Tolerans



Tolarance

Yapım Tarihi : 1995
Süresi : 30'

Yönetmen - Fehmi GERÇEKER
Yapımcı - Fehmi GERÇEKER
Sunan - Ben GAZZARA

Mevlana'nın yaşamı ve felsefesini konu alan bir belgeseldir.

UNESCO, Hoşgörü Yılı, Resmi Özel Tanıtım Gecesi, Paris
Emory Üniversitesi, Tarihi Belgesel Film ödülü, Atlanta
Hoşgörü Ödülü, İstanbul
Boğaziçi Üniversitesi, Özel Ödülü, İstanbul
Amerikan Doğal Tarih Müzesi, New York Belgesel Film Ödülü
Kuzey Carolina Film Festivali, Özel Ödülü
Strasburg Üniversitesi, Fransa Özel Ödülü



“Mevlânâ’yı dünyaya tanıttık şimdi sıra Türkiye’ye geldi”

Amerika’da yaşayan yönetmen Fehmi Gerçeker’in ‘Rumi Gecesi’ adlı projesi, Berlin’de dün başlayan ‘Şimdi/Now’ festivali kapsamında 1 Eylül’de sahnelenecek. Yoğun olarak Mevlânâ üstüne çalışan yönetmenin hedefi, dünyaca tanınan bu çalışmayı artık Türkiye ile buluşturmak.

Fehmi Gerçeker, yirmi yıldan fazla süredir Amerika’da yaşıyor. Sinema ve televizyon alanında eğitim görmek üzere gittiği Amerika’da, çalışmalarını daha çok kültürümüzün köşe taşları üzerine yoğunlaştırmış. Öyle ki Gerçeker, Mevlânâ hakkındaki çalışmalarıyla artık neredeyse bir Mevlânâ uzmanı sayılıyor. "Pîrî Reis" belgeseli, Amerika, Brezilya, İspanya ve Portekiz hükümetlerince resmî televizyon programı kabul edilmiş. Mevlânâ’nın hoşgörü anlayışını işlediği belgesel çalışması ise 11 Eylül’ün birinci yıldönümünde İkiz Kuleler’deki anma programında gösterilmişti. Gerçeker, boş durmuyor ve bu defa da "Rumî Gecesi" projesini, dünyada pek çok merkezin ardından Türkiye’de gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

"Rumî Gecesi", Gerçeker’e gelen talepler sonucunda ortaya çıkmış bir çalışma. Yabancı ülkelerde Mevlânâ ile ilgili bir etkinlik düzenleneceği zaman kapısını çalanlara, 30 dakikalık bir belgeselden daha fazlasını vermek istemiş Gerçeker. Böylece Mevlânâ’nın şiirlerinin okunduğu ve sûfi müzik konserinin verildiği "Rumî Gecesi" ortaya çıkmış. "Rumî Gecesi"nin gerçekleştirildiği ülkeler arasında Fransa, Amerika ve Brezilya var. Buralarda Mevlânâ’nın şiirlerini, ülkenin önde gelen sanatçıları, kendi dillerine tercüme edilmiş haliyle seslendiriyor. Almanya’daki "Şimdi/ Now" festivalinde bu işi, Almanya’nın ünlü sinema ve tiyatro oyuncuları Eva Mattes ve Thomas Schucke üstleniyor. Berlin Filarmoni Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek gecede, "Mevlânâ ve Hoşgörü" belgeseli Almanca altyazılı olarak gösterilecek, ardından Mattes ve Schucke, Mevlânâ’nın Almancaya çevrilen şiirlerinden bir seçki sunacak. Gece, Fikret Karakaya’nın yönetmenliğindeki Bezmara Grubu’nun sûfi müzik konseriyle sona erecek.

Dünyanın pek çok ülkesinde gerçekleştirilen "Rumî Gecesi"nin Türkiye’de yapılması, Gerçeker’in en büyük dileği. Bunun için çalışmalara başlamış bile. İlk etapta Türkiye’ye gelen yabancılara sunulacak bir program olarak düşündüğü için gösteriyi İngilizce hazırlayacak. Bunun için şiirler İngilizce tercümesinden okunacak. Gerçeker, bu iş için Pelin Batu ve Yiğit Özşener’le çalışacağını söylüyor. "Pelin ve Yiğit, diğer özelliklerinin yanı sıra İngilizce’ye yatkınlıkları ve genç olmaları dolayısıyla önemliler benim için. Elbette insanların aklına mesela bir Kenan Işık gelebilirdi. Bence de çok uygun bir isim. Ama ben bu işi gençlerin sahiplenmesini, onların sunmasını istiyorum." Henüz çok erken olsa da tabii ki bunun ardından bir de Türkçe "Rumî Gecesi" hazırlanacak. Görünen o ki buna en çok da bizim ihtiyacımız var aslında. Bize ait olan değerlerin kıymetini bilmeyip, ancak birileri keşfettikten sonra dönüp bakmak bize has bir tutum. Gerçeker’in verdiği bilgiler de bunu doğruluyor. Mevlânâ, doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok uzaklarda daha fazla benimseniyor. "Mevlânâ, 1997 yılında Amerika’da en çok okunan şair olarak seçildi. Kendisi de bir şair olan Coleman Barks’ın çevrisiyle yayımlanan "Essential Rumi", 600 binden fazla sattı. Sadece bu değil; Donna Karan’ın elbise dizaynlarından, Robert Wilson Bejart’ın sahne gösterimlerine, Philip Glass’ın bestelerine, Madonna ve Demi Moore’ın müzikli şiir CD’lerine kadar her yerde Mevlânâ Celaleddin-i Rumî’nin izlerini görüyoruz. Ayrıca Mevlânâ’nın, yaşadığı 13’üncü asırdan beri Dante, Rembrandt, Goethe, Hegel ve Jung’ın çalışmalarını etkilediği de kabul ediliyor. Ben de Amerika’da yüksek lisans çalışmamı yaparken Jung Enstitüsü’nden gelen profesörlere, kayda geçmiş ilk terapinin Mevlânâ’ya ait olduğunu gösterdim ve bunu kabul ettiler."

Bu önüne geçilemez Mevlânâ ilgisinin kaynağını tahmin etmekse zor değil. Özellikle eserlerinin 20’inci yüzyılda Batı dillerine çevrildiği düşünüldüğünde, tam da modern çağın dertlerine seslenen Mevlânâ’ya olan ilgi daha iyi anlaşılıyor. Gerçeker, bunu şöyle dile getiriyor: "Rumî’nin felsefesi, kişiler arasında din de dahil hiçbir fark gözetmeden sevgi, kardeşlik ve hoşgörü içinde yaşama anlayışını ortaya koyuyor. Elbette bu, bugünün dünyasında maddiyat içindeki baskılarla manevî değerlerini kaybetmekte olan kişiler için iyi bir yol gösterici. Ayrıca başkasıyla uğraşmaktan çok kendi kişiliğini geliştirme odaklı bir öğreti olduğu için de sürekli çevresiyle ilgili sıkıntılar yaşayan insanları kendi içlerine yöneltiyor."

Kaynak - 29.08.2004, Elif Tunca, Zaman, İstanbul



'Mevlana Projesi' Berlin'de

BERLİN (24.08.2004) MHA- Almanya’nın başkenti Berlin'de düzenlenecek olan 'Now/Şimdi' Festivali kapsamında yapımcı, yönetmen Fehmi Gerçeker'in 'Mevlana Projesi' 1 Eylül günü saat 20. 00'de Berlin Filarmoni Konser Salonu'nda izleyiciyle buluşacak.

Cannes Film Festivali'nin en iyi oyuncu ödülü de olmak üzere çeşitli ödüller kazanan Alman sinemasının en ünlü kadın oyuncularından Eva Mattes'in de katılacağı gecede Mevlana'nın her yönden tanıtılması amaçlanıyor.

Almanca alt yazılı olarak 'Hoşgörü ve Mevlana' filminin gösterileceği gece, Eva Mattes ve Thomas Schucke'nin yer alacağı, Gerçeker'in sahne uygulamasıyla ney eşliğinde sunulacak olan Mevlana Şiirleri bölümünün ardından Fikret Karakaya'nın müzik yönetmeni olduğu Bezmara grubundan sufi müzik konseriyle devam edecek.

Kaynak - MHA NEWS AGENCY



TOLERANCE DEDICATED TO MAWLANA JALAL-AL-DIN RUMI
Long before Renaissance humanism and centuries before the age of Enlightenment, Mawlana-Jalai-al-din-Rumi emerged in the 13th century as an apostle of tolerance. His teachings focused on the idea of acceptance, urging human beings to respect each other's faiths, orientations, and religious ideals. Shot in Konya, Istanbul, Washington DC, Bonn and Paris and narrated by Vanessa Redgrave, this insightful and visually charged documentary is sure to inspire as well as teach.

Kaynak - Arab Film Distribution