Ahmet Salih Sencer




Doğum Tarihi - 1927, Samsun
Ölüm Tarihi - 1990, İstanbul

Vip Ajans üzerinden Kültür Bakanlığı bütçesiyle belgesel yönetti. Kur Film şirketini kurarak yapımcılık yaptı.

Yönetmen Filmografisi

Çıplaklar - 1971

Yönetmenliğini Yaptığı Belgesel Filmler

Unutulmayan Tatil - 1988

FİLMİN ADI : UNUTULMAYAN TATİL A-B KOP.
Yapımcısı : Vip Ajans
Yönetmen : A.S. Sencer
Yılı : 1988
Dili : TR
Altyazı : -

FİLMİN ADI :UNUTULMAYAN TATİL C-D KOP.
Yapımcısı : Vip Ajans
Yönetmen : A.S. Sencer
Yılı : 1988
Dili : İNG.
Altyazı : İNG.

Senarist Filmografisi

Çıplaklar - 1971

Yapımcı Filmografisi

Çıplaklar - 1971



Kaynak
Internet Movie Database
Kültür Bakanlığı Web Sitesi




Çıplaklar / Ahmet Şalih Sencer - 1971

Baştan söyleyeyim bu film seyirciye ulaştı. Sanırım şimdilerde ortada yok ama, en azından sinema afişlerine çıktı. Bir ayrıntıyı belirttikten sonra filme döneceğim.

Filmin yönetmeninin adı afiş ve jenerikte ve tüm kaynak kitaplarda Ahmet Salih Sencer diye geçmektedir ama, gerçek adı Ahmet Şalih Sencer’dir (1927 - 1990). Ankara’da 60’lı yıllarda sinemalarda filmden önce gösterilen, T. C. Ziraat Bankası adına haftanın olaylarını (siyaset - aktüalite - moda “ve mutlaka” o haftanın maçlarından biri) içeren haber filmleri hazırlayan Kur Film’in sahibi ve yönetmeni idi.

Bu filmin iki ilginç noktası vardır. Filmde sadece üç kişi oynamaktadır. Bir Deniz kazasından sonra bir ıssız adaya sığınan bir kadın ve iki erkek. (Estella Blain, Demir Karahan, Yıldırım Önal) / Böyle bir ilginçlik yıllar sonra Yavuz Özkan’ın sadece iki oyuncunun (Sezen Aksu, Ferhan Şensoy) oynadığı Büyük Yalnızlık (1989) filminde tekrarlanacaktır. / Filmin asıl ilginçliği ise daha farklıdır. Jenerikte “filmdeki tiplerin Freud’un klinik tipleri” olduğu belirtilmektedir. Issız adaya düşen bu üç kişi beraber yaşamak zorunda kalınca, bulundukları ortamın koşulları gereği, kadına yönelmeleri gerekir (mademki Freud’iyen tipler); yönelirlerde ama genç denizci (Karahan) kadına koruyucu ve arkadaş olarak yönelirken, diğer kişi (Önal) sahip olmak isteyen, bunun için fırsatları kollayan ve denizci ile kadını gözetleyen biri olarak ele alınır. Koruyucu ile mütecaviz kişi dövüşürken bir uçurumdan düşerek, kadını adada tek başına bırakarak, ölürler. Oysa, klinik tiplerin ise kadına “ben sahip olacağım” diye dövüşmeleri gerekirdi, bu dövüşün sonucu da aynı şekilde biterdi.

Adada yalnız kalan kadın, çıldırır; finalde sahile ulaşan bir geminin tayfaları ıssız ada sakinlerinin eşyalarını bulurlar, kadın ise ormanın derinliklerinden onları seyreder. Jenerikte belirtilen “Freud tipleri” ibaresinin, “nedenleri” açısından tamamen ters yüz edilerek, töresel bir düzeye taşınması, filmin çok farklı bir yoruma ulaşmasına neden olmaktadır. Başlangıçta Freud adının verilmesi de bu farklılaşmayı hem ilginç kılmakta hem de sinemamızda benzer farklılaşmalardan başka bir noktaya taşımaktadır.

Orhan ÜNSER
sadibey.com, 5 Şubat 2008
“Kaybolup, Gitmeyen” Filmler isimli makale.