Ekümenopolis




Yapım Tarihi - 2010
Süre - 01:02:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, 16:9, HD, DVD Olarak Satışa Sunulmuştur.

Yönetmen - İmre Azem Balanlı

Röportajlar

Şükrü Aslan
Dr. / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi,
Sosyoloji Bölümü

Cihan Uzunçarşılı Baysal
İnsan Hakları Aktivisti

Yves Cabannes
Prof. / Şehir Plancısı, Londra Kolej Üniversitesi

Ayfer Bartu Candan
Yrd. Doç. Dr. / Boğaziçi Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü

Atalay Coşkunoğlu
Eski Karayolları Genel Müdürü

Oktay Ekinci
Mimarlar Odası Eski Başkanı / Gazeteci

Haluk Gerçek
Prof. Dr. / İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi,
Ulaştırma Anabilim Dalı

Arif Hassan
Mimar / Şehir Plancısı

Hüseyin Kaptan
Yüksek Mimar, Şehir Plancısı
İstanbul Metropolitan Planlama Merkezinin kurucusu

Hatice Kurtuluş
Doç. Dr. / İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakultesi,
Kamu Yönetimi Bölümü

Besim Selçuk Sertok
Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi

Mustafa Sönmez
Ekonomist / Yazar

Haluk Sur
Urban Land Institute Türkiye Temsilcisi

Tetsuo Wakui
JICA Ekip Lideri, 2009 İstanbul Ulaşım Ana Planı

Mücella Yapıcı
Mimarlar Odası İstanbul Şubesi

Erdoğan Yıldız
İstanbul Mahalle Dernekleri Platformu Başkanı

Müzik Yapımcısı
Lari Dilmen

Müzik Yönetmeni
Nilüfer Ormanlı

Müzikler
gaiPtenSesler
Osman Kaytazoğlu
İstanbul Fart Ensemble
Hazavuzu
Proudpilot
Art Diktatör
Senem Diyici
Sarp Keskiner
Subkomm
Reverie Falls on All
Mugwump (Şevket Akıncı ve Korhan Erel)
Selim Göncü
Lari Dilmen / İzzet Kızıl / Deniz Güngör
Nilüfer Ormanlı

Kayıt Stüdyosu
Deneyevi, Istanbul

El Çizimleri
Özlem Ölçer

Özel Efektler ve Renk Ayarları
Onur Güngör

Grafikler ve Animasyon
Burak Doğan, PTT Films
Uğur Baltepe
Efe Köse

3D Compositing
Mert Ozan

Haritalar
Murat Güvenç © Garanti Galeri
Superpool © Garanti Galeri
Aliye Ahu Gülümser © Garanti Galeri
Mapping Istanbul 2009 © Garanti Galeri
Yaşar Adanalı / Dayanışmacı Atölye
İmece Toplumun Şehircilik Hareketi

Helikopter Kamera
Hakan Yonat

Prodüksiyon Yardımcıları
Serter Tırmık
Kerem Kırtıl
Emre Eren
Derya Şahinoğlu
Cahide Yuva
Seda Kızıltoprak
Zeynep Şehiraltı
Alp Uğurlu
İlknur Dağaşan

İnternet Sitesi
trafo

Kitap tasarımı
Ece Soner

Yardımcı Yapımcılar
Balım Tanrıöver, PTT Films
Fikret Manoğlu

İdareci Yapımcı
Gaye Günay

Yönetmen / Yapımcı
İmre Balanlı







Ekümenopolis- Ucu Olmayan Şehir



Yapım Tarihi - 2010
Süre - 01:25:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - İmre Azem
Senaryo - İmre Azem
Müzik - Lari Dilmen, Nilüfer Ormanlı
Görüntü Yönetmeni - İmre Azem
Kurgu - Eray İlhan
Yapımcı - Gaye Günay

Yapım - Dağıtım - Kibrit Film, Gaye Günay
Adres - Valikonağı Cad. Akkirman Sok. 2/2 Nişantaşı 34363 Istanbul
Telefon - +90 532 632 2052
E-Posta - gayegunay@hotmail.com

Ekolojik eşikler aşılmış. Ekonomik eşikler aşılmış. Nüfus eşikleri aşılmış. Sosyal ahenk bozulmuş. İşte neoliberal kentleşmenin fotoğrafı - Ekümenopolis.

Ekümenopolis İstanbul’a bütüncül bir yaklaşımı amaçlıyor, değişim kadar, değişimin altındaki dinamikleri de sorguluyor. Bizi yıkılmış gecekondu mahalellerinden gökdelenlerin tepelerine, Marmaray’ın derinliklerinden 3. köprünün güzergahına, gayrimenkul yatırımcılarından kentsel muhalefete, bu uçsuz bucaksız kentte uzun bir yolculuğa çıkartıyor. Uzmanlar, akademisyenler, yazarlar, mahalleliler, yatırımcılar, kentliler ile konuşacak, kente makro ölçekte bir bakışı grafiklerle izleyeceksiniz. Belki de yaşadığınız İstanbul’u yeniden keşfedeceksiniz ve umarız ki değişime seyirci kalmayacak, onu sorgulayacaksınız. Sonuçta demokrasi bunu gerektirir.



Saraybosna, İnsan Hakları Ödülü
İstanbul, Yeni Yetenek Ödülü
6. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, Türkiye'den Belgeseller Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2011
Adana 18. Altın Koza Film Festivali, Dünya Belgeselleri- Gerçeğin Çölü Bölümü Gösterim Seçkisi. 2011


Kaynak
Adana Altın Koza Film Festivali, web sitesi








Ekolojik eşikler aşılmış, ekonomik eşikler aşılmış, nüfus eşikleri aşılmış, sosyal ahenk bozulmuş. İşte neoliberal kentleşmenin fotografı- Ekümenopolis.

Ekümenopolis- Ucu Olmayan Şehir.

Ekümenopolis, 1967 yılında yunanlı şehir plancısı Constantinos Doxiadis tarafından ortaya atılan, günümüzün kentleşme ve nüfus artışı hızları göz önüne alındığında, gelecekte dünyadaki bütün kentleşmiş alanların ve megapollerin kuşaklar halinde birbirleriyle birleşeceği ve tek bir şehir oluşturacağı fikrini temsil eden bir terimdir.

“İstanbul’daki ekolojik eşikleri aştınız, nüfus eşiklerini aştınız, ekonomik eşikleri aştınız.
Nereye gidecek bunun sonu derseniz, Doğan Kuban’ın söylediği şeyi söyleyeceğim size- kaos.”



Sinopsis:

1980’lerde dünya ekonomisinde yaşanan neoliberal değişim ve buna paralel olarak hız kazanan küreselleşme süreci, bütün dünya kentlerinde köklü bir değişimi beraberinde getirdi. Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanmanın kentsel alanları bir sermaye üretim aracı olarak görmesi sonucu gelişmekte olan ülkelerin kentleri bu süreçten derinlemesine etkilenmekte. Köklü bir planlama geleneğinin zaten olmadığı İstanbul’da, neoliberalizmin insan yerine kentsel rantı ön plana çıkartan yaklaşımı maalesef yöneticilerimiz tarafından şuursuzca uygulandı, herkes bu yağmada kendine bir pay kapma peşine düştü ve sonuçta ortaya insan yaşamını tehdit eden sorunlar yumağıyla debelenen 15 milyonluk bir megakondu çıktı.

Özellikle son 10 yılda, Dünya Bankası’nın raporlarında öngördüğü gibi İstanbul’un kimliği sanayi kentinden finans ve hizmet kentine dönüşüyor ve İstanbul diğer dünya kentleri ile bir yarışa soyunuyor. Bu yarış yabancı sermayeyi çekme yarışı. “Yatırım için en karlı kent burası” diye pazarlanıyor İstanbul. Bu “çekicilik” bir yandan sermayenin önünü açmayı, kentsel mekanların inşaasında kamusal yararı gözeten hukuksal denetimleri ortadan kaldırmayı hedeflerken, aynı zamanda buna paralel olarak kentin kullanıcılarında da bir değişimi öngörmekte. Kentin inşaasında ve bir sanayi merkezi olmasında alın teri olan emekçi kesimin, tüketici odaklı yeni finans ve hizmet kentinde yerleri yok. Peki nedir bu insanlar için öngörülen?

İşte “kentsel dönüşüm” denen olgu da tam burada devreye giriyor. Yeni kanunlarla eskiden tasavvur bile edilemeyecek yetkilerle donatılan TOKİ ve belediyeler, özel yatırımcılarla işbirliği içinde kentsel toprağı bu yeni “vizyona” doğru dönüştürmeye çabalıyorlar. Arkalarında ellerini kavuşturan uluslararası sermaye, ellerinde paftalar, kafalarında metrekareler, kat emsalleri, mahalleleri yıkıyorlar, gökdelenler dikiyorlar, otoyollar yapıyorlar, alışveriş merkezleri açıyorlar. Peki kime hizmet ediyor bu yeni mekanlar?

İstanbul’da gelir dağılımındaki uçurum gitgide mekana da yansıyor, mekansal ayrışmadan besleniyor. Bir tarafta varsıllar kendilerini güvenlikli sitelere, rezidanslara, plazalara kapatırken, diğer yandan kentin çeperlerinde insan deposu olarak tasarlanmış TOKİ konutlarında yeni yoksulluk döngüleri insanları çaresizliğe umutsuzluğa sÜrüklüyor. Peki gelecek kuşaklara bırakılan bu toplumsal mirasın sorumlusu kim?

Her yapılan otoyolun giderek kendi trafiğini yarattığı bilimsel gerçeğini görmezden gelerek yapılan tünellere, kavşaklara, viyadüklere milyarlarca lira çarçur edilirken, İstanbul 2010’da hala tek hatlı, topu topu 8 duraklı bir metro “ağı” ile yetinmek zorunda kalıyor. Toplu ulaşıma ve raylı ve alternatif ulaşım sistemlerine yeteri kadar kaynak ayrılmadığından, insanlar saatlerce trafikte eziyet çekiyor, milyarlarca liralık “zaman” egzoz dumanında uçup gidiyor. Peki yöneticilerimiz çözüm için ne yapıyorlar? Evet bildiniz- daha çok yol!

15 milyonluk bu kentte her şey o kadar hızlı değişiyor ki, plan yapmak için kentin bir fotoğrafını çekmek dahi mümkün olmuyor. Planlar daha yapılırken eskiyor. Tam bir kronik plansızlık hali. Bütün bunlar olurken nüfus artmaya devam ediyor, ve kent gelişigüzel bir şekilde yayılıp batıda Tekirdağ’a doğuda Kocaeli’ne dayanıyor. Peki İstanbul’un gerçekten bir planı var mı?

1980’de ilk metropolitan ölçekli İstanbul planı yapıldı. Plan raporunda kentin coğrafyasının en fazla 5 milyon nüfusu kaldırabileceği yazıyor. O zaman nüfus 3.5 milyon. Bugün İstanbul’un nüfusu 15 milyon. 15 sene sonra 23 milyon olacak. Yani coğrafyasının kaldırabileceğinin neredeyse 5 katı. İstanbul bugün Bolu’dan su çekiyor, öteki taraftan bütün Trakya’nın suyunu çekiyor. Kuzey ormanları gözle görünür bir şekilde tahrip olurken, 3. köprü projesi İstanbul’un kalan Orman ve su havzalarını tehdit ediyor. İki yakayı birleştiren köprüler, yarattıkları rant alanları ile kentlileri birbirinden koparıyor. Peki ya İstanbullular olarak biz bu yağmaya karşı ne yapıyoruz? Kentler toplumun aynası ise, İstanbul’a bakarak kendi toplumumuz için ne diyebiliriz? Gelecek nesillere nasıl bir İstanbul bırakacağız?

Ekolojik eşikler aşılmış. Ekonomik eşikler aşılmış. Nüfus eşikleri aşılmış. Sosyal ahenk bozulmuş. İşte neoliberal kentleşmenin fotoğrafı- Ekümenopolis.

Ekümenopolis İstanbul’a bütüncül bir yaklaşımı amaçlıyor, değişim kadar, değişimin altındaki dinamikleri de sorguluyor. Bizi yıkılmış gecekondu mahallelerinden gökdelenlerin tepelerine, Marmaray’ın derinliklerinden 3. köprünün güzergahına, gayrimenkul yatırımcılarından kentsel muhalefete, bu uçsuz bucaksız kentte uzun bir yolculuğa çıkartıyor. Uzmanlar, akademisyenler, yazarlar, mahalleliler, yatırımcılar, kentliler ile konuşacak, kente makro ölçekte bir bakışı grafiklerle izleyeceksiniz. Belki de yaşadığınız İstanbul’u yeniden keşfedeceksiniz ve umarız ki değişime seyirci kalmayacak, onu sorgulayacaksınız. Sonuçta demokrasi bunu gerektirir.



Kaynak
ekumenopolis.net