Yapım Tarihi - 2022
Süre - 00:45:37
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Arat Saadetyan
Sansürün Belgeseli: Haberiniz Olsun
Türkiye internet haberciliğini sansürleme konusunda dünyada lider konumda ve
basın ve ifade özgürlüğü sistematik bir tehdit altında. Bu tehditlerin başında,
haber üreten internet sitelerine erişim engelleme kararları geliyor. Sınır
Tanımayan Gazeteciler Örgütü-Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke
arasında 154. sırada yer alan Türkiye’de internet üzerinden basına sansürün
hızla arttığı vurgulandı.
Uygulanan erişim engelleri 2015 yılından bu yana özellikle muhalif yayın
organlarının sayısız kez kapatılmaları sonucunu doğurdu. Bu kararlar kapsamında
Jin News, Mezopotamya Haber Ajansı, Azadiya Welat, Özgür Gündem, ANF, Medyascope,
Independent, Sendika.Org ve SiyasiHaber.org haber siteleri düzenli olarak
defalarca kez erişime engellendi. Gelinen noktada sulh ceza hakimlikleri, bir
günde sansür kararı alabiliyor, ancak kararı kaldırmak uzun bir hukuksal
mücadele gerektiriyor.
Bunun en iyi örneği ise Sendika.Org haber sitesi. 25 Temmuz 2015’ten bu yana 63
kez erişime engellenen site, konuyu Ekim 2015’te Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.
Mahkeme, AİHM’e de başvuran Sendika.Org’un başvurusunu 5 yıl sonra görüştü ve
“ifade ve basın özgürlüğü ihlali” kararı verdi. Karar Ekim 2020’de uygulandı ve
tam 5 yıl süren hukuk mücadelesiyle site yeniden erişime açılabildi. Ancak
Anayasa Mahkemesi’nin konuyla ilgili verdiği “ifade ve basın özgürlüğü ihlali”
kararlar emsal teşkil etmedi. Erişim yasakları haber sitelerine uygulanmaya
devam ediyor. Hali hazırda iktidar internette dair rahatsızlığını sürekli dile
getiriyor.
Bunula birlikte Türkiye’de erişim yasakları, gerek uygulanma biçimleri gerekse
yayıncıların yeni isimler alarak yayın hayatını sürdürmesi nedeniyle yeterli
kamuoyu tepkisiyle karşılaşmadı. Demokratik bir toplumda, basının özgürce haber
yapma hakkı, halkın ise her konuda doğru, güvenilir bilgiye erişim hakkı var. Bu
haklara sahip çıkmak için; engelli yayınlara Tor, VPN gibi geçici sansür aşma
teknikleri üzerinden erişerek çözüm üretmek yerine, basın ve ifade özgürlüğüne
ciddi bir tehdit olduğunu fark etmek gerekiyor.
Basın ve ifade özgürlüğüne bir müdahale olmasının yanında halkın bilgiye/habere
erişme özgürlüğünü kısıtlayan bu engellerin geldiği noktayı ortaya koymak ve
küçük de olsa bir farkındalık yaratmak bu çalışmanın çıkış noktasını
oluşturuyor.