanpınar, filmin öncelikle kendi halkı huzurunda takdir toplamasının ve ardından
uluslararası festivallerde başarı sağlamasının önemine dikkat çekerek, ''Kayıp
Otobüs'' belgesel filminin bu sınavlardan başarıyla çıktığını kaydetti.
Yönetmen Tanpınar, ''Film açısından gelinebilecek en iyi nokta ise uluslararası
yayıncı bir kuruluş tarafından satın alınması ve hem ekranlarında yayımlanması,
hem de uluslararası pazara sunulmasıdır. Bu aşamayı da TRT aracılığıyla
başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum'' dedi.
Tanpınar, bu motivasyonun gelecek yıl çekeceği yeni belgesel filmleri için de
önemli katkı sağladığını belirtti.
(aa)
14 Kasım 2008
|