|
Ahmet SONER

Doğum Tarihi - 1945, İstanbul, Üsküdar
Liseden sonra girdiği sinemaya Atıf Yılmaz'ın asistanı olarak başladı. Yılmaz GÜNEY, Vedat TÜRKALİ,
Şerif GÖREN, Lütfi AKAD, Yavuz ÖZKAN gibi yönetmenlerle çalıştı. Genç Sinema Topluluğu üyesi
olarak çeşitli kısa film ve belgeseller çekti. 1971'de Yılmaz Güney ile çalıştı. Hayatım Roman adlı senaryosu
dizi film olarak TRT'de yayınlandı. İş İştir adlı güldürü dizisi 12 Eylül'de yasaklandı. Herhangi Bir Kadın,
Tomruk ve Derman adlı senaryoları Şerif Gören tarafından filme çekildi. Yirmiyi aşkın filmin senaryosunu
yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde sinema ve edebiyat üzerine yazıları yayınlandı. 1967 yılında ilk kısa filmini
çekti. Türkiye Yazarlar Sendikası, Sine-Sen (Disk), Belgesel Sinemacılar Birliği
üyesidir. Evli ve bir çocuğu var.
YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER
Sabancı Belgeseli - 1975
Adana-Paris - 1996
7. Ankara Uluslararası Film Festivali. 1995
İstanbul Uluslararası Film Festivali. 1996
1. Londra Kürt Filmleri Festivali. 2001
İsmail Beşikçi : 36 Kitap = 13 Cezaevi - 1997
Köy Enstitüleri - 2000/2004
Çek Çek - 2003 / Ahmet SONER, Zeynel DOĞAN
60 Yıl Sonra Geriye Kalanlar - 2004
Pervane - 2004
11. Nürnberg, Türkiye/Almanya Film Festivali, Belgesel Bölümü, Gösterim. 2006
Savaşa Karşı Küresel Film Festivali. 2006
Simit Ustası - 2005
3. Akbank Kısa Film Festivali, Ulusal Bölüm. 2006
1001 Belgesel Film Festivali. 2006
Çifteler - 2005
KISA FİLMLERİ
Asayiş Berkemal - 1997
Lastik - 2004
2. Tohum Kısa Film Festivali, Yılmaz Güney Özel Ödülü. 2006
SENARİST FİLMOGRAFİSİ
Derman - 1983
DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Yol - 1982 .... Yardımcı Yönetmen
Altıncı Filo ve Kanlı Pazar - 1968
Gerze Tütün Mitingi - 1969
Suyun Getirdikleri - 1970
Disk Grevleri - 1971
İskandinavya Gezisi - 1974
Çingeneler - 1975
Ekmek Masalı - 1975
İstanbul-Diyarbakır Yürüyüşü – 1990
Kurşun-Kalem – 1997
36 Kitap = 13 Cezaevi – 1997
YAYINLANMIŞ KİTAPLARI
Akıntıya Karşı - 1995
Adana-Paris - 1995
Herkes O’ndan Söz Ediyor - 1996
Yazılarının yer aldığı ortak kitaplar ;
Atıf Yılmaz, Sansür, Kısa Film, Nazım Hikmet
Kaynak - IMDbPro Professional Details
İlk Ustam...
Birlikte çalıştığım ilk yönetmendir Atıf Yılmaz Batıbeki, yani ilk ustamdır.
1966 yıllarının sonlarında 1968 ortasına kadar yaklaşık iki yıl asistanı oldum
Atıf Abi'nin. Bu süre içinde beş tane film çektik: Ah Güzel İstanbul, Kozanoğlu,
Harun Reşid'in Gözdesi, Baladlı Arif ve Köroğlu... İlk dört filmde Zeki Ökten
yönetmen yardımcısıydı, son filme başlayacağımız zaman askere gitti.
Niye Atıf Yılmaz'ı seçtim?
O yıllarda İstanbul'da bir sinema kulübü vardı. Fındıklı'daki Güzel Sanatlar
Akademisi'nde kurulmuştu. Fransız "Yeni Dalga" akımının ürettiği filmleri bu
kulüpte izlerdik. Zaman zaman klasik Yeşilçam filmleri gösterildi. Lütfü Akad'ın,
Metin Erksan'ın, Halit Refiğ'in filmlerini izleme şansım olmuştu bu kulüpte.
Daha sonra Sinematik Derneği kuruldu. Hem Akademi'ye hem de Sinematik'e giderek
sinemamızın bütün kalburüstü yönetmenlerini tanıdım. Açık oturumlarda onları
yakından görmek ve dinlemek mümkündü. İnsani açıdan bana en yakın olanları Atıf
Yılmaz ile Lütfü Akad'dı. Bunlardan biri ile çalışmaya karar vermiştim. Pek
yakında yeni bir filme başlayacağını duyduğum Atıf Yılmaz'a gittim, derdimi
anlattım, para pul istemediğimi söyledim. Zaten ekip kurulmuştu. Reji asistanı
olarak Tolga Ziyal ön çalışmalara başlamıştı.
Aralık ayında çekimler başladı. Teşvikiye'de bir iç mekanda film setinin ne
olduğunu gözledim. Daha ikinci gün Tolga senaryoyu bana teslim etti. Oyunculara
diyalog vermeye başladım.
Ah Güzel İstanbul ekibi piyasasının en seçkin elemanlarından oluşturulmuştu:
Gani Turanlı, Sefa Önal, Ayşe Şasa, Nusret İlbal, Doğan Aksen, Erol Batıbekir,
Zeki Ökten, Sadri Alışık, Ayıra Algan, İhsan Yüce, Feridun Çölgeçen, Danyal
Topatan, Bilge Zabu, Uğur Say, Saadet Eliaçık, Diclehan Baban, Lütfü Engin,
Erdal Özyağcılar, Hakkı Haktan, Handan Adalı, Asım Nipton, Melih Altınışık,
Yusuf Çağatay, Veday Yedibenli, Necdet Kökeş, Selattin Geçyel...
Son üçü set teknisyenleriydi, ateş parçası gibi çalışırlardı. Tatar Vedat,
Sivori, Godzilla idi takma adları.
O günlerden kalma rapor defterimi bir anı olarak saklıyorum. Film yirmi iş
gününde çekilmiş, 27 Aralık 1966 Salı günü işe başlanmış, 25 Ocak 1967 Çarşamba
günü iş bitirilmiş.
Toplam 7185 metre negatif film harcanmış, yani 60 kutu... Defterde hangi gün,
nerede çalışıldığı, saat kaçta paydos edildiği, hangi sahnelerin çekildiği, kaç
figüranla çekildiği bütün ayrıntılarıyla yazılı.
Sabahları yönetmen gelince, Zeki hemen ondan senaryoyu alıp bakıyor, o gün
çekilecek sahneler planlanmamışsa hemen kulağıma eğilip "Akşam ders çalışmamış"
diyordu. Atıf Abi senaryonun boş sayfalarına mekanın kuşbakışı bir planını çizer
kamera açılarını yerleştirir, kaydırmaları çevirmeleri belirlerdi. Bu işi büyük
bir titizlikle yaparken cetvel ve renkli kalemler kullanırdı. Çekim bittikten
iki hafta sonra iş kopyasını izlemiştik Lale Film Stüdyosu'nda. Yaklaşık bir
buçuk saat sürmüştü. Kurgu aşamasına katılmak istediğimi söyledim Atıf Abi'ye,
olumlu karşıladı. 13 Şubat 1967 Pazartesi günü kurgu odası ve kurgu masasını ilk
kez gördüm. Masayı İshak Dilman kullanıyor. Zeki ile birlikte kesilen parçaları
raflara yerleştiriyoruz. Atıf gibi stüdyoya gelmiyor o gün. Ertesi gün erkenden
stüdyoya gidiyorum. Zeki telefon ediyor, "Atıf Abi'yi idare et, benim işim
çıktı" diyor. Mösyö İshak sabırsızlanıyor, "Biz başlayalım" diyor. "Yönetmen
gelmeden olmaz" diyorum. Mösyö İshak'ı telefona çağırıyorlar. Az sonra dönüp
geliyor. Atıf Abi'nin de bir işi çıkmış, "Asistan gelmişse başlayın" demiş.
Biliyorum ki Atıf Abi'nin asistan dediği ben değilim, Zeki Ökten... Bu yüzden
tedirgin oluyorum, ama kurguya başlıyoruz sonunda. Senaryoya göre olanları
sırayla raftan alıp Mösyö İshak'a veriyorum, asetonla parçaları birbirine
yapıştırıyor o. Akşama doğru filmin üçte birini bitiriyoruz. Bu arada telefona
çağrılıyorum. Arayan Atıf Abi, "Zeki yok mu?" diyor. Durumu anlatıyorum. "Hiçbir
şeye elini sürme hemen geliyorum" diyor telaşla. Az sonra apar topar gelip
yaptıklarımızı izliyor, sonra gülerek "Devam edin" diyor. Derin bir nefes
alıyorum. On günde kurgu ve revizyon, altı günde müzik ve seslendirme, iki günde
eşleme işlemleri yapılıp film bitiyor.
Yeni filme ne zaman başlanacağı belli değil. Bu boşlukta senaryo çalışması
yapmaya karar verip Kemal Tahir'in "Rahmet Yolları Kesti" romanını sinemaya
uygulamaya girişiyorum. Yaklaşık iki ayda senaryoyu bitirip okuması için Atıf
Abi'ye veriyorum.
Ancak Temmuz sonunda yeni filmin ön çalışmalarına başlıyoruz. Yılmaz Güney'in
başrolü oynayacağı "Kozanoğlu"nun özelliği tarihi bir film olması. Dekor,
kostüm, aksesuar üzerine titiz çalışmalar yapılıyor. Ayşe Şasa senaryoyu yazıp
bitiriyor. Senaryo çoğaltılıp tüm ekibe dağıtılıyor. Bununla da yetinilmiyor,
Sıraselviler'deki Gen-Ar tiyatrosunda herkesin katıldığı okuma provası
yapılıyor. Oyuncular kostüm provası yapıyorlar bu arada. Yeşilçam'da olağan
işlerden değildir bunlar. "Eski köye yeni adet" diyor yıllanmış oyuncular, dudak
bükerler ön çalışmalara. Filme Topkapı Sarayı'nda başlanır. Ağustos sıcağında
buz gibidir sarayın içi. On beş gün sürer bu çalışma, sonra Eskişehir'e gidilip
köy sahneleri, atlı sahneler ve İnönü'deki büyük mağara çekilir. Film dört
haftada tamamlanır. Ekip Planör kampında konaklar. Atıf Abi küçük bir rol verir
bana: Kafası kesilen adam.
İstanbul'a dönülür ama bir türlü kurguya başlanmaz. Film şirketi Atıf Abi'ye son
ödemeyi yapmaz nedense. Atıf Abi bana görev verir: Kesip raflara dizdiğim
parçaları birbirine karıştırmak. Stüdyoya gidip beşinci sahneyi, otuzbeşinci
sahneye, doksanaltıncı sahneyi yirmiyedinci sahneye koyarak allak-bullak ederim,
etiketleri değiştiririm. Film şirketi Yılmaz Duru'yu görevlendirir kurgu için.
Yılmaz Duru işin içinden çıkamaz, elinde çekim senaryosu da yoktur. Sonunda Atıf
Abi'ye alacağı verilir. Birlikte stüdyoya gideriz, "Fazla karıştırmasaydın,
sonra biz de bağlayamayız" der Atıf Abi. Rafları kısa sürede düzenleyip kurguya
başlarız.
22 Kasım 2003 Cumartesi, AHMET SONER
|