Ayvalık




Yapım Tarihi - 2005
Süre - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Betacam

Yönetmen - Şükran Bircan Özmen
Yapımcı - Şükran Bircan Özmen
Kameraman - Volkan Çınar

Edremit Körfezi’nin eşsiz mavi sularının kıyısında kurulmuş, yüzünü denize dönmüş, denizle bütünleşmiş, denizle varolmuş, Özgün bir Ege Kenti olan Ayvalık ekranlardaki yerini alıyor.

Bu belgeselde, günümüz Marina Müdürü Yücel Alibeyler anlatacak bu şirin beldenin denizle ilişkisini. Ayvalıklı Gazeteci-Yazar Ahmet Yorulmaz; ‘Ayvalık şimdi çok modern bir kent oldu’ demeden önce, doğasının, tarihinin ve bina mimarisinin, bu büyüleyici kenti nasıl zenginleştirdiğini anlatacak bizlere. Bir başka Ayvalıklı; Sanat Tarihçi Berrin Akın ise geçmişten bu güne, kentin ekonomik, kültürel gelişiminden, kent kimliğinden söz edecek ve dedelerinin anılarını paylaşacak izleyenlerle. Birlikte gezeceğiz, Taksiyarhis Kilisesi’ni, Çınarlı Cami’yi, Saatli Cami’yi...

Pala Bahçe’de yorgunluk çaylarımızı içerken öğreneceğiz, “Palio Bahçe”nin “Küçük Bahçe” demek olduğunu. Salim Amca (Salim Ezer)’dan, Midilli’de bıraktığı anacığının mezarını yıllar sonra nasıl bulduğunu öğreneceğiz mübadele öyküsü eşliğinde... Adanın en yüksek yeri olan, “Aşıklar Tepesi”nden denizi ve gökyüzünü aynı anda kucaklamalarına Tanık olacağız, Aya Yanni ve Panaya Kiliseleri’nin.. Hemen yanı başlarındaki eski “Kızlar Mektebi”, günümüzün Kültür Merkezi’nin, kentin kaybolmaya başlayan geçmişine sahip çıkmasını izleyeceğiz hüzünle…

Cunda’nın dar, ama daraltmayan sokaklarından, gösterişli evlerinin soylu görüntüsü eşliğinde ineceğiz denize doğru. Aniden karşımıza çıkıveren Taksiyarhis Kilisesi’nin, bu harap haliyle bile ne denli etkileyici olduğuna takılacak aklımız. Adalıların “Ali Bey”i, “Ali Onay”, mübadeleyle Girit’ten gelirken yaşadıklarını paylaşacak” bizimle. Acemi kaptanı, aşılanmalarını, karantina günlerini öğreneceğiz. Karabaşa Hasan’ın, Rumca türküleri eşliğinde varacağız Patariça’ya...

Maviyle-yeşilin huzur içerisindeki kucaklaşmasını görünce, orada yaşamayı seçmesine hak vereceğiz çoğumuz. Hava kararırken döneceğiz Cunda’ya. Tema Vakfı temsilcisi ve Turizm Derneği Başkanı Köksal Durukan’ı dostlarıyla hoş bir sohbetin ortasında bulacağız. Ayvalık’ın on iki ay Yeşil olmasının sırrını anlayabilmek için neye gerek olduğunu konuşacağız. Ayvalık halkının, Cunda halkının hoşgörüsünün, buraya yerleşmesindeki en önemli etken olduğunu göreceğiz. Hasan Gülören ise büyüklerinin, mübadil kimlikleriyle, Girit’ten, Midilli’den gelenlerin, eski topraklarındaki kültüre, yaşam anlayışına ve benzer kent görüntüsüne sahip bu yeni yurtlarına uyum sağlamakta zorlanmadıklarını anlatacak. Bir de zeytinyağının nimetlerini…

Zeytinyağı üreticisi Ziya Şensal’dan, zeytinin tıpkı erik gibi, elma gibi bir meyve olduğunu, Selim Kantarcı’dan da zeytinyağının bu meyvenin “Suyu” olduğunu öğreneceğiz. Ahmet Yorulmaz, yetişiverecek hemen. Ahcımız Mehmet Usta’yla birlikte bir güzel, “Balıklı Bamya”, ”Sakızlı Ahtapot” ve “Kabak Kıstırma” yapacaklar bize…

Yıllarca damağımızdan silinmeyecek bu tatları, Ayvalık’ın olmazsa olmaz’ı “Papalina” yla birlikte yiyeceğiz, Cunda’nın Ünlü deniz kıyısı meyhanelerinden birinde..Ve bu kentin unutulmaz “Gün Kavuşmaları” eşliğinde ayrılacağız, gözlerimiz ve aklımız arkada!..



Kaynak
TRT Resmi Web Sitesi