Yapım Tarihi - 2005
Süre - 00:16:48
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Ümit Atabek
Yapım - Akdeniz Üniversitesi
16 Dakikalık Atatürk Belgeseli
Belgeselin konusu; Atatürk'ün Antalya'ya yaptığı üç ziyaret...
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Atatürk'ün ölüm yıldönümü için belgesel
film hazırladı. Belgesel, Atatürk'ün Antalya'ya yaptığı üç ziyareti konu alıyor.
Belgesel için, o günlere tanıklık yapan 3 kişiyle de görüşen yapımcılar,
Antalya'nın tarihiyle ilgili önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlıyor. 16
dakikalık belgeselde, Atatürk'ün kente yaptığı ziyaretlerin o günkü
siyasi-diplomatik anlamına ilişkin bilgiler de veriliyor.
Kaynak
TRT Resmi Web Sitesi, 8.11.2005
Atatürk'Ün ANTALYA'YA GELİŞLERİ
Ulu önder Atatürk 6 Mart 1930 günü Antalya'ya gelmiştir. 7 Mart Cuma günü tüm
ilçe ve köylerden Gazi'yi görmek, saygılarını sunmak için gelen heyetlere ve
Antalyalılara köşkün balkonundan kısa bir konuşma yaptı. Akşamüzeri otomobil ile
şehirde gezdi. 8 Mart Cumartesi günü Arap suyunda pirinç ziraatı yapılan Mursi
çiftliğine Rüstemiye vapuru ile gitti. Ardından vapur ile Antalya sahillerini
gezdi. Daha sonra karadan bugünkü Lara yolu üzerinde Rumkuş mevkiine gidildi.
Atatürk oradan denizi, karşı sahilleri, karla örtülü Beydağlarını uzun uzun
seyretti ve ‘' Hiç şüphesiz ki Antalya Dünya'nın en güzel yeridir ‘' demekten
kendini alamadı. 9 Mart Pazar günü Tarihe ve eski eserlere son derece önem veren
Atatürk, Aspendos Antik Tiyatrosunu görmeye gitti. Tiyatro, Antalya Müzesi
Müdürü Süleyman Fikri Erten'in rehberliğinde gezildi. Ata, Aspendos
Tiyatrosu'nun derhal onarılarak ziyarete açılması için direktifler verdi. 10
Mart Pazartesi günü Atatürk, köşkte Antalya Müzesi'nden getirilen birkaç el
yazması tarih kitabını ve Kuran-ı Kerimi incelemekle geçirdi.
Atatürk'ün Antalya'yı ikinci ziyareti
8 Şubat 1931 de Ege Vapuru ile İzmir'den Antalya'ya yola çıkarak 10 Şubat
1931'de sabah Antalya'ya geldi. Aynı gün akşamüzeri Silifkeye doğru gitmek üzere
tekrar yola çıktı.
Atamızın Antalya'ya üçüncü gelişleri
İstanbul'dan Ege Vapuru ile hareket eden Mustafa Kemal Atatürk, 16 Şubat 1935
tarihinde Çeşme önlerinde Zafer torpidosuna geçerek Alanya'ya doğru hareket
etti.18 Şubat 1935'de Zafer torpidosu ile Alanya'ya girdi. Burada 3 saat kadar
kaldıktan sonra öğleye doğru Antalya'ya geldi. Kendi için hazırlanan faytona
binerek önce Tophane'ye daha sonra da kendisine ayrılan köşke gitti. Ertesi gün
halkın sevgi ve sıcak gösterileriyle Ege Vapuru ile Antalya'dan ayrıldı.
Atatürk'ün Antalya'yı ziyaretleri Antalyalılar için çok büyük önem taşıması
nedeniyle her yıl 6 Mart'da onun anısına törenler yapılmaktadır.
antalyamuzesi.gov.tr
Atatürk ve Antalya
1930 yılı Mart ayının başlarında Atatürk İzmir'deydi. Havalar soğuk gidiyordu.
Antalya'nın ılık ikliminde bir hafta dinlenmeyi düşündü. 4 Mart 1930 günü,
İzmir'den Aydın treni ile hareket eden Atatürk, 5 Mayıs 1930’da Aydın’a geldi.
Aynı gün akşam Denizli’ye hareket eden Mustafa Kemal Isparta, Burdur ve ardından
6 Mart 1930 günü öğleden sonra,16.00’da Antalya'ya geldi.
Atatürk’ün geleceği haberi kentte büyük sevinç yaratmıştı. Sokaklar
aydınlatılmış temizlenmiş birçok yere zafer takları kurulmuştu. Kepez'den şehre
kadar halk, yolun iki yanını doldurmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ü taşıyan
otomobil durduğunda “Hoş geldin. Sefalar getirdin. Yaşa, Varol Gazi” sesleri
kapladı. Ata’larına çok şey borçlu olan halk onu yakından görmenin sevincini
heyecanını yaşıyordu. Yeni Kapı’da Valiliğe ait iki katlı köşk Ata’nın ikametine
ayrılmış ve halk köşkü elbirliği ile baştanbaşa sade ama temiz eşyalarla
donatılmıştı.
Karşılama töreni bittiğinde köşke geçildi. Köşkün önünde biriken halkın bitmeyen
sevgi gösterileri nedeniyle, Atatürk balkona çıkarak halkı bir kez daha
selamladı.
Akşam onuruna verilen akşam yemeği sırasında Türk Ocağının düzenlediği
gösterileri izledi.
07 Mart 1930 Cuma günü tüm ilçe ve köylerden Gazi’yi görmek, saygılarını sunmak
için gelen heyetler köşkün etrafını doldurmuştu. Köşkü balkonundan Antalyalılara
kısa bir konuşma yaptı. Akşam üzeri şehirde otomobil ile bir gezinti yapıldı ve
Tophane yolu ile buz fabrikası ve Türk Ocağı’na gitti. Ocak kütüphanesi, sinema
ve diğer salonları gezerek, ocak reisinden durumları ile ilgili bilgiler aldı.
08 Mart Cumartesi günü Arap suyunda pirinç ziraatı yapılan Mursi çiftliğine
gidildi. O tarihte henüz Konyaaltında yol olmadığı için buraya Rüstemiye gemisi
ile gidilmişti. Ata’mızın yanında, Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi
Fahrettin Paşa, Vali Faiz Bey ve mebuslar bulunuyordu. Burada öğle yemeği
yenildi. Ardından Gazi ve yanındakiler vapur ile Antalya sahillerini gezdi ve
özellikle büyük şelaleyi gördüler.
Daha sonra karadan bugünkü Lara yolu üzerinde Rumkuş mevkiine gidildi. Atatürk
oradan denizi, karşı sahilleri, karla örtülü Beydağlarını uzun uzun seyretti ve
“Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” demekten kendini alamadı.
Bulunduğu yerin adını yanındakilere sorduğunda “Rumkuş” olduğunu öğrenince Türk
topraklarında Türkçe adın olması gerektiğini söyleyerek adının “Erenkuş” olarak
değiştirilmesini istedi.
09 Mart Pazar günü öğleye doğru tarihe ve eski eserlere son derece önem veren
Atatürk Serik, Büyükbelkıs Köyü'ndeki Aspendos Antik Tiyatrosunu görmeye gitti.
Serik ve Belkıs’ta toplanan halkın sevgi gösterileri arasında Aspendos’ a
ulaşıldı. Tiyatronun önüne Yörük çadırı kurulmuş, her taraf bayraklarla
donatılmıştı. Tiyatro, Antalya Müzesi Müdürü Süleyman Fikri Bey’in rehberliğinde
gezildi. Atatürk tiyatronun dünyadaki benzerleriyle karşılaştırmasını yaparken
Sanat Tarihi ve Arkeoloji alanında sahip olduğu engin bilgilerini ortaya
koyuyordu. Aspendos Tiyatrosunun derhal onarılarak ziyarete açılması için
direktifler verdi. Dönüşte yol üzerinde bulunan Osman Ağa’nın narenciye
bahçesini gezdi , çalışmaları yakından izledi ve bu çalışmalar Atatürk
tarafından takdirle karşılandı. Akşam Yeni Kapı’da halk Ata’mızın onuruna
oyunlar oynadı, türküler söyledi.
10 Mart Pazartesi gününü Atatürk, köşkte, Antalya Müzesi’nden getirilen birkaç
el yazması tarih kitabını ve Kuran-ı Kerimi incelemekle geçirdi.
11 Mart Salı günü Atatürk deniz yoluyla devam edeceği yurt gezisine, program
değişikliği nedeniyle son vererek, Burdur üzerinden Kara yoluyla dönüş
hazırlığına başlanıldı ve 12 Mart’ da Gazi yanındaki heyetle birlikte Ankara’ya
uğurlandı. Yapılan uğurlama töreninde Atatürk, Antalya’ya tekrar geleceğine söz
verdi.
Atatürk’ün Antalya’yı ikinci ziyareti 26 Ocak 1931 tarihinde başladığı yurt
gezisinin bir parçası dahilinde geçekleşmiştir. Seyahati, 1929 dünya buhranı ve
Serbest Cumhuriyet Fıkrasının kapatılması sonuçlarını uzman bir heyet ile
yerinde tetkik etmek ve yapılması gereken işleri tespit edilmek üzere
yapılmıştı. Bu amaçla 8 Şubat 1931 de Ege Vapuru ile İzmir’den Antalya’ya yola
çıktı. Ege Vapuru 10 Şubat 1931’de sabah Antalya’ya geldi. Öğleden sonra deniz
motoru ile iskeleye çıkan Atatürk buradan alay karargahına giderek askeri
birlikleri teftiş etti. Alaydan hükümet konağına geçerek Vali beyden mahalli
işler hakkında bilgi aldı. Daha sonra, Belediye ve Cumhuriyet Halk Fıkrasını
ziyaret ederek, memleket işleri üzerinde uzun uzun görüşüldü. CHF’sında ise
memleketin iktisadi durumu üzerine konuşuldu. Vali beyden mahalli işler hakkında
bilgi aldı. Atatürk bu sohbet sırasında esaslı bir zirai kredi ve satış
kooperatifinin teşkilinin önemini ve örgütlenmesi gerektiğini belirtti. . Aynı
gün akşam üzeri vapura dönerek, Silifke’ye doğru gitmek için Ege Vapuru ile
hareket etti.
Ata’mızın Antalya’ya üçüncü gelişleri 18 Şubat 1935 tarihindedir.. İstanbul’dan
Ege Vapuru ile hareket eden Mustafa Kemal Atatürk, 16 Şubat 1935 tarihinde Çeşme
önlerinde Zafer torpidosuna geçti. Aynı torpido ile Alanya’ya doğru hareket
etti. Zafer torpidosunu Adatepe torpidosu takip ediyordu. 18 Şubat 1935’de sabah
Zafer torpidosu ile Alanya’ya girdi. Burada üç saat kadar kaldıktan sonra öğleye
doğru Antalya’ya geldi. Gazi’yi iskelede Kazım Özalp, Vali Saip Örge, Belediye
başkanı, Antalya milletvekilleri okullar ve binlerce Antalyalı karşıladı. Kendi
için hazırlanan faytona binerek , önce tophaneye, daha sonra kendisine ayrılan
köşke gitti. Akşamüzeri çok beğendiği ve adını kendisinin koyduğu Erenkuş’a
giderek Antalya’nın doğal güzelliklerini bir kez daha seyretti. O gece onuruna
fener alayı düzenlendi. Büyük kurtarıcı ile beraber olan halk heyecanlı ve
sevinçliydi. Eresi gün Afet Hanım ve beraberindeki heyetle halkın sevgi ve sıcak
gösterileriyle Ege vapuru ile Antalya’dan ayrıldı. 1938 yılında tekrar
Antalya’yı gelmek istedi ise de Sağlık durumu iyi olmadığı için bu geziyi
gerçekleştiremedi.
Atatürk’ün Antalya’yı ziyaretleri Antalyalılar için çok büyük önem taşıması
nedeniyle her yıl 06 Mart’ da onun anısına törenler yapılmaktadır. Cumhuriyetin
ilk yıllarında Valiliğe ait olan ve Antalya’yı ziyaretlerinde Atatürk’e tahsis
edilmiş olan köşk, Atatürk Müzesi yapılmak ve onun anılarını yaşatmak üzere 1984
yılında Kültür Bakanlığına tahsis edilmiştir. Şehrin yeni imar planı uygulaması
sırasında caddede kaldığı için yıkılmış ve yıkılan binanın aynısı Kepez Elektrik
şirketi tarafından biraz geri çekilerek yeniden yaptırılmıştır. Dikdörtgen
planlı, iki katlı, iki cepheli, üzeri kiremit örtülü kırma çatılı taş- tuğla
duvarlı olan bina 1986 yılından beri Atatürk Evi ve Müzesi olarak hizmet
vermektedir.
Müzede alt katta; Atatürk’ün Antalya’ya gelişleri ile ilgili gazete kupürleri ve
resimlerin yer aldığı resim sergisi, Atatürk ve Antalya konulu belgeselin
izlenebileceği Barkovizyon odası, büro ile girişteki holde yemek odası, Üst
katta ise; yatak odası, iki adet çalışma odası, Atatürk’ün şahsi eşyalarının
sergilendiği Müze Odası adı verilen bölüm ile Cumhuriyetin Kuruluşundan günümüze
kadar basılan madeni ve kağıt paralar ile pullar ve hatıra paraların
sergilendiği ayrı bir bölüm daha yer almaktadır.
“Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir"
Mustafa Kemal Atatürk