Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi



Yapım Tarihi - 2005
Süre : 00:00:00
Formatı - Belgesel

Yönetmen - Yaşar ERSOY
Ses Kayıt - Kozan Pakkaner
Seslendirmede - Döndü Özata, Hakan Elmasoğlu
Jenerik - Fezile Aziz
Grafik Tasarım - Umut Ersoy


Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi Belgesel Filmi Üzerine
Ülkemize baktığımızda, üzerinde tartışmayı bile unuttuğumuz... gündemin ön sıralarına bir türlü gelemeyen kültür – sanat olgusunun tamamıyla unutulup / ihmal edildiğini görürüz... Evet birbirinden önemli yaşamsal sorunlarla boğuştuğumuz doğru... ama, bir başka kesin doğru da, neredeyse tüm sorunların kökeninde kültür sorunumuzun yattığı gerçeği... Fakat, yine de her şeye karşın sanatçılarımız ürettikleri ve yarattıklarıyla umudun var olduğunu gösteriyorlar...

İşte, Yaşar Ersoy da onlardan biri...
Bu ülkenin tiyatrosu denende O’nun adının ilk olarak akla gelmesi bir rastlandı değil... Çünkü o, tiyatroyu sadece bir meslek olarak değil, varlığının taa derinlerinde hep “Olmak ya da olmamak” meselesi olarak yaşam disiplininin en başına koymuş ve hiç ödün vermeden var olmayı ve var etmeyi sürdürmüş... tiyatroda sadece bir yönetmen olarak değil, onun işçiliğinden – yazarlığına / araştırmacılığına uzanan bir çizgide... Kıbrıs Türk Tiyatro tarihini belgeleyen... ek olarak... şimdi de, gerçekten, paha biçilmez değerli bir mirası da bize armağan etmiştir...

Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi Belgeseli
Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi’yle ilgili olarak hazırladığı “Toplumsal ve Siyasal Olaylarla iç içe... Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi Belgesel Filmi...’nin oluşum sürecini gelin O’ndan dinleyelim:

- Kendine inancını, geleceğe güvenini yitirmiş inanların sayısı her geçen gün artarken, etik değerlerin yıkıma uğradığı bir ortamda... İnsana cesaret, inanç, umut veren... güven aşılayan... iyiyle kötüyü, çirkinle güzeli, doğruyla yanlışı, çarpık olanla tutarlı olanı fark ettiren... yaşama sevincini ve coşkusunu artıran tiyatroyu yapmak ve kitlelere ulaştırmak zor iştir... Ne var ki, işinizi seviyor ve ciddiye alıyorsanız, dünyanın en keyifli işidir...

Bu düşüncelerle 36 yıldır aralıksız olarak tiyatro benimle, ben tiyatroyla uğraşıyorum... Tiyatro sanatının birçok savaşım cephesi vardır. Yaşadığımız koşullarda, tiyatro sanatının tüm cephelerinde uğraştım ve savaşım verdim. Oyunculuk, rejisörlük, yazarlık, idarecilik, teknisyenlik, işçilik, organizatörlük, öğretmenlik gibi...

BU BİR SORUMLULUKTU
“Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İç içe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi Belgesel Filmi” de O cephelerden birini oluşturuyor...

Bildiğiniz gibi, 1998 yılında aynı adla kitabımı yayınladım. İşte bu kitaptan hareketle, gelişen teknoloji olanaklarını da kullanarak bir belgesel film yapma dürtüsü içimde hep var oldu... Bu dürtünün gelişip, büyümesi gerekiyordu... Onun içinde 2005 yılına dek beklemeyi yeğledim...

Bu bir sorumluluktu... Tarihe karşı, toplumuma ve ülkeme karşı duyduğum bir sorumluluktu... Bir hesaplaşmaydı, yüzleşmeydi... Bu hesaplaşma ve yüzleşmeyi yaptıktan sonra ve ancak geleceğe düzgün yürüyebilirim.

Biliyordum, belgesel film yapmak kolay değildi, ancak 1970’lerden beri biriktirdiğim bilgi, belge, fotoğraf ve yazılardan oluşan güvenilir bir arşiv vardı elimin altında. Ve şairin dediği gibi “Kim var imiş... biz burada yoğ iken...” sorumluluğu ve bilinciyle ve Kıbrıs sahnesinin Kıbrıs Türklerinin görünmeye başladıkları ana kadar uzanmaya karar verdim... çünkü biz gökten zembille inmedik Kıbrıs sahnesinde bizden önce yapılanları, yazılanları bulmak ve geleceğe aktarmak sorumluluğunu taşıyordum. Bir bellek oluşturmak, yapılanları belgelemek, dünden bugüne nasıl gelindiğini ve yarına nasıl gidilmesi gerektiğini düşündürmek, sorgulamak sorgulatmak...

İşte tüm bunların, toplumsal gelişmenin dinamiklerini oluşturduğunu düşünmekteyim. Bu düşüncelerin ışığında hazırlanan belgesel filmde Türklerin “Kıbrıs sahnesi”nde görünmeye başladıkları andan... yani, K.T.Tiyatro Hareketi’nin başlangıcından bugüne geçirdiği aşamaları tarih sırasıyla, sayısız belge ile izleyeceğiniz gibi... aynı zamanda bu tarihsel süreci etkileyen toplumsal ve siyasal olayların kısa bir tarihini de sayısız belge ile göreceksiniz... Çünkü,

Tiyatro, toplumsal bir sanattır ve toplumların siyasal / kültürel tarihiyle iç içe yaşar ve bu yüzdendir ki, tiyatro ve toplum karşılıklı birbirini etkiler ve birlikte bir tarih oluştururlar. Oluşan bu tarihi yarına bırakmak kaygısıyla bu belgesel filmi hazırladım...


TARİHE TANIKLIK
... Ve ekibini oluşturarak...
- Evet, bu noktada / bu işin yapılmasında Hakan Çakmak’ın katkısı büyüktür. Bu konuyu kendisiyle paylaştığım zaman, büyük bir heyecan ve sevinç duymuş, “hemen işe koyulalım” yanıtını vermiştir. Konuyu bu aşamada L.B. Başkanı Kutlay Erk’e ve BRT Müdürüne de götürdüğüm zaman onlar da belgeselin yapılması için onay ve destek sözü verdiler...

Artık iş bizlere kalmıştı...

Belgeselin müziğini düşündüğümüzde... Ülkemiz dışından herhangi birinden katkı istemek ya da müziğini kullanmak konusunu tamamıyla bir kenara ittik. Bu belgesel, bu tarih ve coğrafyanın insanının belgeseli olacağına göre müziğinin de onların soluğunu taşıması gerekiyordu... Ve, Mete Hatay adı kendini anımsatmakta gecikmedi... Çok da iyi oldu.

Böylece yaklaşık (9) aylık sıkı bir çalışmadan sonra, 6 bölümden oluşan (242) dakikalık kültür, sanat, tiyatro ve siyasetin iç içe ele alındığı bir bakış açısıyla... K.T.Tiyatro Hareketi Belgeseli ortaya çıktı. (Ses kaydında, Kozan Pakkaner, Seslendirmede Döndü Özata / Hakan Elmasoğlu, Jeneriğinde Fezile Aziz’in gratik tasarımında Umut Ersoy’un katkıları da var tabii...)

... Yazan ve Yöneten: Yaşar Ersoy, Görüntü yönetmeni ve Kurgu: Hakan Çakmak ve Müzik: Mete Hatay’ı da ben ekleyeyim... Ve bu çalışma sürerken sende gelişen yeni farklılıklar ve sosyal bileşkeler oldu mu... sorusunu sorayım...

- Bu belgeselde yaşanan sevapları, günahları, doğruları, yanlışları, çirkinlikleri, güzellikleri, acıları, sevinçleriyle birlikte gözler önüne sergileyerek bir arınma / katarsis ve özgürleşmek... Ve geleceğe yürürken yaşananlardan ders çıkarmak ve tarihimize farklı yönden ışık tutmak bu belgesel filmin amaçlarındandı. Osmanlı Devleti’nden – İngiliz sömürge yönetimine, Jön Türklerden – Kemalizme, Atatürk Reformlarından – aşırı milliyetçi Şöven çizgiye, EOKA ve TMT yıllarından – 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1963 çatışmalarından – 1974 EOKA-B Darbesi ve Türkiye’nin müdahalesine, KKTC’nin ilanından – ekonomik sorunlara, çözüm arayışlarından – Annan Planına kadar uzanan serüvende Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketinin yerini ve rolünü izleyerek tarihe tanıklık yapan bir belgesel.


GELECEĞİ SAĞILIKLI KURMAK
...Gerçekten de çok kapsamlı ve zor bir çalışma...
- İğneyle kuyu kazmak gibi bir işin içinde olduğunuzu keşfediyor ve sabır, inat ve sevgi ile sürdürme kararlığını elden bırakmıyorsunuz... Bir belge başka bir belgeyi gerektiriyor ve biz montaj – kurgu çalışmalarını bir yana bırakarak, o gerekli belgeyi bulmak için gazete arşivlerine / Milli Arşive, olayları yaşayanların tanıklığına koşuyorduk. Bir bakıyorduk ki, çıktığımız noktada diplere, derinlere dalıyor, farklı / bilmediğimiz olayları öğreniyoruz.

Bir örnek vermek gerekirse: Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketinde kurumsallaşmanın başlamasında, İlk Sahne’nin kurulmasını sivillerin engellemesine karşın dönemin en üst düzey komutanının emriyle kurulduğunu keşfediyorsunuz. Belgeselde bunun gibi toplumsal ve siyasal olaylarla tiyatronun kesiştiği birçok olaya rastlarız... Taa Osmanlı’dan – Annan Planı’na kadar uzanan serüvende... Tiyatro hep buluşmuş ve kesişmiştir siyasal ve toplumsal olaylarla...

... Anlamak zor ama ... bu belgesel bazı kesimlerde rahatsızlık yaratmıştır sanıyorum...
- Bu konuda şunu söyleyebiliriz: Tarihe karşı hesap vermekten korkanlar, bu belgeselin yapımından rahatsız ve tedirgin oldular. Ancak, bir toplum tarihiyle hesaplaşmazsa, yüzleşmezse, eteğindeki taşları dökmezse geleceğini sağlıklı kurma şansını
bulamaz...

... Belgesele nasıl ulaşabileceğiz...
- DVD olarak tanesi 10 YTL den Belediye Halkla İlişkiler Bölümü ve diğer satış merkezlerinde satılmaktadır.

... Son bir soru: Bu yılki çalışma programında neler var...
- Yine Satiriko Tiyatrosu ile bir çalışma... KIBROS Kültür Sanat Festivali’nde Aristophanes’in “Barış” oyununu sergileyeceğiz. Biliyorsunuz 1987’de, aynı oyunu sergilemiştik ama bu farklı bir Aristophanes.

Senfonik – Metalik bir Aristophanes olacak... Öyle bir yaklaşımım var. İki dilli bir oyun olacak. Antik Yunan dilini günümüz tiyatrosuna Azra Erhat’ın çevirisiyle karşılaştırarak uyarlama çalışmalarını yapıyoruz. Biliyorsunuz... Hayatın cesaret edemediklerini sanat yapar çünkü...

SPOT
Bu belgesel filmde Türklerin Kıbrıs sahnesinde görünmeye başladıkları andan... Yani, K.T.Tiyatro hareketinin başlangıcından bugüne geçirdiği aşamaları tarih sırasıyla, sayısız belge ile izleyeceğiniz gibi... bu tarihsel süreci etkileyen toplumsal ve siyasal olayların kısa bir tarihini de sayısız belge ile göreceksiniz...


yeniduzengazetesi.com
20 Aralık 2005
Neriman Cahit



"Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” belgeseli tanıtıldı

* Lefkoşa Türk Belediyesi ve Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun ortak yapımı olan “ Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” belgeseli LTB Başkanı Kutlay Erk ve BRTK Müdürü Hüseyin Gürşan tarafından basına tanıtıldı.

* Erk: “Kültür-sanat olaylarını önemli bir unsur olarak görüyoruz ”

* Gürşan: “Kültür-sanat etkinlikleri toplumsal gelişmenin göstergesidir ”

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) ile Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun (BRTK) işbirliğiyle hazırlanan “ Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” belgeseli bügün(7 Ekim Cuma)basına tanıtıldı. BRTK Konuk Odası’nda düzenlenen basın toplantısının ardından belgeselin tanıtım filmi gösterildi. Toplantıda, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Kutlay Erk ile BRTK Müdürü Hüseyin Gürşan işbirliği protokolü de imzaladılar.

Toplantıya, Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, BRTK Müdürü Hüseyin Gürşan, BRTK Yönetim Kurulu Başkanı Vasfi Candan, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni ile belgeselin yazar ve yönetmeni Yaşar Ersoy,Görüntü yönetmeni ve kurgucusu Hakan Çakmak, Lefkoşa Belediyesi Meclis Üyeleri, sanatçılar ve kurum çalışanları katıldı.Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sahnesinde görülmeye başladıkları Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi’nin başlangıcından bugüne geçirdiği aşamalar ile bu tarihsel süreci etkileyen toplumsal ve siyasal olayların tarih sırası ve sayısız belgeyle izleyicilere sunan belgesel 6 bölümden oluşuyor.

Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk toplantıda yaptığı konuşmada, belediye olarak kültür sanat faliyetlerine özellikle önem verdiklerini belirtti. Bu amaçla katkı koyduklarını ve koymaya devam edeceklerini kaydeden Erk, “Bizim bir inancımız vardır Kıbrıs Türk halkı olarak çok farklı ekonomik-sosyal ve politik nedenlerle halkımız sürekli travmalar altında bulunmaktadır. Bu travmaların terapisi için kültür ve sanat olaylarını biz çok önemli bir unsur olarak görüyoruz” dedi. Belediye olarak belgeselin hazırlanmasında kendi üstlerine düşen payı yerine getirmeye çalıştıklarını vurgulayan Erk, BRTK ile işbirliği halinde halkın izleyebileceği bir sonuca ulaşıldığını söyledi. Toplam 6 bölümden oluşan 242 dakikalık çalışmanın her bölümünün 40 dakika olduğunu ifade eden Erk, belgeselde Kıbrıslı Türklere kültür sanat ve özelde tiyatro hareketini sayısız belge ile gösterildiğini hem de siyasal ve toplumsal tarihinin anlatıldığını kaydetti.

Belgeseli sanatçı Yaşar Ersoy’un yazıp yönettiğini ifade eden Erk, belgeselin görüntü yönetmenliğini ve kurgusunu Hakan Çakmak, müziklerini Mete Hatay, seslendirmesini Hakan Elmasoğlu ve Döndü Özata, Ses Kayıtını Mehmet Kozan Pakkaner ve jeneriğini Fezile Aziz’in yaptığını ifade etti. Belgeselin başka alanlara da örnek olup, her alanda Kıbrıslı Türklerin tarihinin belgelenmesini, kültürel kimliğin vazgeçilmez olmasını dileyen Kutlay Erk, bunun gelecek kuşaklar için önemli olduğuna inandığını söyledi.

Erk, bu tür girişimleri sürdüreceklerini de vurguladı.

BRTK Müdürü Hüseyin Gürşan ise, son yılların en önemli etkinliklerinden birinde biraraya gelindiğini kaydetti. İlk öneri geldiği zaman sevinerek “evet” dediklerini ve altyapı imkanlarını zorlayarak bu üretimin ortaya çıkmasını sağlamaya çalıştıklarını belirten Hüseyin Gürşan, “Bence kültür sanat alanında yapılan etkinlikler toplumsal gelişmenin göstergesidir. Bunun belgesel olarak tarihe geçecek şekilde belgelenmesi de gelecek kuşaklara aktarılmasıyla ilgili önemli işlev üstlenir” dedi. BRT olarak bunun gibi çalışmalara destek olmaya çalıştıklarını ifade eden Gürşan, yakında şiir ve plastik sanatla ilgili çalışmalarının geleceğini söyledi. Belegeselin 240 dakika ile son yüz yılı kapsayan kapsamlı bir eser olduğunu vurgulayan Gürşan, Yaşar Ersoy’un bu konuda bilgi vereceğini kaydetti.

Gürşan, “Biz bu tür çalışmalara destek olmaya devam edeceğiz. Toplumsal hayatımızın kayıt altına alınması ve bu kayıtların bizden sonraki kuşaklara aktarılması görevlerimiz vardır. Elimizdeki imkanları bunun için kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni, belgeselin de yazar ve yönetmeni Yaşar Ersoy da eser hakkında bilgi verdi. Yaşar Ersoy, amaçlarının bir bellek oluşturup yaşananları ve yapılanları belgelemek olduğunu söyledi. Dünden bugüne nasıl gelindiğini ve yarına nasıl gidilmesi gerektiğini düşündürmek, sorgulatmak olduğunu ifade eden Ersoy, “Dününü yapamayan, sahip çıkamayan toplumlar, bugününü ve geleceğini de yapamaz” dedi.

Yaşananlardan ders almak, günahları ve sevaplarıyla birlikte toplumsal ve siyasal olaylarıyla Kıbrıs Türk Tiyatrosu’nun dünden bugüne nasıl geldiğini belegelemek istediklerini kaydeden Ersoy, toplumun son 100 yılda çok sancılı dönemlerden geçtiğini, bunun ittihak ve terakki hareketiyle başladığını anlattı.

Batılı anlamda ilk Kıbrıs Türk Tiyatrosu’nun 1908-1909 yıllarında başladığını ifade ederek Annan Planı’na kadar geçtiği evreleri anlatan Ersoy, kültür sanat ve bütün sanatları bünyesinde toplayan tiyatronun toplumsal ve örgütlü olduğunu söyledi. Belgeselde herşeyin bulunduğunu belirten Ersoy, “Bir özgürleşme bir arınmaya gidiyoruz. Bir katarsis yaşamaya çalışıyoruz ki bundan sonra daha doğru daha düzgün işlere yönelebilelim. Bu anlamda belgesel kendi boyutunda bir ilke imza atıyor” dedi.

Ersoy, “Eğer biz bir halksak eğer biz bir toplumsak, sadece devletimizle değil halkımızın kültürüyle ortaya çıkmalıyız. O da bizim en önemli dinamiğimiz olacaktır” şeklinde konuştu.

Ersoy daha sonra, belgesele emeği geçenleri sıralayarak,Kıbrıs Türk Tiyatrosu’nun kurucuları ve ilk tiyatrocularını andı ve onlara da teşekkür etti.

Belgeselin Görüntü Yönetmeni ve kurgısunu yapan Hakan Çakmak da konuşmasına, “Böyle bir belgesele imza koymak bana onur verir” diyerek başladı. Kıbrıs Türk kültürüne bellek oluşturma aşamasına katkı koymaktan mutlu olduğunu ifade eden Çakmak, katkı yapanlara teşekkür etti.

Mete Hatay’ın Versus Mundus albümünde tüm bir tarihin sevinciyle coşkusuyla, acısıyla hüznüyle anlatıldığını belirten Çakmak, “Müzikler sanki anlattıklarımıza göre yazılmış. Albüm belgesel için özel olarak yapılmadı ama özel olarak seçildi. Bu albüm bizi bize anlatıyor aslında tıpkı tiyatronun bizi bize anlattığı gibi” dedi. Çakmak, Yaşar Ersoy’a da çalışmasını kendisiyle paylaştığı için teşekkür etti.



lefkosaturkbelediyesi.org



Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi yayına giriyor

* Lefkoşa Türk Belediyesi ve Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun ortak yapımı olan “ Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” belgeseli 7 Kasım Pazartesi yayına giriyor. Altı bölümden oluşan belgeselin ilk bölümü saat 22:00’de BRTK ekranlarında izleyiciyle buluşacak…

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) ile Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun (BRTK) işbirliğiyle hazırlanan “ Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” belgeseli 7 Kasım Pazartesi izleyiciyle buluşuyor. 7 Kasım Pazartesi saat 22:00’de BRTK’da yayınlanacak ilk bölümüyle Kıbrıs Türk halkıyla buluşacak 6 bölümlük belgesel yıl sonuna doğru tamamlanacak. Belgeselin Pazartesi günleri yayınlanan bölümlerinin tekrarı da her Çarşamba günü 15:10’da ve her Cuma günü 23:30’da BRTK ekranlarında olacak.

Toplam 6 bölümden oluşan ve 242 dakika olan çalışmanın her bölümü 40 dakikadan oluşuyor. Belgesel Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sahnesinde görülmeye başladıkları Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi’nin başlangıcından bugüne geçirdiği aşamalar ile bu tarihsel süreci etkileyen toplumsal ve siyasal olayları tarih sırası ve sayısız belgeyle izleyiciye sunuyor.

Sanatçı Yaşar Ersoy’un yazıp yönettiğini belgeselin görüntü yönetmenliğini ve kurgusunu Hakan Çakmak, müziklerini Mete Hatay, seslendirmesini Hakan Elmasoğlu ve Döndü Özata, ses kayıtlarını Mehmet Kozan Pakkaner ve jeneriğini Fezile Aziz yaptı.

Belgeselin basın tanıtımı birçok sanatçı ve gazetecinin katılımıyla 7 Ekim Cuma günü BRTK Konuk Odası’nda yapılmıştı. Basın toplantısında Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Kutlay Erk ile BRTK Müdürü Hüseyin Gürşan belgesel film hakkında bilgiler vermiş ve ardından belgeselin tanıtım filmi gösterilmişti.



lefkosaturkbelediyesi.org




Yaşar Ersoy’la “Toplumsal ve Siyasal olaylarla içiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi Belgeselini” irdeledik....

Tarihimizi sorgulayan bir belgesel

Toplumsal ve Siyasal olaylarla iç içe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi belgeseli tarihle ve bir anlamda gerçekle yüzleşmekten korkanları tedirgin etti. Geçmişe tutulan ışık bir anlamda o günleri bugünlere taşımış, toplumsal sorgulamaya malzeme vermiş, gelecek için tarihle hesaplaşmaya da olanak yaratmıştır.



Üretmek kadar onları gelecek kuşaklara kalıcılaştırarak aktarmak da önemlidir.

Kültür ve sanatın şekillenmesinde toplumsal yapı ve değişimin payı yadsınamaz. Özellikle tiyatro topluma tutulan aynadır.

Kıbrıs Türk Toplumunda Tiyatro Hareketi bir anlamda toplumsal tarihimizin serüvenidir. Toplumsal derken kuşkusuz her türlü siyasi hareketi de kucaklıyor.

Yaşar Ersoy, Kıbrıs Türk Tiyatro hareketinden öte en genel anlamıyla sanat dünyamızda çok özel ve önemli bir konuma sahiptir.

Bazıları var olanı kemirip yok ederken Ersoy ve arkadaşları yaratan olmuştur.

Ve bu bağlamda her zaman söyleyecek sözleri vardır.

Bazıları koltuklarının arkasında yazılanlara rağmen neredeyse hiçken, Ersoy’un bir anlamda sözcülüğü yaptığı, evrensel ölçülerde sanat yapan arkadaş grubu bazılarını rahatsız ede ede toplumda sanatın yolunu açmışlardır.

Yaşar Ersoy, 1998’de Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi kitabını kütüphanelere kazandırdı.

Bu kitap benim de elimin altına en yakın noktadadır.

Ancak çağdaş iletişimde görsel araçlar en geniş kesimlere ulaşımda avantajlara sahiptir. İşte bu gerçeği de gören Yaşar Ersoy, bu kez aynı isimle bir belgesel film hazırladı.

Altı bölümlük belgeselin beş bölümü BRT ekranlarından izleyenlere taşındı. DVD olarak da Lefkoşa Türk Belediyesi ve kitapçılarda satılıyor. Yeni yılda sevenlere armağan seçeneğinde bu belgesel DVD seti öncelikle akla gelebilir.


Yaşar Ersoy’la dün belgeseli konuştuk. Aslında belgeseli konuşurken dünden bugüne en genel adıyla demokrasi yürüyüşümüzü de sorguladık. Bugünkü yazımın sınırları dışında bulduğum konuları daha sonra sizlerle paylaşacağım.

Ersoy’e çok klasik bir soru sordum önce. “Belgesel fikri nasıl doğdu, nasıl yaşam buldu?”

İşte Ersoy’un bilgi aktarımı:

“ 1998’de kitabı yayınladığım gün aklımda belgesel fikri de vardı. Çünkü tiyatro sanatının içinde olmanın da etkisiyle düşünülen ve yazılanı görülecek hale getirme duyarlılığım vardır. Sanata istikrarlı bir ilgi gösteren Hakan Çakmak’la bu düşüncemi yaklaşık bir yıl önce paylaştım ve hemfikir olduk.

Heyecanla işe sarıldık. Müzikle ilgili olarak da Mete Hatay’ın ekibe katılması bir anlamda ekibin üst kadrosunu hazır hale getirdi.

Lefkoşa Türk Belediyesi ve BRT’nin ciddi anlamda desteği projeyi düşünceden yaşama geçirdi.”

Tam bu noktada yayınlanmasıyla birlikte alınan tepkileri soruyorum.

Yaşar Ersoy’un yüzündeki ifadeden daha konuşmadan yanıtı alıyorum, ama o sözcüklerle yanıtı aktarıyor yine de:

“ Çok insan en yalın ifadeyle, “Çok beğendik” dedi. Ama Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İçiçe Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi belgeseli tarihle ve bir anlamda gerçekle yüzleşmekten korkanları tedirgin etti. Çünkü Kıbrıs Türk toplumunda bir dönem yaşananları o dönemin en öndeki aktörleri bile inançla savunamıyor. Geçmişe tutulan ışık, bir anlamda o günleri bugünlere taşımış ve toplumsal sorgulamaya malzeme vermiş, gelecek için tarihle hesaplaşmaya da olanak yaratmıştır. Belgeselin en önemli amacı tarihle hesaplaşmak, yüzleşmek ve geleceği inşa etme adına sorgulamadır.”


Peki belgesel bizi nereden aldı nereye getirdi?

Bir an duraksayan Yaşar Ersoy, bu süreci şöyle özetledi:

“ Belgesel, Osmanlı devletinden, İngiliz sömürge yönetimine, Jön Türklerden Kemalizme, Atatürk devrimlerinden aşırı milliyetçi şöven çizgiye, EOKA ve TMT yıllarından 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1963 çatışmalarından 1974 EOKA B darbesi ve Türkiye’nin askeri müdahalesine, KKTC’nin ilanından ekonomik sorunlara, çözüm arayışlarından Annan Planı’na kadar uzanan serüvende Kıbrıs Türk Tiyatro hareketinin rolünü ve yerini izleyerek tarihi “resmi” bakış aşısıyla değil, sivil ve nesnel yaklaşım sorumluluğuyla tanıklık yapmaktadır.”

Ersoy, bu süreçte en önemli kilometre taşlarını ise şu cümlelerle aktardı:

“ Bu belgesel dikkatli izlendiği zaman Kıbrıs Türk Tiyatro hareketinin başlangıcından bu güne geçirdiği aşamalar gözler önüne geliyor. Tarih sırasıyla, sayısız belgeyle birlikte sunulan tiyatro hareketimiz, bu tarihsel süreci etkileyen toplumsal ve siyasal olayları da kucaklıyor.

Bu çerçevede toplumun önemli kilometre taşları tiyatromuzun da önemli taşlarıdır.

İlk önemli kilometre taşı İttihat ve Terakki’nin Kıbrıs’ta Hürriyet ve Terakki ismiyle örgütlenip düşüncelerini tiyatro yoluyla yaymaya çalışmasıdır.

İkinci önemli kilometre taşı olan 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla benimsenen Kemalizm düşünce ve Atatürk Devrimlerini yaymak için de tiyatro bir araç oldu.

EOKA-TMT yıllarında yükselen milliyetçilik değerleri seçilen ve yazılan oyunları etkiledi.

Tiyatronun kurumlaşmasında 1963 Şubat’ında kurulan İlk Sahne önemli rol oynamıştır.

1974 tiyatroda da sosyal, siyasal ve estetik değerler açısından yeni bir sayfa oldu. Bu dönemde milliyetçi değerlerin önüne toplumcu, gerçekçi ve eleştirel anlayışı öne çıktı. Ve bu süreç gündemle paralel bugünlere kadar geldi.

Tiyatro hareketimizin çağdaş değişimine en ağır engel egemenlerin tiyatroyu siyasetin ve bürokrasinin müdahale alanında bırakma istemidir.”


Yaşar Ersoy’a sohbeti noktalamadan devletin tiyatro politikasını ve bir türlü bitmeyen Lefkoşa’da ki Başkent Tiyatro projesini soruyorum. Oturuşu değişiyor, ses tonu farklılaşıyor, geriliyor ve yanıt şöyle geliyor:

“ Devletin 2006 bütçesinde Kültüre ayırdığı pay binde üçtür. Başkent tiyatro projesi için 1999’dan bugüne bütçeye çeşitli rakamlar konulmuştur. Ancak 2006 bütçesinde bu kalem sıfırlandı. Bunun anlamı devletin bu projeye sırt dönmesidir.

Dünyada başkenti adam gibi bir tiyatro merkezinden yoksun az ülke bulursunuz. Bu ülkelerde kültür –sanat politik anlamda önemsenmemektedir.

Bizde kültür - sanata ilgi sadece sergilerde kurdalle kesip, yuvarlak laflarla “bayram şekeri” dağıtmaktır. Yanık duran ve altı yıldır enkazı bile kaldırılmayan Lefkoşa’daki Devlet Tiyatrosu binası nereden bakılırsa bakılsın yüz karasıdır. Bu tablo bugüne kadar yapılanların ve bizi yönetenlerin sanata bakış açısının, verdikleri değerin özetidir.”



kibris.net
11 Aralık 2005




16-18 Mayıs 2007 tarihlerinde gerçekleşen Lefke Avrupa Üniversitesi 6. Bahar Şenliği sona erdi. 18 Mayıs 2007 tarihinde saat 17:30’da Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanatçılarından Yaşar Ersoy, Osman Alkaş ve Hakan Elmasoğlu ile yapılan söyleşi ile başlayan Şenlikte değerli Tiyatro Sanatçıları Kıbrıs’ta Tiyatro’nun nasıl başladığını ve günümüze kadar gelinen süreçte hangi aşamalardan geçtiğini “Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” Belgeseli eşliğinde LAÜ Öğrencilerini bilgilendirdiler. Özellikle öğrencilerin yoğun ilgisi karşısında çok mutlu olduklarını dile getiren Sanatçılar; Özellikle hayatın aynası Tiyatro Sanatı’nı, Akademik bir çatı altında öğrencilerle buluşturmaktan büyük haz duyduklarını ve Kıbrıs’taki Tiyatro Kültürünü ada çapında yaymaya devam edeceklerini söylediler.

lefke.edu.tr