|
Avrupa'da Türk İzleri

Yapım Tarihi : 1989
Süre : 00:30:00
Bölüm Sayısı : 16
Formatı : 35mm Film
Yönetmen - Mehmet Ali ÖZPOLAT
Yapımcı - Muammer GÖZ
Kameraman - Muhterem
KİPER
Işık - Naci GÖNENDİ
Ulaşım - Kaplan BUZLU
Senaryo Yazarı - Yavuz Bülent BAKİLER
Müzik - Münir Nurettin BEKEN
Kaynak
TRT Dergisi
Türk Sineması Veri Tabanı
Resimler
Mehmet Ali ÖZPOLAT
Mostar'ın kitaplaşan Öyküsü
Altan Arasli'yi daha önceki yıllarda "Türk Kültürü", "Hayat Tarih Mecmuası",
"Tarih ve Medeniyet" dergilerindeki araştırma yazılarından tanıyoruz. Yerinde
tespitlere dayanan yazı dizilerini ise, "Son Akın Son Durak Viyana", "Eski
Serhat Boylarında Gezintiler", "Akından Akına Tuna'dan Batı'ya", "Avrupa'da Bir
Türk Sultani", "Eski Sefirler Eski Sefaretler", "Manastır'da Mustafa Kemal'in
İlk Aşkı", "Almanya'da Türk İzleri", "İsviçre'de Türk İzleri", "Oberndorf'ta
Türk Devri", "Bosna-Hersek'te Türklerden Kalan", "Kara Mustafa Paşa'nın
Kafatasının Çilesi" adi altında değişik gazetelerde okumuştuk.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Filolojisi Bolumu mezunu olan Araslı değişik
zamanlarda Avusturya'da Bregenz Baskonsoloslugu'nda, Viyana Büyükelçiliği'nde,
F. Almanya'da Stuttgart, Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde Mostar Baskonsoloslugu'nda
çalışmalarda bulundu. Resmi gorevlerimin yani sira Munih ve Saraybosna Turkoloji
enstitulerinde arastirma ve incelemelerde bulundu. Arasli bu arastirmalarini
bugunlerde "Avrupa'da Turk Izleri" adi altinda bir kitapta topladi. Eser, TRT
tarafindan 16 dizilik program yapildi. TRT'nin yurtdisinda gerceklestirdigi ilk
belgesel dizi oldu. Bu kitabin en onemli bolumu ise Arasli'nin hayrani oldugu
Mostar uzerinde yogunlasiyor. Arasli ile kitabi ve Mostar'i konustuk...
OSMAN KARATAY
Mostar Koprusu adli romani yazma fikri nasil ortaya cikti?
Once Mostar Koprusu'nun, tum Bosna-Hersek'in hatta tum Balkan Islam-Turk
aleminin; kisacasi Rumeli'nin sembolu oldugunu belirteyim. "Avrupa'da Turk
Izleri" kitabimi hazirlarken bu gercegi bir kez daha gordum. Mostar Koprusu'nun
varligi, dunun ecdat topraklarinin hemen hemen her yoresine nufuz etmistir:
Murat dileyenler, sunnet olacak cocuklar, gelinlik kizlar, mutluluk arayanlar,
millet ayrimi gozetmeksizin onu ziyaret ederler. Bosnaklar kadar, Sirplar,
Hirvatlar, Arnavutlar da tum guzel duygulari kucaklamak icin bu kopruye
gelirler. Bir kitapla bu sevgili koprunun hatirasini canli tutmak bende bir
ideal oldu.
'RENKLI HATIRALARIM OLDU'
Sadece bu romani yazmak icin mi Mostar'a geldiniz?
Belirttigim gibi bu dusunce bende cok onceleri gelismisti. Bir diplomat,
arastirmaci-yazar olarak 25 yila yakin Avrupa'da gorev yapmaktayim. Bu arzumu,
mensubu oldugum Disisleri Bakanligi'mizdaki yetkililere acmistim. Sag olsunlar
beni kirmadilar, gorev yerim olarak yeni acilacak olan Mostar Baskonsoloslugu'na
atadilar. Kendilerine tesekkur borcluyum. Cok guzel bir calisma ortami buldum.
Birbirinden renkli hatiralarim oldu. Degerli Baskonsolosum Murat Adali, bu eseri
hazirlayabilmem icin yardimci ve destek oldu. Mostar'a savastan once uc kez
gelmistim. Bir de savastan sonraki durumunu gordum. Bu sehir icin besledigim
duygularim tam bir harmoni oldu. Mutluluk, bedbahtlik, kin, nefret, acima ic ice
girdi.
120 YILLIK AYRILIK
Kitabinizin içeriği ve yazma seyri ne durumda?
Bu bir belgesel roman niteligi tasiyacak. 1. bolumde, iki eski komsu ile yapilan
mucadele, tum ayrintilari ile islenecek. Oyle ki, savas gunlerini ev ev, sokak
sokak, mahalle mahalle gunler boyu dolasarak, canli taniklariyla konusarak,
olaylari yerinde anlattirarak yasadim. Dehsete kapilarak, yer yer duygulanarak,
bizzat o gunleri teneffus ederek kaleme almaya gayret ettim. 2. bolumde,
Fatih'in Blagay'a gelerek ordugahini kurdugu 1460'lardan 1878 Berlin Anlasmasi
ile geri cekildigimiz yillara kadarki Turk devri tum yonleriyle Mostarli
yazarlardan alintilar yapilarak anlatilacak. Boylece, Turk ve Bosnaklarin mazi
birligi tekrar yad edilecek, gun isigina cikarilacak. Kaynasmamiza zemin
hazirlayacak. 3. bolumde hatiralarimi iceren gunumuz Mostar'i ve Mostarlilari
biz Turklere cok yakin insan manzaralari sevimli ve dogal halleriyle cizilecek.
120 yillik ayriligin dogurdugu arayi kaplayan caliliklar bir bir ayiklanacak.
Sizin gibi bir diplomat- yazar olan Iva Andric'e mi nazire yaptiniz yoksa?
"Drina Koprusu" romaninin benim kadar tum dunyayi etkiledigi bir gercek. Onun
yeri apayri suphesiz. O bir dunya klasigi. Roman, bir olcude bize yakin olsa
bile ne de olsa olaylara bir Hirvat gozuyle bakildigi da muhakkak. Ben, bir Turk
olarak, ecdadimizin biraktigi tum anilara kendi gozumuzle bakacagim, aktaracagim.
Şehirde yaşadınız, Mostar'ın yakin ve uzak gelecegi hakkinda neler soylersiniz?
Bir kere, Boşnaklar, olağanüstü bir direnisle Neretva Nehri ve iki dag arasinda
sikisip kalmis olmalarına ragmen, ecdat mezarlarini, sadirvanlari, cesme ve
camileri yikik da olsa koruduklari icin onlara minnet borcluyuz. Koprunun Bati
yakasini cok az sayida mucahitle korudular ve teslim etmediler. Burada yapilan
savunma bir mucizeyi gerceklestirmek gibi bir seydi. Su anda Bosnaklarin hakim
oldugu Dogu Mostar, tamamen bizim hatiramizi tasimakta. Burasi Bati'daki en uc
Turkiye. Bosnaklara yakin ve sicak olmaliyiz. Once, soz verdigimiz Koski Mehmet
Camii'ni onarip Izmir Koprusu'nu yapmaliyiz. Mostar Koprusu'nun de tamamini insa
etmeliyiz. 7-8 milyon dolara mal olacak. Bu kopru bir simge. Yediden yetmise
herkes Turklerin eseri biliyor ve bundan mutlu oluyor. Ta Evliya Celebi'den bu
yana uzerinde atlama yarismalari duzenleniyor. Bu yarismalar artik uluslararasi
huviyete burundurulecek. Kimse, koprunun bir yardim fonuyla yapilmasini
istemiyor. Artik Turk imaji kaybolacak deniliyor."
'KÖPRÜ BİR DAHA VURULAMAYACAK'
"Bir daha tekrarlıyorum, eğer bu tüm Balkanlar'ın sembolü, UNESCO
tarafından muhteşem tarihi yapılar arasında yer verilen köprü, tarafımızdan
yapılmazsa
bunun izahını bizden sonraki kuşaklara anlatamayız. Kimse artik Mostar'da
Boşnakları bu kadar zayıf yakalayamayacak. Hele hele yapılırsa köprüyü hiç
vuramayacak. Bundan emin olunabilir. Çünkü bu köprüyü yıkan Hırvatlar bile bu
ezikliği bir daha yasamak istemeyecekler. Taşlarını temin için de gayret
içerisindeler. İlerdeki yıllarda bu şehir bizden bir parça olacak. Sırplar yolu
açtıktan sonra mesafe çok kısalacak. Savaşla birlikte Mostar'ı tekrar keşfettik.
Sokaklarda Türkçe konuşuluyor, radyo Türkçe yayın yapıyor. Türk müziği çalıyor.
Dükkanlarda Türk malları satılıyor. Bu yakınlaşma daha da artacak. Mostar'ın,
Türkiye'deki kardeş şehirleri mutlaka çoğalmalı. Ben ise, çalışmalarımı
tamamladım ve Türkiye'ye donuyorum. Buradan kopmayı, hele hele buraları unutmayı
düşünemem bile.
Kaynak
Zaman
1998/05/25
|