Sinematografi: Kuram ve Uygulama



(Cinematography : Theory and Practice)
Blain Brown
Çeviri: Selçuk Taylaner
Editör: Bahadır Vural
Düzeltmen: Hasan Aydın
Hil Yayınları / Sinema Dizisi
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce)
371 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz
Adıyaman, Ağustos 2006, 1. Basım
ISBN: 9757638269

Sinematografi, hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliğidir. Blain Brown'ın çalışması, sinematografinin temel kavramlarını, yöntemlerini ve teknik yönlerini her okurun anlayabileceği sade bir dille anlatıyor. Sahnenin yapı taşlarına, tasarım ve görsel düzenleme ilkelerine, kameranın her türlü kullanımına, pozlama, ışık ve ışıklandırmaya, renkler ve görüntü denetimine; yani sinematografiyi ilgilendiren her şeye Sinematografi’de yer veriliyor. Başta yönetmen ve görüntü yönetmeni olmak üzere, bir film yapımına katılan tüm çalışanların işlevlerine değinilirken, film ekibinin görevleri, ilişkileri, birlikte yaratabilecekleri canlı bir biçimde ortaya konuyor.

Öte yandan Sinematografi, yalnızca sinema uzmanlarının, öğrencilerinin hatta sinema meraklılarının kullanabileceği bir başvuru kaynağı da değil. Bir teknik bilgi alanı olarak sinematografi insanın binlerce yıllık görsel deneyimini toparlamaktadır ve Brown’ın sık sık belirttiği gibi, bu deneyimden türeyen ilkeler yalnızca profesyonel film çekimleri için değil, tüm görüntü kayıt tarzları için geçerlidir. Deklanşöre ne yaptığını bilerek basmak isteyen ya da basit bir çekim için kamerayı eline alan herkes sinematografinin alanındadır ve kaydettiği görüntünün yönetmenidir. Günlük hayatta giderek yaygınlaşan dijital ya da yüksek seçiklikli (High Def) video kayıt cihazı kullanıcılarının Sinematografi’den öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyoruz. (Tanıtım Yazısından)

ABD'li görüntü yönetmeni Blain Brown'un yazdığı, tecrübeli görüntü yönetmenimiz Selçuk Taylaner'in Türkçe'ye kazandırdığı `Sinematografi' Türk sinema yazınındaki önemli bir boşluğu doldurmak için atılmış önemli bir adım.

Sinematografi, sinemacılar, eleştirmenler ve sinemaseverler tarafından sık anılmasına rağmen Türk sinema kaynakçasında hakkında pek az kitap bulunan bir kavram. Bu alanda daha önce yönetmen ya da görüntü yönetmenlerinin sınırlı deneyimlerini anlatan (Sergei Eisenstein'ın Film Duyumu, Robert Bresson'un Sinematograf Üzerine Notlar'ı ve Nestor Almendros'un Kameralı Bir Adam'ı gibi) ya da kavramın kapsamının ancak bir bölümünü aktaran (Daniel Arijon'un Film Dilinin Grameri gibi) kitaplar yayımlanmıştı; ancak bu pek ayrıntılı, netameli konuyu sistematik bir biçimde ele alan bir yayınla karşılaşmamıştık. Blain Brown, başlangıç aşamasından sonuna dek bir film çekiminde sinematografın yani görüntü yönetmeninin üzerine düşenleri bu alanın teknik ağırlığıyla oldukça başarılı bir biçimde başa çıkan, anlaşılır bir dille anlatmış.

Konuların anlatımındaki kurguda da bu dile uygun bir biçimde sinematografinin analitik birimi diyebileceğimiz `plan'ın oluşturulmasından başlayarak, bu birimin etkililiğini belirleyen görüntü düzenlemeleri, objektif kullanımı, ışıklandırma ve ışıklandırma araçları, renk ve renk denetimi gibi meselenin daha karmaşık kısımlarına doğru ilerliyor. Böylece kitap, yalnızca sinema öğrencilerine, profesyonel sinemacılara önerilebilecek bir yayın olmanın da bir adım ötesine geçiyor.

Ne izlediği konusunda daha belirgin bir fikir edinmek isteyen sinemasever de yaptığı kayıtları yetkinleştirmek isteyen sıradan video kamera kullanıcısı da kitabı keyifle karıştırabilir. Blain Brown da anlattıklarının çok büyük bir bölümünün klasik sinema kadar video için de geçerli olduğunu sık sık vurguluyor; kitapta başlı başına videoya ayrılmış bir bölüm bulunuyor. Bir yapımda sinematografik uygulamaları üstlenen asıl kişinin `görüntü yönetmeni' olarak adlandırılmasına bakarak sinematografinin basitçe `görüntü yönetimi' olduğunu söylemek mümkün. Kitabın arka kapağında ise terim, "hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliği" olarak tanımlanmış.

Sinematografinin "basit bir görüntüleme işinden çok ötesi" olduğunu söyleyen Blain Brown ise onu "düşünce, hareket, duygu, ton ve iletişimin söze gelmeyen tüm diğer biçimlerini alıp onları görsel terimler haline getirme süreci" olarak tanımlıyor. Yani aslında sinematografi kapakta söylendiği gibi binlerce yıllık bir görsel deneyimi toparlamakla kalmıyor; her yeni filmin, her yeni sahnenin insanın anlam dünyasına yeni bir şeyler kattığı söylenebilirse eğer, bu anlam, Brown'un sinematografi tanımında sözünü ettiği süreç içinde oluşturuluyor.

Bu süreçte görüntü yönetmeni, yönetmeninin talepleri doğrultusunda, tasarıma saniyede yirmi dört karelik bir can veriyor. Bu "can verme" işleminin yalnızca, çoğu kimsenin sadece vazgeçilmez bir zevk olarak algıladığı sinemayı var etmekle ilgisi olmadığını söylemek gerek. İnsan hayatına getirdikleri ve ondan götürdükleri tartışmaya açık da olsa, modernliğin başından beri insan kültürü içinde görüntünün tuttuğu ağırlık artmakta ve sinema yüz yıldır bu hızlı görselleşme içindeki en güçlü ivmeyi sağlıyor.

Bu hızlı ilerlemede en önemli pay da yeninin -her yeni sahnenin ya da fikrin- ortaya çıkardığı sorunlarla başa çıkarak, bulunan çözümleri geçmişin deneyimine ekleyen, sinemanın üretim kültürü ve teknik hafızası olan sinematografinindir. Bir adım öteye geçerek, sinematografinin modernliğin olası bir antropolojisinin başta gelen inceleme alanlarından biri olduğu söylenebilir. On altı bölümden oluşan kitapta beş yüzü aşkın fotoğraf kullanılmış. Sinematografi uygulamaları için gereken temel çekim, kamera konumlandırması, objektif kullanımı, ışık ve renk bilgilerinin aktarıldığı ilk bölümlerde fotoğraflar, Welles, Kurosawa, Kubrick, Bertolucci, Zinneman, Frankenheimer gibi ustaların yaptığı filmlerin ilgili uygulamaların kullanıldığı sahnelerinden alınmış.

Sinematografinin daha ince işlerinin anlatıldığı ilerleyen bölümlerdeyse, renk filtresi uygulamalarından özel efektlere kadar birçok teknik meseleyi örneklendiren fotoğraflar kullanılmış. Kitapta teknik meseleleri özetleyen, sınıflayan onlarca tabloya da yer verilmiş.