Suya Dönüşen Emek




Yapım Tarihi - 2002
Süre - 00:30:00
Bölüm Sayısı - 3
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yapım - Yönetim - Korkmaz Göçmen

İngilizce Japonca



YÖNETMENİN NOTU
Metin Yazarı - Korkmaz Göçmen


SPİKER:
Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan Anadolu'ya, insanlar günümüzden binlerce yıl önce gelmeye başladı. Anadolu'ya gelen bu ilk insanlar, önceleri su kaynaklarının yakınında bulunan mağaralarda daha sonra da kurdukları kentlerde yaşadılar ve yaşantılarından izler bırakarak tarihin karanlığında kaybolup gittiler.

Zengin bir tarihi geçmişe sahip olan Anadolu bağrında onlarca uygarlık yaşattı. Bu büyük uygarlıklar yaşadıkları kentlerde paha biçilmez eserler ve kalıntılar bıraktılar.Üç kıtaya birden yayılan imparatorluklara başkentlik yapmış olan, doğal güzelliği, tarihsel mirası, çeşitli dinleri ve renkli kültürleri içinde barındıran İstanbul işte bu kentlerden biridir.

Bu özellikleri ile bir dünya kenti olan İstanbul, Milattan Önce yedinci yüzyılda Megaralılar'ın kurduğu Konstantinopolis adlı küçük bir kenttir. Bu küçük kent zamanla gelişerek 395 yılında Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olur.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilen kentin adı önce İslambol, daha sonra da İstanbul olarak anılmaya başlanır. Fetihten sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olarak ilan edilen kentin nüfusu, kısa zamanda 50 binden 120 bine çıkar.

Doğal güzelliklerinin ve Özgün coğrafi konumunun yanı sıra, çeşitli imparatorluklara 1500 yıl süreyle başkentlik yapması İstanbul'a yeryüzünde belki de hiçbir kentte olmayan bir çok özellik kazandırır. İstanbul, 17. yüzyıl sonunda 800 bini bulan nüfusuyla, Londra ve Paris gibi kentleri geride bırakarak, Ortadoğu ve Avrupa'nın en büyük merkezi olur. 20. yüzyılın başında bir milyon olan kent nüfusu, bugün on milyon civarındadır.

İstanbul, Türkiye'nin en önemli, kültür, sanat, finans, sanayi ve ticaret merkezlerinden biri. Bugün Türkiye nüfusunun yedide birini barındıran kent giderek kalabalıklaşmakta. Bu da içme, kullanma ve sanayi suyuna duyulan ihtiyacı gün geçtikçe arttırmakta.

Susuzluk, şehrin önceki dönemlerinde de büyük bir sorundu. Bu sorunu gidermek için ilk kez Roma İmparatorluğu döneminde bir ishale hattı ile şehre su getirilir. Daha sonra bu ishale hattına bu gün bile ayakta Duran üç katlı kemerlerden oluşan su hatları eklenir.

1453 yılında İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet, öncelikle eski su yollarını onartır ve nüfusun artmasıyla yeni tesisler yaptırır. Üç kıtaya yayılan ve imparatorluğun en büyük dönemini yaşatan Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Mimar Sinan'a 33 adet su kemeri yaptırılır.

19. asrın sonlarında ise ikinci Abdülhamit tarafından yaptırılan ve günümüzde bile kullanılan Hamidiye su tesisleri ile kente su sağlanır. Yine aynı dönemde bir Fransız şirketine Terkos Gölü'nden su getirme işi verilir.

1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti Ankara olmasına karşın, sanayi, ticaret ve kültür merkezi İstanbul'dur.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin imarı ve kalkınması için kurulan ilk kurumlar arasında Devlet Su İşleri ve Karayolları Genel Müdürlükleri yer alır.

Türkiye'nin su ve toprak kaynaklarını geliştirmekle yükümlü kılınan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 1968 yılında başta İstanbul olmak üzere nüfusu 100 binden fazla olan şehirlere içme ve kullanma suyu sağlamakla görevlendirilir.

Devlet Su İşleri, İstanbul'un çevresindeki dereler üzerine Ömerli, Alibey, Sazlıdere ve Büyükçekmece Barajlarını yaparak, bu gün kentin içme suyu ihtiyacının yüzde yetmiş beşini sağlar.
Ancak, İstanbul'un 10 milyonu geçen nüfusu ve bir metropol olarak gelişmesi karşısında mevcut su kaynakları yetersiz kalır.

Yapılan araştırmalar, yeni su kaynakları sağlanamazsa kentin 2015 yılında kişi başına düşen günlük su miktarının1950 yılının değeri olan 65 litreye düşeceğini ortaya koymakta.

RÖPORTAJ:
MEHMET SİNAN PULUR,
İnşaat Yüksek Mühendisi, (DSİ)
İstanbul'da binlerce yıl önce sarnıçlarla su sağlanırken; Roma ve Osmanlı döneminde yakın çevre kaynaklarından yararlanıldı. Günümüzde ise milyonlarca kişinin yaşadığı bu kente şimdi daha uzaklardaki nehirlerin suyunu getirme zorunluluğu oldu.

RÖPORTAJ:
Ünal Çalışkan,
İnşaat Yüksek Mühendisi, (DSİ)
İstanbul hızla gelişen bir dünya şehri. Kişi başına düşen su miktarını arttırabilmek için şehrin yakın ve uzak bütün su kaynaklarını gözlemleyip, etüd ettik. İstanbul'un yıllar geçtikçe nasıl büyüyeceğini tahmin edip, projeyi buna göre geliştirmeliydik. Bu amaçla DSİ olarak Yeşilçay ve Büyük Melen projelerini hayata geçirmeye karar verdik. Su projeleri ile kişi başına düşen su miktarını arttırdığımız gibi, 2040 yılına kadar da İstanbul'un su sorununu çözümlemiş olacağız.

SPİKER :
Bunun için de öncelikle Yeşilçay Sistemi üzerinde çalışmaya başlanır ve yaklaşık 52 kilometrelik bir boru hattı ile Şile İlçesi'nin 20 kilometre doğusunda Yeşilçay yöresinde toplanan suyun İstanbul'a ulaştırılması amaçlanır.

İlk aşaması hizmete giren bu tesise daha sonra İsaköy ve Sungurlu Barajları da ilave edilerek sistemin toplam kapasitesi yılda 335 milyon metre küpe çıkarılacak. Yeşilçay Sistemi İstanbul'un Anadolu yakasında yaşayan en az bir buçuk milyon kişiye Avrupa Birliği standardında su verecek.

RÖPORTAJ:
Erdal Çadırcı, İnşaat Mühendisi, (DSİ)
Zor şartlarda sıkı çalışarak Yeşilçay Projesi'ni tamamladık. Kaynak suyu kalitesinde su İstanbulluya ulaştı. Bu bile yetmiyor.




SPİKER:
Yeşilçay Projesi'nden sağlanan suyun yetersiz kalması nedeni ile Büyük Melen İstanbul İçme ve Kullanma Suyu Projesi tasarlandı. Bu proje, regülatör, baraj, büyük boru hattı, uzun tüneller, boğaz geçişi ve pompa istasyonları ile Avrupa'nın en büyük arıtma tesisinden oluşan büyük bir projedir.

RÖPORTAJ :
BAHATTİN Yanık , İnşaat Mühendisi ( DSİ )
Bu büyük projenin tasarımında harita, jeoloji, jeofizik, hidroloji gibi ilgili mühendislik dallarından sağlanan veriler kullanılmıştır. Bu kompleks proje dünya standartlarında ve üstün bir kalite anlayışı ile müşavirlerin gözetiminde uygulanmaktadır.

SPİKER :
Melen Sistemi'nin uygulamaya geçmesi için ilk adım 1991 yılında atılır ve Japon Nippon Koei firmasınca Melen Sistemi Fizibilite Raporu hazırlanır.

Bu raporla Melen Çayı'ndan alınacak olan suyun İstanbul'a ulaştırılması için gerekli olan mali kaynak Japon Hükümeti'nin kredi desteği ile sağlanır.

1993 ile 1996 yıllarında imzalanan anlaşmalarla, Japon Kredi Kurumu olan JBIC (JİBİK olarak okunacak) tarafından toplam 94 milyar 700 milyon Japon Yen'i, yani yaklaşık 900 milyon dolar kredi sağlanır.

2006 yılında devreye girecek olan ilk aşamada yılda 268 milyon metreküp, son aşamada ise yılda bir milyar 180 milyon metre küp su verecek olan Büyük Melen Sistemi ile İstanbul'un 2040 yılına kadar olan su ihtiyacının karşılanması amaçlanmakta. Büyük Melen sisteminin birinci aşamasının gerçekleştirilmesi için, öncelikle
11 adet inşaat ve imalat ihalesi yapılır.
Müşavirlik hizmetleri için yapılan uluslararası ihale sonucunda, ihaleyi kazanan Japon Nippon Koei firmasının önderliğinde;

İngiliz Sir Alexander Gibb, Mott Mac Donald, Türk Setan, Su-Yapı, Temelsu, Dapta ve Sial firmalarının teşkil ettiği Müşavir firma grubu ile sözleşme yapılır ve Nisan 1996'da işe başlanır.

Bu proje gereği Melen Çayı üzerine inşa edilecek olan Melen Regülatöründen alınacak su, pompalanarak terfi deposuna basılacak. Buradan iki buçuk metre çapındaki Çelik boruların oluşturduğu isale hattı ile Sakarya Nehri'nin altından ve tünellerden geçirilerek Cumhuriyet Arıtma Tesisine ulaştırılacak.

Melen çayı' ndan alınan su burada arıtılarak içme suyuna dönüştürülecek ve devasa pompalarla dinlenme havuzuna doldurulacak. Dinlenme havuzundan alınan su yine tüneller ve isale hattından geçirilerek İstanbul Boğazı'na getirilecek.

ilk kez boğazın altında inşa edilecek bir tünelle Asya'dan Avrupa'ya geçirilecek olan suyun 180 kilometrelik yolculuğu Kağıthane Dağıtım Merkezinde böylece son bulacak.Melen Projesinin ana su kaynağı olan Melen Çayı üzerine temel kazı çalışmaları yapılan Melen Regülatörü inşa edilmekte.

RÖPORTAJ :
Mustafa Arslan,
İnşaat Mühendisi (Yüksel)
- Melen çayının şu gördüğünüz noktasına regülatör inşa ediyoruz, Melen pompa istasyonu ile suyu İstanbul'a iletmek üzere terfi deposuna basacağız, bunu aponya'da üretilen büyük pompalarla başaracağız.


RÖPORTAJ :
Turgut YUSUFREİSOĞLU,
Operatör, (Yüksel)
- Melen projesinin ilk noktasında çalışmak sanki bu işi ben aşlatıyormuşum hissi veriyor.Bu nedenle çok heyecanlıyım

RÖPORTAJ :
İDRİS HAMAMSARILAR,
İnşaat Mühendisi, (DSİ)
- Melen çayının suyunu ilk aşamada buraya yapılmakta olan Melen Regülatörü ileriki aşamalarda ise, yapılacak olan Melen Barajı ile alacağız.

SPİKER :
Melen regülatörünün çevireceği, saniyede sekiz buçuk metreküplük su, Melen pompa istasyonuna taşınarak, buradan Japonlar tarafından son teknoloji ile yapılan pompalarla Melen terfi deposuna basılacak.

Uzunluğu 185 kilometreyi bulan bu proje ile Melen terfi deposundan alınacak su, toplam uzunluğu 25 kilometreyi bulan tüneller ve iki buçuk metre çapındaki Çelik borularla İstanbul'a taşınacak.

RÖPORTAJ :
Mustafa KEMAL CANAYAZ,
Mühendis (ÜMRAN)
- Çelik bantlar şekillendirilerek kıvrılmakta, boru haline otomatik kaynaklarla getirilmektedir. Borular kaynak ağzına tabi tutulup daha sonra kalite testlerine tabi tutulmaktadır. XR ve Hidrostatik basınç testlerine tabi tutulan borularımız iç ve dış kaplamaya gönderilmektedir. İç ve dış kaplamalarımız standartlara uygun olarak yapılmaktadır.

RÖPORTAJ :
Mustafa Acar, Boru Ustası, (ÜMRAN)
- Gaz için, petrol için çok borular yaptık ama, insana su götürecek boru yapmak bambaşka.

RÖPORTAJ :
ALİ Haydar Yılmaz,
İnşaat Mühendisi (DSİ)
- 2540 milimetre iç çapında normlara uygun iç ve dış kaplamalı, spiral kaynaklı Çelik borular ve özel parçalar birleşerek isale hattı oluşacaktır.


RÖPORTAJ :
SAİM Çakan, İnşaat Mühendisi (GÜRİŞ )
- Platform çalışmalarını tamamladık. Hendek kazısını müteakip borularımızı hendeğe güvenliği sağlayarak yerleştiriyor otomatik gaz altı makinelerle kaynaklarını yapıyoruz.

SPİKER :
Çelik borularla döşenen isale hattı, Marmara Bölgesi'nin en büyük nehri olan Sakarya'ya geldiğinde özel bir inşaat sistemi uygulanarak nehir geçilecek.

RÖPORTAJ:
ÖMER Akarsu, İnşaat Mühendisi, (DSİ)
- Sakarya nehri geçişi projenin önemli noktalarından birisi. Proje gereği nehri alttan geçmeye karar verdik.

RÖPORTAJ :
HALİL Gürbüz,
İnşaat Mühendisi, (ALARKO)
- Büyük isale hatlarında nehir geçişleri en kritik yapılardır. Şu anda bizim yapmakta olduğumuz Sakarya nehir geçişinde 500 metretül civarında bir boru döşeme işimiz var.
- Nehir yatağının devamında olan Sakarya havzası içerisindeki yer altı su seviyesinin yüksekliğinden dolayı da gördüğünüz palplanşları çakmak zorunda kalıyoruz.
- Palplanşların çakılmasından sonra borunun indirilmesi kaynağın yapılması, geri dolgusunun yapılması da çok ciddi bir çabayı gerektiriyor.

SPİKER :
Böylece Sakarya Nehri'nin altından geçirilen su, daha sonra Kıncıllı sırtı üzerinden Şile-Alaçalı arasına yapılmakta olan tünele ulaştırılacak.

RÖPORTAJ :
ARİF DURUKAN, Jeoloji Mühendis, (DSİ)
- Borularla gelen sular bazı yerlerde tünellerden geçecektir. Bu tünellerden birisi de Bekleme Tünelidir. Bekleme Tünelinin uzunluğu 1368 metredir.

SPİKER :
Geceli gündüzlü yoğun bir çalışma ile kazılmakta olan bu tünelde en son teknoloji kullanılmakta ve günde yaklaşık üç metre yol alınmakta.

RÖPORTAJ:
ŞULE CİMİLLİ Özcan,
Jeoloji Mühendisi, (DSİ)
- Zemin tünel açmaya uygun. At nalı kesitte tünel açıyoruz ve iksalarla güvenlik sağlıyoruz. Tünelimizin çapı dört metre ve beton kaplama olacak.

RÖPORTAJ :
Güngör Şengül, Operatör (ALKE)
- Zor koşullarda çalışıyorum. Çocuklarım İstanbul'a su getireceğimi biliyor. Böyle bir işte çalıştığımdan çok mutluyum.


SPİKER :
Şile-Alaçalı Tünelinden geçecek olan su, daha sonra 45 metre yüksekliğindeki Alaçalı Barajı dengeleme rezervuarına ulaşacak.

RÖPORTAJ :
Levent KUZUM, İnşaat Mühendisi, (DSİ)
-Büyük ve uzun isale hatlarında sistem güvenliği için dengeleme yapısına ihtiyaç
duyulur. İşte buraya yapılacak olan Alaçalı Barajı Melen Sistemi'nin bu ihtiyacını karşılar.

SPİKER :
Alaçalı Barajı'ndan alınacak olan su sekiz kilometre uzunluğundaki Hamidiye tüneline verilecek. Buradan da günde 720 bin metre küp su arıtabilen Cumhuriyet Arıtma Tesisine ulaştırılacak.

RÖPORTAJ:
SAMİ EYİNÇ, İnşaat Mühendis, (DSİ)
- Sağlanan su yağmur suyu olduğundan mutlaka arıtılmalıdır. Melen sisteminin suyu buraya inşa edilecek olan Cumhuriyet arıtma tesisinde arıtılacaktır. Suyun Uluslar arası standartlarda arıtılması gerekmektedir.

RÖPORTAJ:
KEMAL Şahin, İnşaat Mühendisi (LİMAK)
- Bu arıtma tesisini İtalya, Fransa, İspanya ve Türkiye'de üretilen ekipmanlar kullanılarak Japon ortağımız MARUBENİ ile birlikte hızlı bir şekilde inşa ediyoruz.

RÖPORTAJ :
HAKAN HAKAN,
İnşaat Mühendisi, (Yüksel)
- Melen Pompa İstasyonundan yola çıkan su Cumhuriyet Arıtma Tesislerine kadar ulaşmaktadır. Arıtılan suyun Avrupa yakasına iletilmesi Cumhuriyet Pompa İstasyonu ile gerçekleşecektir.

RÖPORTAJ :
MEHMET FUAT Demirel,
Makine Mühendisi, (Yüksel)
- Cumhuriyet Pompa İstasyonu ve terfi deposunun ekipmanları ile vanaları imal edildi. Pompalar Japon HITACHI firması tarafından Japonya'da üretildi. İnşaat işleri tamamlandı, montaja başladık.
RÖPORTAJ :
MASANOBU SAKOMOTO,
İnşaat Mühendisi
- Bu merkez ham suyu alacak, arıtacak ve tüketiciye gönderecek. Bir noktada, sistemin kalbi. Kalp iyi çalışsın diye ben ve arkadaşlarım özveri ile çalışıyoruz.

SPİKER :
Bu amaçla gerçekleştirilmekte olan Melen Projesi'nin ünitelerinden biri olan Cumhuriyet pompa istasyonuna iletilen su bir isale hattı ile Cumhuriyet terfi deposuna basılacak.

Çelik boru hattı ile bir tünele gelecek olan su, buradan Beykoz Tüneline iletilecek, daha sonra isale hattı ile Ortaçeşme Tüneline oradan da kısa bir tünelle İstanbul Boğazı'na ulaştırılmış olacak.
İstanbul Boğazı sualtı geçişi, yaklaşım tünelleri ile birlikte beş buçuk kilometre boyunda olacak.

RÖPORTAJ :
Özay Aktan, İnşaat Mühendisi, (DSİ )
- Avrupa yakasında nüfus yoğun olduğu için su ihtiyacı fazladır. Ancak, su kaynaklarının büyük bir bölümü Asya yakasında bulunmaktadır. Bu nedenle, su bir şekilde denizden geçirilerek Avrupa'ya ulaştırılmalıdır.


RÖPORTAJ:
SERKAN DAĞLIOĞLU
Jeoloji Yüksek Mühendisi, (DSİ)
- Dört metre çapında bir tünelle deniz seviyesinin 135 metre altından boğaz tünelini geçeceğiz. Boğaza yaklaşan su eğimli bir tünelle boğaza girecek ve bir kilometreyi aşkın bir boyla boğazın altından ilerleyerek, Avrupa yakasına ulaşacak ve yine eğimli bir tünelle isale hattına bağlanacaktır.

RÖPORTAJ :
NALAN AZİZOĞLU, Jeoloji Mühendisi, (DSİ)
- Jeoteknik davranışları belirlemek için tünel güzergahı boyunca su üstü sondajlarına da ihtiyaç duyuldu.

RÖPORTAJ:
FAZIL Kıran, Jeoloji Mühendisi (STFA)
- Farklı yöndeki dip akıntılarından etkilenmemek için değişik çapta muhafaza boruları kullanmaktayız. Alınan Kaya numuneleri laboratuarda testlere tabi tutulmakta. Alınan sonuçlar tatmin edicidir.

SPİKER :
Tarihte İstanbul'a hakim olan her yönetim bu iki kıtayı birbirine kavuşturma, yani , doğuyla batıyı, gelenekselle moderni birleştirme hayali kurar. Bu rüya ilk kez Cumhuriyetimiz döneminde gerçeğe dönüşür.

İstanbul'a göç eden insanların sayısı arttıkça yollar yetersiz kalır. Bunun için yeni bir Boğaz Köprüsü ile onu taşıyacak yeni bir otoyolun inşasına karar verilir.

1973 yılında Boğaziçi Köprüsü hizmete açılarak İstanbul Boğazı ilk kez bir köprüyle geçilir.

İlk yapılan Boğaz Köprüsü'nden sonraki en büyük proje olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü projesi, üçü Japon , biri Türk, biri de İtalyan olmak üzere, beş şirketten oluşan bir konsorsiyum tarafından yapılır. Köprünün üst yapısının inşasını ise üç Japon şirket üstlenir.

RÖPORTAJ :
MEHMET CAHİT Turhan,
İnşaat Yüksek Mühendisi, (TCK)
- Asya ile Avrupa Kıtası'nın birleştiği bir konumda olması İstanbul'un önemini arttırmakta ancak, kentin boğazın her iki tarafına yerleşmiş olması ulaşım açısından bir sorun yaratmaktaydı.

SPİKER :
İşte bu sorunu gidermek için boğaz üzerine iki adet Çelik asma köprü yapılır. Böylece şehir içi, şehirlerarası ve uluslararası karayolu bağlantısı sağlanarak ulaşım rahatlatılır.

Adına İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in adının verildiği köprü, Boğaziçi Köprüsünün yaklaşık beş kilometre kuzeyindedir. Japon devleti ve özel sektör kredileri ile finanse edilerek yapılan köprü 1988 yılında hizmete girer.

Kule ayakları arasındaki 1090 metrelik asma orta açıklık uzunluğu ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, dünyanın altıncı büyük köprüsü konumundadır.

Trafiğe açıldığı günden bu güne kadar iki yüz milyon taşıta hizmet veren ve dost Japon Hükümetinin mali desteği ile inşa edilen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile ona bağlı otoyollar, Asya ve Avrupa arasındaki bağı kurmakta.

RÖPORTAJ:
MITSUI HIDEAKI, İnşaat Mühendisi
- 10 yıldan fazla bir süre önce Türkiye ve Japonya arasında ekonomik işbirliği ile ikinci boğaz köprüsü olan Fatih Köprüsü'nün yapımıyla Asya ve Avrupa kıtalarını birbiriyle birleştirmiştik. Şimdi de tekrar Türkiye ve Japonya arasında yine aynı ekonomik işbirliği ile iki kıtayı tarihte ilk kez olarak bir denizaltı tüneli ile birleştireceğiz. Bu gerçekten de heyecan duyulmaması imkansız bir mega proje.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün üç kilometre ötesinde Melen Projesinin bir parçası olan boğaz geçişi için döşenecek hat ile boğaz, tarihinde üçüncü kez geçilmiş olacak. Bu geçiş için sondaj çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürülmekte.

RÖPORTAJ :
Erdoğan BASMACI,
İnşaat Mühendisi (MÜŞAVİR)
- Asya yakasındaki Melen çayı suları, bu proje ile derlenecek, Cumhuriyet Arıtma Tesisinde arıtılacak ve boğaz geçiş tüneli ile Avrupa yakasına aktarılacaktır. İstanbul içme suyu için çözüm budur.

SPİKER :
Bu büyük projenin bir parçası olan boğaz geçişinden alınan su, Ayazağa Tüneline, buradan bir isale hattı ile Osmankuyu Deposu'na, son bir isale hattı ile de nihai hedef olan Kağıthane Dağıtım Merkezine ulaştırılacak.

Projenin ileriki aşamalarında Melen Barajı yapılarak, birinci aşama boru hattının yanına ikinci ve üçüncü aşama boru hatları da eklenecek. Japonya'dan sağlanan büyük mali destekle İstanbul'un yol sorunundan sonra susuzluk sorununu da gidermek için çalışmalar hızla sürdürülmekte.

Devlet Su İşleri çalışanları, bilgi ve deneyimlerini, projede yer alan Müşavirlik ve Müteahhitlik firmalarının özverili çalışmaları ile birleştirerek, İstanbul'un su sorununu çözmek için gece gündüz emek vermekte.



Kaynak
Korkmaz Göçmen
Yönetmen