|
Ezo Gelin

Yapım Tarihi :
Süresi :
Yönetmen -
Yapımcı -
"Ezo Gelin" Belgesel Oluyor
Belgeselin çekimleri oyuncular belirlendikten sonra başlayacak.
Güzelliği ve çilesi türkülere, filmlere konu olan Ezo Gelin'in hikayesi, Gaziantep'in Şahinbey
Belediyesi
tarafından belgesel haline getiriliyor.
Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Duru, Gaziantep'in Oğuzeli İlçesi'nde doğan, 1929 yılında "berdel"
usulüyle evlendirilen ve daha sonra Suriye'de ölen Ezo Gelin'in unutulmaz hikayesini gelecek
nesillere doğru
bir şekilde aktarmak için belgesel çekmeye karar verdiklerini söyledi.
Senaryosunu kendi hazırladığı Ezo Gelin'in belgeselinin çekilmesiyle hem Gaziantep Barak kültürünün
hem de
yörenin tanıtımının sağlanacağını ifade eden Duru, "Üzerine türküler yakılan ve hikayesi dilden dile
dolaşan
Ezo Gelin ile ilgili bir çok söylenti var. Amacımız Ezo Gelin'in gerçek ve doğru olan hikayesini
ortaya çıkarmak"
dedi.
Duru, senaryosu hazır olan belgeselin çekimlerine doğru oyuncuları bulduklarında başlayacaklarını
kaydetti.
Belgeselin yanı Gaziantep'te Ezo Gelin şenlikleri düzenlemeyi düşündüklerini ifade eden Duru, yöreyi
kültürel
açıdan çekim merkezi haline getirmeyi amaçladıklarını vurguladı.

"Ezo Gelin"in Hüzünlü Hikayesi
Adı sevgi, aşk, gurur, onur, güzellik, memleket özlemi ve sabır ile özdeşleşen ve asıl adı Zöhre
Bozgeyik
olan "Ezo Gelin", 1909 yılında Gaziantep'in Oğuzeli İlçesi'ne bağlı Dokuzyol (Uruş) Köyü'nde doğdu.
Büyüdükçe güzelliği dillere destan olan ve çevre ilçelerden herkesin görebilmek için Dokuzyol
Köyü'ne geldiği
Ezo Gelin, 20 yaşına geldiğinde, aynı köyden Hanefi Açıkgöz ile "berdel" usulüyle evlendirildi.
Hanefi Açıkgöz, Ezo Gelin'e karşılık, halası Hazik'i, Ezo'nun ağabeyi Zeynel Bozgeyik'e verdi. Ezo
Gelin bu
evliliğe, ancak onyedi ay dayandı ve sonunda baba evine döner. Daha sonra ise niceleri Ezo Gelin ile
evlenmek için talip olur. Bu kez de Suriye'de bulunan teyzesinin oğlu Abuzer Memey gelir ve Ezo
Gelin'i yine
"berdel" kurallarına göre ister. Ezo Gelin ekonomik nedenlerle evlenmek zorunda kalır.
İkinci evliliğini de böyle zoraki bir şekilde yapan Ezo Gelin'in 6 kız çocuğu olur. Bu çocuklardan
sadece Celile
isimli kızı yaşar. Memleketinden uzak bir şekilde vatan hasretiyle Suriye'de yaşamını sürdüren Ezo
Gelin,
verem hastalığına yakalandı. Hastalığı sırasında eşine, "Benim mezarımı memleketime götürün.
Götüremezseniz de beni Bozhöyük'ün Türkiye'yi gören kısmına gömün" der.
Ezo Gelin mezar taşındaki yazıya göre 1952 yılında, Oğuzeli Nüfus Müdürlüğü'ndeki kayıtlara göre ise
1956
yılında öldü.
Ezo Gelin Suriye'de, Türkiye sınırına yarım saat uzaklıktaki Carablus İlçesi Bozhöyük Köyü'ndeki bir
höyüğe
gömülür. Mezar taşında ise "Emir Kızı Ezo Gelin. Doğumu Türkiye'nin Gaziantep ilinin Oğuzeli
İlçesi'nin
Dokuzyol (Uruş) Köyü 1909. Ölümü 1952. Uzun zamandır çektiği verem hastalığından ve gurbetlik
acısından öldü" yazmaktadır.
Ezo Gelin'in mezarı, 43 yıl sonra kardeşi Kenan Bozgeyik'in dönemin Oğuzeli Kaymakamı Cemal Hüsnü
Kansız'a başvurması ve Suriyeli yetkililerle yapılan görüşmeler sonucunda, 23 Eylül 1999 tarihinde
Gaziantep'e getirilmiş ve Dokuzyol Köyü'nde düzenlenen törenle defnedilmişti.
Kaynak - TRT Web Sitesi, 27.06.2004
EZO GELİN BELGESELİ ULUSAL MEDYA'YA TAŞINDI
Güzelliği ve çilesi türkülere, filmlere konu olan Ezo Gelin'nin hikayesi, Şahinbey Belediyemiz
tarafından belgesel haline getiriliyor. Ezo Gelin, adı birçok kişi tarafından konu olduğu filmlerden
ya da Türk Mutfağının özel bir çorba çeşidi olan "Ezo Gelin Çorbası" ile tanınır.
Kimdir Ezo Gelin? Gaziantep İlinin Oğuzeli İlçesine bağlı Uruş köyünde (şimdiki adı Dokuzyol) 1909
(1325) yılında doğmuş ve bu köyde 1936 yılına kadar yaşamış gerçek bir hikayenin kahramanıdır.
1991 yılında Barak Ovası’nda yer alan ve Barak Köyü olarak tanınan Dokuzyol Köyünde yaptığım
çalışmada Ezo Gelinin yaşam öyküsünü en yakın arkadaşlarından olan Bağdat İşbilir’den dinledim. Ezo
Gelini şöyle tanımlıyordu: “Ezo beyaz benizli, yanakları kırmızı boyalı gibi, siyah top top saçlı,
işveli, endamlı, çok güzel bir kızdı.
Köyden kervan yolu geçerdi. Ezo’nun evi de yol üzerindeydi ve kapının önünde su küpü dururdu.
Deveciler o evden su ister, Ezo da çıkıp su verirdi. Güzelliğiyle dikkat çeken Ezo bu çevrede
ünlendi. Onu görmek için özellikle su istemeye gelenler oluyordu. 20 yaşına geldiğinde köyden Şido
Hanifi ile değişik usulüne göre evlendirildi. Bir yıl evli kalan Ezo geçinemediği için boşandı.
Yörede değişik usulü evliliklerde ayrılık kabul görmese de ailesi Ezo’yu haklı bulduğundan karşı
çıkmadı. Ayrılık nedenini ise şöyle anlatıyordu. Şido Hanifi başka bir kız seviyordu, o kızın erkek
kardeşiyle anlaştı kendi bacısı (kızkardeşi) ile gece değişiği* yapacaklardı. Ancak, bu kızın
yakınları tarafından duyuldu, değişik yapacakları gün kızın gitmesi engellendi. Bunun üzerine Şido
Hanifi bacısını Ezo ile değişerek evlendi, ama aklı diğer kızda kalmıştı. Evlendikten sonra Ezo evde
yalnız yatar Şido Hanifi de harman yerinde sevdiği kıza türkü yakar, saz çalar uyumazdı. Bu durum
Ezo’nun gücüne gidiyordu, ben bu kadar güzelken neden başkasına bakıyor diye kahredip geriye,
babasının evine döndü. Bunun sonucu değişik kural olarak Şido Hanifi bacısını geri çekti ve önceden
sevdiği kızla değişik yaparak yeniden evlendi. Kızın erkek kardeşi ise Şido Hanifi’nin kız kardeşini
dul olarak kabul etti ve yörede az görülen kız-dul değişiği yapıldı. Şido Hanifi sevdiği kızla
evlendi ancak Ezo’yu kaybedince değerini anladı ve pişman oldu. Ezo altı sene dul oturdu, daha sonra
da istemeyerek Suriye’nin Kozbaş Köyünde yasayan teyze oğlu Memey ile 1936 yılında değişik olarak
yeniden evlendirildi. Bu evliliğinden altı kız çocuğu olan Ezo, köyünden ayrı yasamaya dayanamayarak
vereme yakalanarak 1952 yılında 43 yaşında öldü. Vasiyeti üzerine cenaze köyünü gören bir tepe
üzerine gömüldü”.
Ezo Gelin köyde anlatılanlara göre çevresinde çok beğenilip, sevilen iyi huylu birisidir. Yaşadığı
bahtsızlık çevresi tarafından üzüntüyle karşılanmış arkasından ağıtlar yakılıp türküler
söylenmiştir. Bu türkülerin ise kısa sürede dilden dile yayılarak anonimleşmesi Ezo Gelin’in Türkiye
çapında tanınmasında en önemli etken olmuştur.
Ezo Gelin hikayesinin oluşmasında yörede geçerliliğini eskisi kadar olmasa da günümüzde de sürdüren
değişik usulü evlilik türü etkili olmuştur. Değişik nedir? Prof.Dr.Ali Rıza Balaban’ın Evlilik ve
Akrabalık Türleri adlı kitabında “tercihli evlilik türlerindendir” diye açıklanmaktadır. Evlenecek
iki erkeğin evlilik çağındaki kız kardeşlerini birbirleriyle değiştirme biçiminde gerçekleştirilir.
Bu evlilik türüne Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde "berdel" adı verilir.
Ezo Gelinin yaşadığı Barak Bölgesi’nde bu evliliğe "değişik" denilmekte, yörede çok da kabul
görmeyen, ailelerin anlaşması dışında yalnızca gençlerin anlaşarak yaptığı değişiğe "gece değişiği"
adi verilir. Kaçarak evliliğin de pek görülmediği bu bölgede gece değişiği kaçma sayılmaz. Bunu
yapan gençler köy dışına çıkmayı başarabilirse evlilik kabul edilir.
Bu evlilik türünün yararlarını Prof.Dr.Ali Rıza Balaban ayni kitabında söyle belirtmektedir. "Bu
evlilik türünde, ailedeki otoritenin çocuklar üzerinde devam etmesi isteği, başlık, takı ve düğün
gideri gibi ekonomik zorlamalar aileler arasında birliğin ve dirliğin pekiştirilmesi gibi
beklentileri oluşturur. Bu evlilik biçiminde erkeğin güçlü otoritesinin ve egemenliğinin gelin
üzerinde kötüye kullanılmasına bu evlilik biçimi izin vermemektedir. Bir tarafın kalacağı zor
durumda diğer tarafın misilleme yapabileceği korkusu her iki tarafı denetlemekte ve gelinler hoş
tutulmakta, horlanmamakta ve dirliğin sürekliliği sağlanmaktadır." Belirtilen bu yararları yanında
Ezo Gelin olayında gördüğümüz değişik türü evliliğin olumsuz yanlarını söyle belirtebiliriz:
Ataerkil aile ilişkilerinin egemen olduğu bu bölgede kızların bu konuda görüşleri alınmamakta,
ailelerin ya da erkeklerin isteğine göre evlilik belirlenmektedir.
Bir tarafın anlaşamaması durumunda, anlasan taraf diğer ailenin mutsuzluğuna kurban edilerek
ayrılmak zorunda bırakılmaktadır. (Şido Hanifi’nin kızkardeşi örneğinde açıklıkla görülür, Ezo’nun
kardeşiyle anlaştığı halde ayrılmak zorunda kalır ve kardeşinin isteği üzerine bir değişik usulü
evliliğe zorlanır.)
Bu durum kadının toplum içindeki yerini ve psikolojisini gözden geçirmeyi gerekli kılmaktadır.
Duyguları dikkate alınmayan kadına bir ticari mal gözüyle bakılmakta, alınıp satılmakta, yeni
evlilikler yaptırılmaktadır. Ezo Gelin olayında değişik usulü evliliğin bütün olumsuzlukları
açıklıkla görülmektedir. Bu yönüyle bilimsel araştırmalara konu olabilecek iyi bir örnektir.
1955 yılından itibaren bir çok filme konu olan Ezo Gelin’in gerçek yasam öyküsü ticari kaygılarla
çarpıtılmış bu filmlerde yalnızca adından yararlanılmıştır. Ezo Gelin adının geniş kitleler
tarafından tanınmasında Ezo Gelin Çorbası da etkili olmuştur. Bu ismin çorbaya veriliş nedeni ise
araştırılması gereken bir konudur.
1993 yılında tanıştığım Hollandalı etnograf Henk Rottermaunt bu çorbaya neden Ezo adı verildiğini
sorduğunda bu konuyu daha önce düşünmediğimi belirterek Ezo Gelin hakkında açıklama yaptım. Ezo
Gelin’in yaşadığı Barak Bölgesi’nde mercimek üretiminin yoğun olarak yapıldığını ve yöre mutfağında
mercimeğin çok kullanılmasından dolayı bu çorbaya Ezo Gelin adinin sonradan verilmiş olabileceğini
belirttim. Ayrıca yörede yaptığımız çalışmalarda Ezo Gelin Çorbası adinin kullanılmadığını, eksili
ve tatlı maltıha çorbası adlarının kullanıldığı tespitlerimiz arasındadır.
Son günlerde bazı basın-yayın organlarında Ezo Gelin’in mezarının Türkiye’ye getirileceğini, doğduğu
evin de müze olarak düzenleneceğini duymak bizi bu konuda umutlandırdı. Oğuzeli Kaymakamlığı’nın
yaptığı bu girişimin amacına ulaşabilmesi için, düzenlenecek müzenin Barak Bölgesi’nin mimari
özelliklerini ve kültürel yapısını yansıtan, Ezo Gelin’in yaşadığı döneme tanıklık edecek nitelikte
düzenlenmesi bu müzeye Etnografik müze özelliği kazandıracaktır. Bu özellikteki bir müze yalnızca
ulusal değil uluslararası düzeyde ilgililerin gelip gezeceği, yörenin kültür turizmini canlandıracak
bir merkez olacaktır. Bu müzede Ezo Gelin adıyla çekilmiş filmlerin, fotoğrafların, yayınlanmış
kitapların, plakların ve kasetlerin yer aldığı bir arşiv oluşturulması bu konuda çalışma yapacak
yerli ve yabancı bilim adamı ile yazarların çalışmalarına katkıda bulunacaktır.
Not: Ezo Gelin, Suriye’nin Cerablus Bölgesi’ndeki Bozhöyük Köyü’nde bulunan mezarından 24 Eylül 1999
tarihinde alınarak, doğup büyüdüğü Oğuzeli İlçesi’ne bağlı Dokuzyol Köyü’ne getirilerek kendi adını
taşıyan “Külliye”de toprağa verilmiştir.
Kaynak
BALABAN, Doç.Dr.Ali Rıza, Evlilikler ve Akrabalık Türleri, İzmir, 1982
SOLMAZ, Mehmet, Ezo Gelin, İstanbul, Eko Matbaası, 1978
19-08-2004
YARDIM SAYFASI
IN ENGLISH
Ezo Gelin müjdesi
Adı çorbaya verilen efsane kadının mezarı Türkiye'ye geliyor
Güzelliğiyle çilesi türkülere ve filmlere konu olan, Barak Ovası'nda efsane gibi anlatılan, adı
çorbalara verilen Ezo Gelin'in, mezarının getirilmesine, Suriye makamları gerekli izini verdi.
Oğuzeli Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız, Suriye heyetiyle yapılan ikili görüşmelerde, dini bayramlarda
sınırda iki ülkede oturan akrabaların yüz yüze görüşmeleri ve genel güvenlik konularının yanı sıra
Ezo Gelin'in mezarının Türkiye'ye getirilmesinin ele alındığını söyledi.
Kansız, "Suriye makamlarının, mezarın nakli için kendileri açısından bir sorun olmadığına dikkati
çekerek gereken onayı verdiği, nakile yönelik yazıların, mezarın bulunduğu Cerablus Mıntıka
Müdürlüğü'ne ulaştırıldığı bildirildi" dedi.
Bu gelişmelerin ardından Ezo Gelin'in Suriye'de oturan kızı Celile Abuzer'in, Cerablus Mıntıka
Müdürlüğü'ne giderek, kendisinin, Türkiye'ye gelip, annesinin mezarını ziyaret etmek için pasaport
ve vize sorununun çözüme kavuşturulmadan nakle izin vermeyeceğini ilettiğini anlatan Kansız, şunları
söyledi:
"Şimdi, bu sorunu çözmeye çalışıyoruz. Bu konuda Suriye yetkililerinin ilgisini ve desteğini
istedik. Bu sorun da çözülürse uygun görülen bir tarihte Ezo Gelin'in mezarını doğumyerine
getireceğiz."
Kansız, mezarın nakli gerçekleştiriltikten sonra, Ezo Gelin'in Dokuzyol köyündeki doğduğu evi
restore ederek, "Barak Müzesi" olarak düzenleyeceklerini bildirdi.
Adı; aşk, onur ve sabır
Adı; sevgi, aşk, gurur, onur, güzellik, memleket özlemi ve sabırla özdeşleşen Ezo Gelin, Oğuzeli
ilçesi Dokuzyol köyünde dünyaya geldi. Asıl adı Zöhre olan Ezo Gelin, Şido Hanifi ile berdel
yöntemiyle evlendi. Ezo'nun evliliği, eşini sevgilisiyle gördüğü sekizinci ayında sona erdi. Yedi
yıl süreyle evlenme tekliflerini kabul etmeyen Ezo, ailesinin ısrarı sonucu Suriye'de oturan
teyzesinin oğlu Abuzer Memey ile evlenmeyi kabul etti.
16 yılda dokuz çocuk dünyaya getiren Ezo, eşi kaçakçılıktan yakalanıp cezaevine girince, ekonomik
zorluklar ve memleket hasreti sonucu vereme yakalanarak 18 Mart 1952'de öldü.
Ezo, sınıra mayın döşenmesi sonrasında içerisinde büyüttüğü memleket hasretini dile getirdiği, "Bozhöyük'e
gömün beni, memleketimi mezarım görsün" sözü üzerine, Bozhöyük tepesinin Türkiye'yi gören bölümüne
gömüldü.
|