Koma Dam




Yapım Tarihi - 2016
Süresi - 00:12:27
Format - Belgesel, Renkli

Yönetmen - Berivan Akelma, Yağmur Cihan



KOMA DAM
Kısa metraj video, 12’27’’, Şubat 2016
Batman
Berîvan Akelma 1990 Dicle, Diyarbakır doğumlu. Diyarbakır'da yaşıyor.
Yağmur Cihan 1992 Bursa doğumlu. Balıkesir'de yaşıyor.
Koma Dam, Batman’da bir apartman damını kendi mekânları kılan kadınların hikâyesi. Bölgenin kültüründe ayrı bir yeri olan, özellikle yaz aylarında sohbetin, birlikte vakit geçirmenin ve açık havada uyumanın mekânı olan dam, plansız şehirleşen Batman’da kadınların alternatif yaşam alanına dönüşüyor. Dışarıdaki muhafazakâr dünya, tıpkı erkekler gibi buraya giremez! Gündüzleri annelerin ve çocukların, geceleri ise genç kadınların kullandığı bu mekân, yemek yemekten sohbet etmeye, halaydan film izlemeye kadar pek çok gündelik pratiğe ev sahipliği yapıyor. ‘Kendine ait ortak bir mekân’ kurmanın keyfini merkeze alan, diğer damlardaki yaşamın hafifçe kadraja girmesiyle şehre bir pencere açan Koma Dam, bizi beklenmedik bir mekânda yaşamı yeniden örgütleyen heyecanlı genç kadınların dünyasına dâhil ediyor.

KOMA DAM
Short video, 12’27’’, February 2016
Batman
Berîvan Akelma Born in 1990, in Dicle, Diyarbakır. Lives in Diyarbakır.
Yağmur Cihan Born in 1992, in Bursa. Lives in Balıkesir.
Koma Dam is the story of women who have turned the top of an apartment block into their own space. The housetop is a space that has a special meaning in the culture of the region, and especially in summer months becomes a space for conversation, spending time together and sleeping in the open air; thus becoming an alternative living area for women in Batman, a city that has suffered from unplanned urbanization. The conservative world outside, just like men, is not allowed here! This space, used by mothers and children during the daytime, and young women at night, hosts a wide range of everyday practices from eating to chatting, and dancing the halay to watching films. Centred around the joy of establishing ‘a common space of one’s own’, and opening a window onto the city by also lightly allowing life on other housetops to enter the frame, Koma Dam invites us into the exciting world of young women who reorganize life in an unlikely space.

KOMA DAM
Vîdyoya metrajkurt, 12’27’’, Reşemîya 2016’an
Batman
Bêrîvan Akelma Sala 1990’î, li Pîrana Dîyarbekirê ji dayîk bûye. Li Dîyarbekirê dijî.
Yağmur Cihan Sala 1992’yan, li Bursayê ji dayîk bûye. Li Balıkesirê dijî.
Koma Dam çîroka wan jinan e, yên ku li Batmanê banê apartûmanekê ji xwe re kirine cîgehê xwe. Banê ku di çanda herêmê de cîyekî xwe yê cuda heye, nexasim di mehên havînê de cîgehek e bo dembihêrkê, pêkvewextderbaskirinê û liderverazanê, li Batmana ku bê pîlan û bername dibe bajar, vediguhere û dibe jîngeha alternatîv a jinan. Cîhana kevneperest a li derve, her wekî mêran, nikare tê keve vê derê! Ev cîgehê ku bi roj dayîk û zarok, bi şev jî jinên ciwan bi kar tînin, ji xurekçêkirinê bigire ‘heta dembihêrandinê, ji govendê bigire ‘heta temaşekirina li filîman, ji pirr û gelek pratîkên herrojî re malovanîyê dike. Koma Dam a ku kêfa damezirandina ‘cîgehekî hevbeş î xwemalî xwe’ datîne nîveka xwe û bi ketina ku jîyanên li ser banên dîtir hêdîka dikevine kadrajê, pencereyekê bo bajêr vedike, me tevî cîhana jinên ciwan î bi coş û peroş dike, yên ku li cîgehekî kesî texmînnekirî jîyanê ji nû ve bi rêk dixin.







Koma Dam

Batman’da bir apartmanın damını kendilerine ait kılan kadınların gündeliğinden bir kesit.

Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin düzenlendiği ve Türkiye’nin doğusundan batısına on farklı şehirden yirmi dört gencin fotoğraf ve video işleri ürettikleri ‘Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre BAK’ projesi kapsamında bu yıl gerçekleştirilen videolardan biri Koma Dam. Diyarbakır’dan Berîvan Akelma ile Balıkesir’den Yağmur Cihan’ın ortak projesi olan Koma Dam (Grup Dam) Batman’daki bir grup kadının altı katlı bir apartmanın damını kendilerine mesken edinmelerinin belgeseli.

Duvardaki koskoca sinema perdesinin yanı başına bir Charlie Chaplin stensili yapıyor dam sakinleri. Böylece damın tek erkeği oluyor Şarlo. Hani damda erkek olmayacaktı arkadaşlar, deyince biri; ama o Charlieee, diyor ötekisi ve basıyorlar kahkahayı. Dam sakinlerinin ilk göze çarpan özellikleri muhabbetleri zaten. Toplumsal baskının değil de gökyüzünün altında, kendilerinin kıldıkları o mekânda hayata bir parantez açıyor ve –kameraya rağmen– ‘bakış’lardan uzak, vakitlerini de istedikleri gibi geçiriyorlar. Neredeyse her akşam buluşan grup beraber film izliyor, yemek yapıyor, çekirdek çitleyerek sohbet ediyor, halaya duruyor, türkü söylüyor. Evleri kıldıkları bu mekânı çekip çeviren yine onlar ama bu kez sadece kendi keyifleri için boya badana yapıyor, yerleri yıkıyor, allı güllü çarşaflarını gururla ipe geriyorlar, şehrin geri kalanına nispet yapar gibi. Kolektif, kadın dayanışmasıyla örülmüş ve açık havada bir hayatın keyfini sürüyorlar. Biri değilse ötekisi patlatıveriyor espriyi, sonra kahkahaları belki o damdan şehre iner, oradan başka şehirlerin üzerinde de yankılanır diye ümitleniyor insan Koma Dam’ı izlerken.

Akelma ve Cihan, bize arka planda şehrin öteki damlarını da gösteriyorlar. Kimilerinde kadınların havalansın diye astıkları yünler var, kimilerinde çalışan işçiler, hortumla oynayan oğlan çocukları ama istisnasız hepsinde çanak antenler. Sevdikleri filmler oynarken birbirlerine sokulup uyuyan Koma Dam sakinlerinin perdesinde kah Tosun Paşa kah Nadine Labaki var; o en çok herkesi eve tıkıp orada tutmaya yarayan çanak antenlere inat, bizim kızlar kendi seçtikleri filmleri izliyorlar; hatta daha da güzeli, kamerayı ellerine alıp bir de çekiyorlar.

Berîvan Akelma Kimdir?

1990 yılında Diyarbakır’da doğdu, hâlâ orada yaşıyor. Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü mezunu. Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi alıyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Proje Ofisi’nde mimar olarak çalışıyor. Kadın çalışmalarına, kadın, emek ve şehir ilişkisine ilgi duyuyor.

Yağmur Cihan Kimdir?

1992 yılında Bursa’da doğdu, Balıkesir’de yaşıyor. Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü mezunu. Balıkesir Üniversitesi Kadın ve Yaşam Topluluğu ve Balıkesir Kadın Yaşam ve Özgürlük Platformu’nun kurucu üyesi. Amatör fotoğrafçı olan Cihan, kadın, mekân ve kadın emeği arasındaki ilişki üzerine kafa yoruyor.

Senem Aytaç
altyazi.net/ayinkisasi/koma-dam
03/10/2016





Erkeklerin giremediği, kadınların nefes aldığı apartman damı

Bir düzine çocuk ve yirmiyi aşkın kadın, birazdan beyaz perdeye yansıyacak filmi büyük bir merakla bekliyor.
Birçoğu ilk defa bir filmin galasına katılıyor. Bu yüzden ortam çok heyecanlı ve neşeli.
Işıklar sönüyor, nefesler tutuluyor ve perdeye ilk görüntüler yansıyor.
Heyecanla karışık sevinçle gülüşmeler başlıyor. 12 dakikalık kısa belgesel bitince alkışlar yükseliyor.
'Koma Dam' (Dam Grubu) adlı bu belgeselin hem çekim, hem gösterim mekanı, hem izleyicisi hem de seyircisi aynı kitle olunca, gala da bir başka oluyor.
Apartman damını kamusal bir mekan haline getirdiler
Gala dediğimize bakmayın, burası ne büyük bir sinema salonu ne de bir açık hava sineması. Batman'da altı katlı bir apartmanın damı. Bina sakini genç kadınlar bu dama 'Koma Dam' adını vermişler.
'Koma Dam' belgeselini, Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi'nin, Amed Sanat Galerisi'nde açtığı 'Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK' sergisinde görmüştüm.
Diyarbakırlı Berivan Akelma ve Balıkkesirli arkadaşı Yağmur Cihan filmin genç yönetmenleri.
Kamusal alan, özel alan ayırımı üzerinden bir film yapma düşüncesiyle yola çıkan gençler, önce balkonları çekmeyi düşünmüşler.

'Koma Dam'ın yaratıcısı olan Esra Ekinci de BAK projesinin ilk ayağı olan fotoğraf projesinde yer almış bir katılımcı.
Esra'nın binadaki arkadaşlarıyla damı dönüştürme hikayesini duyunca, iki genç yönetmen bu mekanın filmini yapmaya karar vermişler.
Dam sakinleri, Esra'dan dolayı kamera ve fotoğraf makinesine aşina.
Bu aşinalık belgeselin çekimlerinde genç yönetmelere kolaylık sağlamış.
Damda Charlie Chaplin
Bina sakinlerinin ikna edilmesinden sonra dört aylık bir çekim süreci yaşanmış. Sonra da ortaya 12 dakikalık bir belgesel çıkmış.
Bu binada yaşayan genç kadınlar apartmanın damını imece usulü kendilerine has bir mekâna çevirince, binadaki kadınlar da onlara destek olmuş.
Önce dam bir güzel temizlenmiş, boyanmış. Sonra toplanan ortak parayla, bölgede sıcak yaz aylarında köy damlarında kurulan geniş sedirlerden iki tane alınmış.
Akşamları hoş ve eğlenceli sohbetlerin mekânı olan bu geniş iki sedir, gece de binadaki onların yer yataklarını serip uyudukları yatakları olmuş.
Damı kendi mekânları kılan genç kadınlar, televizyonlarda diziler izlemektense birlikte sinema filmi izlemenin tadını Charlie Chaplin filmleriyle keşfetmeye başlamışlar.
Film izleme fikri ise, aynı zamanda damı ortak mekâna dönüştürmenin öncüsü olan Esra Ekinci'ye ait.
'Koma Dam' müdavimi genç kadınlar, kendi aralarında topladıkları parayla önce bir projeksiyon almışlar.
Esra'nın annesinin diktiği beyaz bir örtüyü sinema perdesine dönüştürmüşler.

Perdenin bir yanına çok sevdikleri sevdiği Şarlo'nun resmini, diğer yanına da kendi isimlerini yazmışlar. Perde duvarının üst pervazına da büyük harflerle mekânın adını…
'Koma Dam'ın en önemli özelliği bu mekâna erkeklerin girmesinin yasak olması.
Bu kararda geleneksel refleks hakim olsa da bir feminist tavırdan da söz etmek mümkün.
Mekânın sahipleri muhafazakâr dünyadan, şehirde kadınların gönül rahatlığıyla katılacağı sosyal ve kültürel hayatın eksikliğinden şikâyetçiler.
'Daha rahat ve özgür olabileceğimiz bir alan için'
Ama eve tıkılıp kalmaktansa binanın terasını kendilerine has bir dünyaya çevirmekten de gocunmamışlar.
"Şehri ve hakim dünyayı değiştiremeyiz belki ama burada kendimize ait bir dünya kurabiliriz" diyor orada bulunan genç kadınlardan biri.
Esra Ekinci damın ortaya çıkma fikrini şöyle anlatıyor.
"Binadaki kızlar sık sık birbirimizin evlerinde bir araya geliyorduk. Akşam 11 oldu mu, annelerimiz 'nerde kaldınız, eve gelin' diye arayıp dururlardı. Birbirimizden kopmamak, aramızdaki ilişkiyi sürekli kılmak için, daha rahat ve özgür olabileceğimiz, muhabbet edebileceğimiz bir alan oluşturmak istedik.
"Okuldan, işten, günlük yaşamdan, arta kalan zamanı nasıl değerlendirebiliriz düşüncesi üzerinden hareket ettik. Binanın terası buna uygundu. Biraz da köye olan özlemimden dolayı taht dediğimiz sedirlerden aldık. Tahtı ve duvarı boyadık, sonra yavaş yavaş yatakları götürdük oraya.
"Sonra yemeklerimizi orda yemeye başladık. Ve sinemaya olan sevgim etkili oldu. Birlikte filmler izlemeye başladık. Dam, hayatımızın bir parçasından çok daha fazlası oldu".



Belgeselin yönetmeni Berivan Akelma filmi yapma düşüncesini şöyle anlatıyor:
"Koma Dam' erkeklerin giremediği, kadınların kolektif olarak yaşamı örgütlediği bir damın hikayesi. Buraya konuk olan tek erkek Charlie Chaplin ve kadınların ortak tutkusu sinema. Biz bu hikâyeyi duyunca çok heyecanlandık. Gündelik hayatın onlara dayattığı her şeyi bu damda yapıyorlar. Kadınlar sadece dışarda özgür olmak zorunda değil. Bulundukları her alanı örgütleyip güzelleştirebiliyorlar. 'Koma Dam' bize bunu anlatıyor".
'Dama erkek sinek bile sokmuyoruz'
Dama erkekler alınmasa da özellikle kadınlarda bir çekingenlik hakim.
Bina sakini kadınların çoğu eşlerinden çekindikleri için ne fotoğraflarının çekilmesini istiyorlar ne de isimlerinin yazılmasını.
Ama hepsi de damın erkeksiz ortamından çok memnun.
Eşlerinin damla ilgili düşüncelerini soruyorum, adını vermek istemeyen neşeli bir kadın, "Neden memnun olmasınlar ki, bu dama erkek sinek bile sokmuyoruz" diyerek gülüyor.
Bina sakini kadınlar Esra'yı apartmanın direği olarak adlandırıyor. Ve hayatlarının hemen hemen yarısının burada geçtiğini anlatıyor.
Bir diğer kadın, eskiden aile baskısının fazla olduğunu hatırlatıyor.
"Eskiden çok baskıcı bir ortam vardı. Kızların üzerinde yoğun bir aile baskısı vardı. Zaman değişti, şimdi aileler çocuklarına, kızlarına güvenmeyi öğrendi. Batman'da kadınlar için sosyal hayat diye bir şey yok maalesef. Biz de kendi sosyal hayatımızı dama kurduk."
Bina sakini bir diğer kadın da, "Apartmanımız yakında meşhur olacak galiba. Çünkü burada çok güzel zamanlar geçiriyoruz. Komşu binaların bize özendiğini görebiliyoruz. Galiba Koma dam Batman'da birçok binaya örnek olacak " diyerek gülüyor.

Damı eski avlulara benzeten bir diğer kadın da durumdan memnun. "Kocalarımız da rahatsız olmuyor. Bir de karşı çıkacakları bir durum yok ki. Sokakta, çarşı pazarda değil, evin damındayız" diyor.
Bina sakini kadınların tamamı belgeseli çok beğenmiş. Hele belgeselde yer alan genç kadınların keyfine diyecek yok.
Gösterimden sonra Berivan ve Esra, belgeselin post prodüksiyon süreçlerini anlatıyor. Filmde daha az görünenler genç kadınları, neden daha fazla görünmediklerini soruyorlar.
Filmde yer alan ve şarkı söyleyen Ayşegül, "Orda herhangi bir oyunculuk yok, en doğal halimiz. Kendimizdik yani. Ama bir sürü insanın izlemiş olduğunu düşününce çok heyecanlandım. Çok güzel bir duygu" diyor.
Mekiye ise filmi eleştirerek güzel sahnelerin kırpıldığını savunuyor.
Bir de "Koma Dam 2 çekilmeli" diyerek gülüyor. Herkesin ortak görüşü belgeselin çok başarılı olduğu.
Onların kimisi öğrenci, kimisi çalışan. Tabi çalışmayanı da var... Damın hayatlarının bir parçası olduğunu söyleyen genç kadınlardan biri, "Batman'da akşamları dışarıya çıkma imkanımız yok. Birlikte zaman geçireceğimiz sosyal bir hayat yok İşten gelir gelmez rahat kıyafetlerimizi giyip buraya geliyoruz. Günün geri kalan kısmını birlikte geçiriyoruz" diyor.
Bir diğeri, "Burada özgür olduğumuz kadar dışarıda özgür değiliz. Burada ağız dolusu gülebiliyoruz. Geceleri yıldızlar altında uyuyup, günün ilk ışığında uyanıyoruz. Sadece bir mekân değil, birimizin bir sorunu oldu mu, hemen konuşup çözüm bulmaya çalıştığımız ortak bir alan. Hayatta en önemli şey kalıcı dostluklar ve arkadaşlıklar ve bu mekânda çok sağlam dostluklar kazandık" yorumunu yapıyor.
'Koma Dam'ın mimarı olan Esra da gala ile birlikte damın sezon açılışını da yaptıklarını söylüyor.
Batman, 90'larda kadın intiharlarıyla gündeme gelmişti.
Burada görülen ise bambaşka bir Batman.
Binadaki kadınlardan biri, "Koma Dam, bir damdan çok ötesi" diyor ve bunun Batman'da birçok binaya ilham kaynağı olabileceğinin işaretini veriyor.


BBC Türkçe
Hatice Kamer
Batman
24 Nisan 2016









Kolektif yaşayan kadınları anlatan bir film: Koma Dam

İzmir’de sanatseverlerle buluşan “Hatırlamak ve Anlamak için Şehre BAK” sergisinde yer alan dikkat çeken çalışmalarından biri “Koma Dam” adlı kısa metrajlı film.

Diyarbakırlı mimar Berivan Akelma ve Balıkesirli kadın hakları özgürlüğü aktivisti Yağmur Cihan’ın birlikte çektiği, 12 dakikalık kısa metraj filmde, Êlih’te (Batman) bir apartman damını kendi mekanları kılan kadınların hikayeleri ele alınıyor.

Filmde, Kürdistan bölgesinin kültüründe önemli bir yeri olan, özellikle yaz aylarında sohbetin, birlikte vakit geçirmenin ve açık havada uyumanın mekanı olan ‘dam’ın, plansız şehirleşen kentte nasıl kadınların alternatif yaşam alanlarına dönüştüğüne dikkat çekiliyor.

Kadınlardan ortak yaşam komünü
“Kendine ait ortak bir mekan” kurmanın keyfini merkeze alan, diğer damdaki yaşamı hafifçe kadraja girmesiyle şehre bir pencere açan Koma Dam, bizi beklenmedik bir yaşamı yeniden örgütleyen heyecanlı genç kadınların dünyasına dahil ediyor. Bahsi edilen apartmanın damında yaşayan genç kadınlar, damı yaşanır bir hale getirdikten sonra kendi aralarında topladıkları ortak parayla, bölgede sıcak yaz aylarında köy damlarında kurulan geniş sedirlerden alarak burayı hem sohbet alanına hem de uyuma alanına çevirmiş. Bununla yetinmeyen kadınlar, damlarını yine imece usulü aldıkları projeksiyonla sinema salonuna çeviriyor.

BAK projesine Balıkesir’den katılan Yağmur Cihan filmin hikayesini de şu sözlerle anlattı: “Kadınların birlikte bir şey yapması bizi etkiledi. Bunun üstüne çalışmaya karar verdik ve kadınları ikna ettikten sonra 4 aylık bir çalışmanın ardından kısa bir film çektik.”

DİHA/İZMİR
yeniozgurpolitika.org
02 Haziran 2016