Yapım Tarihi - 2009
Süresi - 00:00:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Aydın Yıldırım
Yönetmen Yardımcıları - Damla Yıldırım, Sezercan Atasyas, Merve Balcıoğlu
Kameraman - Sezercan Atasyas, Aydın Yıldırım
Montaj - Gencer Uçar, Güler Cengiz, Merve Balcıoğlu
Fotoğraf - Barış Engin
Müzik - Karagüneş
Basın Danışmanı - Barış Engin
Kaynak
Barış ENGİN
Genç Praksis Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
gencpraksis.liyiz.biz
barengin.blogspot.com
Belgeselde Görüşü Alınan Aydınlar:
1 - Tarık Akan
2 - Oral Çalışlar
3 - Ufuk Uras
4 - Celalettin Can
5 - Eren Keskin
6 - Etyen Mahçupyan
7 - Süleyman Çelebi
8 - Akın Birdal
9 - Aydın Çubukçu
10 - Tarık Ziya Ekinci
11 - Erdoğan Aydın
12 - Ünsal Oskay
12 lise öğrencisi 12 Eylül belgeseli çekti
Beş yıldır yayımlanan Genç Praksis dergisini çıkaran 12 liseli genç, 12 Eylül
1980 askeri darbesini yaşamış olan 12 aydınla bir sözlü tarih çalışması yaptı.
Belgesel 12 Eylül’ü erkeklerin tanıklıklarıyla anlatıyor; içlerindeki tek kadın
Eren Keskin.
Yönetmenliğini Aydın Yıldırım'ın yaptığı ve 7 ayda tamamlanan belgeselde 12
Eylül'ü anlatan aydınlar şunlar- Ünsal Oskay, Oral Çalışlar, Süleyman Çelebi,
Tarık Akan, Ufuk Uras, Etyen Mahçupyan, Eren Keskin, Erdoğan Aydın, Akın Birdal,
Tarık Ziya Ekinci, Aydın Çubukçu ve Celalettin Can.
12 Eylül darbesinin siyasetten insan haklarına, sinemadan azınlıklara kadar 12
farklı alana yansımalarını inceleyen belgesel, bir gençlik çalışması olarak
yaratıcılığıyla dikkat çekiyor.
Röportajlarından kurgusuna, kameramanlığından montajına kadar belgeselin her
anında liseli gençlerin emeği var. Festivallere de katılacak olan belgeselin
müziklerini ise Grup Karagüneş yaptı.
Bugünün gençlerinin üretimden uzak, asosyal ve apolitik olduğunu söyleyenlere
cevap verdiğini söyleyen Aydın Yıldırım, "12 Eylül belgeseliyle üzerinden 29 yıl
geçmesine rağmen hâlâ yürürlükte olan anayasasıyla, sorgulanmamış acılarıyla,
bugünlerdeki Kenan Evren'in yargılanması tartışmalarıyla aslında çok güncel bir
toplumsal olayı bir kez daha ekranlara ve beyaz perdeye taşıdık" dedi.
Belgesel, 12 Eylül döneminde 17 yaşında idam edilen devrimci liseli Erdal Eren'e
ithaf edildi. (SD)
turnusol.biz
25/8/2009
12 genç aydınla konuşup 12 Eylül belgeseli çekti
Genç Praksis Dergisi'ni çıkaran 12 liseli genç, darbe dönemine tanıklık etmiş 12
aydınla yaptıkları röportajlardan oluşan bir belgesel hazırladı. Yönetmenliğini
Aydın Yıldırım'ın yaptığı ve her aşamasında gençlerin yer aldığı '12' adlı
belgeselde görev alan Sezercan Atasyas ve Barış Engin'le konuştuk.
Günümüz gençliği okumuyor, üretmiyor ve apolitikler' düşüncesini çürüten bir
çalışmanın yaratıcılarından Sezer Atasyas ve Barış Engin'le buluştuğumuz gün hem
onlar hem de ben çok heyecanlıydık. Karşımda oturan bu çocuk yüzlü, adam akıllı
iki genç, görüşme talebinde bulunduğum maili defalarca okuduklarını ve gözlerine
inanamadıklarını anlatarak söze başladılar. Ben de onlara 12 liseli gencin 12
Eylül belgeseli çektiğini öğrendiğimde çok heyecanlandığımı anlattım...
12 Eylül Belgeseli'ni hazırlamaya nasıl karar verdiniz?
Sezer Atasyas- Okullar bizim deyimimizle maalesef çöplük yuvaları gibi.
Kendinizi geliştirme imkanı bulamıyorsunuz. Birkaç yıl önce kültür ve sanat
dergisi Genç Praksis ile tanıştım. Bu dergide yazmak hoş bir şey haline gelmeye
başlamıştı. Bizim gibi yazmayı seven arkadaşlarımızla kültürel anlamda neler
yapabiliriz diye toplantılar yaparken belgesel yapma kararı verdik.
Barış Engin- Okulun son senesi bu dergiyle tanıştım. Birtakım yazılar ve dosya
konuları hazırladım. Arkadaşlarla etkinlikler düzenleyip panellere katıldık.
Görsel alanda da bir şeyler yapmak istiyorduk ve yapabilecek en iyi şeyin
belgesel olduğuna karar verdik.
Peki, neden 12 Eylül belgeseli?
Sezer Atasyas- Gündemde darbeci paşaların yargılanması, Ergenekon haberleri,
Kenan Evren ve 12 Eylül isimli liselerin isimlerinin değiştirilmesi için yapılan
imza kampanyaları ve öğrencilerin bu tür olaylara karşı biraz daha bilinçli hale
geldiğine ilişkin haberler vardı. Genç liseliler olarak tepkimizi göstermeliyiz,
madem savaş karşıtı bir dergi çıkartıyoruz biz de bunu farklı bir şekilde
yansıtabiliriz diye düşündük.
YAŞITLARIMIZ ÖĞRENSİN İSTEDİK
Amacınız sadece belgesel çekmek miydi?
Sezer Atasyas- Yaşadığımız ortamın güzel olmadığının farkındayız ve genç
arkadaşlarımızın da bunu fark etmesini istedik. Bize gelecek vaat edilmiyor.
Bunun sebebi de 80 darbesi. Bunu da özellikle bizim yaşımızdaki arkadaşlarımıza
anlatmak istedik.
Barış Engin- Bu konu üzerine büyüklerimiz hep tartışıyor, bizim yaşımızdakiler
hiç tartışmıyordu. Gündemde olan Ergenekon süreci, darbeci paşaların
yargılanması durumunu gençlere indirgemek istedik. Ayrıca o dönemde 17 yaşında
idam edilen, çatışmalarda yitirilen gençler vardı. Yaşıtlarımız bu durumu
öğrensin ve tartışsınlar diye yeniden anımsatmak istedik.
Bu belgeselde neler var?
Sezer Atasyas- 12 Eylül'ün 12 farklı alanda yarattığı etkiyi ve günümüzdeki
yansımasını inceledik. Belgeseli hukuk, insan hakları, toplum, cezaevleri ve
sinema gibi kategorilere böldük. 12 Eylül'ün acılarını yaşamış aydınlarla sözlü
tarih çalışması yaptık.
İsimleri neye göre belirlediniz?
Barış Engin- O dönemdeki ve günümüzdeki cezaevlerinin durumunu
karşılaştırabilecek en iyi isim, darbeyi cezaevinde karşılayan Aydın Çubukçu'ydu.
Sinema bölümü için Tarık Akan'ı seçmemizin nedeni hem 80 döneminde hem de şimdi
sinema yapmasıydı. Ayrıca darbe koşullarında bir film çekiyor olması da bir Ölçü
oldu. Oral Çalışlar'ın da o dönemde ve şimdi medyada olması 80 öncesini ve
sonrasını karşılaştırmak açısından uygun olacaktı.
Neden sadece bir kadın var?
Barış Engin- Kadın konuşmacı için sayı belirleme gibi bir düşüncemiz olmamıştı.
Aslın da bizde belgeseli yaptıktan sonra tek kadın olduğunu fark ettik. Darbenin
etkilediği 12 ayrı alanı belirleyip isimleri yerleştirdiğimizde de hukuk alanı
için en iyi isim Eren Keskin'di.
İçlerinde en çok hangi hikaye sizi etkiledi?
Barış Engin- En fazla Tarık Akan'ın anlattığı hikayeden etkilenmiştim. 12
Eylül'de askerliğini yedek subay olarak yapıyormuş. Kaldığı yerden tankların
geçtiğini görmüş ve birden bağırmaya başlamış. Yanındaki arkadaşı onu susturmaya
çalışmış çünkü çok ciddi bir şekilde sinir krizi geçirmiş. Darbe söylentisiyle
ilgili haberler aldığında bazı arkadaşlarına yurtdışına kaçmaları konusunda
uyarılarda bulunmuş. Ayrıca darbe sonrasında Yılmaz Güney'in 'Yol' filminde
oynuyormuş. Sansür kuruluna farklı görüntüler gösterilirken yurtdışında farklı
şekilde film montajlanıyormuş. O dönemde yapılmış cesurca bir hareketmiş.
Sezer Atasyas- Beni en çok Aydın Çubukçu etkiledi. Diyarbakır Cezaevi'nde
uygulanan işkenceleri ve bazı arkadaşlarının nasıl delirdiğini anlattı. Onların
deyimiyle 'çözülen' arkadaşlarını hiçbir zaman eleştirmediklerini ve gerçekten
insanın dayanabileceği seviyeden çok fazla işkence yapıldığını anlattı.
Dinlerken oturup ağladım çünkü karşımda bir insanlık dramı anlatılıyordu. Tarık
Akan'ın 'günümüz gençliği, kötü bir ressamın yaptığı tablodan ibarettir' sözü de
beni çok etkilemişti.
Yaşıtlarınız farklı ilgi alanlarına kaymışken siz neden yaşıtlarınız gibi
değilsiniz?
Sezer Atasyas- Okumayı seviyorum diyebilirim. Nazım Hikmet, Orhan Pamuk ve Orhan
Veli'yi okuduğunuzda altındaki anlamı çözmeye çalışıyorsunuz. Baba mesleği gibi
'babam solcuydu o yüzden sol görüşlü oldum' derler ya, bende öyle bir şey
olmadı. Bir şeylerin cevaplarını merak ediyordum ve araştırıyordum. Mesela
okulda saçlarıma karışıldığında nedenini sormak ve eğitim saçla olmaz demek
istiyordum. Bu tip şeyleri sorgulamaya başladığım zaman bu işin içinde buldum
kendimi.
Barış Engin- Ailemde bu tür acıları yaşamış insanlar vardı. İlk kez 17 yaşımda
bu tip konulara ilgi duymaya başlamıştım ve ilk öğrendiğim Erdal Eren'in 17
yaşında idam edilmesiydi. Bunu öğrenince duyarsız kalamıyorsunuz.
GENÇLER Kara KUTUYA HAPSOLDU
80 ve sonraki kuşak için düşünmüyor, üretmiyor ve apolitik denir... Siz ne
düşünüyorsunuz?
Sezer Atasyas- Örgüt ya da miting kelimesi çevremdeki insanları korkutuyor. O
kötü günleri yaşamış aileler, çocuklarının da bunları yaşamasını istemiyor ve ne
kadar uzak tutarsak o kadar iyidir diye düşünüyorlar. Kitap okumayan ve
zamanında yasaklanmış kitapları okutturmayan bir aile, çocuğundan fazla bir şey
bekleyemez ki. Televizyon ve magazin programlarına kilitlenmiş gençler bu yüzden
apolitik yetişiyor. Bir bölümümüz kendini geliştirirken bir bölümümüz o Kara
kutuya hapsoldu.
Barış Engin- Bu konuda yaşıtlarımı suçlayamıyorum. Bu toplumu 12 Eylül darbesi
hazırladı. Kitap okunmuyorsa sebep kitapların yasaklanmasıdır. İnsanlar
okumaktan korktu.
aksam.com.tr
2009/09/15
SİBEL Ateş YENGİN
Genç Praksis dergisini çıkaran ekip 12 Aydın ile röportajlar yaparak 12 Eylül
darbesini mercek altına alan bir belgesel çekti. “12” isimli bu belgesel
yönetmen Aydın Yıldırım’ın önderliğinde 12 Liselinin bir araya gelmesiyle
hazırlandı. Belgeselde Ünsal Oskay, Tarık Akan, Oral Çalışlar, Etyen
Mahçupyan, Ufuk Uras, Süleyman Çelebi gibi isimlerle görüşülerek 12 Eylül
darbesinin toplumun geniş katmanlarına olan etkilerini inceledi.
“12” Belgeseli ile toplumun geniş kesimlerinin darbeden nasıl etkilendiğini
sergileyen, belgeselin yönetmeni Aydın Yıldırım; “12 Eylül
darbecilerini yargılamaya her geçen gün biraz daha yaklaştığımız bu günlerde,
dönemin acılarını yaşamış, son derece ağır bedeller ödemiş, işkencelerle ve
sonraki yaşadıkları ile hayatları paramparça edilmiş binlerce isimsiz kahramanın
sessiz çığlıklarına kulak vermeliyiz. Geçmişimizle yüzleşip gereken hesapları
sormalıyız ki bir daha bu utanç verici acıların yaşanmamasını sağlayabilelim.”
diyor.
Belgesel Dağıtımı
Belgesel ilk etapta 500 adet olarak basıldı,
Beyoğlu Semerkant Kitapevi'nde dağıtıma sunuldu,
kronik muhalif, bianet, savaş karşıtları, haber7, uçan süpürge, medyatava gibi
internet sitelerinde haberleri yayınlandı,
Taraf gazetesi ile röportaj yapıldı,
Akşam gazetesi ile röportaj yapıldı,
Yeni Harman, Evrensel, Birgün, Agos, Sine - Sen Dergisi vb. haber yapıldı.
(haber ve röportajlar 12 Eylül'de yayınlanacak)
Belgesel Film Festivaline başvuruldu
(Eylül sonu açıklanacak)
'12'den sonra 'Masumiyet Tuzağı'
Geçen yıl, 12 Eylül darbesinin ele alındığı ‘12’ belgeselini çeken ve Genç
Praksis dergisini çıkaran ekip, bu sene de ‘Masumiyet Tuzağı’ adında yeni bir
belgesele imza attı. Belgeselde darbe döneminde tutuklanan Oğuz Artan’ın
cezaevinde yaşadıkları ve şimdiki yaşamı kendi sesiyle yer alıyor. Böylece
Artan’ın nezdinde 12 Eylül darbesinin isimsiz kahramanlarının yaşamlarından bir
kesit izleyiciye sunuluyor. ‘12’ ve ‘Masumiyet Tuzağı’ belgesellerinin yönetmeni
Aydın Yıldırım, “12 Eylül darbecilerini yargılamaya yaklaştığımız bu günlerde,
dönemin acılarını yaşamış ve son derece ağır bedeller ödemiş isimsiz
kahramanların sessiz çığlıklarına kulak vermeliyiz” diyor. ‘Masumiyet Tuzağı’nın
DVD’si 25 Nisan’a kadar devam edecek İzmir Kitap Fuarı’ndaki Genç Praksis
standından edinilebilir. (Kültür Sanat)
radikal.com.tr
21/04/2010
Genç Praksis’ten yeni bir belgesel- “MASUMİYET TUZAĞI”
Genç Praksis dergisini çıkaran ekip, "Masumiyet Tuzağı" isimli yeni bir belgesel
çekti. Darbe döneminde gözaltına alınıp tutuklanan Oğuz Artan'ın çocukluk
dönemlerinden, gençliğinden, ailesinden, cezaevinde yaşadıklarından ve şimdiki
yaşamından öyküler sunuyor.
Genç Praksis dergisini çıkaran ekip, “Masumiyet Tuzağı” isimli yeni bir belgesel
çekti. Geçtiğimiz yıl aynı ekip, 12 Aydın ile röportajlar yaparak 12 Eylül
darbesini mercek altına alan bir belgesel çekmişti. “12” isimli bu belgesel
yönetmen Aydın Yıldırım’ın önderliğinde 12 Liselinin bir araya gelmesiyle
hazırlandı. Bu belgeselde Ünsal Oskay, Tarık Akan, Oral Çalışlar, Etyen
Mahçupyan, Ufuk Uras, Süleyman Çelebi gibi isimlerle 12 Eylül darbesinin
toplumun geniş katmanlarına olan etkilerini inceledi.
“12” Belgeseli’nin sonucunda toplumun büyük bir katmanının ne şekilde
etkilendiğini gözler önüne seren ekip “Masumiyet Tuzağı” isminde yeni bir
belgesel çekti. Bu belgeseldeyse Sezai Sarıoğlu’nun dediği gibi “nartanesi” Oğuz
Artan’ın nezdinde 12 Eylül darbesinin isimsiz kahramanlarının yaşamlarından bir
kesit sunuyor. Darbe döneminde gözaltına alınıp tutuklanan Oğuz Artan’ın
çocukluk dönemlerinden, gençliğinden, ailesinden, cezaevinde yaşadıklarından ve
şimdiki yaşamından Oğuz Artan’ın kendi sesiyle öyküler sunuyor.
“12” ve “Masumiyet Tuzağı” belgesellerinin yönetmeni Aydın Yıldırım; “12 Eylül
darbecilerini yargılamaya her geçen gün biraz daha yaklaştığımız bu günlerde,
dönemin acılarını yaşamış, son derece ağır bedeller ödemiş, işkencelerle ve
sonraki yaşadıkları ile hayatları paramparça edilmiş binlerce isimsiz kahramanın
sessiz çığlıklarına kulak vermeliyiz. Geçmişimizle yüzleşip gereken hesapları
sormalıyız ki bir daha bu utanç verici acıların yaşanmamasını sağlayabilelim.”
dedi.
*Masumiyet Tuzağı Belgeseli 17-25 Nisan tarihleri arasında İzmir Kitap Fuarı’nda
Genç Praksis standında sizleri bekliyor.