Aydın G. Arakon


Yönetmen

Doğum Tarihi - Edirne, 1918
Ölüm Tarihi - 1982

Sabahattin Kudret Aksal'la birlikte edebiyat dergiler çıkardı. 1947 yılında sinemaya senaryo yazarı olarak başladı, 1949 yılında ilk filmini yönetti. İlhan Arakon'un Kardeşidir.

Aydın Arakon, Edirne doğumludur. Eğer, İttihat ve Terakki'nin Trakya Müfettişi olan babası Abdülgani Arakon (Topal Gani Bey) görevle Edirne'ye giderken, yedi aylık hamile karısı Mevhibe Arakon peşine takılmasaydı, Aydın Arakon da, ailenin öteki çocukları gibi İstanbul'da dünyaya gelecekti. Ne var ki, doğa'nın bir cilvesi, Aydın yedi aylık doğdu. Böylece, annesi tarafından bir Molla Gürani torunu olan Aydın, (İstanbul'un Fethi) 1453'ten bu yana İstanbul'lu ailenin içinde, bir nazar boncuğu gibi, Edirne'li oluverdi.

Baba Abdülgani Arakon, Erzincanlıdır ve soyadı olarak aldığı Arakon beldesi, aileye timar olarak verilmiştir. Anne Mevhibe Arakon, Saray Muhasebat Memuru Ziya Bey ile Maaz Hanımın Küçük kızı ve Empresyonist ressam Nazmi Ziya Güran'ın kardeşidir. (Ablası Belkıs, çevirmen Rasih Güran'ın annesi).

Arakon ailesinin üç oğlu, İlhan, Aydın ve Turhan, yuvasından girip lisesinden mezun oldukları Işık Lisesi (Fevziye Mektepleri)nde okudular. Aydın Arakon, bir süre Mimarlık, daha sonra da İstanbul Hukuk Fakültelerinde okudu ama bitirmedi. Öteden beri öykü yazıyordu. (Bu öyküler kayıp.) Işık Lisesi'nden -ömür boyu- arkadaşı, şair-yazar Sabahattin Kudret Aksal'la "Sokak" adında bir edebiyat dergisi çıkarttılarsa da yaşatamadılar. Ağabeyi İlhan Arakon'un teşviki ile senaryo yazarak başladı Yeşilçam serüveni. Sonra hem senaryolarını yazdı, hem de rejisörlüğünü yaptı.

1940'lar, 1950'ler, hatta 1960'lar, Yeşilçam'ın "zengin kıza aşık olan dürüst, yakışıklı, namuslu ama yoksul delikanlı" ile "zengin çocuğuna gönül veren, namuslu, iffetli fakat fakir kız" şablonunun kıskacındaydı. Bizim seyircimiz, neredeyse mazoşist diyebileceğim bir ruh hali ile, ne kadar çok ağlarsa o film, o kadar çok "İş" yapıyordu. Aydın Arakon'un bu şablonun dışında kalabilmesi -sanırım- düşünülmemeli bile. Ama o, bir çıkış noktası buldu: Patronu Murat Köseoğlu'nun istediği filmleri yaparken, arada bir de, kendi özlediği filmleri yaptı. (Bunlar, topu topu, üç filmdir: Fosforlu Cevriye, Vatan İçin ve İstanbul'un Fethi.)

Kişisel olarak takıştığı bir sinema yazarının, sırf kişisel öfkesi ve gareziyle iddia ettiği gibi, asla, küfürlü olmayan Fosforlu Cevriye'yi yaptı bu bağlamda. Fosforlu Cevriye'nin dilini, Aydın Arakon şöyle açıklamıştı: "O güne kadar, Kerime Nadir'le Muazzez Tahsin'in kitaplarındaki, halkın gündelik konuşmalarının çok uzağındaki tarza bir tepki olarak, sıradan insanların diliyle bir film yapmak istedim ve yaptım. Ama asla küfrettirmedim."

Patronu ile anlaşması uyarınca, senaryosunu Milli Savunma Bakanlığı'nın yayımladığı bir kitaba dayanarak yazdığı, Kurtuluş Savaşımızla ilgili, Vatan İçin filmini çekti. Bu film aynı zamanda Yıldız Kenter'in (o zamanki adıyla Yıldız Akçan) ilk filmidir. İstanbul'un Fethi'nin senaryosunu olabildiğince gerçeklere dayandırmak için okuduğu bu konudaki kitapları üstüste koyarak çektirdiği fotoğraf, Aydın Arakon'un 1.78 metre olan boyundan daha yüksek olduğunu gösteriyordu bu kitapların.

Bu filmle, kanımca, annesinin babası, yani dedesi Ziya Bey tarafından Molla Gürani torunu olan Aydın Arakon, büyük dedesine gönül borcunu ödemek istedi ve ödedi. Yaptığı bütün filmler, Sütlüce'de bir depoda saklanıyordu. O zamanki filmler "yanıcı" idi. Çıkan yangında, depo bekçisi ile birlikte filmler de yandı. Bugün gösterilmekte olan Aydın Arakon filmleri, şurada burada, bazı kişilerin ve film dağıtıcılarının elinde kalmış olanlardır.

Aydın Arakon bir senarist ve rejisör olarak değerlendirildiğinde, 1950'lerin ve daha öncesinin teknik olanaklarıyla patronların kültür düzeyi, dünyaya bakış açısından seyircinin kültür düzeyi vd. kadar birçok etmenin gözönünde bulundurulması, hakkaniyete Uygun olacaktır. Başarıları ve başarısızlıklarıyla, Aydın Arakon ve o kuşağın rejisörleri, bugün, uluslararası arenada sesini, hem de yüksek perdeden duyuran yüzakı yönetmenlerimizin yolunu açıp Taş döşediler.

Aydın Arakon'la (15 Aralık 1967-11 Ağustos 1982) geçen yılların sonunda onu, insan olarak, değerlendirdiğimde, kocamın ve kızım Maya'nın babasının, Türk toplumuna "zamansız" geldiğini; Türk sinema dünyasının asla tanımadığı bir kuyrukluYıldızın Yeşilçam'dan geçip gittiğini düşünüyorum.

Yönetmen Filmografisi

Çığlık - 1949
Efsuncu Baba - 1949
İstanbul'un Fethi - 1951
Vatan İçin - 1951
Ankara Ekspresi - 1952
Kızıltuğ - 1952
Sahildeki Kadın - 1954
Miras Uğrunda - 1956
Tuzak Oteli - 1956
Senin İçin - 1957
Hayat Cehennemi - 1958
Fosforlu Cevriye - 1959
Kıtipiyoz'a Tuzak / Fosforlu'nun Oyunu - 1959
Civanmert - 1960
Ölüm Film Çekiyor - 1961
Özleyiş - 1961
Ya O Ya Ben - 1961
Yumurcak - 1961
Fosforlu Oyuna Gelmez - 1962
Ver Elini İstanbul - 1962
Hodri Meydan - 1962
Şehvet Uçurumu - 1962
Yumurcak Faka Basmaz - 1962
Kahpe - 1963
Ankara'ya Üç Bilet - 1964
Uçurumdaki Kadın - 1964
Sonsuz Geceler - 1965
Acımak - 1970

Senarist Filmografisi

Dümbüllü Macera Peşinde - 1948
Efe Aşkı - 1948
Çığlık - 1949
Dinmeyen Sızı / Sonsuz Izdırap - 1949
Efsuncu Baba - 1949
İstanbul'un Fethi - 1951
Vatan İçin - 1951
Ankara Ekspresi - 1952
Kızıltuğ - 1952
Sahildeki Kadın - 1954
Tuzak Oteli - 1956
Miras Uğrunda - 1956
Üç Arkadaş - 1958
Hayat Cehennemi - 1958
Kıtipiyoz'a Tuzak / Fosforlu'nun Oyunu - 1959
Fosforlu Cevriye - 1959
Civanmert - 1960
Yumurcak - 1961
Ölüm Film Çekiyor - 1961
Özleyiş - 1961
Ya O Ya Ben - 1961
Fosforlu Oyuna Gelmez - 1962
Kahpe - 1963



Kaynak
Internet Movie Database
imece.org / Nurten Arakon ile röportaj