Yapım Tarihi - 2003
Süre - 00:20:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Betacam SP
Yönetmen - Nurten Karaçivi
Senaryo - Nurten Karaçivi
Kuzgun Acar ve heykelleri üzerine bir belgesel.
Dağıtım
Nurten Karaçivi
02122494643
Genç yaşında kaybettiğimiz usta heykelci Kuzgun Acar'ın yaşamı ölümünün 27.
yılında belgesel oldu an onu geleceğe taşıyor.
Kuzgun Acar adı, şimdilerde pek telaffuz edilmez. Oysa ki o, Türkiye'de modern
heykelcilik ve mask sanatının en önemli ustasıdır. 4 Şubat 1976 yılında ölümüne
değin yaptığı tüm heykeller ülke çapında tartışma yaratır, kamuoyuna mal olurdu.
O salt bir heykel ve mask sanatçısı değil, entelektüel düşünce alanının önemli
adamlarından biri, inançlı bir sosyalistti.
Şimdilerde yapıtları, yurdun dört bir yanında, ancak özel koleksiyonlarda olan
bu halk sanatçısının yaşamöyküsü, belgesel sinemacı kısa film yapımcısı Nurten
Karaçivi tarafından belgesel film olarak çekildi. Montajı biten filmin salt
seslendirmesi kaldı. 4 Şubat'taki 27. ölüm yıldönümü nedeniyle Nurten Karaçivi
bize Kuzgun Acar'ı anlattı.
Bugünkü gençler onu tanımıyor
- Neden Kuzgun Acar?
Karaçivi - Türfaye, büyük değerler yetiştirdi. Ama çoğunu koruyamadı Nereye
gitseniz, bir arşiv dahi bulamıyorsunuz. Bir sanat yapıtının ne zaman alındığı,
kimin tarafından alındığı ve hatta çoğu zaman kimin yapıtı olduğu bile belli
değil. Bugün 35 yaşın altındaki insanlar, Kuzgun Acar'ı tanımıyorlar. Oysa
onların anneleri-babalan Kuzgun'u tanıdılar, onu sevdiler. Esprileriyle
güldüler, yapıtlarıyla övündüler, ölümüne üzüldüler.
- Kuzgun'un yurtdışı ödülleri de vardı değil mi?
Karaçivi - Kuzgun Acar. Paris'te, Uluslararası Genç Sanatçılar Bienalinde
birincilik ödülünü kazandı, Venedik Bienalinde ise "Devlet Resim ve Heykel
Sergisinde de ödül aldı. Paris'te Kuzgun'un bir heykeli vardı. O zamanın
Sovyetler Birliği heykel sanatçıları bu heykeli çok beğenmiş olacaklar ki
Paris'teki bu heykelin kopyasını yapmışlar ve Kuzgun'un imzasıyla Kiev kentine
dikmişler. Heykel hâlâ Kiev'de bulunmaktadır. Kuzgun'un, Ankara'da Kızılay
gökdeleninde yaptığı rölyef, daha sonradan sökülüp atıldığında sanatçıya
verdiğimiz değer, daha doğrusu değersizlik, daha bir anlaşılır. Sinemaya olan
merala.
- Siz, Kuzgun Acar'ı yakından tanıdınız mı?
Karaçivi - Ben Kuzgun'u, 1968 yılında Robert Kolej Kısa Film Yarışması Ödül
Töreni'nde tanıdım. Paris'te yaşadığı yıllarda tnnkayı (kukla) tanımış. Ufacık
kukalar yapmış, sinemaya merak sarmıştı. Bürgün, Paris'ten bir kamerayla
İstanbul'a döndü. Bir senaryomu ona verdim. Çok beğendi. Cezaevinde yaşayan beş
garibanı anlatacaktık, ama filmi bitiremedik. O filmin negatifleri hâlâ bende
duruyor.
- Son yaptınız Kuzgun Acar belgeselinden ne bekliyorsunuz?
Karaçivi - Can Yücel'in bir sözü vardır Kuzgunla ilgili olarak, "Kuzgun'u
araştırmak. Arkeolojik kazı yapmaya benzer. "Gerçekten de öyle, kazıya ben
başladım, gençler devam etsin diliyorum.
- Başka filmleriniz de var değil mi ?
Karaçivi - Kuzgun belgeselinden önce, 3 kısa metrajlı film yaptım. 6 Mayıs
(Hıdrellez belgeseli), Sabahattin Ali'nin Apartman Öyküsü ve Su Kesen Haydut
adlı bir halk masalı.
Kuzgun Acar 1928 yılında İstanbul'da doğdu. 1953 yılında Rudolf Beffing, Hadi
Bara ve Züatfi Möridoğlu atölyelerinde eğitim gördüğü İstanbul Devlet Güzel
Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü'nden mezun oldu 1961 yılında Uluslararası Genç
Sanatçılar Bienali'nde kazandığı ödül nedeniyle yabancılara ayrılan iki burstan
birini kazandı. 1975 Paris Özgürlük Tiyatrosu'nda sahnelenen Bertott Brecht'in 'Kaflcas
Tebeşir Dairesi adlı oyununun mask ve kostümlerini yaptı. 1976 yılında
İstanbul'da öldü.
12 Mart döneminde gözaltına alınan, işkence tezgahlanandan geçen, cezaevlerinde
yatan Kuzgun Acar, ölmeden önce Bayrampaşa Belediyesi ve Marmara Belediyesi için
iki Atatürk heykeli üzerinde çalışmaktaydı.
Ayrıca Kuzgun Acar'ın "Hakkâri" (1968 yılında Dağcılık Federasyonu'nun
düzenlediği yaz kampına katıldı. Bu etkinlikte, Cilo Dağı'nın birçok doruklarına
tırmandı ve Hakkâri belgeselini çekti.) ve "Kanb fttzar* adlı film çalışmaları
vardı. Ölümünden önce 5 kişisel sergi açmıştır; ölümünden sonra ise 4 sergisi
açılmıştır. Yine ölümünden önce ve sonra olmak üzere 8 karma sergiye
katılmıştır.