Yapım Tarihi - 2021
Süresi - 00:32:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Yasin Serindere, Özgür Cihan Uçar
Görüntü Yönetmeni - Özgür Cihan Uçar
Sesçi - Sinan Demirtaş
Kurgu - Yasin Serindere
Drone Operatörü- Özkan Doğtaş
Filistin Mahallesi
İstanbul Başakşehir'e bağlı Güvercintepe (Bayramtepe) Mahallesi'nin içerisinde
bir bölgeye halk tarafından Filistin adı verildi. Anadolu'dan göçlerle '90'larda
kurulan Güvercintepe Mahallesi kuruluşunun ardı sıra defalarca yıkılmak istendi.
Son olarak 2009 yılında yapılmak istenen yıkım bölge halkının direnişiyle
engellendi. Birkaç yıl sonra mahalle halkının büyük kısmına tapuları verildi.
Adını yıkım karşıtı direnişlerden alan Filistin Mahallesi bu sürecin dışında
bırakıldı ve Filistin'de yıkım gündemi 2009'dan sonra da devam etti.
2012 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait yol projesi için kamulaştırma
davaları açıldı. 2020'nin son çeyreğinde ise Başakşehir Belediyesi'nin "3 No'lu
Yol Projesi" kapsamında Filistin Mahallesi'nin alt kolunda yer alan 5 eve
tebligat gönderildi.
Gönderilen tebligatlarda evlerin 7 gün içerisinde boşaltılması istendi...
Palestine Neighborhood
A region in Guvercintepe (Bayramtepe) Neighborhood of Basaksehir, Istanbul was
named as Palestine by the people.
Guvercintepe Neighborhood, which was formed in the 90s with the migrations from
Anatolia, has been wanted to be demolished many times after being formed. The
last destruction which was wanted to take place in 2009 was prevented by the
local people’s resistance. A few years later, deeds were given to the majority
of the neighborhood people. Palestine Neighborhood, which got its name from the
resistances against destructions, was left out of this process and destruction
agenda in Palestine has continued after 2009.
In 2012, expropriation lawsuits were brought for a road project of Istanbul
Metropolitan Municipality. And in the last quarter of 2020, as a part of “Road
Project No.3” of Basaksehir Municipality, notifications were sent to 5 houses in
the lower part of Palestine Neighborhood.
In the notifications sent, it was demanded that they vacate their houses in 7
days…
Kaynak
Özgür Cihan Uçar
FİLM GÖSTERİMİ
“Filistin Mahallesi” belgeselinin çevrim içi gösterimi yapılacak
Güvercintepe Mahallesi’nde gerçekleştirilen yıkımları konu edinen “Filistin
Mahallesi” belgeseli çevrim içi olarak gösterilecek.
İstanbul Başakşehir’e bağlı Güvercintepe Mahallesi içerisinde yer almasına
rağmen halk tarafından Filistin Mahallesi adı verilen bölgedeki yıkımları konu
edinen “Filistin Mahallesi” belgeseli 8 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’da Yeni
Demokrasi Gazetesi’nin Youtube hesabından çevrim içi olarak gösterilecek.
Yönetmenliğini Özgür Cihan Uçar ve Yasin Serindere’nin yaptığı filmde,
mahalledeki yıkım süreci halkın gözünden aktarılıyor. Başakşehir Belediyesi
tarafından onlarca yıl yaşadıkları evlerini terk etmeleri istenen halk,
gelecekte olacaklar üzerine fikirlerini ortaya koyuyor.
Mahalleli, Başakşehir Belediyesi’nin “Geçici yol” ibaresiyle yapmak istediği
yolun imar planlarında yer almadığını belirtiyor. Aynı güzergâhta İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) başka bir yol projesi olduğunu ve onun da
kamulaştırma davalarının sürdüğünü söylüyorlar.
Yapılan yıkımlarla ise mahalle halkının barınma hakkının hiçe sayıldığı
görülüyor.
Filistin Mahallesi’nde belediyenin yıkım çalışmaları hâlâ devam ederken film,
mahalle halkının aktarımlarından yola çıkarak sürece ışık tutmaya çalışıyor.
5 Mayıs 2021
‘Belgeselin, devam eden bir süreci aktardığında oraya doğrudan etki
edebileceğini gördük’
RÖPORTAJ
İstanbul Başakşehir’e bağlı Güvercintepe Mahallesi içerisinde yer almasına
rağmen halk tarafından Filistin olarak anılan bölgedeki yıkımları konu edinen
“Filistin Mahallesi” belgeseli çevrim içi gösterildi. Mahalledeki yıkım süreci
devam ederken belgeselde, belediyeler tarafından barınma hakkının hiçe sayıldığı
ve kentsel dönüşüm saldırısının “yol yapımı” adı altında devreye sokulduğu
görülüyor.
“Filistin Mahallesi” belgeselinin yönetmenleri Özgür Cihan Uçar ve Yasin
Serindere ile mahalledeki yıkımlara ve belgesele dair röportaj gerçekleştirdik.
Yeni Demokrasi- Mahalleye neden Filistin adı verilmiş? Burada belgesel çekme
fikri nasıl oluştu?
Özgür Cihan Uçar- Güvercintepe eski adıyla Bayramtepe’deki bütün yıkım karşıtı
direnişlere katıldığı için Filistin İntifada’sına atıfla mahalleye bu isim
verilmiş. Yani Filistin adı bir yakıştırma, direnişe atıfla yapılmış bir
yakıştırma.
Bununla birlikte mahalle ‘90’lı yıllarda kurulduğunda ne elektriği ne de suyu
varmış. Elektrik verilmediği için mahalle halkı üst mahallenin trafolarından
kendi evlerine elektrik çekmiş. Çok uzun bir süre suyu tankerlerden almışlar.
(Bu birçok yoksul mahallenin kaderi olmakla birlikte Filistin Mahallesi’nin
coğrafi koşulları nedeniyle ayrı bir dert. Mahalle yamaca kurulu ve yolları
yapılmamış olduğundan birçok kadın bugün hâlâ bel fıtığından şikayetçi) Daha
sonra ise gidip su borularını patlatıp kendilerini belediyeye şikâyet etmişler.
Suyu ve elektriği mahalleye böyle getirmişler, sorun yaratarak; ‘biz buradayız,
bizi yok saymayın’ diyerek. Mahallenin adı buralardan geliyor yani; bir yanıyla
direnişten öbür yanıyla yaşam mücadelesinden.
Bir de belgeselin tamamlanması, İsrailli işgalcilerin, Filistin halkını
bulundukları bazı mahallelerden sürmeye çalışmasına denk geldi. Böylece bu isim
yeniden bir anlam kazanmış oldu çünkü Filistin Mahallesi’nde yaşayanlar da zorla
yerlerinden ediliyor. Bir nevi sürgün.
Belgeseli çekmeye mahallede yaşanan gelişmelerden haberdar olduğumuzda karar
verdik. Başakşehir Belediyesi’nin sessiz sedasız ve çabucak yapmak istediği
yıkım bunun gündem olmasını istemediğinin işaretiydi. Biz de o nedenle elimizi
çabuk tuttuk. Araştırma süreci biraz kısa sürdü. Elimizde kameralarla mahalleye
girdik.
Yeni Demokrasi- Yıkım sürecine dair araştırma ve çekim yaparken yaşadığınız
sorunlar oldu mu?
Yasin Serindere- Röportajlara başladıktan sonra bizim kim olduğumuz, ne
yaptığımız yönünde insanların rahatsız edildiğini öğrendik. Daha önceden de
deneyimlediğim bir şey; biz çekim yaparken yasa dışı bir şey yapmış olmuyoruz,
onay alarak röportaj yapıyoruz fakat bir şekilde yaptığımız yasa dışıymış gibi
bir hava oluşturuluyor. Kanalı Beklerken belgeselinde Şahintepe Mahallesi’nde
röportaj yaptığımız sırada Akrep tipi zırhlı araçla gelen polisler tarafından
baskı altına alınmak istenmiştik. Burada ise mahallelinin, muhtar tarafından vs.
aranıp huzursuz edildiğine tanıklık ettik. Öyle ki mahallenin muhtarıyla da
röportaja gittiğimizde adam kimliğimizin fotoğrafını çekme cesareti bile
gösterdi. Yani bizi fişlemek istedi, buna karşı çıktığımızda da geri adım attı
ve röportajı iptal edip oradan ayrıldık.
Yoksul mahallelerde polisin ve bekçinin halka yönelik düşmanca tutumu eskisinden
daha fazla. Yani artık çok aleni görünüyor bu. Birilerinin elinde kamerayla
orada olup biteni anlatması ise onları kaygılandırıyor. Emniyetin görüntü alma
yasağını içeren genelgesi de bunu gösteriyor. Özetle, sorunlar oldu evet fakat
biz kameramızı haksızlığa ve bununla birlikte dayanışmaya çevirdik.
Yeni Demokrasi- Şu anda süreç nasıl ilerliyor, mahallede son durum nedir?
Özgür Cihan Uçar- Yapılmak istenen yol için yıkılan evlerin bulunduğu yere iş
makineleri girdi. 17 günlük “kapanma” sürecinde devam ettiler yol yapımına.
Bununla birlikte, belgeselde de üzerinde durduğumuz “Bununla yetinmeyecekler,
mahalledeki başka evleri de yıkmak isteyecekler” yaklaşımı gerçekleşti. “Yapılan
ana yola bağlantı yolları” da yapılacağı gerekçesiyle mahallenin alt tarafında
yer alan birçok haneden evlerini terk etmeleri istendi. Bu konuda resmi bir
tebliğ yok fakat belediye zabıtalar aracılığıyla mahallelide tedirginlik
yaratmayı hedefliyor. Bir yandan aşağıdaki yol çalışması mahalleyi toza boğarken
bunu yapıyorlar. Yapılmak istenen yolun yanında yer alan bahçelerdeki ağaçlar
sökülmek isteniyor, mahalleli ise buna müdahale ediyor. Bazı evlerde bu yüzden
çatlaklar oluştu. Korsan yol yapıyorlar yani kimseye haber vermeden, hazır yol
yaparken şunları da kesip götürelim diyorlar. Mahalleli buna engel oldu fakat
tehlike devam ediyor.
Yeni Demokrasi- Belgeselin sürece katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Yasin Serindere- Yasaklardan dolayı hâlâ mahallede gösterim yapamadık fakat
çevrim içi gösterimin ardından bize mahalleden dönüşler olumlu yönde. Mahalleye
iş makineleri girdiğinde biz de filmi tamamlamıştık. O nedenle mahallede
yaşananları gündem etmenin de olanağını bulmuş olduk. Mahallede yaşayanlar için
bile filmde evi yıkılanları görmek üzücüydü. Bu da aslında yukarıda yeniden
yıkım yaşanırsa ne olacağına dair fikir verdiği için mahallelinin tutumuna etki
edecektir.
Bunlarla birlikte bir de çekim süreci var tabii ki. Röportajlar
gerçekleştirirken aynı zamanda oradaki soruna da ortak oluyoruz. Araştırma
süreci çekimlerle iç içe geçtiği için bir yandan ne olduğunu öğrenip diğer
yandan ne yapılabileceğine dair tartışmalara ortak olduk. İnsanları bir araya
getirme, dayanışmayı çoğaltmak gibi bir misyonumuz da vardı çekim yaparken.
Filmden anlaşılabileceği gibi bunda kısmen başarılı olduk. Yalnız yapılan
röportajlar yerine bir araya gelen insanları çektik.
Yeni Demokrasi- Belgesel sinema devletin halka yönelik saldırılarına karşı bir
direniş alanı oluşturur mu?
Özgür Cihan Uçar- Bizim pratiğimiz belgeselin, devam eden bir süreci
aktardığında oraya doğrudan etki edebileceğini gösterdi. Kurmaca bir film
yapmaya kalksaydık buradaki sürece etkisi olmayacaktı. Belgesel kadar ele aldığı
soruna doğrudan müdahale edemeyeceği için. Yaptığımız belgeselle kurumsal bir
ses oluşturmuş olduk. Devrimcilerin ve demokratların cephesinden
sahiplenebilecek bir ses. Yani evet belgesel bir direniş alanı oluşturur;
devletin azgınca saldırılarına karşı sahiplenmemiz gereken bir alanı oluşturur.