Sis



Yapım Tarihi : 2001
Formatı - Digital Betecam Kurmaca
Süre - 11:45"

Yönetmen - Biray DALKIRAN
Senaryo - Biray DALKIRAN
Görüntü Yönetmeni - Ege ELLİDOKUZOĞLU
Kamera - Cengiz ŞENEL
Yapımcı - Süreyya GARİPOĞLU (TRT), Biray DALKIRAN

Konu - Yeni evlerine taşınan Ayfer Ve Sinan çatıdan garip sesler duymaya başlarlar. Seslerin sahibi aldatan kadınlardan nefret eden bir ruhtur ve Ayfer yeni hedefidir...



Kaynak - www.biray.8m.net


SİS

Biray Dalkıran'ın Sis adlı çalışması San Fransisco Film Festivali'nde gösterilen yirmi kısa film arasına girdi ve olumlu tepkiler aldı. Bir korku türü örneği olan Sis, yönetmenin biçimsel ve görsel çabasıyla dikkat çeken bir yapım.

Yeni evli genç bir çift, adamın çok ucuza bulduğu yeni apartman dairesine taşınırlar. Kadın ilk defa gördüğü evi çok beğenir ama ev hakkında bilmediği bir şey vardır. Gece ilerledikçe lanet gerçeğe dönüşür ve kadın geçmişteki günahının bedelini öder.

Biray Dalkıran'ın yönetmenliğini yaptığı Sis'in öyküsünü böyle özetleyebiliriz. Özetten de anlaşılabileceği gibi Sis bir korku türü örneği. Anglosakson korku filmlerinin atmosferini yakalamaya çalışan ve türün kimi klişelerine açıkca öykünen bir yapım var karşımızda. "Korku filmlerini, fantastik filmleri çok seviyorum. Tabii ki türün bazı klişelerini kullandık. Zaten korku türüne yeni katkılar yapmak gibi bir iddiam olamaz. Daha yolun çok başındayım. Benim esas derdim, elimdeki kısıtlı imkanlarla, komik duruma düşmeden böyle bir filmi nasıl yapabilirimdi. Bunun için çok uğraştık." diyor filmin yönetmeni.

Filmi izlemenin üstüne bir de filmin çekim öyküsünü dinlediğimizde gerçekten de çok uğraşıldığını anlıyoruz. Film önce 'storyboard'da, sonra 'handycam'de bitirilmiş. En son asıl çekimler yapılmış. Filmin görsel atmosferini yaratan tüm öğeler altı aylık bir ön çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış. Mesela filmin fantastik yönünü oluşturan pardesülü adam karakteri tasarlanırken birçok başka film karakteri örnek alınmış. Bana en çok 'Şeker Adam'ı (candyman) hatırlattı. Dalkıran, daha çok John Carpenter karakterlerinin örnek alındığını söylüyor. Zaten kendisi de sıkı bir Carpenter hayranı. Tüm bu çabalara değmiş çünkü bu tür bir film için en büyük risk olan istemeden komik olma tehlikesi başarıyla atlatılmış. 'Green box' kullanarak çekilmiş olan uçan bıçak ve adam gibi efektli sahneler gayet başarılı. Filmin tüm karelerinde ışık ve gölgenin bilinçli kullanımı kendini belli ediyor. Tüm bunların yanında profesyonel oyuncular da görevlerini hakkıyla yerine getiriyorlar.

Film bu sene San Fransisco Film Festivali'nde yaklaşık 1200 film arasından gösterim için seçilen 20 kısa film arasına girmiş ve çok olumlu tepkiler almış. Dalkıran bunun çok önemli olduğunu düşünüyor. "Korku filmlerinin anavatanında, Sis gibi onların tarzında ama çok daha mütevazi bir bütçeyle yapılmış bir filmin özel gösterim kapsamına alınması benim için önemli bir başarıdır, İngiltere'ye kendi evinde beş atmak gibi bir şeydir benim gözümde" diyor.

Sis'le ilgili tartışmaya yol açabilecek en önemli konu, 'politicaly correct' (siyaseten doğru) olma meselesi. Film korku filmlerinden bildiğimiz, 'günah' işleyen kadının (bu durumda kocasını aldatan) cezalandırılması, hak ettiğini bulması klişesi üzerine kurulu. Film bu sebeple kadın düşmanı bulunarak Antalya Film Festivali Kısa Film ve Video Yarışması'na kabul edilmemiş. Dalkıran kadın düşmanı suçlamasına katılmıyor: "Önceki filmimde adam cezalandırılmıştı, bunda kadın cezalandırıldı, sonrakinde de şehir cezalandırılacak. Bir üçlemenin parçası gibi düşünülebilir" diyor. Olanlardan dolayı, önceki filmiyle özendirme ödülü aldığı Antalya'ya bundan sonra film göndermeyi düşünmüyor. Ben de kişisel olarak, öykünün bahane olduğunu; biçimsel, daha doğrusu görsel çabanın daha ön planda olduğu böyle bir çalışmaya kadın düşmanı etiketi yapıştırmanın öküz altında buzağı aramaya benzediğini düşünüyorum.

Filmi 'Genç Sinemacılar' şemsiyesi altında çeken Dalkıran TRT'yle ve Süreyya Garipoğlu ile çalışmaktan memnun, fırsat olursa tekrar çalışmak istiyor. "TRT'den gelen ekipteki bazı insanlardan çok şey öğrendim." diyor. TRT'deki insanlar da onunla çalışmaktan memnun kalmışlar. "İlk defa bir kısa filmde bu kadar profesyonelce çalıştık" bile demişler.

Sonuç olarak, yapımındaki tüm titizlikle ve rejideki özenle Sis'in iyi bir kısa film olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ancak hiç bir korku filminin korkutamadığı çağımızda, izleyici elbette Sis'i izlerken de korkma beklentisi içine çok fazla girmemeli.


Seyfi Teoman



İFSAK - ALTYAZI Etkinlikleri

Biray Dalkıran Filmleri Gösterimi ve Yönetmenle Söyleşi
20 Aralık Perşembe Saat 19:30
İfsak tel: (0212) 292 42 01

Biray Dalkıran kimdir?

1976 yılında İstanbul'da doğan Dalkıran lise yıllarından başlayarak altı yılı aşkın bir süre uçak koordinatörlüğü yaptı, fakat içindeki sinema tutkusuna yenilerek Beykent Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü'ne girdi. Burdan Sis filmiyle bu sene mezun olan Dalkıran kendi gibi kısa filmci olan üç arkadaşıyla Düş Fabrikası adlı prodüksyon ajansını kurdu. Şu anda Beyoğlu'nu yok edeceği yeni kısa filmi üzerinde çalışmaya devam ediyor.

'kısa' filmografi
2000 Anne Beni Merak Etme
*37.Antalya Altın Portakal Film Festivali Kısa Film Yarışması, Özendirme Ödülü
2001 Sis
*San Fransisco Film Festivali 2001, Özel Gösterim
*Avşa Film Festivali 2001, En İyi Kısa Film

(Bu filmlerden önce çektiği ama festivallere göndermediği altı kısa filmi daha var.)


Filmin Künyesi:

Sis - The Fog
Yapımcı: Süreyya Garipoğlu (TRT Genç Sinemacılar), Biray Dalkıran
Yazan, Yöneten: Biray Dalkıran
Görüntü Yönetmeni: Ege Ellidokuzoğlu
Oyuncular: Şenay Kösem, Berkun Oya, Murat Reis, Nesrin Dalkıran
2001 / Kurmaca / 11 dk 50 sn