|
Ağ
Yapım Tarihi : 2006
Süre : 00:25:02
Formatı : MiniDV
Yönetmen - Sinan İPEK
Yapımcı - Sinan İPEK
Yapım Yardımcıları - Yüksel ALAGÖZ
Müzik - Delibes, Bach, Chopin
Kameraman - Zihni ULUÇEÇEN
Montaj - Sinan İPEK
Oyuncular
Dila HAVUÇOĞLU …. Rüyadaki Kız
Yüksel ALAGÖZ …. Oğuz’un Arkadaşı
Oğuz Mucurluoğlu .... Kendisi
Meral İpek .... Kendisi
Bir özürlünün annesi ile birlikte verdiği yaşam savaşımı...
Oğuz, dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemle yazıyor. Dizlerinin üstünde
yürüyor. Tuvalete gitmesi gerektiğinde, annesine söylemek zorunda. Banyo yapması
büyük bir macera. Annesi yaşamını oğluna adamış. Oğuz'la annesi, bencil ve
despot babaya karşı birlikte mücadele etmişler. Annesi istemeden evlendirilmiş.
Bu, özürlü bir insan ile onun annesinin öyküsü. Bu, kenetlenmiş iki cesur ruhun
öyküsü.
The Web
Oguz writes holding the pen between his teeth. He walks on his knees. When he
has to pee, he must call his mom. Taking a shover is almost a venture. His
mother has dedicated her life to his son. Together they've fought against Oguz's
egocentric and despot father whom his mother married against her will. This is a
story of a handicapped man and his mother. This is a story of two united brave
souls.

AĞ Belgeselinden - Sinan İpek
2006 yılı başında yapılan ve başta ‘iz tv’ olmak üzere birkaç kanalda gösterilen
“AĞ” isimli belgesel; 44. Antalya Altın portakal Film Festivalinde, ön elemeleri
geçerek ilk 15’e girdi…
Yönetmenliğini Sinan İpek’in yaptığı “AĞ” isimli 25 dakikalık belgesel, 44.
Antalya Altın Portakal Film Festivalinde oldukça iyi bir vurguyla yüzlerce
belgesel filmi geride bırakıp kendisini öne çıkardı. “AĞ”, yönetmen İpek’in ilk
çalışması. Bu noktada, oldukça önemli bir çıkış yaptığı başarısı için yönetmen
şunları söylüyor:
“Film bir belgesel olmasına rağmen anlatım biçimi olarak şiirsel bir üslup
kullanıyor. Belgelemek kaygısından çok hissettirmek istedim çünkü. Parmağımı
insanlara uzatıp da ders vermek istemedim. Sadece onlara bir takım şeyleri
hissettirmek, duyurmak istedim. Bunu da başardım sanıyorum.
“Bu film aynı zamanda bir annenin, bir kadının, bir genç kızın öyküsü. Yanlış
yapılan bir evliliğin kurbanı, özürlü bir evlat annesi… Ama o kadar dirençli ve
o kadar iyimser ki… O kadar açık kalplilikle anlatıyor ki öyküsünü… Meral
Hanım’ı her tanıyan sevecektir, eminim.
“Pek çok insan tanırım ki sokakta bir özürlü gördükleri vakit garip duygular
yaşarlar. Bu yaşadıkları duyguya bir isim veremezler. Acıma mı? Garipseme mi?
Haline şükretme mi? Bu duyguları yaşıyoruz, çünkü onlara alışkın değiliz. Tabii,
bir sokağın köşesinde aniden karşımıza çıktıklarında şaşırmamız da normal. Çünkü
onları az görüyoruz... Çünkü onlar fazla sokağa çıkmıyorlar. Böyle olunca da
onları tanıma şansını baştan kaybediyoruz.
“Benim bu filmi yapmamın nedeni biraz da buydu… Yani, onları içeriden göstermek
istedim. Ne yapıyorlar? Günlük hayatlarını nasıl geçiriyorlar? Eğer sürç-ü lisan
ettiysem affola… Ama toplumumuzda nahoş kabul edilen şeyleri gizleme eğilimi
vardır. Bizim “günlük hayat” dediğimiz şey onlar için kimi zaman büyük bir
maceraya dönüşebiliyor. Düşünün ki evdesiniz, yapacak bir iş yok. Mutfağa gidip
buzdolabını falan karıştıracaksınız. Ne sıkıcı bir iş! Vasat. Ama aynı şeyi Oğuz
ve onun gibiler yapamıyor. “Ah, biri gelse de şu buzdolabındaki pudingden yesem”
ya da “Ah biri gelse de dışarı çıkıp biraz hava alsak”... Bunlar daha en basit
istekler… Ya daha ciddi olanlar? Banyo yapmak? Tuvalete gitmek? Bu konuya hiç
girmeyelim isterseniz… Hayır, girelim. Ben bunları göstermek istedim.
“Bir de onlara bakmak zorunda olanlar var? Onların özgürlüğü de özürlüler kadar
kısıtlı, belki de daha fazla… Her neyse, bunları göstermek istedim. “Bir şeyler
yapmalı, toplum bu insanların yükünü paylaşmalı” diye düşündüm. Gösterebildiğime
inanıyorum. Filmde anlattığım Oğuz benim yeğenim. Onun ne hınzır ve şakacı bir
insan olabildiğini size nasıl anlatayım? Onların da insan olduğunu anlamamız ve
kabullenmemiz gerekiyor. Ama bunun için de onlarla karşılaşmalı, onlarla arkadaş
olmalı, onlara alışmalıyız bence.”
SİNAN İPEK
Filmin Özeti:
Oğuz, dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemle yazıyor. Dizlerinin üstünde
yürüyor. Tuvalete gitmesi gerektiğinde, annesine söylemek zorunda. Banyo yapması
büyük bir macera. Annesi yaşamını oğluna adamış. Oğuz'la annesi, bencil ve
despot babaya karşı birlikte mücadele etmişler. Annesi istemeden evlendirilmiş.
Bu, özürlü bir insan ile onun annesinin öyküsü. Bu, kenetlenmiş iki cesur ruhun
öyküsü.
oguzmucurluoglu.com

44. Antalya Film Festivali, Kısa Film ve Belgesel Yarışması. 2007
Kaynak
Sinan İPEK
|