|
Cem BAŞESKİOĞLU

Doğum Tarihi :
Bir Cem Başeskioğlu röportajı...
1993'de sinema-tv bölümünde öğrenciyken çektiği kısa filmle ilk kez adından söz
ettiren Cem Başeskioğlu, 2 Aralık’ta vizyona girecek olan “Sen Ne Dilersen”
filmini bitirdi. Yıldız Kenter, Işık Yenersu, Zeynep Eronat, Fikret Kuşkan,
Ayçin İnci ve Işın Karaca gibi isimlerin rol aldığı filmde iki kadını ve
yaşadıklarını anlatılıyor. Başeskioğlu senaryoyu 16 yıl önce yazmış. O renkli
bir dünyada, paralar içinde yaşamak istemiyor! Onun için de, bunca yıl beklemiş.
Nihayet inandığı sanatçılarla ‘motor’ demiş.
İlk kısa filminiz o yıllarda çok ses getirmişti sonra sessiz kaldınız neden?
O film çok ses getirmişti. Adana-Altın Koza Film Festivali’nde ödül kazanmıştım.
Jürideki Erden Kıral, “Ben, jüride tek yönetmenim ve oyumu da bu filmde
kullanıyorum” demişti. Eleştirmenler çok sevmişti ve hakkında çok yazılar
çıkmıştı. Aynı dönem bir oyun yazdım. Senaryolarım vardı. Etrafıma baktığımda,
hem sinema hem de TV sektörünün çöplük olduğunu düşünüyordum. Kayda değer hiçbir
şey yok. Ve hiçbir şeyin ömrü bir yıldan fazla değil. Mezarlık gibi... Bugünden
yarına kalayım, büyük paralar kazanayım diye bir derdim yoktu. Filmlere kostüm
yapıyordum, bulaşık yıkıyordum, hamburger pişirme işi bulursam yapıyordum...
Benim için yazdıklarım kutsal bir alan. Para karşılığında feda edilecek şeyler
değil. Bu nedenle sessiz kalmayı seçtim. Sinemayı sevdiğimden, inandığım
projelerde kostüm yaptım. Derviş Zaim’in Çamur, Handan İpekçi’nin Büyük Adam
Küçük Aşk filmlerinin kostümünü hazırladım. Avrupa Yakası’nın konseptini
oluşturdum.
Amcanız Zeki Başeskioğlu... Bu nedenle tekstil sektöründe de çalışmalarınız oldu
değil mi?
Evet oldu. Ama uzun sürmedi. “Amcanız filminize destek oldu mu?” diye
soruyorlar. Amcam filmlerime destek verseydi, ben herhalde bu yaşıma kadar
beklemezdim.
“Ölümü değil, geride bırakılanları anlattım”
‘Sen Ne Dilersen’in beyaz perdeye geçişi nasıl oldu?
Geçen yıl bu senaryomu film yapmak için teklif geldi. Ama kendim yönetirsem
kabul edeceğimi söyledim. Filmin senaryosunu 16 yıl önce yazdım. Bir senaryonun
16 yıl beklemesi kötü ama hâlâ değerli olması güzel. Zamanın, hikâyelerim için
işlemediğini gördüm. Yapımcılardan biri, “Sinema tarihi, önemsenmeyen filmlerle
dolu. Herhalde Cem’in filmi, Türk sinema tarihinin en es geçileni olacak ama
yıllar sonra da, bir tek o konuşulacak” demiş. Mayısta başladık. Sözleşmeyi 23
Kasım’da imzaladım. Bu tarih benim için önemli. Çünkü filmi görmesini istediğim
annemin, ölüm yıl dönümüydü.
Senaryoyu 16 yıl önce yazdınız. Neydi anlatmak istediğiniz?
Hastanede uzun bir dönem geçirdim. Ardından peş peşe dayılarımı ve annemi
kaybettim. ‘Sen Ne Dilersen’e bir daha dönmem gerektiğini düşündüm. Çok fazla
ölümün kıyısında gezen bir film. Filmi izleyenler, ‘o yaşlara geldiğimizde ne
olacağımızdan korkuyoruz’ diyor. Film, nasıl öldüğünün değil, geride
bırakılanların önemini vurguluyor.
Bu hikayeyi yazarken ne düşündünüz?
Herkes, ailemde Rum olup olmadığını sordu. Hayır yok. Ayrıca ben Rumlar’ı
yazmadım. Çocuğunun ne olacağını düşünen bir anne yazdım. Düğün arifesinde kız
kardeşiyle kaçan bir |