|
Türkiye'nin Çiçekleri

Yapım Tarihi : 2001
Süresi : 30'
Bölümü : 12
Yönetmen - Fatih ORBAY
Ya çiçek olsaydık; ya da çiçekler insan...
Coğrafya kitaplarında uzun ve bozkır topraklardan oluştuğu söylenen Anadolu, tam bir çiçek cenneti çıktı.
Avrupa'daki toplam çiçek türü kadar çeşitliliğe sahip olan Türk çiçekleri, 12 bölümlük bir belgesel ve fotoğraf
sergisiyle günyüzüne çıkarıldı.
Sen ne güzel bulursun
Gezsen Anadolu'yu
Dertlerden kurtulursun
Gezsen Anadolu'yu
Billur ırmakları var
Buzdan kaynakları var
Ne hoş insanları var
Gezsen Anadolu'yu...
Modern Folk Üçlüsü, yıllar önce seslendirdiğinde dillerden düşmeyen bu ezgi ve sözler Anadolu'yu, Anadolu insanının
güzelliğini anlatıyor, coğrafya kitaplarının artık klasikleşen "uzun bozkırlar ve kıraç topraklarla çevrili" ifadesine de bir
anlamda nazire yapıyordu. Ama o şarkıda da eksik olan bir şey vardı. Bozkırların, kıraç toprakların üzerinde büyüyen,
filiz veren muhteşem güzellikler yoktu. Sayıları on bine yaklaşan çeşitleriyle birbirinden renkli ve güzel çiçekler unutulmuştu.
Tıpkı her türlü olumsuzluklara rağmen umudunu kaybetmeyen Anadolu insanı gibi, toprakları da inadına Avrupa'nın bütün
ülkelerinde bulunan çiçek çeşidini içinde barındırıyor, şarkıda denildiği gibi billur ırmaklar, buzdan kaynaklarla filiz olup,
coğrafyacıları tekzip ediyordu.
Dokuz bin çeşit çiçek
Biyolojik çeşitlilik açısından dünyada eşi benzeri görülmeyen bir renkliği içinde barındırıyor Anadolu. Avrupa'daki toplam
çiçek türü 12 bin iken, Türkiye'de 9 bin. Endemik açıdan, yani başka yerde yetişmeyen türler anlamında da Anadolu
toprakları oldukça cömert. Çünkü bütün Avrupa'nın sahip olduğu endemik tür sayısı 2 bin 500 iken Türkiye'de bu
rakam 3 bini geçiyor. Birbirinden ilginç isimleri olan çiçekler, bu özellikleriyle de Türk insanının yaşam tarzından izler sergiliyor;
"Yanardöner, taşkıran, karsümbülü, yüksükotu, sığırdili, Anadolu keteni, Anadolu orkidesi, gelin saçı, allıgelin, Türk şakayıkı...
" Futbol fanatikleri de çiçeklerin dilinde unutulmamış. Türkiye'nin en büyük iki kulübünün (Fenerbahçe ve Galatasaray) ismini
taşıyan çiçekler de yetişiyor Anadolu topraklarında. İnsanlar yaşam tarzını çiçek isimlerine yansıtırken aynı zamanda kendi
çocuklarına da ya çiçeklerin isimlerini ya da onların çağrıştırdığı isimleri koymuş; "Gül, Demet, Filiz, Songül, Yasemin, Gonca,
Bahar, Lale, Fulya, Çiğdem, Sümbül, Orkide, Nergis
Kayıp çiçekler
Türk insanının imkan verilince neler yapabildiğini biliyoruz. Bugün bir çok değerli beyin, Türkiye'deki imkansızlıklar nedeniyle
başka ülkelere giderek ilmi çalışmalar yapıyor ve bir çok alanda önemli buluşlara imza atıyorlar. Gazete ve televizyonlara zaman
zaman haber olan bu insanların çalışmalarıyla gurur duyarken, bize ait olması gereken buluşların başka ülkeler adına yapılmasına
içten içe üzülüyoruz. Tıpkı Türk çiçeği olarak bilinen Lalede olduğu gibi. Osmanlı Devleti'nin bir dönemine ismini veren lale, o
zamanlar payitahtın sembolü olan bir çiçek iken bugün Lalenin anavatanı olarak Hollanda biliniyor. Hollanda lale turizminden
büyük bir gelir elde ediyor. Oysa bu çiçeğin gerçek anavatanı Orta Asya. Anadolu topraklarına 12. yy'da gelmiş, Avrupa ise
ancak 16. yy'ın sonlarında keşfedebilmiş.
Türkiye'nin çiçekli tarihi
Biz unuttuk, ihmal ettik, kitaplarda göremedik ama Anadolunun filizlerini unutmayanlar yıllarca süren bir emek sonucu Türkiye'nin
çiçek haritasını çıkarmayı başardı. Bu topraklardaki 'Yaşayan Hazine'yi görmek için her pazartesi akşamı TRT'yi açmanız yeterli olacak.
Tam beş yıl süren belgeleme işlemi TEMA Vakfı, TRT ve Yapı Kredi işbirliğiyle gerçekleşti. Her biri 26 dakika süren 12 bölümlük
belgeselin yönetmeni Fatih Orbay kafalarındaki projeyi tamamlayamadıklarını, tamamlanmasının da imkansız olduğunu söylüyor.
Belgeselde ağırlığı çiçekler oluşturuyor. Çekimler toplam 250 bin kilometre yol katedilerek, tamamen doğal ortam ve yerlerde
yapılmış. Bazı çiçekler kısa bir süre açtıklarından çekimler oldukça zor olmuş. Örneğin sadece Fethiye'ye özgü çakalnergis, siklamen,
mor yıldız çiçekleri ancak aynı yere dört defa gidilmesi ile görüntülenebilmiş.
12 yıldır doğa belgeselleri üzerine çalışma yapan ve aynı zamanda profesyonel fotoğraf sanatçısı olan Fatih Orbay, belgesel çekimleri
sırasında çiçekleri fotoğraflamış. Bu fotoğraflardan seçilenler "Türkiye'nin Çiçekleri" ismi ile sergileniyor. Sergi 10 Aralık tarihinde New
York'taki Türkevi'nde 10 gün süreyle gezilebilecek. Orbay, seçim sırasında bütün çiçeklerin 'benden âlâ çiçek olmaz' diye nazlandıklarını,
bu sebeple çok zorlandıklarını belirtiyor.
İşte muhteşem çiçeklerimizden bazıları...
Akça çıngırak, dağ çayı, sarı lale, safran, yanardöner, kırmızı kaya koruğu, taşkıran, karsümbülü, Galatarasay çiçeği, fil çiçeği, yüksükotu,
banotu, gıvışgan, kaya koruğu, Abant çiğdemi, balonlu geven, sığırdili, pisi dırnağı, cintiyan, sütleğen, kurt kulağı, gökrozet, Anadolu
keteni, yıldızlı yonca, Anadolu orkidesi, acı çiğdem, emzikotu, yonca, Fenerbahçe çiçeği, salep, Kafkas ters lalesi, İstanbul kardeleni,
gelin saçı, Van süseni, orkide, böcek orkidesi, ballı salkım, çakal nergis, mor yıldız, Bodrum orkidesi, benekli yılanyastığı, süsen, su oku,
Anadolu glayölü, obriyya, kaba lale, allıgelin, Likya orkidesi, bitotu, adamotu, Arap sümbülü, Türk şakayıkı, yayla çayı...
Kaynak
Emin Akdağ, Aksiyon Dergisi / 17 Kasım 2001
|